2007'den Bugüne 77,797 Tavsiye, 25,209 Uzman ve 17,435 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Düşük Tehlikesi
MAKALE #7728 © Yazan Op.Dr.Kutlugül YÜKSEL | Yayın Kasım 2011 | 8,979 Okuyucu
DÜŞÜK TEHLİKESİ

Düşük (abortus, miscarriage) terimi yaygın olarak erken gebelik kayıplarının tüm formları için kullanılan bir deyimdir. Gebeliğin en sık komplikasyonlarından biri olan düşük tehlikesi ortalama %5-15 oranında görülür. Spontan (kendiliğinden, doğal) düşükler az ya da çok fazla vaginal kanama ve alt karın bölgesinde kasıklarda ağrı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Spontan düşükler dört aşamada incelenir: Düşük tehdidi (threatened miscarriage), durdurulamayan düşük (inevitable miscarriage), bir kısım parçaların atılması (incomplete miscarriage), tamamen düşmesi (complete miscarriage) ve başlangıçta hiçbir semptom ve bulgusu olmayan ancak ultrasonik inceleme ile fetüste kalp atışlarının görülmediği düşük şekli olan ölü gebelik (missed miscarriage) olarak kategorize edilir.

Düşük Nedenleri:

Özellikle 10 haftadan erken dönemde olan spontan düşüklerde kromozomal defektler yaygın olarak görülür. İlk tremesterde olan düşüklerin %75'i kromozomal anomalilerine bağlıdır. Kromozomal anomaliler; kötü kaliteli sperm ve yumurtadan, embriyoda anormal hücre bölünmesinden, anne ve babada mevcut olan genetik anomalilerden meydana gelebilir. İlk üç ayda olan erken gebelik kayıplarında genetik faktörlerden başka, klamidya, sitomegalovirüs, genital herpes, sifiliz, toxoplazmozis, rubella gibi enfeksiyon hastalıkları, diabet, şiddetli hipertansiyon, renal hastalık, systemic lupus erythematotus (SLE)gibi sistemik hastalıklar, tedavi edilmemiş troid hastalığı (hipotroidi, hipertroidi), antifosfolipit antikor sendromu gibi immün sistem hastalıkları, düşük progesteron ile birlikte seyreden luteal faz yetmezliği, diğer anormal hormon düzeyleri, PCOS, sigara içmek, alkol almak, aşırı kafein kullanmak, kokain gibi madde bağımlılığı, ileri maternal yaş, aşırı diyet yapmak, embriyo implantasyonunun rahimde uygun yerde olmaması, gebelik sırasında veya gebelikten önce benzen, arsenik veya formaldehit, radyasyon gibi tehlikeli çevresel toksik maddelere maruz kalmak, NSAID'lar ve diğer embriyo üzerinde toksik etkisi olan ilaçlara maruz kalmak gibi çok sayıda faktörler de rol oynar. Sık raslanmamakla birlikte diğer gebelik aylarında da benzer nedenlerle düşük riski ortaya çıkabilir. İkinci tremesterde olan düşüklerde daha çok anormal uterin anatomi (septat uterus, unicornus uterus, T şeklinde uterus, servikal yetmezlik, rahim içinde yapışıklık, myom) ve çevresel faktörler etkin olabilir.

Faktör XIII yokluğu ve fibrinojenin tam ya da kısmi yokluğu daha çok tekrarlayan spontan abortusla (habituel abortus) ile alakalıdır.

Düşük Evreleri:

Düşük tehdidi (threatened miscarriage):

Erken gebelik döneminde vaginal kanama ve pelvik ağrı ile birlikte görülür. Bütün gebeliklerin yaklaşık dörtte birinde ilk altı ay içinde çeşitli derecelerde vaginal kanama izlenir; bu vakaların ortalama yarısı düşükle sonuçlanır.

Düşük tehdidi durumunda sancı ve vaginal kanama çeşitli derecelerde görülmesine rağmen rahim ağzında (serviks) internal kanalda açıklık olmaz, parça düşürülmez, ultrasonik incelemede rahim içinde gebelik kesesi net olarak izlenir.Beş haftadan büyük gebeliklerde embriyo ve kalp atışları da izlenir. Bazı durumlarda fetal zarların ya da plasentanın arkasında kanama odakları (hematom) görülebilir.

Durdurulamayan düşük (inevitable miscarriage):

Gebelikte kasıklarda kramp tarzında rahim kasılmalarına bağlı ağrı, vajinal aktif kanama gibi semptomlara neden olur. Ortalama iki haftalık gözlem boyunca hem fetüsün boyutları değişmez, hem de beta HCG seviyesi düşer. Daha sonra servikal internal os açılır ve vaginal kanama devam eder. Bazen embriyo hala canlı olarak izlenirken bazen de fetal kalp atışları gösterilemez, amnion sıvı azalabilir. Bu durum bir süre sonra kaçınılmaz bir şekilde inkomplet abortus haline dönecektir.

İnkomplet abortus (incomplete miscarriage):

Gebelikte inkomplet abortus durumunda ağrılı kramp tarzında kasılmalar olur. Rahimde kramp tarzında kasılmalar ve kasıklarda ağrı giderek artar, gebelik kesesi bozulur, servikal kanal açılır, aşırı pıhtılı, içinde fetal dokular, plasenta ve zarlara ait parçalar olan vaginal kanama görülür. Bu kanamaya rağmen bir kısım parçalar da hala rahim içinde duruyorsa bu durumda inkomplet abortustan bahsedilir. Kürtaj ile bu parçalar uzaklaştırılmazsa enfeksiyon riski ortaya çıkabilir.

