TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Barışmak İstiyorum Kendimle...

Füsun BUDAK Fotoğraf
Psk.Füsun BUDAK
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 12 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj Gönderilebilirİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 417,

* Yayın Tarihi : 04-04-2008 - 21:09 (42 gün önce),

* Ortalama Günde 9.70 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7068 , Kelime Sayısı : 924 , Boyut : 6.90 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Füsun BUDAK hakkında söyledikleri:
Hayatımda üstüste yaşadığım acıların ardından,taşıyamayacağım kadar ağır yükün altında ezilmek üzereyken Füsun Hanım'ı tanıdım. Bana boğulmak üzere olduğum yaşam evinde önce pencereleri açmamı öğretti. Sonra nefes almayı, görmeyi ve hayatı sevmeyi gösterdi. Bunları yaparken onun danışanına verdiği değeri ve sabrı gördükten sonra profesyonelliğin ne demek olduğunu daha iyi anladım.
Kendisiyle hafta sonları görüşüyordum. Güler yüzüyle beni karşıladığında yüreğime sıcacık bir şeyler akıyordu. Bir arkadaşımın tavsiye ettiği Füsun Hanım'a gitmemek için önceleri çok direnmiştim. Sonra iyice dibe vu... [DEVAMI..]

(f.g., Danışan, 28-12-2007)

Hayatımın belki de en karmaşık, zor ve içinden çıkılamaz dönemini yaşıyordum... Belki tüm tavsiye yazıları bu şekilde başlıyor ancak bunun bir farkının olduğunu belirtmek isterim. Şöyle ki, İstanbul'da bir çok psikolog görmüş olmam ve artık gerçekten anlaşılmaz olduğumu düşünüp, psikolojik tedaviye olan inancımı yitirmek üzereyken tanıştım Füsun Hanımla. Aynen yukarıda belirttiğim gibi olan hayatımda bir ışık yanacağına daha ilk görüşmemizde inandım. Öncelikle elinde bir sihirli değnek olmadığına inandırdı beni, sorun neyse bunu birlikte çözecektik. Onu göreceğim günleri sabırsızlıkla çekmeye ... [DEVAMI..]
(Nilay, Danışan, 25-12-2007)

Fusun hanım' la hayatımın- evlılıgımın ve gelecegımın cıkmaza gırdıgı zor bır anda ınternet uzerınden tanıstım. Bır psıkologla gorustukten sonra gıttıgıne pısman olan cozum ararken hayatı daha allak bullak olan ve suclamaların altında ezılen ınsanların yakıntılarını okuyordum duyuyordum ve endıselıydım baslangıcta..ama fusun hanımın objektıf bakıs acısı benım kendımı bulmama ve esımınde buna saygı gostermesıne yardımcı oldu. Olculu ve arkadas canlısı yaklasımı sayesınde kendımı rahat ıfade edebıldım. Her terapıden sonra hayata daha da sarıldım.(yurt dısında yasamaktayım. Klavyenın ıngılızce ol... [DEVAMI..]
(molly, Danışan, 26-11-2007)

Psk.Füsun BUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Barışmak İstiyorum Kendimle...


İlişkini gözden geçir. Ne bekliyorsun kendinden ve ondan? Ne istiyorsun, yaşadığın ve yaşamadığın şeylerden? Çok mu ürkütücü geliyor? Zaman gelip geçiyor. Yaşamı ne kadar çabuk tüketiyoruz. Aslında belki de yaşam bizi tüketiyor. Bilmiyorum ne oluyor? Kim bilir belki de yaşamı çok ciddiye alıyoruz. Yaşam acı ve tatlısıyla yaşanan bir süreç. Kimi zaman insanı güldüren kimi zaman da ağlatan. Yaşananlar ve yaşanacaklar bizi eğitiyor, bizi geliştiriyor. Hatta bazı zamanlarda da gelişimimizi engelliyor.

Aslında biz insanlar yaşadıklarımızla kendimiz oluyoruz. Kendimizle kimi zaman savaşıyor kimi zaman da barışıyoruz. Bir kısmımız sürekli savaş halinde. Korkunç bir dünya yaratmış kendine. Hiçbir şey onu mutlu etmiyor. Hiçbir şey ona zevk vermiyor. Ne yapacağını, nasıl hareket edeceğini bilemiyor. Çünkü biliyor ki yaşam ağır geliyor ona…
Dur ve düşün! Neler bekliyorsun ? Beklediklerini bulamadığında neler hissediyorsun? Her seferinde kafanı bir duvara vuruyor musun? Vurduğun zaman tekrar doğrulmaya çalışıyor musun? Doğrulurken çektiğin acıları sen biliyorsun. Aslında bu acılar seni geliştiriyor. Kendini ve çevreni tanımana sebep olmuyor mu? Biri sana duvara gitme dese duracak mısın? Tabii ki hayır! Oraya çarpıp öğrenmek isteyeceksin. ‘Ben de çarptıkça öğreniyorum bu hayatın gerçeklerini diyen’ pek çok insan dinliyoruz. Çok doğru. Hepimiz yaşadıkça öğreniyoruz. Başımıza vuruldukça anlıyoruz. Bunu yaşayan insanları dinlesek belki de bu acıları yaşamayacağız. Ama dinlemeyi değil, yaşamayı tercih ediyoruz.

