TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psikoterapi Nedir, Ne Değildir ve Nasıl Fayda Sağlar?

Ümit AKÇAKAYA Fotoğraf
Psk.Dnş.Ümit AKÇAKAYA
Kayseri
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi31 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 29 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 1910,

* Yayın Tarihi : 18-11-2011 - 13:28 (1017 gün önce),

* Ortalama Günde 1.88 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 12763 , Kelime Sayısı : 1557 , Boyut : 12.46 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Dnş.Ümit AKÇAKAYA hakkında söyledikleri:
hocamız Ümit beyi dil gelişim uzmanı Kxx'in tavsiyesi üzerine tanıdım . Hocamız Ümit beyden yaklaşık 2 buçuk ay, kekeme olduğum için özgüven eksikliği konusunda terapi aldım. ve hocamızın yaptığı çalışmalar sayesinde özgüvenim yerine geldi. kendimi artık daha rahat hissediyorum ve konuşmamdaki takılmalar azaldı. hocamız güler yüzlü ve gercekten hastasıyla bir dost ilgilenen işinin ehli bir kişidir. Ümit hocama teşekkürlerimi sunuyorum ve herkese tavsiye ediyorum.
(serdar, Danışan, 24-01-2012)

Ümit hocayı xx sayesınde tanıdım.Psikolog Ümit Akçakaya bize özgüven eksikliği,stres yöntemleriyle ön yargılar ile ilgili bilgi aldım bunun yanı sıra tanıdığım oldukça güleryüzlü ve sempatik bir insan. Kendisi psikoloji eğitimi bakımından oldukça donanımlı bir psikologdur ve her geçen gün kendisini geliştirmeye devam etmektedir.Yanındayken pozitif enerjisini hemen hissedebilirsiniz.Özellikle insan psikolojisi ve özgüven artırmak konusunda çok başarılı çalışmaları olan ve onlarla çok iyi anlaşılabilen ve sorunlarına çözümler üreten bir uzman.Kendisini çok başarılı buluyorum ve tebrik ediyorum. ... [DEVAMI..]
(MURAT, Danışan, 25-01-2012)

Öncelikle Zafer ben. Ümit AKÇAKAYA ile bir süredir internet üzerinden irtibat halindeydim. YGS/LYS'ye tekrar hazırlanan ve fazlasıyla sınav kaygısı yaşayan beni bugün Pendik Mehmet Akif Kültür Merkezi'nde düzenlediği bir konferansa davet etti.Yakın bir tanıdığımla birlikte konferansta yer aldık.Ümit Hocam bizi büyük bir sevecenlikle karşıladı.Konferansın sıkıcı geçeceğini düşünen biz,konferanstan çıktıktan sonra iyi ki katılmışız dedik.Ayrıca da kaygılarımla yüzleşmemde de bana büyük yarar sağladı.Bu anlamda Ümit Hocam'a teşekkürü bir borç biliyorum.
Saygılarımla Zafer...

(Zafer ÖZCAN, Danışan, 16-01-2012)

ümit Bey’i tanımadan önce hayata küşmüş, hiç kimseyle diyaloğa giremeyen, herkesin bana karşı kötü düşündüğünü sanan, önyargılı, karamsar ve hayattan zevk almayan biriydim. Kendisini yine çok zor günler geçirdiğim bir dönemde çok güvendiğim bir yakınımın tavsiyesiyle tanıdım ve Ümit Bey i tanıdıktan sonra hayatımda birçok şey değişti, hayata çok farklı bir gözle bakmaya başladım, korkularımın, endişelerimin, önyargılarımın birçoğunu geride bıraktım ve şimdi hayattan daha zevk alır bir duruma geldim, ayaklarımın üzerine daha sağlam basmaya başladım.
Beni sabırla dinleyip bana hayatın farklı pe... [DEVAMI..]

(okyanus, Danışan, 15-10-2009)

Psk.Dnş.Ümit AKÇAKAYA Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Psikoterapi Nedir, Ne Değildir ve Nasıl Fayda Sağlar?

