2007'den Bugüne 85,241 Tavsiye, 26,655 Uzman ve 18,979 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Hayal Kurma ve Yaratıcılık
MAKALE #8875 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Nisan 2012 | 9,976 Okuyucu
HAYAL KURMA VE YARATICILIK

Stephan Leacock, ''En fazla iş başaranlar en çok hayal kuranlar olabilir'' diyor. Albert Einstein''ın bu görüşü doğrulayan sözü ise: ''Hayal gücü bilgi gücünden önemlidir.'' Düş gücünün etkisini ortaya koyan bu sözleri bilim adamları da onaylıyor. Ege Üniversitesi Temel Bilimleri Fizyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurselen Toygar, ''Zihinsel aktivasyon, hızlı öğrenmenin önemli bir yoludur ve fiziksel çalışma kadar verimlidir'' diyor. Yaratıcı düşünce ve gündüz düşleri beyin yeteneğinin gelişmesinde işitsel, görsel ve eylemsel yöntemlere en büyük destektir ve bellek depolanmasını kolaylaştırır. Zihinsel aktivasyon, hızlı öğrenmenin önemli bir yoludur ve fiziksel çalışma kadar verimlidir.. Hayallerin gerçekleşmesi o hayalleri kurduğumuz anlarda hissedeceğimizi düşündüğümüz tatminden neden daha yavan geliyor bizlere acaba, hiç düşündünüz mü?Hatta gerçekleşen bir hayalinizi hatırlayın hemen şimdi, neler ummuştunuz, hayaliniz gerçek olunca ne buldunuz karşınızda, duygularınız sizi hayal kırıklığına mı sevk etti?

Hayal kurma eylemine farklı bir açıdan bakalım; hayal, hedef ve yaratıcılık arasındaki ilişkiye…Hayal kurmak beyni o hayali gerçekleştirmek için fikir üretmeye sevk eder ki bunun bir adı da yaratıcılıktır. Yaratıcılık için temel olarak; merak duygusuna, zekaya ( IQ ve EQ beraber tabii ki), üretme isteğine ( çalışkanlığa ) ve espri yeteneğine ihtiyaç duyarız ama bunlar yetmez hayalimizi hedefimiz haline getirebilmeye…Hayalle hedef arasındaki fark EYLEMDİR… Hayalin bizi zorlaması gerekir hedefe ulaşabilmek yani başarabilmek için...Peki başarınca ?Eğer onun kadar güçlü yeni bir hayal ( hedef ) bulamazsak, işte o zaman sorun çıkar; bizi yaşama bağlayan, üretime iten gücümüzü yitiririz.Hayal yoğun değilse yaratıcı olmaya gerek duymaz beynimiz. Eyleme geçmeye üşenir..

Hepimizin beyninde “Retiküler Korteks” diye adlandırılan özel bir organ var. Bu organın işlevi duyularımız tarafından algılanan her bilgiyi beynimizin ilgili kısımlarına dağıtması. . Retiküler Korteksimizde özel bir faaliyete geçirme sistemi bulunur. Retiküler Korteksimize belirli bir hedef için mesajı gönderdiğimizde, beynimiz radarını o hedef için açar.Bizim hedeflerimize ulaşmamız için algımızı hedefimiz yönünde çalıştırır. Günlük aktiviteler içinde biz unutsak dahi hayalimizi gerçekleştirecek fikirleri aramaya devam eder. Hedefimizle ilgili bir bilgi veya fırsatla karşılaştığında anında bizi uyarır, hatta beyni alarma geçirir.Maalesef bu inanılmaz organın küçük bir sorunu var, Retiküler Korteksimize ve bilinç altımıza yeterince açık talimatlar vermezsek ne aradığını bilemiyor, bilmeyince algılayamıyor, algılayamayınca bizi uyaramıyor. Bizde hep bir şeyleri hayal ediyoruz ama çok ayrıntılı, renkli ve coşkulu hayaller kurmadığımız için gerekli “ara-bul” komutunu vermemiş oluyoruz bu değerli organa.

