2007'den Bugüne 85,241 Tavsiye, 26,655 Uzman ve 18,979 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



İş Hayatında Güvenli Davranışın Etkileri
MAKALE #9069 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI | Yayın Mayıs 2012 | 4,505 Okuyucu
* Haklarına Sahip Çıkmak
* Duyguların Yönetimi
* Amaç belirlemek
* İletişim: İstekte Bulunmak ve Dinlemek
* Karşı Çıkmak
* Eleştirileri Karşılamak
* Saldırganlıkla Baş Etmek
* Çatışmaları Çözümlemek ve Uzlaşma Sağlamak

Güvenli davranışın bize son derece olağan,başka bir davranışın imkansız gibi geldiği bazı ortamlar vardır. Bazı ortamlarda ise güvenli davranış göstermeye cesaret edemeyiz hatta korkarız. Güvenli davranış geliştirmenin hareket noktası risk alma kavramına dayanır, bir takım riskler üstlenerek güvenli davranış geliştirilmeye başlanır.

HAKLARINA SAHİP ÇIKMAK

Güvenli davranış gösterememenin birinci önemli nedeni davranışlarımıza izin vermememiz veya çok fazla izin vermemizdir. İkinci neden ise diğerlerinin davranışlarımızı kabul etmeyeceğinin düşünmemiz veya diğerlerini davranışlarımızı kabul etmek zorunda olan kişiler olarak görmemizdir. Kısaca, bireyin neye hakkı olduğuna veya olmadığına ilişkin açıklığa sahip olmayışı güvenli davranışı engeller.

Güvenli davranış eğitimlerinde düşünce düzeyinde değişim yaratmak için öncelikle bireyin sahip olduğu haklardan söz edelim. Bu haklar:

Kendi istek duygu ve düşüncelerini ifade etme hakkı: diğerlerinin bunu engellemesine izin vermeme ve başkalarının bu konuda engellememe güvenli davranışın birinci şartıdır.
Diğerlerinin istek düşünce ve duygularını sorma hakkı: diğerleriyle kurulan iletişimde yanlış adım atmamak için bazen onların istek düşünce ve duygularını sormaya ihtiyaç duyulur. Eğer bu karşı taraf için kabul edilebilecek bir durum ise soru sormaya hakkımız vardır. Cevap verip vermeme hakkı ise karşıdaki kişiye aittir.
Zayıflık ve sınırlarını ifade etmek: bireyin kendisini olduğu gibi kabul etmesi ve sınırlarının farkında olması kendisinsin korumasını sağlar yoksa aşırı risk alarak panik bölgesine geçer. “bilmiyorum” diyebilme ve hata yapma hakkını kendisine tanıdığı zaman diğerlerinin sınırlarını kabul etmek birey için kolaylaşır.
Öğrenme ve kendini geliştirme hakkı: birey kendisine her şeyi bilmeme, hata yapma hakkı verdiği, sınırlarını kabul ettiği ölçüde yeni şeyler öğrenmeye ve kendisinin geliştirmeye girişir.
Diğerlerinin sınırlarını aşmamak koşuluyla daha mutlu ve huzurlu olmaya çalışmak: gereksinimlerini belirleme ve bunları tatmin etme bir bireyin son derece doğal hakkıdır. Bunu yaparken diğerlerinin gereksinim duydukları şeylere ulaşmasını engellememek güvenli davranışın önemli şartıdır.

· VAK’A: Haklarını kullanamayan yönetici

Yeşim hanım özel bir bankada çalışmaktadır, bir ay önce şefliğe yükselmiştir. Emrinde çalışan ü. Astından biriyle sorunlar yaşamaktadır. Söz konusu ast işleri zamanında tamamlamamaktadır. Yeşim hanım, astının iyi niyetine, çalıştığına inanmaktadır. Bu tarz sorun yaratan durumlarda memnuniyetsizliğini file getirmemekte, yüz ifadesinden astının bunu anlayıp kendini toparlayacağını düşünmektedir. Aynı şeyler tekrarlandıkça sinirlenmektedir. Katıldığı güvenli davranış eğitiminde çözüm aramaktadır. Eğitimci tarafından kendisine şef olarak astını uyarma, açıklama isteme hakkına sahip olup olmadığı sorulmuştur. Verdiği cevap şöyledir: “evet ama ben kötü yönetici olmak istemiyorum.”