Psikoterapi Nedir, Ne Değildir ve Nasıl Fayda Sağlar?

Yapılan bilimsel çalışmalarla son yıllarda dünya’da ve Türkiye’de psikoterapinin ruh sağlığı üzerinde iyileştirici etkisi kabul görmekte ve psikoterapiyi yaygınlaştırma çalışmalarına ağırlık verilmektedir; ancak ülkemizde ve dünyada psikoterapi sürecinin nasıl işlediği, bu süreçten nasıl fayda sağlanıldığı ve ne gibi teknikler kullanıldığı konusunda bazı soru işaretleri mevcuttur. Bu yazının amacı psikoterapi olgusunu ve psikoterapinin iç dinamiklerini anlaşılır bir dille açıklamak ve psikoterapi desteği almayı düşünenlerin kafalarındaki soru işaretlerini mümkün olduğunca gidermektir.

Psikoterapi Nedir?

Dış ve iç etkenlere bağlı olarak fiziksel sağlığın zaman zaman bozulduğu gibi çok daha karmaşık ve soyut bir yapı olan ruhsal sağlığın da sekteye uğrayıp destek ve tedaviye ihtiyaç duyması son derece doğal bir durumdur. Kişinin bozulan ruh sağlığının tekrar sağlıklı duruma getirilmesi amacıyla belli bir bilimsel kuram ya da kuramlara bağlı profesyonel bir uzmandan yapılandırılmış bir ruhsal destek alma sürecine en genel anlamıyla psikoterapi denir. Psikoterapinin temeli Psikanalitik Psikolojinin kurucusu olan Sigmund Freud tarafından atılmış ve günümüze kadar farklı kuramlar ve yüzlerce teknikle şekillendirilmiş ve şekillendirilmeye devam etmektedir.

Psikoterapi Ne Değildir?

1. Psikoterapi bir uzmanın size tavsiyelerde bulunup, sizin adınıza kararlar alması süreci değildir. Birçok danışan psikoterapistinden kendisine tavsiyelerde bulunmasını ve kendisi adına kararlar almasını bekler, ancak psikoterapinin hedefi size kendi seçimlerinizi yapma ve kendi kararlarınızı alma olgunluğuna eriştirmektir. Dolayısıyla Profesyonel bir psikoterapist sizin adınıza karar vermez.

2. Psikoterapi sadece çocukluğunuzu anlatma süreci değildir. Psikoterapistin bağlı olduğu bilimsel kuram çerçevesinde kimi zaman sorunun kaynağının çocukluk yaşantılarında olduğuna karar verilip ve bu dönem irdelenerek daha çok çocukluk dönemi üzerinden psikoterapi süreci işleyebilir; ancak bunun şart olmadığını düşünüp, şimdinin ve yakın geçmişin üzerinden sorunun çözümlenebileceğini iddia eden kuramsal yaklaşımlar da mevcuttur. Dolayısıyla çocukluğa inip inmeme konusu tamamen mevcut sorunun türü ve psikoterapistin bağlı kaldığı kuram ve tekniğe göre farklılık gösterebilir.

3. Psikoterapi sadece geçmişteki travmalarınızı anlatmanız değildir. Birçok psikoterapist geçmişte yaşanmış travmaların ya da danışanda derin izler bırakan olumsuz yaşantıların mevcut sorun veya sorunlarla bağlantılı olduğunu fark ettiğinde travmayı çalışmayı tercih etme yoluna gidebilir ancak bunun elzem olmadığını, geçmişteki travmalara çok dokunulmaması gerektiğini savunan psikoterapistler de mevcuttur. Son zamanlarda ise danışanın ego kapasitesinin travmayla yüzleşme veya travmayı yeniden yaşantılamaya ne kadar hazır olduğu konusu dikkate alınmaktadır. Profesyonel bir psikoterapist kişinin ego gücünün belli bir seviyeye geldikten sonra eğer danışan isterse travmayı gündeme getirmeyi tercih eder, aksi takdirde yüzleştirmeyi kaldıramayacak durumda olan danışanın travmayla tekrar yüzleştirilmesinin danışana faydadan çok zarar verdiği kanısı hâkimdir.

