2007'den Bugüne 73,545 Tavsiye, 24,413 Uzman ve 16,658 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



İnsanlığın Şu Zorlu Hazan Mevsiminde Doğru Uzman Seçebilmenin Püf Noktaları
MAKALE #7694 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Ekim 2011 | 2,004 Okuyucu

"İyilerin, haliyle iyiliklerin; doğruların dolayısı ile doğrulukların tıpkı bir hazan mevsiminde dalından savrulan yapraklar misali yitip gitmesi nedeniyle bu yazımda böylesi bir başlık kullanılmıştır"

...


Kişilerin uzman seçebilmesi hukuken de güvence altına alınmış olan yasal bir haktır. O yüzdendir ki, özellikle devlet hastanelerinde "hekim seçme hakkı" uygulamaları son yıllarda üzerinde titizlikle durulan konuların başında gelmektedir.

İyi tamam da insanlar uzmanları neye ve hangi kriterlere göre seçecek?

Bu kriterler her meslek grubu için sanırım değişebilecektir ancak ben kendi alanımızdaki bazı mühim ölçülerden bahsetmek istiyorum. Sözkonusu tercihte dikkate alınması gereken kriterler benim kendimce önemsediğim ölçüler olup, yasal ve yetkili organlarca belirlenmiş ve yazılı standartlara da dönüşmüş olan öneriler değildir. Bunu öncelikle hatırlatmak isterim. Şimdi maddeler halinde, günümüzde daha çok önem kazanan bu mühim işi enine boyuna ele alalım:

1. Çocuğunuzla, kendinizle ya da ailenizle ilgili herhangi bir sorunda durumunda yardım almak istediğiniz, sorunumuzu çözsün diye düşündüğünüz için başvurduğunuz uzman genelde bir akademisyen değil; pratisyendir. Yani alanda çalışan bir klinisyendir, uygulamacıdır.

2. Uygulamacı - klinisyen, muhtemelen yüksek eğitimli, ünvanı da bulunan bir kişidir. Yüksek eğitimi bulunan ve bir ünvan sahibi de olan bu kişiler ülkemizde sırasıyla psikiyatri uzmanları, psikologlar ve psikolojik danışmanlardır.

3. "Uygulama, bir bilim dalının bütünü değil; sadece bir bölümüdür." Bu nedenle, psikoloji vb. bir bilim dalının meydandaki savaşçıları (uygulamacıları) klinik hizmet üretirken birbirlerinden değişik düzeylerde farklılıklar arzettiği iddia edilen ve çok zengin olduğu düşünülen "engin bilgi repertuarlarının" tamamını değil, sadece sınırlı bir bölümünü kullanırlar.

Sözgelimi, insanların en çok yardım aldıkları sorun olan depresyon konusundaki bugüne kadar ulaşılmış bütün bilgiler madde madde bir araya toplansa en az 1000 sayfa tutan bir kitap hacmi ortaya çıkabilir. Lakin bir uygulamacıya uygulama sürecinde gerekli olan; depresyonun tarihsel süreci, istatistikleri, bu konuda yapılan araştırma bulguları, zaman içindeki artış grafiği bilgileri vs. değil; bu sorunun ne olduğunun ve ne olmadığının iyi bilinmesi, hangi yöntemle ortadan kaldırılabileceği konusunda (standartlaşmış ve ana hatlarıyla zaten belli bir kalıbı da bulunan bir yöntem...Bbilişsel terapi gibi...) bir yöntemin tercih edilerek bunun etkili bir biçimde uygulanmasıdır.

4. "Herhangi bir uygulamacı uygulama işini icra ederken dağarcığındaki mevcut bilgi birikiminin tamamını değil, sınırlı bir bölümünü kullanır" dedim. Uygulamada lazım olan bu sınırlı bilgi ise yukarıda saydığımız bütün meslek grubu mensuplarınca büyük oranda (sadece muhtemel cüz-i farklar olabilir) bilinir, daha doğrusu bilindiği kabul edilir. Fakülte bitirdiği halde depresyonu bilmeyen varsa, şu bilgi ve internet çağında bu eksikliğini halen bir biçimde giderememiş kişiler sözkonusu ise bu, ilgili kişinin / uzmanın ancak kendisini bağlayan kişisel bir eksikliktir. Ancak her meslek için geçerli olabilen bu türden istisnalar, sözü edilen üç meslek grubunun da çözüm için gerekli ve yeterli olan spesifik bilgiye sahip oldukları varsayımını geçersiz kılmaz.

5. Herhangi bir sıkıntınız nedeniyle yardım alacağınız zaman çok haklı olarak "şu uzmana mı gitsek, yoksa buna mı" diye düşündüğünüz bir gerçektir. Hatta bunun çok gerekli olduğu açıktır. Ancak 4. maddede ifade ettiğim temel gerçek ışığında meseleye bakınca, bu seçiminizde, "Şu az bilir, bu çok bilir, onun ünvanı şu, bunun ki bu..." şeklinde "salt bilgi" ve "Unvan = bilgi" eksenli bir mantık yürütmeniz, salt bu kriterle yardım alacak uzman seçimi yapmanız büyük ölçüde yanıltıcı olabilecektir.

6. O halde, spesifik uygulama işinde lazım olan sınırlı teorik bilgiyi her uzman aşağı yukarı aynı derecede bildiğine göre, bu durumda çözüme dönük farkı asıl yaratacak olan bilgi dışındaki "diğer etmenler" olacaktır. Bunlar nelerdir peki?

7. "Bilgi dışındaki etmenler" dedim... Evet nitelikli çözümün amaçlandığı uygulama işi sadece kuru bilgiyle sınırlı bir işlem değildir. Başka faktörler de sonuçta önemli derecelerde bir belirleyiciliğe sahiptir.

8. Bunlar sırasıyla, "Bilgi, kişisel ve mesleki deneyim, yetenek, sanatsal vasıflar ve ahlaki ilkelerdir".

"Uygulama sonucunda umulan iyileşmeyi belirleyen unsurlar sadece teorik bilgi birikimi ve bunun yüzeysel bir göstergesi olan ünvanlar değil; bu meziyetlerin kombinasyonudur, toplamıdır."

Mesela işi araba kullanmak (yani uygulama) olan bir şoförün başarısı sadece araba kullanmayı iyi bilmesine değil; doğuştan getirdiği yeteneğine, ahlaki ilkelerine de bağlıdır. Çünkü ahlaki ilkeleri zayıf olan bir şoför sık sık kural ihlalleri yapabilir, yayalara keyfi bazı sıkıntılar yaşatabilir, gereksiz yere hız yaparak can ve mal güvenliğini tehlikeye atabilir. Kendine aşırı güvendiği için yolculuk sürecinde bazı ihmalkar tutum ve davranışlara yönelebilir. Böylesi bir şoför ise iyi ve başarılı bir şoför sayılmaz.

9. Uygulama başarısını belirleyen bu zorunlu vasıfların doğuştan gelenleri (yetenek vb.) hariç diğerleri mesleki ünvanın ve bilgisel yeterliliğin kazanıldığı akademik süreç içinde değil; sonradan, uygulama alanı içersinde bizatihi tecrübe ile kazanılır. Takdir edileceği üzere bu kazanım, aynı tecrübe yaşantısına tabii olan herkes için aynı ve eşit de değildir. Her uzman koca deneyim denizinden kendi şahsi testisi (dağarcığı) nispetince kazanım suyu alacaktır haliyle.

10. O halde uzman seçerken doğru bir tercih yapmak istiyorsak şayet sadece Unvana ve bunun tipik bir sonucu sayılan bilgisel yeterlilik varsayımına bakarak değil; "Tecrübe, yetenek, sanatsal vasıflar, ahlaki ilkeler, işine duyulan saygı, yardım etme heyecanı" gibi sonucu en az bilgisel yeterlik kadar belirleyen kişisel özelliklere de ciddi düzeyde pay ayırmak icap ediyor. Özellikle de ruh sağlığı ve psikoloji alanında!

11. Yine uzman seçerken, "Şuna gitme, onlar anlamaz, buna git, bize gel..." türü ifadeleri olduğunu bildiğiniz ve "mesleki saygı, etik dışı önyargı, katı genelleme, kolayca kötüleme" vb. ifadeler kullananlar, etik ve ahlak dışı tavırları olanlar konusunda uyanık ve duyarlı olmak da gerekiyor. Çünkü böylesi bir uzman, "iyileşme, düzelme, çözüm ve umulan fayda" konusunda sadece unvanı ve bunun tabii bir sonucu zannettiği (oysa şu bilgi ve internet çağında bilgi edinmenin akademik eğitim dışında başka yol ve yöntemleri de vardır) bilgisel yeterliliği baz alıyor, bunu yeterli görüyor; az önce saydığım hususların önemini ise gözardı ederek duygusal ve algısal bir "zaaf" ortaya koyuyor demektir.

12. Gitmeyi düşündüğünüz uzmanın, "Bu konuda yardım alabileceğiniz kişiler çoktur. İstedeğinize başvurabilirsiniz, önemli olan yardım alacağınız kişinin ben yahut bir başkası olması değil, alacağınız yardımın işinize yaramasıdır. Tercih sizin..." demesi yegane etik tavır olacaktır. Bu konuda belki uzmanınızın fikrini alabilir, böylece, aslında siz bir fikir sahibi olabilirsiniz.

13. Bir küçük ipucu daha: Mesela gitmek istediğiniz uzmana bir telefon açabilir, size "kendisi dışında en az 3 uzman" önermesini rica ve talep edebilirsiniz. Eğer bu üç kişi sadece kendi mesleğinden kişiler olacaksa yakın mesleklerden de bir kaç isim vermesini isteyebilirsiniz! Alacağınız yanıtlar size önemli ipuçları verecektir!

14. Seçtiğiniz uzman her kim olursa olsun, alanın özel doğasını her zaman gözönünde bulundurun, kendiniz hakkında söylenilenler ya da çocuğunuza konulan teşhisler hususunda çok katı ve kategorik düşünmeyin, bu konuda en azından biraz olsun ihtiyatlı olun.

Çünkü nesnel ölçüm imkanının pek olmadığı, soyut bilgilerin ve daha çok subjektiliğin esas olduğu, daha ziyade kesin bulguların değil "kanaatin" belirleyici bulunduğu böylesi bir alanda "ben buymuşum, çocuğum da şuymuş..." derken biraz daha dikkatli olun. Sadece dikkatli değil; sabırlı olun, soğukkanlı olun, sakin olun, esnek olun, ama asla ve asla aceleci, asla ve asla telaşlı olmayın.

Psikolog
İzzet Güllü
MDH
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İnsanlığın Şu Zorlu Hazan Mevsiminde Doğru Uzman Seçebilmenin Püf Noktaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İzzet GÜLLÜ Fotoğraf
Psk.İzzet GÜLLÜ
Malatya
Psikolog
Klinisyen Psikolog / Yazar
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi16 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,658 uzman makalesi arasında 'İnsanlığın Şu Zorlu Hazan Mevsiminde Doğru Uzman Seçebilmenin Püf Noktaları' başlığıyla benzeşen toplam 64 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Fetö Olayı Hakkında Psikososyal Analiz ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2016
◊ Beş Dakkada Beşiktaş Nisan 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:20
Top