TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Lohusalık Dönemi

Cem TURAN Fotoğraf
Prof.Dr.Cem TURAN
İstanbul
Doktor "Kadın Hastalıkları ve Doğum - Jinekoloji"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 5 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 1330,

* Yayın Tarihi : 01-02-2012 - 16:31 (805 gün önce),

* Ortalama Günde 1.65 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7231 , Kelime Sayısı : 956 , Boyut : 7.06 Kb.
Lohusalık Dönemi

Lohusalık dönemi hangi zaman dilimini içerir?

Bu süre değişkendir. Ancak genellikle doğumdan sonra plasentanın ya da halk deyişiyle bebeğin sonu veya eşinin çıkışından (yani doğumun 3. evresinin bitişi) sonraki 6-8 haftayı kapsar. Lohusalık döneminin bitişi halk deyişiyle 40’ı çıkmak diye tabir edilir. Bu zamanda oluşan değişiklikler ile rahim ve diğer pelvik organlar doğumdan önceki durumlarına gelirler.


Miad gebelikten sonra kanda gebelik testi (beta HCG) ne zaman negatifleşir?


Miad gebeliği takiben ortalama 2 hafta sonra kanda gebelik testi negatifleşir. Halbuki ilk trimester (ilk 3 ay) düşüğünden sonra testin negatifleşmesi 40 günü bulabilir.


Doğumdan sonra rahim nasıl küçülür?


Doğumdan sonra 1. haftada rahim ortalama % 50 küçülür. 2. haftada ise karın boşluğundan aşağı inip, gerçek pelvis denen leğen kemiği içindeki yerine döner. Düz kas hücresinin sıvı kısmının yani sitoplazmasının küçülmesiyle rahim küçülür. Bu küçülmeye involusyon denir, bu hafif rahim kasılmalarıyla oluşur. Bu sırada kasıklarda hissedilen ağrıya, son ağrı denir.


Subinvolusyon ya da rahmin tam küçülmemesi nedir?


Küçük plasenta (eş) parçaları rahim içinde kalırsa, hafif enfeksiyondan ötürü rahmin küçülmesi yavaşlayabilir. Buna subinvolusyon denir. Uzun süren loşi yani doğum sonrası kanlı akıntı veya açık renkli kanama olabilir. Eğer kanama fazla değilse, subinvolusyon; metilergonovin ve antibiotik türü ilaçlarla tedavi edilir.


Doğumdan sonra nasıl bir kilo farklılığı beklenir?


Hamilelik sırasında alınan ortalama 12 kilonun yarısı bebek, amnion sıvısı ve plasenta ile gider. Doğumdan sonra ilk haftada 3 kilo daha kaybedilir. Bu kayıp idrarla vücutta fazla olan suyun atılımına bağlıdır. Hamilelik öncesi kiloya 2-3 ayda ulaşılır. Tabii ki, bu rakamlar ideal kilo alımı olan 12 kilo için geçerlidir. Çok daha fazla kilo alan bayanlarda bunlar geçerli değildir.


Neden bazı kadınlarda doğum sonrasında titreme nöbeti olur?


Oda ısısı, damardan sıvı verilmesi, kas yorgunluğu; ayrıca bebek, plasenta ve amniotik sıvı kaybıyla oluşan vücut ısısı kaybının getirdiği yeni duruma uyum nedeniyle titreme nöbeti oluşur. Tehlikeli bir durum değildir.


Memeyi emzirmeye hangi olaylar hazırlar?


Hamilelikte artan progesteron, estrojen, HPL (human plasental laktojen) memelerin büyümesini hızlandırır. Doğum sonrası dönemde bu hormonların azalmasıyla birlikte, yüksek seviyede olan prolaktin süt oluşumunun başlamasını sağlar. Bebeğin emmesi, beyinde hipofiz bezinden oksitosin hormonu salınımı ve meme dokusundaki düz kas hücrelerinin kasılması süt oluşumunun devamı için önemlidir. İlerleyen haftalarda prolaktin seviyesi düşer ve doğum sonrası 3-4. ayda normal gebelik dışı seviyelere iner. 4. aydan sonra süt oluşumu tam olarak açıklanamayan beyin ve meme dokusu arasındaki dokunma duyusu sayesinde devam eder.


Emzirme bırakılınca süt oluşumu nasıl durur?


Emzirmenin durması ile oksitosin salınımı ve yukarıda anlatılan süt oluşma mekanizması azalır. Kanallarda boşalmayan süt birikimi yeni süt olşumunu engeller. Hemen doğum sonrası dönemde, süt verilmemesi gereken durumlarda; göğüs bandajı, buz paketleri ve hafif ağrı kesici ilaçların uygulanması laktasyon yani süt oluşumunu engelleyebilir.


Laktasyon yani süt oluşumunu engelleyen ilaçlar nelerdir?


Bromokriptin ve Kabergolin


Anne sütünün avantajları nelerdir?


Anne sütünün bağışıklık sistemi ile ilgili avntajları vardır. Ayrıca besinsel olarak, anne sütü yenidoğan bebek tarafından kolay sindirilebilen proteinler içerir ve yüksek oranda demir emilimi sağlar. Hijyenik ve ekonomik oluşu da önemli rol oynar.


Doğum sonrası hastada ateş yükselmesinin sebepleri nedir?


Enfeksiyon en sık olarak rahimi ve özellikle rahim zarını (endometrit) tutar. Bu enfeksiyon rahmin dışına, hatta rahmin toplar damarlarına (pelvik tromboflebit) kadar geçebilir. Tüplere, yumurtalıklara ve peritona yani karın zarına kadar enfeksiyon ilerleyip, apse gelişimi olabilir. Enfeksiyon varlığında nadiren de olsa, rahim içinde plasenta (eş) parçaları kalmış olabilir. Eğer kanamayla birlikte böyle bir şüphe varsa, antibiotik başlandıktan 2-4 saat sonra nazik bir şekilde rahim duvarı kürete edilir.


Epizyotomi (Dikişli doğum) yapıldığında, vajina ile anüs arasındaki perine bölgesinin enfeksiyonu da değerlendirilmelidir. Epizyotomi yapılmasa bile, perineal bölge tamir edilmemiş yırtıklara bağlı enfeksiyon yönünden dikkatle incelenmelidir. Perine bölgesindeki enfeksiyonlar, apse oluşturduklarına boşaltılmaları gerekir.


Mastit (meme enfeksiyonu) nedir?


Meme enfeksiyonu veya mastit, emzirme döneminde meme başında oluşan çatlaklardan meme dokusunun mikrop kapması sonucu oluşur. Mikrop çoğu zaman normal ciltte bulunan Staph Aureus’tur. Doğum sonrası emziren annelerin yaklaşık % 1’inde 3-4 hafta içinde mastit gelişebilir. Bu dönemde, meme enfeksiyonu gelişen memeden de emzirmeye devam edilmelidir. Emzirme mümkün olmasa bile, memeden süt sağılarak devamlı süt oluşumunun ve akışının sağlanması gerekir.


Süt ateşi ya da angorjman nedir?


Memenin lenf damarlarındaki akımın kesilmesine bağlı meme angorjmanı yani sütün birikmesi ve atılamaması nedeniyle 24 saatten az süren 38.5 derecenin altında hafif bir ısı yükselmesi olabilir. Genellikle doğum sonrası ilk 1-2 günde olur. Muayenede memeler hassas ve şiştir, ancak mastitte olduğu gbi meme cildinde renk değişikliği ve bölgesl hassasiyet olmaz.


Başka organ enfeksiyonları da ateşe neden olur mu?


Sezaryenle doğum yapan hastalarda; ameliyat yarasının enfeksiyonu, böbrek enfeksiyonu veya solunum yolları enfeksiyonu gelişebilir. Doğum sonrası hastaların yaklaşık % 1’inde tehlikeli bir durum olan tromboemboli (toplardamardan pıhtı atılması) olabilir. Bu da ateşle seyreder. Hemen kan sulandırıcı tedaviye ve antibiotiğe başlamak gerekir.


Doğum sonrası dönemde ayak düşmesi neden olur?


Doğum sırasında popliteal bölge denen dizin arkasındaki bölgenin yanlış pozisyonda ve uzun süreli olarak doğum masası ayaklığında tutulduğu durumlarda sinir zedelenmesine bağlı ayak düşmesi olabilir. Bu durum zaman içinde kendiliğinden düzelir.


Postpartum Blues (Doğum sonrası depresyon) ne sıklıkta görülür?


Doğum sonrası ilk 3-4 günlük dönemde lohusaların %70-80’inde geçici, sınırlı bir depresyon olabilir. 48 saatten fazla süren durumlarda ileri araştırma ve psikiyatri konsültasyonu gerekebilir.


Sheehan Sendromu nedir?


Doğum sonrası çok ciddi kanamalarda, tansiyon düşüklüğüyle birlikte hipofiz bezinin iflas etmesi nedeniyle olur. Panhipopituterizm denen hipofizden salgılanan hormonların salgılamaması neticesinde; tiroid, böbreküstü bezi ve üreme organlarının fonksiyonlarında bozulmalar olur. İlk belirti; hipofizden salgılanması gereken prolaktin yani süt hormonu salgısı olmadığından laktasyonun yani süt üretiminin olmamasıdır. Ancak günümüzde bu sendroma çok nadir rastlanmaktadır.


Adetler (Regl) ne zaman geri döner?


Burada asıl faktör annenin emzirip emzirmediğidir. Emzirmeyen annelerde ilk adet %40 vakada 6 hafta içinde, %90 vakada 24 hafta yani 6 ay içinde olur. Eğer emzirme varsa, %15’i 6 hafta içinde olur. Geri kalan %85’lik grupta adetlerin dönmesi 1 yıla kadar uzayabilir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Lohusalık Dönemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Cem TURAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Cinsel Dürtü Bozukluğu(Seks Bağımlılığı) , Dr.Necati ÇOBANOĞLU
  • Vajinismus Tedavisine Başlarken Dikkat Etmeniz Gerekenler , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Tedavisi , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Tedavi Sonrası Dönem , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Tedavi Fiyatları , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Kimlerde Görülür? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Egzersizleri , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajinismus Belirtileri , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajen Daraltma Operasyonları , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajina Daraltma Ameliyatları Neden Yapılır? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vajina Daraltma Ameliyatları Nasıl Yapılır? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Labioplasti (İç Dudak Estetiği) Nedir? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Labioplasti Ameliyatı Hakkında Sık Sorulan Sorular , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Kızlık Zarı Nedir? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Kızlık Zarı Dikimi Nasıl Yapılır? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Kızlık Zarı Dikimi Nasıldır? , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Vestibulit Sendrom , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Cinsel İlişkide Ağrı Tedavisi – Disparoni , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Bekarlarda Vajinismus Tedavisi , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Ağrılı Cinsel İlişki (Disparoni Nedir?) , Dr.Süleyman ESERDAĞ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    14:29
    Top