4. Psikoterapi seansları kişilere mutluluk dağıtmaz: Psikoterapi seansı insanların seans odasından her zaman mutlu bir şekilde çıktığı bir süreç değildir. Psikoterapi kendiniz ve diğer insanlar hakkında içgörü ve farkındalığınızı arttırarak, sorunlar karşınızda baş etme becerilerinizi geliştiren, sizin daha olgun, daha bağımsız ve huzurlu bir birey halini almanıza yardımcı olan bir süreçtir. Bu süreç kimi zaman acı verir ve sıkıntılı geçebilir, zira gelişim ve değişim kimi zaman sancılı olabilir. Dolayısıyla psikoterapi sadece seanstan mutlu ayrılmak için alınan bir hizmet değildir. Bu sebeplerden dolayı danışanına seansta sadece mutluluk verme çabası içinde olan bir psikoterapist ona faydadan çok zarar verebilir, kişiyi anlık mutlu eder ama sorunlarını kökten çözmesine yardımcı olamaz.

5. Psikoterapistler yalnızca iyi dinleyen insanlar değillerdir: Bir psikoterapi seansı sırasında danışanı dinlemek oldukça önemlidir ve danışan üzerinde kimi zaman tek başına iyileştirici bir etki sağlayabilir, ancak psikoterapi süreci boyunca sadece dinleyerek kişiye yardımcı olunamaz. Psikoterapist yeri geldiğinde gündeme getirilen olaylar arasında bağlantıları kurarak danışana içinde bulunduğu durumla ilgili bağlantılar kurdurur, yorum ve yüzleştirmeler yapar. Bir psikoterapisti, danışanların etrafındaki kendilerini dinleyebilecek diğer insanlardan farklı kılan özelliklerden biri de yaptığı bu yorum ve yüzleştirmelerdir. Buna ek olarak profesyonel bir psikoterapist bilgi birikimi, aldığı mesleki eğitim ve edindiği klinik tecrübe ile insan davranışlarının nedenselliğini ve yaşantıları diğer insanlardan farklı olarak değerlendirme ve bunu kişiye fark ettirme becerisine sahip kişilerdir.

6. Psikoterapiye sadece güçsüz insanlar gitmez: Her insanın baş etmekte zorlandığı konular olabilir, böyle durumlarda başkalarından yardım talebinde bulunması son derece doğal bir durumdur. Bilinçli insan baş edemediği durumlar karşısında başkalarından yardım talebinde bulunmakta sakınca görmeyen insandır. Dolayısıyla psikoterapi güçsüz insanlardan çok sorunlar karşısında baş etmekte zorlanan insanların başvurduğu bir hizmettir. Bunun yanı sıra insanlar kendilerini daha iyi tanımak, hayattan daha çok keyif almak, diğerleriyle daha iyi ilişkiler kurmak ve yaşam kalitesini arttırmak için de pekâlâ psikoterapiye gidebilir.

7. Psikoterapi sizin yargılandığınız veya eleştirildiğiniz bir süreç değildir: Psikoterapi’nin en temel kuralı koşulsuz kabuldür. Bu kural psikoterapi sürecinin faydalı olabilmesi ve psikoterapistin danışanla işbirliği oluşturabilmesi için oldukça önemli bir durumdur. Profesyonel bir psikoterapist danışanlarını hataları, eksiklikleri ve olumsuz davranışlarından dolayı yargılamaz ya da eleştirmez. Psikoterapist, yalnızca danışanın kendisine veya başkalarına zarar verebilecek bir durumu söz konusu olursa buna müdahale etmekte sorumludur.

Psikoterapi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Psikoterapi Nasıl Fayda Sağlar?


Psikoterapinin bir kişi üzerinde faydalı olmasını sağlayan önemli unsurlardan biri danışanın psikoterapistiyle kurduğu terapötik ittifaktır. Terapötik ittifak; en genel anlamıyla psikoterapist ve danışan arasında oluşan, danışanın sorunlarının çözümüne ve daha kaliteli bir hayat yaşamasına yönelik insani, güven temelli, işbirliği ve uyuma dayalı ilişkisi sürecidir. Oluşan terapötik ittifak sayesinde danışan belki de ilk defa en mahrem konularını yargılanmadan, eleştirilmeden bir başkasıyla paylaşma ve çözümleme imkânı bulur, zira benzer bir ilişkiyi günlük hayatta başkalarıyla kurması çoğunlukla mümkün olamaz, olsa da çevresindekiler profesyonel bir psikoterapist gibi olayları tarafsız değerlendiremez. Dolayısıyla sadece psikoterapistle kurulan bu terapötik ittifak sayesinde bile süreçte ilerleme kaçınılmaz bir hal alır.

Psikoterapinin faydalı olmasını sağlayan bir diğer unsur ise psikoterapistinin bilgi birikimi, deneyimi ve profesyonelliğidir. Profesyonel bir psikoterapist diğer insanlardan farklı olarak sorunun kaynağını, etkilerini, çözüm engellerini ve çözüm yollarını tespit ederek danışanına has bir iyileştirme süreci planlamasına yetkin bir kişidir. Bir psikoterapisti diğer insanlardan ayıran bu beceri, danışanın sorunlarının kaynağını fark ettirip onları çözümlemesine yönelik oldukça önemli bir etki sağlar. Dolayısıyla psikoterapistin bu profesyonel desteği ve yönlendirmesiyle psikoterapi süreci çok daha hızlı ilerleyebilir.

Bunların yanı sıra, psikoterapist bilgi ve deneyimiyle danışanın sorunlar karşısında baş etme becerilerinin güçlenmesine olanak sağlayan profesyoneldir. Bu sayede danışan psikoterapi süreci boyunca ve sonrasında karşılaştığı sorunlarla daha kolay baş edebilecek bir duruma erişir.

2. Psikoterapi her zaman işe yarar mı?

Psikoterapinin işe yaraması için en önemli unsur kişinin psikoterapi sürecine inanması ve psikoterapiye gönüllü bir şekilde gelmesidir. Aksi takdirde psikoterapist ne kadar da profesyonel olursa olsun kişiye faydalı olma şansı azalır. Kişi değişime inanıp kendi isteğiyle psikoterapiye geldiği zamanlarda ise bunun işe yaraması için en önemli etken psikoterapistin yaklaşımıdır. Terapist ve danışan arasında terapötik ittifak sağlanmazsa psikoterapinin işe yaraması çok zordur ve psikoterapi geçici çözümler sağlamaktan öteye gidemez.

3. Psikoterapiden yararlanılmaya ne zaman başlanır?


Bu sorunun cevabı danışanın yaşı, zekası, eğitim durumu, terapistiyle kuracağı ilişki, seansların sıklığı ve süresi, problemin niteliği ve psikoterapistinin uzmanlığına göre değişiklik arz edebilir. Araştırmalar 6 aylık bir dönemden sonra ölçülebilir olumlu gelişmeler olduğunu gösterse de ilk seanstan itibaren gelişme kaydeden vakalar da vardır. Bunun yanı sıra 1 yıllık bir psikoterapi çalışmasından sonra ise insanların % 75'inin psikoterapiden yararlandığını gösteren araştırmalar mevcuttur.

4. Psikoterapiden yararlanıldığı nasıl anlaşılır?

Psikoterapiden yararlanıp yararlanmadığını en iyi tespit eden danışanın kendisidir. Kendi benlik algısının olumlu yönde farklılaşması, sorunlarla baş etme becerilerinin artması, daha önce hissedilen olumsuz duygu ve düşüncelerin azalması, başkalarıyla kurulan ilişkilerin düzelmesi vb. gibi konularda gelişmelerin olması psikoterapiden yararlanıldığına dair işaretlerdir. Genellikle bu gibi değişimler psikoterapi süreci sonlandıktan sonra da devam eder. Bunların yanı sıra, psikoterapiden yararlanıldığını anlamak için danışan öncesi ve sonrasını değerlendirebilen bir takım objektif testlerle kendi durumun ölçebilir ya da psikoterapistine ölçtürebilir.

