TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çekingen Bir Çocuğum Var

Nazlı Tuğba KARABUDAK Fotoğraf
Psk.Dnş.Nazlı Tuğba KARABUDAK
Adana
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi18 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 5 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 447,

* Yayın Tarihi : 04-02-2012 - 14:52 (112 gün önce),

* Ortalama Günde 3.99 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 5791 , Kelime Sayısı : 756 , Boyut : 5.66 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Dnş.Nazlı Tuğba KARABUDAK hakkında söyledikleri:
ben 9 yıllık evliyim.2 tane kızım var.evliliğimi bitirmek üzereyken tuğba hanımla 3 ay önce tanıştım.keşke daha önce tanısaydım.tuğba hanım sayesinde evliliğimi kurtardım hayatımıza sil baştan eşimle birlikte yeniden başladık.kızlarım artık daha mutlu ve sosyaller.asosyal olan eşim bile benimle artık iş yemeklerine ve davetlere zevkle katılıyor.çok mutluyum.sevgili PSİKOLOĞUM seni çok seviyorum. evliliğinde problem yaşayan herkes lütfen eşlerinize bir şans daha verin. uzman kişilerden lütfen yardım alın.tuğba hanım bir defa telefon kadar y... [DEVAMI..]
(elif, Danışan, 23-07-2010)

ben 28 yaşında anaokul öğretmeniyim .1 yıllık evliyim.eşimle severek evlendik.imzayı atar atmaz büyü bozuldu ve biz iki birer düşmana dönüştük.TUĞBA HANIMI tamda bu sırada tanıdım.hatatımın dönüm noktası diyorum.ben hep sorunu eşimde ararken aslında sorun benmişim çünkü etrafımda evlendikden sonra sorunları artan arkadaşlarım vardı ki bende kendime sorun aramışım.bunu TUĞBA HANIM sayesinde öğrendim.TUĞBA HANIMLA annemin vasıtasıyla tanıştım.annem bana bahsettiğinde kendimi ,insanların bana hasta gözüyle baktığını düşünüp tepki vermiştim ama annemin ısrarları üzerine onu kırmayıp TUĞBA HANIMIN ... [DEVAMI..]
(su, Danışan, 28-07-2010)

merhaba ben liseden bu sene mezun oldum. sınava girdim. fakat istediğim puanı yakalayamadım. bunu kendime çok dert ettim. üzüldüm. akrabam olan NAZLI HANIMdan yardım taleb ettim. sağolsun güler yüzü ile yardımcı olacağı sözünü aldım.inanıyorum ki onunla beraber bir sonraki sınava daha farklı görüş açılarıyla yaklaşarak hazırlanacağım. ve iyi şeyler başaracağım. NAZLI HANIMı tanımış olmaktan son derece memnunum. herkesin böylesine yakın,ilgisini ve alakasını esirgemeyen bir danışmana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum...
(kübra, Arkadaş/Tanıdık, 29-07-2010)

Psk.Dnş.Nazlı Tuğba KARABUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Çekingen Bir Çocuğum Var

Eğitim yuvaları okullar şu sıralar; ayakkabıları, çantaları, telefonları, bilgisayarları kısaca sahip olduğu kişiliği değil sahip olduğu markaları ile bir sosyal çevre oluşturmaya çalışan öğrencilerle doluyor. Olayın bir diğer önemli boyutu var ki; içine dönük ve utangaç çocuklar. Çoğu aile aşırı sosyal olan çocuklarından kaygılandıkları kadar içine dönük çocuklarından da o derece kaygı duyuyorlar. Öne itilmeye çalışılan çocukların sayısı hiç de az değil.

Çocuğunuz gerçekten çekingen mi?


