Serebral Paralizi
|
Tüm ailelerde çocuklarının nasıl olmasını istediklerine ilişkin bir beklenti vardır. Çocuğun doğumu aile üyelerine yeni roller yükler. Aile beklentiler sonucu toplumun yarattığı ‘ideal çocuk’ algısından etkilenir. Beklentiler giderek çocuğun ilerideki başarılarını içeren düşlere dönüşür. Engelli veya süreğen hastalığa sahip bir çocuğun varlığı, aile üyelerinin yaşamlarını, duygu ve düşüncelerini olumsuz yönde etkileyebilen ek bir stres kaynağı oluşturmaktadır. Ailelerin cinsiyeti dikkate almadan çocukların temel becerileri kazanma yönünde kaygı ve endişeleri vardır. Ailelerin özürlü çocuğa karşı olumlu tutumu, çocuğun sağlıklı gelişiminde önemlidir. Anne baba çocuğunu kabul ettiği sürece onun gelişimine katkıda bulunur. Özürlü çocuğa sahip aileler uyum süreci içinde 3 aşamadan geçerler: I. aşama : Aile ilk aşamada özürlü çocuğu kabul etmemektedir. Aile çocuğunun normal olduğuna ilişkin kanıtlar aramaktadır. Anne baba kendini ifade etmekte zorlanır, doğru teşhis için uzmandan uzmana başvurur. II. aşama : Aile kızgınlık duygularını normal çocuğa sahip ailelere ve kendilerine de yansıtabilmekte ve aileler özürlü çocuğa sahip olmalarını kendi davranışları için bir ceza olarak algılamaktadırlar. Bunlar aynı zamanda suçluluk ve çaresizlik duygularının birer yansımasıdır. III. aşama : Bu aşamaya ulaşabilen anne babalar çocuklarını olduğu gibi kabul etmeye, çocuğu ailenin bir ferdi olarak kabul etmeye hazırdır. Çocuğun özürlü oluşunun öğrenilmesinin yarattığı ilk psikolojik etkiler geçtikten sonra, anne babalarda çocuğa yönelik bazı genelleştirilmiş tutumlar oluşur. Bu tutumlar değişik biçimlerde görülmektedir: 1 ) Fazla koruyucu tutum ( Çocuk aileye fazla bağımlı hale getirilir. ) 2 ) Ayrıcalıklı tutum ( çocuk özürlü olduğu için farklı muamele görür. ) 3 ) Her şey özürlü için tutumu ( Aile normal yaşantısını kaybeder. ) 4 ) Özürlü çocuğu reddeden tutum 5 ) Özrü reddeden tutum ( Bazı ailelere göre çocukları normaldir. ) 6 ) Özürlüden yararlanma tutumu 7 ) Normal tutum Özürlü çocuğun eğitiminde en önemli ve etkili ortam sürekli içerisinde bulunduğu aile çevresidir. Çocuğun okulda kazandığı becerilerin, ev ortamında aileyle işbirliği yapılarak pekiştirilmesi eğitimin sürekliliği açısından gereklidir. Aile rehberliği de özürlü çocuğun yaşama hazırlanmasında son derece önemlidir TUTMA PRENSİPLERİ Bazı SP'li çocuklar başlarını geriye çeker ve aynı zamanda omuzlarını yukarı ve öne doğru getirir.Başın arkasından elle tutularak başın pozisyonunun düzeltilmeye çalışılması, çocuğun daha fazla geriye çekilmesine neden olmaktadır. Eller başın her iki yanına yerleştirilip çocuğun boynu yukarı doğru çekilirse omuzlar önkollarla birlikte aşağı inecektir Bazı çocuklar başlarını orta hatta yukarıda tutamazlar veya yükseltemezler, çünkü bu çocuklar genelde çok flasktırlar. Onları, göğüslerinin üzerinden başparmaklarla ve omuzları sıkıca tutarak stabilize edebiliriz, böylece omuzlar ileri doğru getirilmiş olur. Böylece çocukların başlarını yukarı kaldırmaları ve orada tutmaları sağlanır. UYKU SIRASINDA YAPILACAKLAR Başını ısrarla sağa çeviren çocuk için tüm uyarıları sol taraftan vermeliyiz. Pencere, ışık, odaya giren ve hareket eden insanların görüntüsü hep çocuğu sola doğru dikkat etmeye zorlayacak şekilde hazırlanmalıdır. Kapının pozisyonu yine başını kaldırıp, kimin geldiğine bakması açısından doğru konumda olmalıdır. Çocuğa; rahatsız oluyorsa bile gün boyunca değişik pozisyonlarda yatmayı ve o pozisyonunu sürdürmeyi öğretilmelidir. CP li çocuklar uykuda nadiren hareket ettikleri için sık sık gece boyunca hareket ettirip çevirmek gerekir. Bacaklar altına sert bir zemin hazırlayıp hareketlerini daha serbest ve zorlanmadan yapabilmesi sağlanabilir. Fleksör spastisitesi olan çocuk karın üzerinde yatmayı öğrenmelidir. Baş kontrolünün sağlanması için bu pozisyonda yatmalıdır. Yastıkları sert olmalı ve sadece sırtüstü yatarken başını arkaya iten çocuklar için kullanılmalıdır. Baş sallama problemi olan çocuklar için de; başın 2 tarafına yerleştirilecek küçük yastıklar çocuğun kendini incitmesini önler. Çocuğun hareketini kolaylaştırması için de hafif ve ılık battaniyeler tercih edilmelidir. TUVALET EĞİTİMİ Çocuğun dengesini düzeltmek için lazımlığı karton veya tahta kutuya yerleştirmek ve içine de destek için bir bar monte etmek yararlıdır. CP li çocukta konstipasyon önemli bir problemdir. Çocuğun çömelme pozisyonuna veya sırtüstü dizler karına çekilmiş pozisyona konması kısa bir süre için yardımcı olabilir. Yine annenin; çocuğun karnına masaj yapması bu durumu önlemeye yardımcı olur. SP'Lİ ÇOCUĞU GİYDİRME Yan yatış pozisyonunda bazı anneler çocuğunun çok sert olmadığını belirtmektedir. Bu yüzden bu pozisyon birçok avantajı ile daha rahat ve kolaydır. Yerde, masa veya tabure üzerinde çocuğun arkadan kontrolü ile, kalçalarının bükülü kalmasını ve gövdesinin öne eğilmesini sağlayabilirsiniz. Bu pozisyonda; basın kaldırılması, kolların kaldırılması ve öne getirilmesi veya kalça ve bacakların kaldırılması yada bükülmesi çocuğun dengesini hemen bozmayacaktır. Ayrıca çocuğun ne yaptığını görmesi, giyinme aktivitesine koopere olmasını kolaylaştıracaktır. Başı üzerinden birşey geçirirken kalçalarında düzelme ve geriye düşme eğilimi olan çocuklar için, kolların yukarı kaldırılması veya bacakların bükülmesi ideal bir pozisyondur Büyük ve kilosu fazla olan çocuğun giyinmesi; siz bir sandalyeye, çocuğunuz da önünüzdeki bir tabureye ayakları yere değecek şekilde oturursa daha emniyetli olacaktır. b) Çocuğun yüzü arkaya bakacak şekilde bir sandalyeye oturması, giyinme için , emniyetli bir pozisyondur. Baş kontrolü iyi olan, elleri ve kollarını kullanabilen, fakat zayıf oturma dengesi nedeni ile kendi kendine giyinip-soyunamayan bir çocuk. Çocuk yan yatışta pek çok şeyi kendi kendine yapabilir. Bu pozisyonda kalçalar, bacaklar ve ayaklar kolaylıkla bükülür, başını ve omuzlarını koruyabilir, ellerini şekildeki gibi kullanabilir. Çocuğun bu pozisyonda giyinebilmesi için kalçalarında yeterli hareket olmalıdır. Alışkanlık nedeniyle veya böyle daha çabuk olduğu için çocuğu devamlı anne giydirmemelidir. Çocuk bağımsızlığı öğrenecekse ilk olarak neyi, nasıl yapacağı öğretilmeli ve kendi kendine uğraşması için cesaretlendirilmelidir. Önceleri yardımla, sonra kendi kendine başarmalıdır. Oturma dengesi iyi olmayan çocuğun, kendi kendine giyinmesi sırasında, her iki elinin serbest olması ve geriye düşmesini engellemek için duvar köşesini kullanmak yararlı olacaktır. Giysileri yanında veya uzanabileceği yerde olmalıdır ve gerekiyorsa yanına kalkarken tutunabileceği bir sandalye veya tabure de yanına konabilir. Duvarı kullanmanın İki yolu: a) Çocuk pantolonunu çekerken ayaklarını duvara dayadığında kalçalarını daha kolay, kaldırabilir. Bu pozisyon, atetoid çocuk için gerekli stabiliteyi sağlamada iyi bir pozisyondur. b) Spastik çocuğun duvarda kendini desteklemesi; Ayakkabılarını giyerken duvara dayandığı gibi, bacakların da bükülü olmasını sağlar. BESLENME CP li çocuk sıklıkla çiğnemeyi beceremez, diliyle öne doğru hareketler yapar, besini geri iter veya ağzının tavanına doğru yapıştırır. Besin tavanda sıkıştırılır, fakat çiğnenemez ve besin ağzın arkasına ulaştığı zaman ise kontrol edilemeyerek boğulmaya yol açar. Aşırı spastik çocukta ağzın açılması, baş ve kolların ekstansiyonuna, sırtın konkavlaşmasına ve bacaklarda da ekstansiyona neden olur. Bu çocuklarda kucakta beslemek için pozisyon verirken oluşan ekstansiyona engel olmak gerekir. Fleksör tonusun hakim olduğu durumlarda, çocuğu mümkün olduğunca dik pozisyonda tutmalı, çocuğun öne doğru gelmesi önlenmelidir. Anne gerektiğinde eliyle bebeğin göğsüne hafif basınç uygulayarak emme sırasında çeneyi kontrol eder. Bebek biberonu elleri ile çevreleyerek kavramalıdır. Bebek yemek yedirilirken, baş ve omuzları öne getirilerek yarı oturma pozisyonunda tutulabilir. AĞIZ FONKSİYONUNUN KONTROLÜ Çocuğun emme- yutma refleksinin ve hem kaşıktan yemesi hem de bardaktan içme yeteneğinin gelişmesine yardımcı olmak için ağız bölgesinde de ilave kontrol uygulanması gerekir. Ağız kaslarındaki kontrol eksik olduğu zaman beslenmeyi geliştirmek için ağız kontrolünün uygulanmasına gerek duyulur. Bu kontrol 2 parmakla uygulanır : a) Yandan ağız kontrolü: İşaret parmağınız alt dudak ve çene arasına, orta parmağınız çene altına yerleştirilerek basınç uygulanır. b) Ağız kontrolünün önden uygulanması: Baş parmak çene ve alt dudak arasına, orta parmak çene arkasına yerleştirilir Cp li çocuğun beslenmesinde en sık karşılaşılan problemler; dilin öne çıkması, uzun ve aşırı ısırma refleksi, anormal kuvvetli öğürme refleksi, ağız bölgesinde dokunmaya karşı aşırı duyarlılık ve salya akmasıdır. Bu nedenlerle iyi ağız kontrolü, ağız fonksiyon bozukluğu olan çocuklar için çok önemli bir durumdur. Çene problemi çok önemlidir, fakat sıklıkla CP li çocukta yarı katı besinleri yemeğe başlamak yeterli olmaz. Kaşığın dil üzerine gelen kısmı ile oluşan basınç dilin öne itilmesini önler ve dudaklar ile dilin kendiliğinden kullanımına yardımcı olur. SEREBRAL PARALİZİ ÇOCUĞUN TAŞINMASI CP li çocuk fiziksel dezavantajından dolayı kucaklamak istediğimizde otomatik olarak bize doğru uzanamayabilir. Kucaklamanın verdiği heyecanla kendini dengeleyemez. Başı öne arkaya gidebilir, sert hareketleri ve başının ağırlığını kontrol edememesi nedeniyle kollarını ve ellerini kontrol etmekte güçlük çeker ve tek tarafa doğru vücudunu kaydırabilir. Yere bıraktığımız zaman başı, kolları ve omuzları ilk kontrol altına alınması gereken vücut bölgeleridir. KAVRAMA VE EL BECERİLERİ CP li çocuğu olan ailelerde bazen annesi ve çocuk arasında iletişim erken tedavi programlarının bir bölümü olmalıdır. En iyi pozisyon da denenerek bulunur. Simetrik bir pozisyon anneye bebeğiyle yüz yüze olmasını sağlayacaktır CP li çocuk için sadece ellerini bir araya getirebilecek bir pozisyon değil aynı zamanda onları görebileceği ve ağzına alabileceği bir pozisyon bulmak önemlidir. El göz koordinasyonu da CP li çocukta oldukça önemlidir. Çocuk ellerini daha iyi kullanmaya başladığında çocuğun el hareketlerine yardım etmek aynı zamanda onun konuşmayı geliştirmesine de bağlıdır. CP li çocuk anormal hareketler yüzünden sık sık el becerileri ve konuşmayı birleştirme problemiyle karşılaşır. Bu yüzden çocuğu ellerini kullanırken konuşması için cesaretlendirmek gerekir.
|
||||||
|
Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek
diğer bazı makaleler:
|
||||||
|
|