Korkuyoruz kimi zaman bu hayatı yaşamaktan… Bu kadar çok gerçekle karşılaşmak acıtıyor insanı. Belki de çok ciddiye alıyoruz.

Çevrene baktığında kendini tanıdığını ve yaşadığını sanan o kadar çok insan olduğunu görüyorsun. Oysa kendini tanıdığını sanıyor yalnızca… Yüzleşmekte zorluk çekiyor gerçeklerle… Kendini anlayamadığı gibi çevresindeki insanları da anlayamıyor aslında. Kendi kırgın ve üzgün olduğu için diğer insanları da kırmak ve üzmek istiyor. Barışmak gerek kendinle ve diğer insanlarla… Daha doğrusu hayatla barışmalı insan.
Kendini tanımak aslında diğer insanları tanımaktan daha zor belki de… Ya da insan kendini tanımaktan, kendi ile yüzleşmekten kaçıyor da diyebiliriz. Olumsuzlukları ve bunları fark etmeyi istemiyoruz.

Barışmak istiyorum kendimle… Çok mu zor bunu gerçekleştirmek? Ben kendimle barışırsam çevremdeki diğer insanları da hataları ile kabul edeceğim biliyorum. İstersem yapabilirim.

Biliyorum insan isterse yapabilir. Barışmayı istemeli insan. Dünya ile, çevreyle, aileyle, sevgiliyle her şeyden önemlisi kendiyle… Kendini affetmeli insan. Yaşadıklarını, düşündüklerini ve hissettiklerini. Hataları ile kabul etmeli insan kendini…
Biliyorum her insan barışmak istiyor kendi ile… Yöntemini ya da nasıl barışacağını bulmakta zorluk çekiyor. Kendini tanıdığında mutsuz olacağını düşünüyor belki de… Kendine bir fırsat verse tanıyacak ve sevecek.

Kimi zaman çevremizdeki sevgiyi kaybetmek istemiyoruz. Korkuyoruz sevgiyi yitirmekten. Ona dört elle sarılıyoruz. O olmadan yaşayamayacağımızı düşünüyoruz. Bu eşimiz, sevgilimiz, annemiz, babamız, kardeşimiz, arkadaşımız olabilir. Onlar bizi sevmediği takdirde her şeyi kaybedeceğimizi hissediyoruz. Çünkü aslında biliyoruz ki biz kendimizi sevmediğimiz için onlarında sevgisini kaybedersek yok olacağız. Sevgiyi kaybetmemek adına istemediğimiz şeyleri yapıyoruz. Ya da onun hiçbir isteğine hayır diyemiyoruz. Aynı ihtimamı ondan da bekliyoruz. Bulamadığımızda küsüyoruz, kaçıyoruz, mutsuz oluyoruz. Kendimizi terk edilmiş ve yalnız hissediyoruz. Herkesten, her şeyden uzaklaşıyoruz. En önemlisi de kendimizden… Mutlu olamadığımız için çevremizi de mutlu edemiyoruz. Sonra da bu durumu yaşama mal ediyoruz. İnsanların ve şartların değiştiğini, hayatın yaşanamaz hale geldiğini düşünmeye başlıyoruz. Herkesi ve her şeyi bu durumdan sorumlu tutup, bir kendimizde olması gereken sorumluluğu görmezden geliyoruz. Çevremizdeki insanlarla hatta kendimizle sürekli savaş halinde oluyoruz. Dur ve bir bak kendine… Artık çevrendeki insanlarla en önemlisi de kendinle barış imzala…

Korkma göreceğin ve yaşayacağın şeylerden… Kendini anlamadan, kendini sevmeden bir başkasını anlamak ve sevmek ne kadar zor. Farkına varmalı ve yüzleşmelisin. Kendin olabilmelisin. Herkesin senden beklediğini değil, senin kendinden ne beklediğini görebilmelisin.

Barışmalı insan kendi ile… Kendine dışarıdan bakabilmeli… Bunu kaç kişi yapabilir bilemiyorum? O kadar da zor olmasa gerek. Kendini ve hayatı gırgıra almalı belki de… Gördüğü hataları sürekli eleştirmek yerine gülebilmeli kimi zaman.