Komplet abortus (complete miscarriage):

Hastalar kasık ağrısı, vaginal kanama ve parça düşürdüğünü ifade eder. Ultrasonografide gebeliğe ait tüm parçalar düşmüş ve rahim içi tam olarak boşalmışsa komplet düşük gerçekleşmiş demektir. Bu durumda hastanın kanaması giderek azalır, pelvik ağrı ve kramplar da ortadan kalkar. Kürtaj işlemine gerek kalmaz.

Missed abortus (missed miscarriage):

Gebeler çoğu zaman bu durumun farkında olmazlar, ancak muayene ile ortaya çıkarılabilir. Missed abortus durumunda embriyo ölmüştür fakat embriyo dışarı atılmaz. Embriyo öldüğü zaman bulantı, kusma, yorgunluk gibi tüm gebelik belirtileri ortadan kalkar. Missed abortusta pelvik muayenede servikal kanal kapalıdır. Uterus ise yumuşak ve geniş olarak hissedilir. Ultrasonda fetal kalp atışları izlenemez. Bu durum mutlaka dilatasyon ve kürtaj işlemi ile sonlandırılmalıdır. Missed abortus halinde çoğu vakada plasenta ve zarlar rahim duvarına yapışır, dokular organize olur, bu durumda kürtaj işlemi sırasında rahmin kontraksiyonu-kasılması zor olacağı için kanama, parça kalması, rahim delinmesi gibi komplikasyonlar daha sık görülür. Bu nedenle bu tür vakalarda tüm tedbirler alındıktan sonra kürtaj işlemine başlanmalıdır. Parça kalıp kalmadığını görebilmek için kürtajdan sonra mutlaka ultrason ile rahim iç duvarı kontrol edilmelidir.

Düşük Tedavisi:

Düşük tehlikesi durumunda tedavinin amacı kanamayı kesmek, enfeksiyonu önlemek ve böylece rahim içinde yapışıklık olmasına ve tüplerin tıkanmasına engel olmaktır.
Düşük riski ortaya çıktığında kanama azsa, rahim ağzı servikal kanal kapalı ise, gebelik kesesi düzgün ve haftasına göre takipte embriyo gelişimi normal ise, kalp atışı izleniyorsa ve arzulanan bir gebelik ise takip edilmelidir. Gerekli ilaçlar verildikten sonra yatak istirahati önerilerek rahme gelen kan akımı artırılmalıdır. Bu ara kanama duruncaya kadar cinsel yaşam ertelenmelidir.

Eğer kanama durmazsa, gebelik kesesi bozulursa, embriyo kalp atışları izlenmezse, servikal kanal açılırsa ve hasta parça düşürmeye başlarsa steril şartlarda kürtaj yapılarak rahim içi temizlenmeli ve enfeksiyona karşı önlem alınmalıdır.
Komplet düşük olması halinde rahim içindeki plasenta ve fetal dokular tamamen düşeceği için kürtaj işlemine gerek yoktur. Bu durum ultrasonografi ile kanıtlanmalıdır.
Yedinci, sekizinci gebelik haftasından sonra düşük tehlikesi başlarsa Rh uyuşmazlığı olması halinde gebenin sensitizasyonunu önlemek için düşük dozda anti Rh immunglobilin iğnesi yapılmalıdır.

Düşüğün Önlenmesi:

Düşük kromozomal anomalilere bağlı ise önlenmesi mümkün değildir. Buna rağmen diğer nedenlerden ileri gelen düşük olaylarını önleyebilmek için, gebe kalmadan önce, embriyoyu etkileyen önlenebilecek tüm riskleri ekarte etmek için bir takım gebelik öncesi tetkiklerin yapılması ve normal şartlar sağlandıktan sonra gebe kalınması tavsiye edilir.

Sigara içmemek, alkol almamak, kafein içmeyi sınırlandırmak, folik asit almak, aşırı kilo almamaya dikkat ederek normal limitler içinde belirli bir kiloda durmak, sağlıklı beslenmek, stresten uzak durmak, radyasyon, enfeksiyon hastalıkları ve x-ray gibi çevresel risklerden ve vücuda zarar verebilecek çok aşırı sportif aktivitelerden sakınmak düşük tehlikesini önlemek açısından oldukça faydalıdır.

Op. Dr. Kutlugül Yüksel

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı


Malake yazım tarihi: 05.11.2011
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Düşük Tehlikesi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Op.Dr.Kutlugül YÜKSEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Op.Dr.Kutlugül YÜKSEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kutlugül YÜKSEL Fotoğraf
Op.Dr.Kutlugül YÜKSEL
Ankara
Doktor "Kadın Hastalıkları ve Doğum - Jinekoloji"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi27 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Op.Dr.Kutlugül YÜKSEL'in Makaleleri
► Beyinde Lekelerin Tehlikesi ÇOK OKUNUYOR Doç.Dr.Ertuğrul UZAR
► Düşük Ayak Prof.Dr.Orhan ŞEN
► Düşük Ayak ve Fizyoterapi Fzt.Ertunç YILDIZ
► Depresyon ve Düşük Şeker Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Düşük Şeker-Hipoglisemi ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Tekrarlayan Düşük ve Tiroid (Guatr) Prof.Dr.Metin ÖZATA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,435 uzman makalesi arasında 'Düşük Tehlikesi' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:07
Top