2007'den Bugüne 81,399 Tavsiye, 25,862 Uzman ve 18,106 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sınav Kaygısı Nedir? Nasıl Anlaşılır ve Tedavi Edilir?
MAKALE #8472 © Yazan Psk.Nadire KOYUNCU | Yayın Şubat 2012 | 3,476 Okuyucu
Kaygı, kişinin bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel aşırı uyarılmışlık hali, fiziki ortama uyum çabasında yaşadığı koruyucu bir tepki olduğu söylenebilir. Kaygı aslında kişiye rahatsızlık veren olayın kendisinden değil, kişinin o olaya yüklediği anlamdan kaynaklanır. Bir diğer koruyucu tepki olan korkudan farklıdır. Kaygı, korku gibi kaynağı belli olmadığı için korkudan daha uzun süren bir huzursuzluk halidir denilebilir. Kaygı, çeşitli iç ve dış etkenler nedeniyle gerçek potansiyelin performansa dönüşmesini güçleştirebilir. Kaygı düzeyi yüksek olan kişilerin kaygı düzeyi düşük olanlara göre ders çalışmaya daha fazla zaman ayırdıkları halde yoğun kaygı nedeniyle daha başarısız oldukları gözlenmektedir. İşte bu noktada sınav kaygısını ele alacak olursak bu aşırı uyarılmışlık halinin sınavdan önce, sınav esnasında ve sınavdan sonra yaşandığını, öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili biçimde kullanılmasına engel olduğunu ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olduğunu söyleyebiliriz. Sınav kaygısında da sınavın kendisi strese yol açmaz, sınavın kişi tarafından algılanış biçimi ve sınava yüklediği anlam kaygıya neden olur. Günümüzde eğitim sisteminin dayattığı sınavlar zincirinde kaygıyı başlatan, arttıran ve her sınanma aşamasında kişide kaygıya neden olan faktörlerin tamamını kişiye atfetmek bizi objektif değerlendirmeden alıkoyabilir. Sınav bir değerlendirme süreci ve sınırlı alandaki bilgi ve becerilerin düzeyini değerlendirme kamacıyla yapılırken biz yetişkinler kısmen kişiliğin bir değerlendirmesi olarak algılayabiliyor ve sınava kişilik değerlendirmesi anlamını yükleyebiliyoruz ve zaman içinde bu kaygıyı hem öğreniyor hem de öğretiyoruz. Bilgiyi en iyi şekilde kullanamamamıza neden olan bu durum performansımızın, adaptasyonumuzun ve motivasyonumuzun düşmesine neden oluyor, yaşanan bu yoğun kaygı sonucu da sınav başarısı % 40’a varan bir oranda düşebiliyor. Bununla birlikte genelde yüksek sınav kaygılı kişiler, başkalarının eleştiri ve yargılarına aşırı duyarlılık gösterdikleri için sürekli olarak özeleştiride bulunmakta ve özkavramları olumsuz, özgüvenleri düşük, davranışları savunucu hale gelmektedir. Oysa normal düzeyde bir kaygı ise kişiye istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda girişimde bulunma ve motivasyonun artmasını sağlayabilmektedir.

Her duygu gibi “kaygı” da kişinin yaşamında önemli bir yere sahiptir ve kişi için gereklidir. Sınav kaygısı için uygulanan destek de kaygıyı tümüyle ortadan kaldırmak değil, yapıcı bir düzeyde tutabilme amacını taşımaktadır. Sınav kaygısı da bilinçli ve iradi bir şekilde ele alındığında ise her zaman bir kayıp ve sorun oluşturmadığı hatta farkına varamadığımız beğenilme, takdir edilme, yargılanmama, yetenek ve kişisel ihtiyaçlarımızı tanımamıza ve ebeveyn görüşmeleriyle de aileye tüm bunları hatırlatma, ilişkileri kuvvetlendirme amacına hizmet edebilmektedir. Hiç kaygı yaşamadığımızda ise, yapılacak olan işi elden geldiğince iyi yapmak için içimizde bir istek oluşmadığından sonuç genellikle olumsuz olabilmektedir.

Ancak yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin, enerjisini verimli bir biçimde kullanması, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesi engellenir. Kişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performansa erişemez.


Kaygının olumlu etkilerinin yaşanmasını sağlayan yapıcı kaygının; dikkati arttırdığı, uyarıcı etkisi olduğu, öğrenme gücünü artırdığı, hatırlamayı kolaylaştırdığı, zamanı verimli kullanma becerisini geliştirdiği, bilgi transferini güçlendirdiği, odaklanma becerisini artırdığını; yıkıcı kaygının ise konsantrasyon zorluğuna, karar verme güçlüğüne, unutkanlıkta artışa, öğrenileni kullanamamaya, okuduğunu anlama ve düşünceleri organize etmede zorluk yaşanmasına, dikkatin yaşanılan bedensel belirtilere kaymasına ve sınava değil de sonrasında yaşanabilecek olası olumsuzluklara odaklanmaya, sorun çözme becerilerinin zayıflamasına, organizasyon güçlüğüne, düşüncelerin çarpıtılmasına yol açtığını gözlemleriz. Sınav kaygısının oluşmasında kişisel ve çevresel faktörler etkilidir. Çevresel faktörleri kısaca; mükemmeliyetçi ebeveyn tutumları, yüksek beklenti düzeyi, çalışma alışkanlıklarındaki yetersizlik, evdeki sıkı disiplin, kısıtlayıcı ve güven kırıcı ebeveyn tutumları, kardeş veya arkadaşlar ile kıyaslama, akademik başarısızlık, yıkıcı öğretmen eleştirileri, düşük not ve zor sınav tehdidi, ezber zorunluluğu gibi faktörlerin temel nedenler olduğu gözlenmektedir. Kişisel faktörlerin ise düşük benlik algısı, öğrenilmiş çaresizlik, sorumluluk almama, uykusuzluk,düzensiz beslenme, sosyal ihtiyaçların karşılanmaması, fizyolojik ihtiyaçların karşılanmaması; yani aşırı sigara, alkol, kahve tüketimi, spor yapmama,istirahat için yeterince vakit ayırmama, yetersiz çalışma alışkanlıkları, zamanı etkin kullanamama, olumsuz performans beklentisi, kendini başkaları ile kıyaslama, olası sonuçlara dair olumsuz beklentiler gözlenmektedir.


Sınav Kaygısının Belirtilerini zihinsel, fizyolojik, duygusal ve davranışsal olarak sınıflandırabiliriz. Zihinsel belirtileri; kendini sürekli gözetleme, unutkanlık, yönergeleri okuyup anlamada, düşünceleri organize etmede bilgiyi transfer etmede zorluk yaşamak bu belirtilerden sadece birkaçıdır.

Fizyolojik Belirtileri ise soğuk soğuk terleme,üşüme, titreme, ateş basması, baş dönmesi, baş ağrısı, yüz kızarması, mide bulantısı, karın ağrısı, göz kararması, gerginlik, sinirlilik, iştahsızlık,halsizlik, kabus görme, durgunluk, halsizlik, ellerin titremesi, nefes almada güçlük, kusma, sık idrara çıkma, nefes alıp vermede güçlük, ağız kuruluğu, göz kararması yaşadıklarını ifade etmektedirler.

Duygusal Belirtileri

Gerginlik, sinirlilik, karamsarlık, hata yapma ve bildiklerini unutma korkusu, sürenin yetmeyeceğine, gelecekte olacağı tahmin edilen olumsuz durumlara dair yaşanan endişe), panik, kontrolü yitirme hissi, güvensizlik, çaresizlik, heyecan, öfke, ümitsizlik, mutsuzluk, anlaşılmama hissi, tedirginlik yaşanmaktadır.

Davranışsal Belirtileri

Ders çalışmayı ve sınavı yarıda bırakarak kaçma; ders çalışmayı erteleme,sınava girmeyerek kaçınma davranışı sergiler, aşırı hareketli ya da aksine donuk olabilirler. Zamanlarını düzenli kullanamaz, çatışmacı ve tahammülsüz durumlar yaşayabilirler.

Peki sınav kaygısını azaltmak için neler yapılabilir? Bireye özgü kaygı nedenleri iyi saptanmalıdır. Sınav kaygısıyla başa çıkmak için kaygıyı bastırmak yerine kabul etmek, tanımak ve kontrol altına almak gerekir. Gevşeme egzersizleri, doğru nefes alma, düşünce biçiminin düzenlenmesi, zihinde canlandırma, doğru beslenme, yeterli uyku, kafein içeren gıdalar (kahve, çay, kola), alkol, aşırı şeker kaygı hormonlarımızı artırabileceği için bunlardan uzak durmak, vitamin değeri yüksek gıdaların alımı ve balık,sebze, su tüketimi kaygı, dikkat, enerji ve beden sağlığı için olumlu besinlerin alımı sağlanmalıdır. Böylece endişelerde azalma, duygusal rahatlık;güven duygusunda, enerjide, etkinlik düzeyinde artış görülecektir.

Anne babalara tavsiyemiz ise çocuğun sınırlarını tanımaları ve gerçekçi hayaller kurarak çocuklarından beklenti düzeylerini buna göre değerlendirmeli, zaman zaman sorumluluklarını hatırlatmalı; ancak ikazlarının süreklilik göstermemesine dikkat etmeleri, çocuğun sorun çözme becerisini geliştirmesine olanak tanımalı; ancak gerektiğinde yanında olacaklarının güvenini vererek yaşanan yoğun kaygıyı azaltmalıdırlar. Yapılabilecek her şeyi yapmanıza rağmen kaygınız hala size rahatsızlık veriyorsa bu konuda bir uzmandan daha ayrıntılı bilgi ve destek almanızı tavsiye ederim.

Psikolog Nadire KOYUNCU


Kaynaklar

Clark, L. (2000) SOS, Duygulara Yardım (çev. Yazgan, G.), İstanbul: Evrim Yayınevi.Özer, K. (1997) Kaygı, Sınanma Duygusuyla Baş edebilme, İstanbul: Varlık Yayınları.

Baltaş, A. (1999). Üstün Başarı. Remzi Kitabevi

Baltaş A., Baltaş Z (1996) Stres ve Başa Çıkma Yolları. Remzi Kitabevi.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınav Kaygısı Nedir? Nasıl Anlaşılır ve Tedavi Edilir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Nadire KOYUNCU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Nadire KOYUNCU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Nadire KOYUNCU'nun Makaleleri
► Vajinismus Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? Psk.Pınar ŞİMŞEK
► Vajinismus Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Uzm.Psk.Dilek ÇELEBİ ÇELİK
► Vajinismus Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir Psk.Övül MENGÜLOĞUL
► Sosyal Fobi Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? Uzm.Psk.İpek İZGİALP
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,106 uzman makalesi arasında 'Sınav Kaygısı Nedir? Nasıl Anlaşılır ve Tedavi Edilir?' başlığıyla benzeşen toplam 54 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:24
Top