TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



GELİŞİME ETKİ EDEN FAKTÖRLER

Didem KÜT Fotoğraf
Didem KÜT
İstanbul
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi16 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 38 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 8157,

* Yayın Tarihi : 10-10-2011 - 18:41 (1111 gün önce),

* Ortalama Günde 7.34 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 11860 , Kelime Sayısı : 1594 , Boyut : 11.58 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Didem KÜT hakkında söyledikleri:
Didem hanım ile bir arkdaşımın tavsiyesi üzerine tanıştım. Kendisi ben daha ona gitmeden önce problem ile ilgili mail atmamı istedi ve kendisi yardımcı olabilcekse randevu almamızı söylediler. Mail attım ve Didem hanım bize bu konuyla ilgili tavsiyelerde bulundu ve eğer değişiklik olmazsa randevu alabilceğimizi söyledi. Kendisinin bu davranışından kaynaklı olarak ona teşkkürlerimi sunmak istedim ve çocuğumla ilgili sorunları kısa zamanda hallettik. Kardeş kıskançlığıyla ilgili tırnak yeme problemmimi yaşamaya başladı çocuğumuza nasıl davranmamız gerektiğiyle ilgili bize son derece yardımcı ol... [DEVAMI..]
(seda , Danışan, 24-04-2012)

Merhaba,Dİdem Hoca ile bir eğitimde tanışma fırsatı yakaladım ve ilgisine hayran kaldım.Tanışmamızın ilk günü 0-6 yaş arası çocuk sahibi olan ailelere düzenlediğimiz eğitim için çok büyük desteklerde bulundu. Çocuğunun sıkıntılarını nasıl gidereceğini bilmeyen ve arayış içinde olan bir arkadaşımı kendisine yönlendirdim ve arkadaşım da ilgisinden övgüyle bahsetti ve arkadaşım son konuşmamızda çocuğunun çok daha iyi durumda olduğunu, kendisinin de çok rahatladığını dile getirdi. Kendisine ilgisinden dolayı çok teşekkür ediyorum.
(Yunus VURAN, Arkadaş/Tanıdık, 07-02-2012)

Merhabalar, ben Didem Hanimi benimde uyesi oldugum "tavsiyeediyorum.com" sitesinden tesadufen buldum. 3 yasinda bir oglum var, oglum ile ilgili bazi konularda kafam karisikti. Didem Hanima atmis oldugum mesajlara cok uzun sure gecmeden cevap verdi.Bana vermis oldugu kisa ve oz cevaplarda kendimi nasil yonlendirecegimi anladim. Vermis oldugu cevaplarda isinde ne kadar profosyonel oldugunu ve meslegini seven bir insan oldugunu anlamak hic de zor degil. Eger Istanbul`da yasiyor olsaydim herhangi bir problemimde kesinlikle doktorum Didem Hanim olurdu.

Ilgisine cok tesekkur ederim.
D... [DEVAMI..]

(Dxx xx, Arkadaş/Tanıdık, 03-02-2012)

Merhaba,
Didem Hn.'ı kızımın gittiği kreş vasıtasıyla tanıdım.
4,5 yaşındaki kızımın bazı takıntıları olduğundan kendisinden yardım almaya karar verdik. Kreşte yapılan toplantıdaki anlatımları, tavrı ve tarzı oldukça etkileyiciydi.
Genel olarak yuvarlak olmayan kesin ve net konuşmaları çok iyi, kendine güveni tam ve konuşkan bir insan. Çok kolay diyalog kurulabilir. Tüm bu özellikleri bize pedagog seçiminde yardımcı olmuştur. Şu anda kendisiyle Oyun Terapisi alarak ilerliyoruz. Kızım da kendisini çok sevdiğini dile getirdi. Kendisine yardımlarından dolayı tşk. ederiz.