İnsan ne istediğinin kararını verebilmeli… Ne istediğine karar vermek, bunun sorumluluğunu almayı gerektirir. Böylece yanlış bir karar verme riskini göze alıp, bunun sonuçlarına katlanmayı ve başkalarını suçlamamayı öğrenirsin. ‘Bu benim seçimim, benim isteğim’ diyebilmelisin… Kendinle barışman için bu bir fırsat olacaktır.
İnsan yaptıkları ve yapmak istedikleri arasındaki farktan dolayı çatışma yaşar. Bunu yaşamak mutlu olmasını engellediği gibi, herkese ve her şeye öfke duymasına da sebep olur. Kim olduğuna ve ne istediğine karar vermeli insan. İsteklerine önem vermeli… Başkalarının isteklerinden ziyade kendi isteklerini görebilmeli önce. Kendi ile barıştığında mutlu olur insan…

Bu yazıma karşılık yazılanlardan bir örneği paylaşmak istiyorum sizinle… ‘Kendimizi duvarlara vuruyoruz ve kafamız dank ediyor adeta. Hayattan her defasında bir tokat yiyoruz ve böylece öğreniyoruz hayatı… Keşke dinlesek. Evet! Ama güven duymuyoruz, belki de insanlara inanmıyoruz... Sadece kendi doğrularımıza inanıyoruz. Bundan olsa[FONT='Tahoma','sans-serif'] gerek diye düşünüyorum. İnsan ne yaparsa yapsın bu dünyada, neye sahip olursa olsun ancak kendisiyle barışık olursa mutlu olabiliyor… Bunu başaranda çok az kişi var bence… Nasıl kendimizle barışık olabiliriz? Bilmiyorum ki bu kadar hata yaparken... Bir söz aklıma geldi şu an affetmek hayata devam edebilmektir... Öncelikle kendimizi affetmeyi öğrenebilsek, o zaman her şey düzelecek galiba… Kendimizi affedince başkalarını affetmeyi de öğreneceğiz herhalde… Düşündüm de… Bende kolay affetmeyen biriyim ve hayatim çok zor geçiyor’.[/font]

Çok güzel anlatmış yaşadıklarını ve hissettiklerini… Farkına varmış bazı şeylerin. Bir de kendini hataları ile kabul edebilirse ve affedebilirse mutlu olabilecek… Barış imzalamayı istemesi gerek kendi ile…

Barışmak istiyorum kendimle… Ama bunun yöntemini bilmiyorum, nasıl yapabileceğimi bilmiyorum diyorsan, öğrenmeyi de istemelisin. Korkmadan, çekinmeden açmalısın kendini… Bir anda değişmeyecektir belki pek çok şey… Yeter ki barışmak iste sen kendinle…

Kendini tanımalı, kendi gerçek duygularının ve isteklerinin farkına varmalısın… Kendini kabullenebilir, affedebilir ve sevebilirsin. Barışabilirsin kendinle… Yeter ki kendini olduğun gibi kabul et… Unutma! Hiçbir şey ya da hiç kimse senden daha önemli ve değerli değil bu yaşamda… Bırak insanların senden ne beklediklerini, önce sen ne bekliyorsun kendinden buna karar ver. Bir başlangıç yap ve BARIŞMAK İSTİYORUM KENDİMLE…

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Barışmak İstiyorum Kendimle..." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Füsun BUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • İlişkilerden Beklentilerimiz , Psk.Serhat YABANCI
  • Sınav Kaygısı Ve Başa Çıkma Yolları , Psk.Ayla SIRIKLI
  • Zayıf Karne Sendromu - Okul Başarısızlığının Nedenleri , Psk.Eylem AYRANCI
  • Soteria Projesi: Şizofreniyi Nasıl Yeneriz? , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Boşanmalı Mı Boşanmamalı Mı? , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Eş Seçme Kuramları , Psk.Duygu AYHAN
  • Ailenin Oluşumu Ve Etkileri , Psk.Serhat YABANCI
  • Çocuklarda Korkular Ve Saldırganlık , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Andropoz Ve Panik Atak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kişilik Ve Dayak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Bağımlı Gençlik Ve Teknoloji Bağımlılığı , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Erotomani Ve Şizoid Kişilik , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kıskançlık Ve Stres , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Şiddet Uygulanan, Şiddet Uygular! Ve Erkekler De Şiddet Görüyor , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Depresyonda Mıyız Yoksa? Ve İnsan Olmanın Temel Niteliklerinden Yoksun Olan , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Çocuklarda Enüresis-Alt Islatma (Nedenleri Ve Öneriler) , Psk.Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Kendine Yetebilmek , Psk.Serhat YABANCI
  • Röportaj: Antidepresan Eşittir Çağdaş Muska , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Gençler İçin Başarı , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Çocuk Ve Afet : Felaketlerin Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri , Psk.Nevin KÜÇÜK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    17:57
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler