TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



YALNIZ YATAMAYAN ÇOCUKLAR

Hacer RÜZGAR Fotoğraf
Dr.Hacer RÜZGAR
Ankara
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 5 Makalesi varFotoğrafı Mevcut
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 8432,

* Yayın Tarihi : 16-04-2012 - 00:22 (1054 gün önce),

* Ortalama Günde 8.00 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 4903 , Kelime Sayısı : 645 , Boyut : 4.79 Kb.
YALNIZ YATAMAYAN ÇOCUKLAR

YALNIZ YATAMAYAN ÇOCUKLAR

Genel anlamda baktığımızda çocuklarda en sık gözlemlediğimiz korku gece yalnız yatamama şeklinde olur. Bir çocuk ebeveynin yatak odasından ne kadar erken dönemde ayrılıp kendi odasında uyutulmaya başlanırsa bu konuda o kadar az sorun yaşanır. Gece korkusu yaşamaya başlayan çocuğun öncelikle bu konumu değerlendirilmelidir, yani çocuk ne zaman kendi odasına geçmiştir

Yaşamın ilk dönemlerinde ihtiyaçlarının anında ve tam olarak giderilmesini isteyen bir bebeği farklı bir odaya taşımak, anne için zor bir girişimdir. Bu nedenle genellikle anneler bebeği yanlarında yatırmaya eğilimli olurlar. Bu sürecin sürekliliği bebek kadar annede de bir bağımlılık oluşturur. Anne çocuğunun, yanında iken daha güvende olduğunu düşünmeye meyillidir.

İlerleyen yaşlarda çocuğun anneyle birlikte olma isteği karşısında verilen tavizler, çocuğun odasını ayırma konusunda çıkacak olan zorlukları arttırır. 2 yaşına doğru inat dönemine giren çocuk, üzerinde sürekli olmasını istediği ilginin kesilmemesi için ebeveyn ile birlikte yatma isteğini sürdürmek ister.

4 yaşına doğru ise çocuğun ayrı odada yatmak istememesinin nedeni bambaşkadır. Bu ruhsal gelişim döneminde çocuk artık biricik olan annesinin yanında babasını daha çok fark eder. Erkek çocuk biricik olan annesini kendinden büyük, hatta devasa boyuttaki bir babayla paylaşmak istemez. Kız çocuk için ise bu süreç daha sancılıdır, çünkü artık biricik olan annesini babası için terk eder ve anneyi rakip olarak görür. Anneyi ve babayı birlikte kabullenmek kolay olmaz, onlarla birlikteyken onların arasında kendisini hissedemeyen çocuk tedirginleşir ve çocuğun hemcins ebeveyne olan yıkıcı duyguları artar, bu aslında bir misilleme ihtimalini de doğurur; ya hemcins ebeveyn kendisine zarar verirse. Çocuğun ebeveyne olan saldırgan duyguları ve karşılık göreceği korkuları çoğunlukla şekil değiştirir; karanlık korkusu, tek başına yatamama korkusu gibi. Bu dönemdeki (4-6 yaş) çocuklara bakıldığında cinsellikle ilgili sorularında da artış olduğu gözlemlenir, nasıl dünyaya geldiğini ebeveyne sormaya başlar, genellikle merakını gidermek için dolaylı yollara başvurmayı tercih eder, örneğin; yumurta yerken size yumurtanın nasıl olduğunu sorar, siz tavuktan çıktığını söylersiniz, çocuk tatmin olmaz ve horozun işlevini bir çırpıda size soruverir. Çocuk artık anne ve babanın arasındaki tam olarak keşfedemediği ilişkiyi bulmaya çalışır, karşı cins ebeveynin eşi olma çabaları sözel ifadede yerini bulur; ben senin kocan olayım, annem gitsin ben senin karın olayım gibi ifadeler çok duyulur hale gelir. Çocuk hem karşı cins ebeveyni hemcins ebeveynle paylaşmamak hem de hemcins ebeveynden gelme ihtimalini düşündüğü tehlikelerden korktuğu için ebeveynin yatağında yatmaya uygun bir mazeret bulur; gece yalnız yatmaktan korkma. Bunu yaparak, ebeveynin yatağına yatarak hem karşı cins ebeveynin yanında olur hem de hemcins ebeveynin öfkesini üzerine çekmemiş olur. Çocuğun bu mazereti bulması bilinçdışı olur, yani bunda direkt bir kasıt yoktur. Genellikle bu süreçte ebeveyn yelkenleri suya indirir ve çocuğu yatağa alır. Bunu yapmadığında ağlayan, uyumayan bir çocukla uğraşmak ebeveyne zor gelir.
Çocuğun ikili ilişkilerden üçlü ilişkilere geçtiği yani artık etrafında sadece annesinin olmadığını fark ettiği bu ruhsal dönemde ebeveynin bu konuda tavizkar olması, çocuğun olgunlaşmasını engeller. Anneyi babayla yada babayı anneyle paylaşma yetisi kazanan bir çocuk ilerleyen dönemde diğer ilişkilerinde de daha olgun davranır ve rekabet duyguları çocuğu rahatsız edecek konuma gelmez.