(ÖZLEM, Danışan, 30-01-2012)

Didem KÜT Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
GELİŞİME ETKİ EDEN FAKTÖRLER

GELİŞİME ETKİ EDEN FAKTÖRLER

Gelişim kalıtım ve çevre etkileşiminin ürünüdür.Bu güne kadar gelişim konusu
üzerinde çalışan bilim adamlarının bazıları, gelişimde daha çok kalıtım, diğer bir grup ise çevrenin etkili olduğunu savunmuşlardır. Genel olarak kalıtımın veya çevrenin etkili olduğunu söylemek yerine, bazı özellikler için çevrenin, bazı özellikler için kalıtımın daha etkili olduğunu söylemek daha doğrudur. Bu konuda en son görüş, gelişmede yalnız çevre ve yalnız kalıtımın değil her ikisinin de birlikte ve bunların yanı sıra zamanında önemli bir etken olduğudur ( Gardner-1978 ). Bu durumu kısaca insanın gelişimi kalıtım ve çevre etmenlerinin, zaman içinde etkileşiminin bir ürünüdür, diye tanımlayabiliriz. Dolayısıyla belli bir özellik için çevrenin mi, kalıtımın mı daha etkili olduğunun sorulması daha mantıklıdır.

Biyolojik faktörler


Davranışların temelinde belirli biyolojik aşamalar yer alır. Çocukların belirli aylarda
yürümeye başladığı ya da belirli bir dönemde diş çıkardıkları görülür. Dilin gelişimi de kendisini belirli aşamalarda gösterir. Tek bir hücreyle yaşama başlayan insan yavrusu, bu hücrenin içindeki genlerde kodlanmış bilgilerin yönergesine uyar. Belirli aşamalarda değişik gelişim basamaklarına ulaşır.

Doğumdan sonar da büyüme, gelişme devam eder. Değişik aşamalarda beden farklı iç salgılar üreterek boyun uzunluğunu, sesin tonunu ve cildin görünüşünü belirler. Kızlarda östrojen, erkeklerde testosteron salgıları, ergenliğin ilk aşamalarında bol miktarda üretildiği halde, daha sonraları azalır.

Kalıtım


Kalıtım kişinin anne ve babadan genler yoluyla aldığı özellikleridir. İnsanın kalıtsal
yapısını ve gücünü, anne ve babadan 23’er tane olarak gelen 46 kromozom ve bu kromozomları oluşturan genler belirler. Çocuk, anneden gelen yumurta ve babadan gelen sperm adı verilen hücrelerin birleşmesinden meydana gelir. Kalıtımın kişiye aktarılması, annenin yumurtasıyla babanın sperminin birleşerek zigot ( dölüt ) oluşturmasıyla başlar. Anne ve babadan gelen bu hücreler aynı zamanda anne ve babanın genetik mirasını da taşır.

Bölünen her hücre de onu oluşturan hücrenin genetik mirasını taşır.

Her canlı türe özgü kalıtımın yanı sıra, bireysel kalıtımı da taşır


Bölünme sırasında hücrenin kromozomları uzunlamasına ikiye bölünür. Böylece
hücredeki kromozom sayısı hep aynı kalır. Bu dönemde hücreler hem çoğalır, hem de farklılaşır. Farklılaşma sonucunda sinir, kas, iç organlar ile kemikler ortaya çıkar. Kromozomlar üzerinde binlerce gen bulunur. Göz rengi, renk körlüğü, saç dökülmesi gibi özellikler çocuğa genler ile aktarılır.Genler anne ve babadan gelecek kalıtsal özellikleri
taşıyan birimlerdir. Genlerin bazıları baskın ( dominant ) bazıları çekiniktir (recessive ). Baskın gen çocuğa anneden geliyor ise annenin, babadan geliyor ise babanın özelliğini taşır. Yapılan araştırmalarda kısa boyun uzun boya, kahverengi gözün mavi veya gri göze, esmer tenin beyaz tene baskın olduğunu ileri sürmektedir. Çekinik özellikler ise gizili kalıp daha sonraki kuşaklarda ortaya çıkabilir.

Anne ve babadan gelen kromozomların 22 çifti birbirine benzer. Fakat 1 çift kromozom her zaman birbirine benzemeyebilir. Bu birbirine benzemeyen çift cinsiyet kromozomudur. Her kromozomda 20.000 civarında gen vardır. Bunlar anne ve babanın özelliklerini taşır, kuşaktan kuşağa geçer.

