TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



PSİKOLOJİ BİLİMİNİN ÖNEMİ VE GÜNLÜK YAŞAMA KATKISI

İzzet GÜLLÜ Fotoğraf
Psk.İzzet GÜLLÜ
Malatya
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi13 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 297 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 449,

* Yayın Tarihi : 22-02-2012 - 10:38 (94 gün önce),

* Ortalama Günde 4.73 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 6431 , Kelime Sayısı : 868 , Boyut : 6.28 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.İzzet GÜLLÜ hakkında söyledikleri:
benim izzet hoca'mla tanışmam,sıkıntılı bi dönemimde tesadüfen internetteki web sayfasına rastlamamla başlamıştır.
sıradan bir danışanıydım onun için ama o benim için kelimenin tam anlamıyla ''kurtarıcım''olmuştur.
ailevi sıkıntılarımın olduğu bir birlikteliğim vardı,sorunlarım vardı, çözüm yolları arıyordum.daha ilk görüşmede kendisini tanımış olmakla ne kadar şanslı olduğumu anladım.engin bilgi birikimi,mesleğine olan saygısı,samimi yaklaşımı ilk anda dikkatimi çekmişti ve yanılmadığımı anlamam uzun sürmedi.Olaylara öyle bir bakış açısı vardıki şimdiye kadar bakıpta göremediğim şeyleri far... [DEVAMI..]

(lady firstmoon, Danışan, 20-03-2012)

Merhaba ben ikiyıl önce gittiğim psikiyatrist'in tavsiyesiyle İzzet beyle tanıştım.Kendisiyle hala terapilerimiz devam ediyor.İzzet bey sıradışı bir uzman topluma karşı olan duyarlılığı,insanlara yardım etmek için insan üstü çabası beni çok etkilemişti.Benim sorunum aşırı duygasallığım,kırılganlığım ve artık yaşamaktan hiç zevk almıyor olmamdı.İzzet beyle terapilere başlarken artık hiç kimsenin bana yardım edemeyeceğini düşünüyordum.Ama kendisi beni yanıltı hiç tanımadığınız,sizi hiç tanımayan birisi sizi ancak bu kadar iyi anlayabilirdi .Kendisiyle her görüşmeden çıktığımda kendimi aydınlanmı... [DEVAMI..]
(y.s, Danışan, 06-01-2012)

İzzet Bey ile 2009 yılında tavsiyeediyorum.com sitesinde yayınlanan bir makalem sayesinde tanıştık. Buradan tanışmamıza vesile olduğunuz için sizlere teşekkürlerimi sunarım. İzzet Bey, mesleğinde çok titiz bir psikolog, mesleğine bakış açısı çok güven verici. İnsanı, insan sağlığını fazlasıyla önemsiyor; önemsemeyenlere rahatlıkla kafa tutuyor. Bu yönüyle beni fazlasıyla etkiledi. Bilmiyorum ne kadar katılırsınız bana ama günümüzde insanlar önemsizleştirildi, makineleşti, çoğu zaman insanın insan olduğu dahi unutuluyor. Hastalıklar arttı, hele bizim meslekte, herkes hasta, herkese muhakkak bir... [DEVAMI..]
(Psk.Tuğba DEMİRÖZ, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 04-01-2012)

Psk.İzzet GÜLLÜ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
PSİKOLOJİ BİLİMİNİN ÖNEMİ VE GÜNLÜK YAŞAMA KATKISI

AVRUPADA HER YERDE OLAN, BİZDE İSE İŞLEVİ SADECE ZEKA TESTİ OLARAK GÖRÜLEN BİLİM: PSİKOLOJİ

Avrupa psikoloji biliminden hayatın her alanında yararlanır. Bizde ise bu mühim bilim dalından ve uzmanlarından bırakın hayatın her alanında yararlanmayı daha doğru düzgün hastanelerde bile istifade edilmez.

Mesela toplum boşanma türü ailevi; bunalım, cinnet, cinayet türü bireysel; uyuşturucu, suç çeteleri gibi sosyal; velhasıl kökeni bir biçimde psikososyal kolan sorunlardan adeta kırılır ancak onlar hastanelerde büyük ölçüde -IQ’ su gün gibi açık kişilere- zeka testi yapmakla meşgul edilir. Onu da ancak sertifika veya belge almışlarsa şayet!