5. Psikoterapi neden Türkiye de pahalı bir hizmettir?


Bu durumun birden fazla nedeni vardır:

Birincisi, özellikle Avrupa’da ki bazı ülkelerde ve Amerika’da psikoterapi seansları belli oranlarda sigorta şirketleri ve devlet tarafından karşılanır. Bundan dolayı bu gelişmiş ülkelerdeki insanların psikoterapi desteği alması bütçelerini çok fazla sarsmamaktadır. Maalesef Türkiye’de buna benzer bir altyapı ve standart henüz oluşturulamamıştır.

İkincisi, profesyonel bir psikoterapist hangi mesleki olgunlukta olursa olsun dışarıdan katılacağı eğitimlerle kendisini geliştirmek ve yenilikleri takip etmek durumundadır. Tek başına bu eğitimler bile oldukça yüksek bir maliyeti bulmaktadır. Bunun yanı sıra her psikoterapist için ideal olanı danışanlarıyla ilgili başka bir meslektaşından süpervizyon denilen gözetim ve süreç takibine tabii olmasıdır. Terapistin başka bir uzmandan aldığı bu süpervizyon da psikoterapist için belli bir maddi gider oluşturmaktadır.

Terapistlerin psikoterapi uyguladığı merkezlerin kira, stopaj, faturalar, reklam, sekreter maaşı, vergi gideri gibi diğer masrafları düşünüldüğünde ve psikoterapistlerin verimli olabilmek için sınırlı sayıda danışanla ilgilendikleri göz önündü bulundurulduğunda psikoterapi ücretlerinin birçok insan için yüksek olması oldukça beklenen bir durumdur.

6. Ne sıklıkla psikoterapiye gidilmelidir?

Bu durum psikoterapistin bağlı olduğu kuram, çalıştığı teknik; danışanın kişisel özellikleri, zamanı, maddi olanakları ve sorunun niteliğine göre değişiklik göstermektedir. Şu an da genel kabul başlangıçta en az haftada 45-50 dakikalık bir seans yapılmasının iyi olacağı yönündedir, Psikanalitik ve dinamik kuram çerçevesinde bir psikoterapi sürecinde ise psikoterapinin faydalı olabilmesi için görüşmelerin haftada en az 2, 3 seans yapılması gerektiği kanısı hakimdir. Bunların yanı sıra, yalnızca tek bir seansın etkili olduğu kişiler olduğu gibi yıllarca psikoterapiye devam etmek zorunda kalan danışanlar da vardır.

7. İyi bir psikoterapist nasıl bulanabilir?

Bu konuda psikoterapistin kişisel özellikleri, mezun olduğu okulu, aldığı eğitimleri, bağlı olduğu meslek örgütü, mesleki tecrübesi, kültürel altyapısı, insani ve etik yönü oldukça önem arz etmekle beraber her danışan için “iyi psikoterapist” kavramı farklılık gösterebilir. Bir danışan için çok iyi kabul edilen psikoterapist bir başkası için vasat ya da yetersiz görülebilir. Burada önemli olan nokta psikoterapist ile danışanın kurduğu güvene dayalı ilişki ve aralarında oluşturdukları psikoterapiye yönelik ittifaktır.

8. Hangi yaşlar psikoterapi için daha uygundur?

Bu sorunun cevabı her kuram ve tekniğe göre farklılık gösterse de yetişkinlikte yaş ilerledikçe psikoterapiden fayda görme düzeyinin azaldığına dair genel bir kanı hâkimdir. Özellikle ergenlerin ve genç yetişkinlerin psikoterapiden daha fazla faydalandıkları söylenebilir.