Yabancılara karşı çekingenlik ilk olarak bebeklik döneminde ortaya çıkar. On beş aylıkken zirveye ulaşabilir ve bazen dört bazen beş yaşına kadar bazen de daha uzun süre devam edebilir. Daha ileriki yaşlardaki çekingenlik ise çocğunlukla aşırı endişeden kaynaklanmakatdır. (Swedo, 2003)


Tıpkı yetişkenler gibi çocuklarda farklı yaşantılar ile karşılaştıkça dünyayı öğrenir ve uygun yaklaşım biçimlerini geliştirirler. Büyüdükçe ve daha farklı ortamlara girdikçe verdiği tepkilerin çeşitliliği ve uyumunun artması beklenir. Yeni ortama giren çocukların tepkileri; ortamda bulunan kişilere, doğuştan getirdiğimiz mizaç özelliklerine ve daha önceki yaşantılara göre şekillenmektedir. Bunlara bağlı olarak bazı çocuklar yeni girdikleri bir ortama kolay adapte olurken, bazı çocuklar anne-babalarının yanında kalmayı tercih etmekte, ortamı ve kişileri tanıdıkça ebevynlerinin yanından ayrılabilmektedirler. Bazı çocuklar ise anne-babalarının yanından hiç ayrılmamakta, hatta anne-babalarının ellerini daha sıkı tutmaya başlamakta, huzursuzlanmakta, kaygıları iyice artmakta ve o ortamı terk etmek isteyecek bir durumda olabilirler. Bazıları arkadaşları ile olmaktansa yalnız kalmayı tercih ederler. Bazıları yaşıtlarından çekinir ve kendilerinden küçüklerle biraraya gelirler. Bazıları kendilerini sözlü olarak ifade etmekten çekinirler. Soru sorulduğunda bazen cevap vermekten kaçınırlar, başlarını öne eğer, nadir hallerde de göz veya baş hareketi ile cevaplamakla yetinirler. Okul ortamı veya arkadaş grubu içinde olduklarında oyuna katılmak isteseler de kendilerinde bu cesareti bulamazlar. Mutlaka birisi onları elinden tutup oyuna sokmalıdır, oyuna girdikten sonra da mutlu oldukları dikkati çeker. Bu tarz davranan çocuklar genellikle çevredeki yetişkinler tarafından “utangaç” ya da “çekingen” olarak adlandırılmaktadır.


Aslında yetişkinler de benzer tepkileri yeni girdikleri ortamda verirler. Bu yüzden büyüme çağında yeni girilen ortamda çocuğun utangaç davranması normal bir durumdur. Örneğin; çocuklar yuvaya ilk başladıklarından annelerini yanlarında isterler, sonraki haftalarda ise tek başlarına devam edebilmektedirler.


Çekingenliğin Altından Yatan Nedenler


Utangaçlığın genetik olup olmadığını inceleyen davranış bilimcilerin çoğu davranışımızın genetik yapımıza bağlı olduğunu savunmaktadırlar. Anne ya da babası utangaç olan bir çocuğun, utangaçlık davranışını gösterme olasılığının yüksek olduğunu söylenmektedir. Bir diğer neden ise davranışçıların savunduğu çocukların anne ve babasını model alma eğilimleri.


Çocuklar, her durumda anne-babalarını model aldıkları ve onların davranış kalıplarını örnek alarak uyguladıkları gibi, utangaçlık tutumunda da anne-babalarını örnek aldıklarını sıklıkla görebilmekteyiz. Anne-baba daha içe dönük, sosyal ortamlarda bulunmayı çok çok tercih eden ebevynlerin çocukları, hem anne-babalarının bu özellilerini kalıtsal olarak taşıyabilecekleri gibi aynı zamanda onların yaklaşımlarını model alabilmekte ve onlara benzer davranışlar sergiyebilmektedirler. Daha az sosyal ortama giren ebeveynlerin çocukları da tıpkı anne-babaları gibi daha az sosyal ortamda bulunarak sosyalleşme yönünden yeterince zenginleşmeyebiliri.


Bu nedenle nerede, nasıl davranacaklarına dair uygun davranış kalıplarını öğrenip geliştiremeyerek sınırlı davranışlar ile ortama uyum sağlamaya çalışmakta ve yeterince sosyalleşemeyerek içinde bulundukları yaş düzeyinde sergilenmesi beklenen uygun sosyal gelişim düzeyini yakalayamamaktadir.


Özgüveni yeterince gelişmemiş olan, ailesi ve çevresinden sürekli negatif geribildirim alan, yeni rotamlara girdiği zaman konuşması ve oyuna katılması zorlanan, yapamadığı şeyleri yapması gerektiği konusunda diretilen çocuklar genellikle dışadönük olma özelliklerini kaybederek içedönük çocuklar haline dönüşmektedir.


Anne-Babalar Ne Yapabilir?


· Ebeveynlere düşen en önemli görev; çocuklarını tüm yönleriyle tanımaktır. İçinde bulundukları yaş dönemlerini ve hangi becerilere sahip olmaları gerektiğini bilerek çocukları gözlemlemek ve uygun yaklaşımları sergileyerek çocuğun gelişimine katkı yapmak çok önemlidir.


· Çocuğunuza model olmak ve uygun davranışlar sergilemek önemli bir noktadır.


· Çocuğunuzu utangaç durduğu ve ortama girerek uyum sağlamakta zorlandığını durumlarda zorlamayın.


· Çocuğun duygularını ifade etmesine ve yaşamasına fırsat verin. Tıpkı mutluluk ve üzüntü duygularını yaşamak gibi, bazı durumlar karşısında huzursuzlanmak ve kaygılanmak normal karşılanması gereken bir durumdur.


· Dah çok sosyal ortama girmek, çocuğun dışadönük özellikler kazanmasına ve daha çok kişi tanıyarak paylaşımlarını artmasına ve bu tarz yeni ortamlara girereken kendini daha rahat etmesine fırsat yaratacaktır.


· Çocuğunuzu kendine güvenmesini yönünde destekleyin. Kendisi ve yaşantıları hakkında olumsuz duygu ve düşüncelere sahip çocukların özgüven düzeyleri, negatif düzeyde bir gelişim göstereceğinden, çocuğunuzun özgüven gelişimini olumlu yönde desteklemek çok önemlidir.


· Eğer bu utangaçlık durumu sizi ve çocuğunuzu olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor ve içinden çıkılamaz bir sıkıntı haline geliyor, tüm yaşantınızın kalitesini etkliyor ise bu konuda bir uzmandan destek almalısınız.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Çekingen Bir Çocuğum Var" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Nazlı Tuğba KARABUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikoloji Ve Meslek Sorunları: Yüzde Yüz Bilimsellik Var Ancak Galiba Göklerde , İzzet GÜLLÜ
  • Sınav Stresinde Anne - Baba Rolleri , Mehmet DUMAN
  • Eğitimin Kör Ettiği Gözler: Ebeveyn Tutumlarının Çocukların Algıları Üzerindeki Etkileri , İzzet Zülküf ÇELİK
  • Psikoloji Sohbetleri: Mutluluk Kaf Dağının Ötesinde Değil, Evlerimizde , İzzet GÜLLÜ
  • Sağlık Politikaları: Psikologlara Kibirli Köstek, İmam Efendilere Manevi Destek , İzzet GÜLLÜ
  • Popüler Psikoloji: Ya Can Sıkıntısı Ya Geçim Sıkıntısı! Seç Birini! , İzzet GÜLLÜ
  • Kıyaslanmak , Metin KILIÇ
  • Malumat Mı, Bilgi Mi? , Metin KILIÇ
  • Işık Göründü… , Metin KILIÇ
  • Kardeşimi Kıskanıyorum , Erdim Hasip HAKVERİR
  • Ebeveyn Ölümü Ve Etkileri , Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
  • Psikolojim Nasıl Düzelecek? , Halil İbrahim ÇABUK
  • Depresyon Nedir: Depresyon Nedenleri,belirtileri Ve Tedavisi , Seval HACIM
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Fatma GÜLLÜOĞLU
  • Takıntı, Temizlik, Simetri, Düzen " Farkına Varılmayan Hastalık Okb " , Uğur DEMİRBAŞ
  • Kaçıngan Kişilik-Kaçıngan Kişilik Bozukluğu , Şölen ÇAMLI İNCE
  • Mesleki Sorunlar: Ruhsal Hastalık Meselesine Farklı Bir Bakış , İzzet GÜLLÜ
  • Stres Kanser Ve Hipnoz , Adem OCAK
  • Algılar , İlkten ÇETİN
  • Kabus , İlkten ÇETİN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    23:59
    Top