Demek ki yapılacak işlem çok basit, hayalimizi çok ayrıntılı, renkli, gerçekleşebilecek boyutlarda, zaman kısıtları koyarak senaryolaştıracağız ( düşünsel olarak filme çekeceğiz ) Beynimizde bu filmi ara sıra oynatıp düzeltmeler yapacağız ki buna “görselleştirme” deniyor. Bazı spor takımları hiç antrenmana çıkmadan sadece bu teknik ile çalışıyor ve antrenmana çıkanlar kadar hatta fiziksel antrenmanda yapmışlarsa diğerlerinden çok daha iyi sonuçlar alıyorlar.Şimdi gözlerinizi kapatın ve düşünün ulaşmaya değer bir hayaliniz var mı?Bu hayali hedef haline getirmeye hazır mısınız?
Zor değil, bir kez başlayın gerisini beyniniz halledecek ama emrin sizden gelmesi lazım.
Ne zaman geleceğini bilmeyi istemediğimiz o son ana kadar hayal kurmaktan vazgeçmeyelim ve başardığımız her hedeften sonra onun yerini alacak ondan daha zorlu bir hedef ( hayal ) yaratalım.Gökkuşağı renklerinde hayallerimiz, başarmaya değecek hedeflerimiz, bizi yaşama bağlayacak umutlarımız hiç bitmesin. Barışın, demokrasinin, insana ve fikre saygının tam anlamıyla temel değerler olarak kabul edildiği bir dünyada yaşama hayalimizi hiç yitirmeyelim..

Küreselleşen dünya ekonomiyi de küreselleştirdi. Dolayısıyla hepimizin az ya da çok parçası olduğu iş dünyasında her geçen gün şartlar zorlaşıyor. Bizi öne çıkaracak nokta ise “yaratıcılık”.
Yaratıcılık doğuştan gelen bir yetenek değildir; birkaç basit adımla sonradan geliştirilmesi mümkündür. Öncelikle kişinin kendisinde problem çözücü, değişiklik ve farklılık yaratıcı bir yeteneğin olduğuna inanması gerekir. Yaratıcılığı geliştirebilmek için yüksek standartlar ve büyük umutlara sahip olmak gerekir. Çoğu zaman bizi hayrete düşüren ve hayranlık uyandıran icatlar yaratıcı düşünmenin ürünleridir.

Mitolojiye göre; hem mimar, hem de heykeltraş olan Diadolos’un yeğeni Talos, ölü bir yılanın dişlerinden esinlenerek testereyi keşfetmişti. Güneş'in görüntüsünün bir perdeye düşen izdüşümü, M.S. IX. yüzyılda Arap gökbilimcileri tarafından (daha önce de Çinliler tarafından) incelenmişti. XVI. yüzyılda Canaletto gibi İtalyan ressamlar, düzgün çizim yapabilmelerine yardımcı olan mercek ve camera obscura (karanlık kutu) gibi araçlar kullanıyorlardı. Alman anatomi profesörü Johann Heinrich Schulze ise, 1725'te cam şişe içindeki gümüş nitrat çözeltisinin güneş ışığı altında kaldığında siyah renge dönüştüğünü fark etti. 1827'de, metal bir levhanın ışığa duyarlı bir maddeyle kaplanmasıyla, ilk kez bir nesnenin kalıcı görsel kaydı gerçekleştirildi ve optik ile kimyanın birleşimi sonucu ilk fotoğraf makinesi bulundu.

Yaratıcı olmak ya da olmamak
Yaratıcı düşünme becerisini kazanmanın en etkili yolu çevrenizde yaratıcı diye nitelendirdiğiniz, düşünceleriyle sizde hayranlık uyandıran veya size “benim niye aklıma gelmedi” dedirtebilen kişileri gözlemlemek ve onların yöntemlerini keşfetmektir. Yaratıcı kişileri gözlemlediğimizde belki de daha önce hiç farkına varmadığımız bir şeyi farkedeceğiz; hepsinde bulunan kişilik özelliklerini... Bu kişiler genellikle meraklı, problemleri araştıran, karşısına çıkan tehditleri fırsata dönüştüren, iyimser, yargılayıcı, hayalperest, kolay kolay pes etmeyen ve çalışkan kişiler olarak göze çarpıyorlar.