Yeşim hanım yasal olarak sahip olduğu hakkını nasıl kullanacağını bilemediği için bu hakkını kullanmakta kendi kendini engellemiştir. Güvenli davranışa geçebilmesi için öncelikle böyle bir hakkının olduğunu kabul edebilmesi gerekir. Bundan sonraki iş çalışmalar astın davranışıyla ilgili eleştirilerin ne şekilde yapılması gerektiği ile ilgilidir.

DUYGULARIN YÖNETİMİ,

Dört temel duygu vardır ve bu duyguların göstergeleri ile bu duyguları harekete geçiren uyaranlar evrenseldir. Dört temel duygu öfke, korku, sevinç ve üzüntüdür. Bunların nedenleri ve neler yapılması gerektiğine ilişkin bilgiler tablo da yer almaktadır.
DUYGULAR
NEDEN
İHTİYAÇ
NE YAPILMALI?
ÖFKE
Engel
Anlaşılma
Dinlemek
ÜZÜNTÜ
Kayıp
Destekleme
İfade Etmeyi Kolaylaştırmak
KORKU
Tehlike
Güven Verilme
Korkuyu Kabul Edilir Hale Getirmek
SEVİNÇ
Başarı
Bağ kurma
Karşılamak

Duygularımızın farkına varıp özgün bir şekilde ifade edemediğimiz zaman üç olumsuz durum karşımıza çıkar: Elastik duygular, biriktirilmiş duygular, parazit duygular.
Elastik duygular, daha önce yaşanmış bir duygunun benzer görülen bir olayda hatıra getirilmesidir. Örneğin: Bireyin yeni bir iş görüşmesinde, daha önce yoğun çatışmalar yaşadığı eski işvereni ile aynı isimde birini karşısında bulması.

Biriktirilmiş duygular, farklı kişiler veya farklı olaylarla ilgili hissedilen duyguların bir araya getirilmesidir. Daha sonra patlama noktasında aşırı bir şekilde dışa vurulur. Örneğin evden öfkeli bir şekilde çıkan, trafik stresi yaşayan, ardından geç kaldığı için patronundan hoş olmayan bir tavır gören birinin çaycıya şekeri unuttuğu için bağırması gibi.

Parazit duygular, bazen belirli duyguların ortaya konmasının uygunsuz olduğuna inandığında, bunların yerine daha uygun olduğu sanılan başka duyguların gösterilmesidir. Ortaya konuşlan duygular gerçekte hissedilenlerden farklıdır. Örneğin korku ve üzüntünün zayıflık olduğuna inanan birinin korku ve üzüntü duyduğunda öfke göstermesi gibi.

· VAK’A:Korkan eğitimci

Sevgi hanım bir eğitim şirketinde çalışmaktadır,görevi eğitim içeriklerini hazırlamaktır. Yaratıcı fikirleri dikkat çekmekte, hazırladığı eğitimler sıklıkla talep edilmektedir. Şirketten kendisinin hazırladığı eğitim oturumlarını sunması istenmektedir. Sevgi hanım bir türlü eğitim vermeye girişememekte, çeşitli bahanelerle bu teklifleri geçiştirmektedir. Bunun nedeni üç sene önce yaşadığı olaydır. Özel bir okulda öğretmenlere iletişim konusunda bir seminer vermiş,40-50 kişi bir gruba hitap etmiştir. Bu kadar kalabalık bir grup karşısında bulunmak onu ürkütmüştür. Grup böyle bir seminer için hiç motive değildir. Seminer saat beşten sonra olduğu için bir an önce eve gitmek istemektedir. Sevgi hanım, konuşmaya başlar, gergindir, grubun ilgisizliği gerginliğini daha da arttırır. Bu arada elektrik kesilir, sesini duyurmakta zorlanır. Arka sıralarda oturanlar kendi aralarında konuşmakta, birbirlerine fotoğraflar göstermekte ve gülüşmektedirler. Bu görüntü onu kendisine başarısız hissetmesine neden olmuştur.

Bu başarısızlık duygusu aklından hiç çıkmamıştır. ne zaman böyle bir öneri gelse o arka sıralardaki, insanların konuşup gülüştükleri görüntü gözünün önüne gelmektedir. yeniden aynı şeyi yaşama korkusu eğitim önerilerini geri çevirmesine , geri planda kalmasına neden olmaktadır.