İKİ DÜNYA ARASINDAKİ ZİHİN FARKI HALA DAĞLAR KADAR YÜKSEK

Her şeyin, sözgelimi trafiğin, hukukun, mali işlerin ve daha bir çok hizmet sektörünün danışmanlığı olduğu, hatta ülke yönetenlerin bile danışmanları bulunduğu halde bu mühim meslek mensuplarının halka, evet en az yüzde ellisi psikolojiden meydana gelmiş (çünkü insan sadece doku, organ ve hücrelerden oluşmuş salt biyolojik bir organizma değildir. O aynı zamanda psikososyal bir varlıktır) insanlara bilgi eksenli, iç görü ve farkındalık kazandırma odaklı, yani koruyucu ve destekleyici, hatta çözümleyici nitelikli danışmanlık hizmeti sunması tartışılır. Hatta son dönemde şahit olunduğu üzere bu son derece doğal işlevleri bile yasaklanılır. Görüldüğü üzere çağdaş dünya ile aramızda görünüşte (giyim - kuşam ve yaşam tarzı noktasında) pek bir fark kalmamıştır belki. Ancak iki ayrı dünya arasındaki içsel farklar (algılama ve mantalite) hala en az dağlar kadar fazladır.

PSİKOLOJİ BİLİMİNİN BULGULARI IŞIĞINDA HAYATA KATKI ÖRNEKLERİ

Çağdaş batı dünyası psikolojiden her alanda yararlanır dedim. Çünkü psikoloji fenerini nereye tutarsanız orada ya unutulmuş ya da fark edilememiş bambaşka şeyler görebilirsiniz. Bu tespitime dair bir - iki örnek vermek istiyorum:

RENKLİ SAYFALAR OKUMA ALIŞKANLIĞINI ZAYIFLATIR

Gazete ve dergilerdeki çok renklilik okuma alışkanlığına zarar verir. Daktiloda iki parmakla yazmaya alışan birinin on parmakla yazmada hiç bilmeyen birine göre daha fazla zorlanması misali (psikolojideki negatif transfer & ileriye ket vurma ilkeleri gereği) büyük ve parlak - renkli kağıt zemin üzerinde okumaya alışan beyin hiç resim bulunmayan düz bir sayfada okuma alışkanlığı kazanmakta zorlanır.

Alışkanlık kazanma sürecinde zorlanmak kısa sürede bıkmaya - usanmaya, usanma ise daha yolun başında ya okumaktan vazgeçmeye ya da çok az okumaya yol açar. Böylece ilgili toplumda az okuyan bir çevre oluşur. Derken bu çevre okuma alışkanlığı kazandırmada topluma örnek olma, bireyleri okumaya aşılama vasfını yakalayamaz.

ANAOKUL VE İLKÖĞRETİM ÇAĞINDA BOL RESİMLİ KİTAP HATASI

İnsanda merak, haz alma ve öğrenme duygusu tabiidir. Ayrıca sık yapılan iş doğası gereği alışkanlık oluşturur. Ancak bu iki bilimsel gerçeğe rağmen, uzun ilk çocukluk yılları boyunca, öyle veya böyle bir çok kitap okunduğu halde bu iş neden alışkanlığa dönüşmez? Niçin okulu bitiren kişilerin tamamına yakını kitabı da üniformalarıyla birlikte bir kenara atarlar?

Doğaya aykırı işleyen bu durumun özel bir açıklaması olmalıdır! Tespitlerime göre anaokulu ya da ilköğretim çağı çocuk kitaplarındaki baskın ve renkli resimler ileriki yıllarda renksiz ve resimsiz sayfada (ki mevcut kitapların tamamına yakını böyledir) okumayı zorlaştırıcı bir işlev görmektedir. Bu uygulama sadece kitabın içeriğine verilmesi gereken ilgiyi ve sadece kitabın içeriğinden alınması gereken hazzı içerik ve resim olarak ikiye bölmekte, böylece içeriğin payına düşen ilgi ile içerikten alınan haz düşmektedir. Bunun sonunda içeriğe, yani kitap okumaya ilişkin motivasyon zaman içinde söz konusu alışkanlığın devamını mümkün kılmayacak şekilde zayıflamakta, sonra da sönmektedir.

Çocuk kitaplarına resim koymak “resim okumayı sevdirir” düz mantığına dayalıdır ve bilimsel açıdan burada anlatıldığı türden mahzurlar taşımaktadır. Resim konacaksa bile bunların yazının bulunduğu sayfada değil; resimler ve yazılar olarak iki ayrı bölüm halinde yer alması gerekmektedir.

MODEL KESİMİN KORUNMASI VE DESTEKLENMESİ

Okuma alışkanlığı kazandırmada evvela topluma rol – model olacak belli bir kesimin okumayı sevmesinin sağlanması büyük önem arz eder. Bu kesim toplum yoğurdunun mayası gibi düşünülebilir. Dolayısı ile bu mühim mayanın bozulmaması, bunun için de söz konusu okuyucu kesimi koruyacak ve destekleyecek tedbirlerin alınması büyük ehemmiyet taşır.

Bir nevi toplumu okuma alışkanlığı için mayalayacak olan, kısmen de olsa okuma alışkanlığı bulunan kesim ülkemizde daha çok gazete okuyan kesimdir. Ancak burada şöyle bir sorun vardır:

Ülkemizde gazetelerdeki köşe yazarlarının istisnasız her gün yazı yazıyor olması düşünce ve fikir üretimini bir yerden sonra kısırlaştırıcı bir işlev görür. Bu da bir müddet sonra okuyucunun beyninin (algısının, düşüncesinin, fikirlerinin vs.) sığlaşması / kısırlaşması sonucunu doğurur.

BEYİNLERİN KÖRELTİLMESİ, TAZE ÜRETİMLERİN DAHA YOLUN BAŞINDA BUDANMASI

Batılı bir gazeteci Mehmet Barlas’a sorar:

“Bizde köşe yazarları haftada en fazla iki - üç gün yazı yazar. Sizde ise gazeteciler her gün yazıyor. Peki her gün için düşünce ve fikir üretmek zor olmuyor mu?”

Mehmet Barlas şöyle manalı bir cevap verir:

“Biz fikir üretmiyoruz ki, gazete üretiyoruz.”

Yeni, özgün, üretici fikirlerle değil sıradan fikirlerle muhatap olmak hem beyni köreltir hem daha az ilgi uyandırdığı için okumaya duyulan arzuyu ve eğilimi zayıflatır. Okuma alışkanlığımız yok derken bu alışkanlığın olmamasını Türk olmamızda, din faktöründe vs değil; göz ardı ettiğimiz bu ve benzeri psikolojik faktörlerde aramalıyız.

HER GAZETEYE AMATÖR YAZAR ZORUNLULUĞUNUN ÖNEMİ

Her fikri, her yeni ve özgün bakış açısını, her özgün düşünceyi sürekli aynı kişilerin ortaya koyabilmesi imkansızdır. Her yeni insan yeni bir bakış, her yeni bakış ise ayrı bir görüştür. Okumanın, gelişmenin, fikir ve düşünce üretkenliğinin tetiklenebilmesi – beslenebilmesi için diğer bir öneri de her gazetenin mutlaka bir – kaç amatör yazara köşelerinde değişmeli olarak yer vermesinin gerekliliğidir.

Ancak bunlar kısa bir süre sonra o köşelerin rutin yazarları haline gelmemeli, bu kişiler günlük olarak değişerek yazmalı, böylece topluma model olacak okuyucu kesime yeni, taze, özgün ve beyni besleyecek fikirler sunulması, yani zihinsel ve ruhsal gelişimi sağlayacak nitelikte taze kan nakli yapılması sağlanmalıdır.