İlerleyen yaşlarda da çocuklarda dönem dönem gece yalnız yatamama şeklinde şikayetler ortaya çıkabilir. Kaygıyı arttırıcı durumlar yaşayan çocuklar ( sınav dönemleri, arkadaşları ile problem yaşama, kardeş rekabetini arttırıcı olayların oluşu vb) yalnız kalmaktan korkabilir.

Her yaş dilimine bakıldığında yaklaşım genellikle benzerdir. Sorunun nedeni tespit edilmelidir. Yani çocuğun kaygısını arttıran ne olabilir, bunun saptamasını yapmak genellikle ebeveyn için zor olabilir. Çocuğun korkularına saygı göstermek, anlaşıldığını ona hissettirmek bir nebze çocuğu rahatlatır. Sonrasında çocuğa ebeveynin odasının ebeveyne ait olduğu uygun bir şekilde anlatılmalıdır. Çocuğun odasında birlikte yatmadan çocuğun uyumasını beklemek, ardından çocuk uyuduktan sonra ebeveynin kendi odasına geçeceğini söylemek çocukta varolan kaygıyı arttırsa bile ebeveynin kararlılığı çocuğun da daha güçlü olmasını sağlar. Genellikle bu tür durumlarda ebeveyn sabaha karşı çocuğun yatağından kalkıp yanlarına geldiğini görür, ebeveyn çocuğu alıp tekrar yatağına yatırmalı ve uyuyana kadar başında beklemelidir. Yapılanlara rağmen başarılı olunamıyorsa bir profesyonelden yardım almak, ebeveynin tutumlarını gözden geçirmesine yardımcı olmak ve çocuğun da korkularını daha rahat anlatabileceği bir ortamın oluşması açısından önemlidir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"YALNIZ YATAMAYAN ÇOCUKLAR" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Hacer RÜZGAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Erkeklerde Meme Büyüklüğü (Jinekomasti) , Dr.Onur SAKA
  • Libman Sacks Endokarditi , Dr.Nail BAMBUL
  • Cilt Hastalıklarında Psikiyatrik Bozukluklar , Dr.Sevilay ZORLU
  • Şizofreni , Dr.Serhat İPEKÇİ
  • Skolyoz Tipleri Ve Tedavisi , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Hidrosefali, Tanısı Ve Tedavisi, , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Beyin Tümörü Cerrahisi İçin Çağdaş Yöntemler, Beyin Tümörü Ameliyatı Sonrası Olası Komplikasyonlar , Beyin Tümörü Takibi Ve Önerile; Hipofiz Adenomur , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Çocukluk Çağı Beyin Tümörü, Beyin Tümörü Nedenleri, Beyin Tümörü Belirtileri, Beyin Tümörü Tanı Yöntemleri,beyin Tümörü Tedavi Yöntemleri , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Beyin Tümörü,kötü Huylu Beyin Tümörü, İyi Huylu Beyin Tümörü , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Boyun Fıtığı Ameliyatı Seçenekleri, Boyun Fıtığı Ameliyatı Sonrası,boyun Omurilik Kanal Daralması , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Boyun Fıtığı Ve Boyun Kireçlenmesi , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Boyun Ağrısı , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Bel Fıtığı Nüks İhtimali, Bel Fıtığı Tedavisi Sonucu, Yaşlı Hastalarda Ve Çocuklarda Bel Fıtığı, Hamilelerde Bel Fıtığı , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Bel Fıtığı İçin Hareket Koruyucu Cerrahi, Bel Fıtığı İçin Lazer Tedavisi, Kapalı Ameliyat, Kansız Ameliyat Ve Bel Ameliyatı Sonrası , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Bel Fıtığı Tedavisi Ve Bel Fıtığı Ameliyatı İçin Platin Kullanımı , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Bel Kayması Nedir Ve Bel Ağrısı Yapan Diğer Nedenler Nelerdir , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Bel Fıtığı Kimlerde Görülür, Nasıl Önlenebilir Ve Dar Kanal Nedir , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Bel Fıtığı Nasıl Oluşur, Belirtileri, , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Bel Ağrısı Tanısı , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Bel Ve Sırt Ağrısı , Prof.Dr.Semih KESKİL
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    05:58
    Top