Ümit AKÇAKAYA
Uzm. Psikolojik Danışman & Psikoterapist

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Psikoterapi Nedir, Ne Değildir ve Nasıl Fayda Sağlar?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Ümit AKÇAKAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Psk.Dnş.Ümit AKÇAKAYA Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Bölme Savunma Mekanizması Ve Ruhsal Gelişim
  • "Ruh Bilimi" Olarak Geçen Ancak "Ruh" U İncelemeyen Psikoloji
  • Gerçek İnanç Mı Yoksa “bağlanma” Dan Kaynaklı Bir İhtiyaç Mı?
  • Gerçek Sevgi Tüm Alternatiflerimizin Önüne Geçer
  • “hayatta En Acıklı Şey, Bir İnsanın Problemin Kendinden Kaynaklandığını Görememesidir.”
  • Yansıtma Ve Ayna Olabilmek Üzerine...
  • Bilinçdışımız Bize Bir Yanılsamayı Yaşatır.
  • Öz"Ü Gür Olmayan İnsan "Özgür" Olamaz
  • Evren'deki İnsanın Konumuna Var Oluşsal Bir Bakış
  • “evrende En Büyük Ziyan Sorgulama Yeteneğini Kaybetmiş Bir Beyindir.”
  • Narsisistik Kişilik Yapılanması
  • Küllerinden Yeniden Doğmak
  • Televizyonla Tembelleşen Zihinler
  • “cehaletin En Büyük Korkusu Kadındır Çünkü Kadın Öğrenirse Çocuklarına Da Öğretir.”
  • "Senden Nefret Ediyorum, Ne Olur Beni Terk Etme." Borderline Kişilik Yapılanması
  • İçsel Bir Yolculuk Olarak Depresif Hal
  • Korku Kültürü Ve Bilinçdışı Teslimiyet
  • Psikoterapide Yeni Bir Uygulama "Online Terapi"
  • Televizyonla Tembelleşen Zihinler
  • Çağımızın Gizli Tehlikesi: “bilgisayar Oyunu Bağımlılığı”
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Negatif Düşüncelerimizin Kaynağına İnmek , İlkten ÇETİN
  • Sinema Terapi Nedir? "Selvi Boylum Al Yazmalım" Filmi Psikoanalizi. , M. Berk KARAOĞLU
  • Çocuğunuz Kurallara Uymuyor Mu? Ceza Vermek Yerine Sonuçlara Katlanmayı Öğretin , Gözde ÖZÇİÇEK KALA
  • Kişisel Gelişim , İlkten ÇETİN
  • Problem Kişileri Yönetme Kuralları , İlkten ÇETİN
  • Duygular, Duyguların İfade Edilmesi Ve Duygusal Davranışlar , Kamil ERTEKİN
  • Biblioterapi Ve İyi Bir Cevap , İzzet GÜLLÜ
  • Çocuk Ve Ceza , Hüseyin ABAY
  • Eğitim Ve Öğretim Ve Neden Burası Türkiye , Hüseyin ABAY
  • Sonuç Alma Sanatı , İlkten ÇETİN
  • Nevrotik Ve Borderline Kişilik Örgütlenmeleri , Reyhan Nuray DUMAN
  • Düşünmek Nasıl Öğrenilir? , İlkten ÇETİN
  • Psikiyatri Ve Bonzai İlişkisi , İzzet GÜLLÜ
  • Evlilikte Uyum , Reyhan Nuray DUMAN
  • Sınav Kaygısı İle Başetme Yöntemleri , Taylan ÖZKUZUCU
  • Bir İsteği Gerçekleştirmek,ya Da İçimizde Boğma Sorunu , İlkten ÇETİN
  • Başarma Güdüsü , İlkten ÇETİN
  • Hep Yeninin Peşinde Koşmak Yerine , Bu Günkü Durumundan Ve Elde Olanlardan Yararlanmak , İlkten ÇETİN
  • Çözüm Odaklı Yaklaşım/Büyük Adımlar Küçük Adımlardan Oluşur. , Mehmet Enver BAYATLI
  • Güncel Olayları Süzmeğe Yarayan Bir Taslağa Sahip Olmanın Yararları , İlkten ÇETİN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    14:16
    Top