Psikolog
İzzet Güllü

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

PSİKOLOJİ BİLİMİNİN ÖNEMİ VE GÜNLÜK YAŞAMA KATKISI ile İlgili Kavramlar : psikoloji, psikoloji ve toplum, türkiyede psikoloji, psikoloji bilimi, bilim olarak psikoloji
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"PSİKOLOJİ BİLİMİNİN ÖNEMİ VE GÜNLÜK YAŞAMA KATKISI" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Psk.İzzet GÜLLÜ Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Psikoloji Ve Meslek Sorunları: Yüzde Yüz Bilimsellik Var Ancak Galiba Göklerde
  • Psikoloji Sohbetleri: Mutluluk Kaf Dağının Ötesinde Değil, Evlerimizde
  • Sağlık Politikaları: Psikologlara Kibirli Köstek, İmam Efendilere Manevi Destek
  • Popüler Psikoloji: Ya Can Sıkıntısı Ya Geçim Sıkıntısı! Seç Birini!
  • Mesleki Sorunlar: Ruhsal Hastalık Meselesine Farklı Bir Bakış
  • Depresyon Hastalık Mı? Peki Web Sitesi Kurmak İlaç Mı?
  • Eşler Arası Sorunlar: Davranışlarımızı Hangi Motivasyon Kaynağının Belirlediği Önemlidir
  • Şiddetin Herşeyle İlgisi Vardır. Hatta Yanlış Mesai Uygulamalarıyla Bile
  • Ülkemizde Doktora Şiddet Mi Daha Yaygındır Hastaya Şiddet Mi
  • Toplumsal Şiddet: Perşembenin Gelişi Çarşambadan Bellidir
  • Baş Sağlığı: Atilla Kavdır Vefat Etti. Soru: Tıp Göle Yoğurt Çalma İşi Midir
  • Sağlık Bakanlığı: Bakanlığın Psikologlarla İmtihanı Başlıyor
  • Sağlık Personeline Şiddet: Ülkemizde İnsan = Eşref-İ Mahluk/At
  • Yaşamın Evreleri: Aşama Aşama Hayatın Dönemleri Ve Tipik Özellikleri
  • Sağlık Sistemi: Katil Psikolojik Tedavi Görüyormuş Yalanı
  • Meslek Etiği: Mesleki Namus Bağlamında Dört Grup Meslek Erbabı
  • Sınav Sistemi: Test Çözmek Ne Zamandan Beri Eğitim Oldu
  • Evlilik Sorunları: Bekarsan Bir, Evliysen İki, Uzmansan On Kere Okunacak Yazı
  • İnternet Bağımlılığı: Her Şey Aslında İsim Takmakla Başlıyor
  • Mesleklerin Ortak Hastalığı: Ben Öne Çıkayım, Sen Geride Kal Duygusu
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Sınav Stresinde Anne - Baba Rolleri , Mehmet DUMAN
  • Eğitimin Kör Ettiği Gözler: Ebeveyn Tutumlarının Çocukların Algıları Üzerindeki Etkileri , İzzet Zülküf ÇELİK
  • Kıyaslanmak , Metin KILIÇ
  • Malumat Mı, Bilgi Mi? , Metin KILIÇ
  • Işık Göründü… , Metin KILIÇ
  • Kardeşimi Kıskanıyorum , Erdim Hasip HAKVERİR
  • Ebeveyn Ölümü Ve Etkileri , Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
  • Psikolojim Nasıl Düzelecek? , Halil İbrahim ÇABUK
  • Depresyon Nedir: Depresyon Nedenleri,belirtileri Ve Tedavisi , Seval HACIM
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Fatma GÜLLÜOĞLU
  • Takıntı, Temizlik, Simetri, Düzen " Farkına Varılmayan Hastalık Okb " , Uğur DEMİRBAŞ
  • Kaçıngan Kişilik-Kaçıngan Kişilik Bozukluğu , Şölen ÇAMLI İNCE
  • Stres Kanser Ve Hipnoz , Adem OCAK
  • Algılar , İlkten ÇETİN
  • Kabus , İlkten ÇETİN
  • Ders Başarısını Arttırmak İçin Hangi Düşünceler Önemlidir? , Hülya TURAN
  • Psikolojik Dayanıksızlık Nedir? , Yusuf BAYALAN
  • Panik Ataklar İle Başa Çıkmakta Bilişsel Davranışçı Terapi , Tuğçe ERGUVAN ERYILMAZ
  • Spor Psikolojisi: Sporda Takım Kaptanınında Olması Gereken Üç Temel Özellik Ve Sporda Baskı Altında Oynama , Sedar ERTAŞ
  • Gençlerde Depresyona Bakış , Merve MAMACI
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    00:05
    Top