Bu kişilik özelliklerini içinde barındıran ortak davranışlar ise şu şekilde sıralanabilir:
Başkalarından farklı düşünmek: Yaratıcılığı gelişmiş insanların en önemli davranış özelliği kendilerine duydukları güvendir.
Yargıyı geciktirmek: Fikirleri yargılamadan değerlendirmek. İnsanlar genellikle düşünceleri değerlendirmeden yargılarlar, bir sistematiğin içine yerleştirme ve sınıflandırma eğilimi taşırlar ve çoğu zaman bunu farkında olmadan yaparlar.
Esnek düşünmek: Kurallar, sınırlar ve prensipler olmadan düşünürler. Kesin siyahları ve beyazları yoktur. Grileri hayatın her alanında çok kullanırlar ve esneklerdir.
Spontanlık: Hızlı düşünerek bir anda pek çok fikrin mantık süzgecinden geçmeden ortaya çıkmasını sağlarlar.
Sentez yapmak: Birtakım kavram, düşünce ve sembolleri hayal gücünü kullanarak birbirleriyle ilişkilendirip yeni, yaratıcı ve farklı sonuçlar elde edebilmektir. Ne kadar çok sentez yapılırsa o kadar çok yaratıcı fikir ortaya çıkar. Yaratıcı düşünme süreciyle ilgili yaklaşımlardan biri de bu süreci dört bölüme ayran Wolls'a aittir. Buna göre; hazırlık döneminde henüz bilgiler toplanmakta ve problem tanımlanmaya çalışılmaktadır. Kuluçka döneminde kişi problemi ortaya çıkarmak için bilinçli bir şekilde düşünmeye başlar. Aydınlanma döneminde bilimsel keşif, icat, ürün veya hizmet oluşmaya başlar. Ve son olarak, gerçekleşme döneminde ise ilk üç dönemde elde edilenler test edilerek geçerli ve gerçekçi olup olmadığına bakılır. Elbette ki hata yapmadan doğruyu bulmak mümkün değildir. Hayallerle birlikte sınırsız bir merak duygusu, riskler, mantıklı-mantıksız, belki de saçma sapan ama önceden var olmayan düşüncelerin üretilmesi, ortaya yeni veya farklı bir şey koyma isteği, diğer insanların göremediklerini görmek ve odaklanmak...

En önemli icatlardan biri olan ampül de bu şekilde bulunmamış mıydı? Başarıya %1 yaratıcılık, % 99 ter ile ulaşılır diyen Edison da araştırmaları uğruna bir parmağını kaybetmiş, derme çatma da olsa laboratuvarını havaya uçurmuş, ama bitip tükenmek bilmeyen denemeler sonucu insanlığa bu hediyeyi sunmuştu. 1001. denemesinde amacına ulaşan mucit, kendisine yöneltilen başarısızlık suçlamalarına ''Başarısız olmadım; sadece icadıma varmayan 1000 ayrı yolu keşfettim'' cevabını vererek burada da yaratıcılığını konuşturmuştu.

Biz neler yapabiliriz
Günümüz iş dünyasında da yaratıcılıkla farklılığımızı ortaya koyabiliriz. Kişisel veya kurumsal hedefler belirleme ve disiplinli bir çalışmayla bu düşüncelerin sonuca dönüştürülmesi, bu alanda yaratıcılığın temellerini oluşturuyorlar. Bunları yaparken kişilerin, önlerine çıkan engelleri, kalıplaşmış düşünceleri, diğer insanların önyargılarını göz ardı etmeleri gerekiyor. Çünkü gelişen ve küreselleşen dünyada artık bir yerlere gelebilmek için farklı olmak, farklı olmak için de yaratıcılık kaçınılmaz bir gerçek.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hayal Kurma ve Yaratıcılık" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlkten ÇETİN Fotoğraf
Psk.İlkten ÇETİN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi251 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Entellektüel Yaratıcılık Şenay YILMAZ
► Beyin, Yaratıcılık ve Zeka Psk.Dnş.Ahmet Vezir TAYLAN
► Bipolar Bozukluk ve Yaratıcılık Psk.Zeynep AYDOĞAN
► Dikkat Eksikliği ve Yaratıcılık Psk.Ramazan ŞİMŞEK
► İletişim Kurma Yöntemi Psk.Dnş.Ertuğrul AKBAŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,979 uzman makalesi arasında 'Hayal Kurma ve Yaratıcılık' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşkın Psikolojisi Aralık 2011
► Kendini Açma Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:30
Top