Anneden gelen kromozomlarda her zaman X kromozomu bulunur. Babadan gelen kromozomlarda bazen X, bazen de Y kromozomu bulunabilir. Eğer babadan gelen kromozomlarda X kromozomu var ise, çocuk kız; ( XX ), Y kromozomu var ise çocuk erkek ( XY ) olur.Kromozomlardaki çeşitli bozukluklar ve düzensizlikler anormal durumların doğmasına neden olabilir. Annenin X kromozomunda bulunan genler, Y kromozomu ile birleşirken bazı bozukluklar anneden oğula geçebilir.Renk körlüğü, gece körlüğü, kanın pıhtılaşmaması gibi durumlar buna örnek gösterilebilir. Bu tür düzensizlikler diğer kromozomlarda da görülebilir. Mongolizm 21 nu’lu kromozomdaki fazlalıktan oluşur.

Kalıtımın insan gelişimi üzerindeki etkisini göstermek amacıyla, özdeş ikizler ve
kardeşler arasında araştırmalar yapılmıştır. Değişik aileler yanında, farklı çevrelerde yetiştirilen özdeş ikizlerin fiziksel yönden birbirlerine çok benzediklerini, genel yetenek yönünden de aralarında önemli farklar olmadığını ortaya koymuşlardır. Ayrı çevrelerde (eğitim yönünden üstün çevre ile, elverişsiz koşullarda ) yetişen özdeş ikizlerin zekaları arasında ise bu fark 10 puan kadar olmuştur. Bu incelemeler, özdeş ikizler arasında çevre farklılıklarına rağmen; zeka yönünden önemli ayrılıklar bulunmadığını ve kalıtımın etkisini göstermektedir.

İç Salgı Bezleri


Vücudumuzda kanallı ve kanalsız olmak üzere iki tür salgı bezi vardır.Kanallı bezler,
ağızda salya oluşması, gözden yaş akması ve terleme durumlarında belirli bir kanaldan salgılarını akıtan bezlerdir. İnsan davranışını önemli ölçüde etkilemezler. Kanalsız bezler ise iç salgı bezleridir. İç salgı bezleri kanal aracılığı olmadan salgılarını doğrudan kana boşaltır. Bu bezlerin salgılarına hormon adı verilir. Hormonlar insan davranışını önemli ölçüde etkiler. Hormonlar kan yoluyla iç organlara, diğer salgı bezlerine ve merkezi sinir sisteminin belirli bölgelerine gider. İnsan vücudunda, hipofiz, tiroid ve böbrek üstü bezleri hormon üretir.

Hipofiz Bezi


Burun kanallarının arkasında, beynin tam altındadır. bezelye büyüklüğündedir. Ön ve
arka olmak üzere iki loba ayrılır. Fazla ya da az çalışması ciddi sorunlara neden olur. Hipofiz bezi çok sayıda hormon üretir. Bu hormonların bir kısmı iç salgı bezleriyle ilgili olmayan dokuları, bir kısmı ise diğer iç salgı bezlerini etkiler. Hipofiz bezine iç salgı bezlerinin orkestra şefi de denir. Başın arkasında ve beynin altında yer alır. Uzun kemiklerin gelişmesini sağlar. öteki iç salgı bezlerini etkileyen bazı hormonları da salgılar ayrıca kadında yumurtlamayı ve ostrojen hormonu salgılanmasını, erkekte sperm üretimini uyarır.

Hipofiz bezinin sekiz civarında hormon ürettiği saptanmıştır. Bu hormonların en önemlilerinden biri ADH ( Anti Diüretik Hormon )dir. Bu hormon böbrekleri etkiler, bedendeki su miktarını dengeleyerek, iç organların ve kanın fonksiyonlarını tam anlamıyla yapabilmesini sağlar. Hipofiz hormonlarından biri de Oksitosin hormonudur. Doğum esnasında rahim kaslarının kasılmasını sağlayarak, bebeğin dışarı itilmesinde yardımcı olur.Doğum sonrasında da memenin süt bezlerinden süt akmasında yardımcı rol oynar.

Tiroid Bezi


Tiroid bezi boyunda hemen gırtlağın altında yerleşmiş ve elle hissedilebilen, iki ayrı
lobdan (lob, bölüm anlamındadır) oluşmuş kalkana benzeyen (tiroid Latince kalkan anlamına gelir) bir salgı bezidir.Tiroid bezi besinlerle aldığımız iyodu kandan çekerek içinde depolar. Boğazda nefes borusunun ön kısmında bulunan tiroid bezi tiroksin adı verilen hormon üretir. Tiroksin vücut metabolizmasını etkiler. Oksijen kullanımını ve vücut ısısını artırır.Tiroksin üretiminin azlığı hipotiroidzme, fazlalığı ise hipertiroidizme neden olur. Hipotiroidzm, bedensel ve zihinsel büyümeyi etkiler, ağırlık artışına neden olur; ancak hasta kendisini halsiz hisseder. Hipertiroidizm gösteren kimse ise hemen heyecanlanır, sürekli gergindir ve uyumakta güçlük çeker. Zayıflama başlar, sürekli terler ve susuzluk çeker. Kalp atışında artma vardır

Böbrek Üstü Bezi ( Adrenal)


Böbreklerin üst kısmında bulunur. Adrenal bezleri birden fazla hormon üretir. Her biri
böbreğin üst kısmında yerleşmiş bulunan ve yine her biri baş parmağınızın uç kısmı büyüklüğünde olan iki adrenal bez vardır. Böbreklerin hemen üzerinde bulunan böbrek üstü bezleri yaşamınızı devam ettirmeniz için gereken çok önemli fonksiyonları yerine getirir. Her bir böbrek üstü bezini incelediğimiz zaman karşımıza birbiri üzerine inşa edilmiş iki ayrı laboratuvar çıkar. Bunlardan birincisi 3 ayrı çeşit hormonun üretildiği böbrek üstü bezinin dış bölgesi (adrenal korteks), ikincisi 2 farklı hormonun üretildiği iç bölgesidir (adrenal medula). Bu bezler o kadar önemli hormonlar üretirler ki bu hormonların eksikliği ya da hatalı miktarda salgılanmasının sonucu çok ciddi sonuçlara neden olur. Kortizol; kan şekerini arttırır, karbonhidrat, protein ve yağı düzenler. Böylece vücut gerekli enerji kaynağına sahip olur.

Adrenalin ve Nöradranalin; heyecan, korku, sinirlenme, üzüntü vs. gibi olaylarda salgı artar. Kandaki seviye artar, kalbin atışı hızlanır, kan basıncı yükselir. Nöradranalin ise etkilerin etkisini azaltır ve fazla yorulmamayı sağlar.

Androjen ve Östrojen adı verilen cinsiyet hormonları da adrenal bezleri tarafından üretilir. Kadınlarda ve erkeklerde her iki hormon da üretilir ancak erkeklerde androjen, kadınlarda östrojen daha baskındır. Kadınlarda fazla salgılanan androjen hormonu memelerde küçülme, seste kalınlaşma ve tüylerde artışa neden olur. Östrojen hormonunun fazlalığı ise, seste incelme, tüylerde azalma ve memelerde gelişmeye neden olur.

Çevre


Çevre, doğumdan başlayarak bireye etki eden tüm dış uyarıcılardır. Normal olan her birey, gelişime açık bir kapasite ile dünyaya gelir. Bu kapasite, içinde bulunulan çevre etkilerinin niteliğine göre biçimlenir. Çevre deyince akla ilk gelen aile ortamı olmaktadır. Anne-babanın çocuğa yaklaşım biçimi, uyguladığı disiplin tarzı, çocuğun kişiliğini ve diğer bireysel özelliklerini biçimlendirmektedir.

Bir tohumun yeşermesi ve büyümesi düşünülürse, tarlanın besin bakımından zenginliği, hava şartlarının uygunluğu, toprağın sürülmesi, havalandırılması ve sulanması birer çevre etkisidir. Çok iyi ve bakımlı bir ortamda iyi mahsul alma imkanı fazladır. Ancak iyi çevre şartlarına sahip olmak yeterli olmayabilir, tohumun da kaliteli olması gerekir.

Doğumdan sonra bireyin dış çevresi, içinde yaşadığı toplumda bulunulan ve bireyi
etkileyen tüm canlı ve cansız varlıklardır. Bireyin yaşadığı yer, ilişkide bulunduğu her varlık, okuduğu kitap, izlediği film, beslenme şekli, ısı, ışık gibi ihtiyaçları onun fiziksel ve sosyal çevresini oluşturur. Aynı evde yaşayan bireyler için bile çevresel farklılık söz konusu olabilir.

Çevreci görüşe göre, bireyin gelişiminde içinde yaşadığı ortamın niteliği çok önemli rol oynamaktadır. John Locke bebeklerin zihinlerini boş bir levhaya benzetmiş ve geçirilen yaşantıların bu levha üzerinde izler bıraktığını vurgulamıştır. Çevre, bireyin toplumsal gelişimi; yani başkalarıyla olan ilişkileri, tutum ve davranışları üzerinde de oldukça etkilidir. Bu açıdan çocuğa uygun bir eğitim ortamı sağlamak, çocuğun gelişimini olumlu yönde etkiler. Çocuğun gelişiminin çok hızlı olduğu okul öncesi dönemde; aile yapısı, sosyoekonomik düzeyi, ailedeki çocuk sayısı, ebeveynlerin çocuklarına karşı olan tutumları, eşler arasındaki ilişkinin niteliği, çocuğun aile içindeki konumu ( tek oluşu ya da doğuş sırası ) çocuğun gelişimini etkileyen etmenlerdendir.

Çevrenin gelişime etkileri genel olarak üç devrede incelenebilir:
  • Doğum öncesi etmenler
  • Doğum sırası etmenler
  • Doğum sonrası etmenler

Doğum Öncesi Etmenler


Anne karnında çocuğun gelişimi, annenin beslenmesi, çocuğun yeterli oksijen alıp almaması, kan uyuşmazlığı, annenin hamileyken aldığı ilaçlar, kazalar, düşmeler, annenin psikolojik gerginliği gibi etmenlerdir.

Doğum Sırası Etmenler

Doğum esnasında bebeğin travmaya uğraması, doğumda dikkatsizce kullanılan araç ve gereçler ( forseps, vakum gibi ) bazı organların zedelenmesine ve gelişim bozukluklarına neden olmaktadır.

Doğum Sonrası Etmenler

Çocuğun ilk yıllarda geçirdiği yaşantılar, çevre uyarıcıları, beslenme, hastalık ve kazalar, aile ortamı, anne çocuk ilişkisi, anne-babanın çocuğa karşı davranış ve tutumları, çocuğun doğuş sırası, akran grupları, iklimler ve mevsimler, kitle iletişim araçlarını etkileri, sosyo -ekonomik düzey gibi etmenlerdir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"GELİŞİME ETKİ EDEN FAKTÖRLER" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Didem KÜT'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Anne Sütünün Bebek İçin Önemi Nedir , Emine ERGÜN
  • Çocuklara Kurban Bayramı Nasıl Anlatılmalı Ve Aileler Nelere Dikkat Etmeli? , Sevil YAVUZ
  • Anneler, Evliyken Yalnız Çocuk Büyütmeyin.. , Öznur SİMAV
  • Okula Başlarken Hangi Çocuklarda Daha Çok Uyum Sorunları Yaşanabilir , Gönül BAYALTUN
  • Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi , Emine ERASLAN
  • Çocuklarda Zeka Gelişimi , Emine ERASLAN
  • Teknolojik Cihazlar Çocukları 10 Kat Fazla Olumsuz Etkiliyor! , Sevil YAVUZ
  • Çocuklarda Tuvalet Eğitimi , Sümeyye BÜYÜK
  • Otururken Ayak Pozisyonunun Önemi.. , Öznur SİMAV
  • Çocuğum Benimle Çok İnatlaşıyor… , Esra İNCE
  • Çocuklarda Diş Hekimi Korkusu , Esra İNCE
  • Davranış Bozuklukları: Yalan Söyleme / Kardeş Kıskançlığı , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Saldırganlık , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Mastürbasyon / Yeme Sorunları , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Enürezis (Altını Islatma) , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Uyku Bozuklukları , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Giriş / Otistik Bozukluk , Emine ERASLAN
  • Çocuklar İçin Spor, Etkinlik Ve Faaliyet Kursları , Emine ERASLAN
  • Başarılı & Başarısız Karne Karşısında Aile Tutumları Ve Yaşam Becerisi.. , Öznur SİMAV
  • Okul Öncesi Eğitimin Amaçları ,kapsamı Ve Tarihsel Gelişimi , Nihal EROĞLU
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    12:28
    Top