Üç senenin sonunda büyük bir şirketin orta kademe yöneticilerine kendi hazırladığı eğitim oturumunu yönetmeyi kabul eder. 2 hafta boyunca gece gündüz çalışır. Sürekli o geçmişteki görüntü gözünün önüne gelmekte ve çok korkmaktadır. eğitim günü elleri titremekte, grup karşısında kendini çok güçsüz hissetmektedir. geçmişten gelen başarısızlık görüntüsü hep gözünün önündedir.bu, onun yaptığı eğitimin ilk gününü değerlendirmesini engellemiştir. İkinci oldukça yorgundur,bir an önce eğitimin bitmesini istemektedir.eğitimi tamamlar,değerlendirme formunu dağıtır. Katılımcıların yaptığı değerlendirmeler iyidir. Buna şaşırır çünkü geçmişten bugüne getirdiği baskı,performansı ile ilgili farkındalığı yok etmiştir. Katılımcılardan en yaşlı yönetici kendisine “ verdiğiniz bilgiler için çok yararlı, grupla kurduğumuz iletişim çok güzeldi, teşekkür ederiz.” der.
Sevgi hanım, bundan sonra yeni eğitimlerin sorumluluğunu üstlenmiş fakat uzun süre geçmişten gelen başarısızlık görüntüsünü silememiştir. Bunu yenmek için bulduğu çözüm şöyledir: ne zaman arka sıralarda konuşup gülüşen kendisini dinlemeyen insanların hatırına gelse yerine kendisine teşekkür eden, kendisini, takdir eden o yöneticinin görüntüsü gözünde canlandırmaya çalışmıştır.

AMAÇ BELİRLEMEK

Ne istediğini bilmek ve bulda yolda çaba harcamak amacına ulaşmanın en etkili yoludur. Güvenli davranışla amaç belirlemek, bireyin kendi kendisi ile bir anlaşma yapmasıdır.psikolojik kontrat adı verilen bu anlaşmanın belirli şartları vardır.
Amaç geliştirilebilir olmalıdır:aynı donanıma sahip başka bir kişinin benzer bile amacı gerçekleştirmiş olması uygun bir kriter olabilir.
Amaç somut olmalıdır:amaca ulaşıldığını gösteren somut bir durumun betimlenmesi,amaç belirlemede önemli bir faktördür.
Amaç olumlu bir şekilde ifade edilmelidir: örneğin öfkelenmemek yerine durumu sakinlikle ele almak şeklinde ifade etmek gerekir.
Amacın gerçekleştirilmesi bireyin kendisine bağlı olmalıdır: bir başkasını memnun etmek veya bir başkasına karşı çıkmak için bir şeye ulaşmaya çalışmak güvenli bir davranış değildir.
Amaç birey için anlam taşımalıdır: bireyin değerleriyle bütünleşmelidir.
Amaç, bireyin çevresi veya kendisi için olumsuzluklar getirmemelidir: amaca ulaşıldığında birey başka bir alanda kayıp yaşayacağını hissetmelidir.

· VAK’A: Ne istediğini bilmeyen öğrenci

Zeynep hanım yönetim alanında yüksek lisans yapmaktadır.kısa bir süre önce rutin,hiçbir yaratıcılığı olmadığı düşüncesiyle işinden ayrılmıştır.akademisyen olmak istemekte bu arada da geçimini sürdürmek zorundadır. Tez hocası ir bankanın eğitim müdürlüğünde eleman aradıklarını gidip görüşmesini söyler. Aslında istediği tarzda bir iş değildir ve tezini engelleyeceğini düşünmektedir.ne var ki yaşamak için ,işe ihtiyacı vardır. İlk görüşme sonrasında sınava girmeyi kabul ederse de çelişki içindedir,para dışında hiçi bir motivasyonu yoktur. Sonuçta çoktan seçmeli genel yetenek testinde, cevap kâğıdında kaydırma yaptığı için işe alınmaz. Bunu öğrendiğinde hem üzülür hem de bir rahatlama hisseder.

Bir şeyi hem isteyip hem de istemediğimiz zaman ister istemez kendimizi sabote ederiz. Böylelikle içi çatışmalarımız dış değişkenler tarafından çözüme kavuşturulur. Zeynep hanım, cevap kağıdı üzerine yaptığı hatayla hem işe girememiş hem de bu kararı verme sorumluluğunu üstlenmemiştir.

Bu vaka amacın belirgin olmaması ve bedel ödemeyi istemem konusuna iyi bir örnektir. Zeynep hanımın amacı akademisyen olmaktır, bedeli ise yüksek lisans tezini bitirip, kadro buluncaya kadar küçük işlerle hayatını kazanmaktır. Söz konusu işle ilgili öneriyi kabul eder fakat bedelini ödemeyi kendi içinde kabul etmez. Bu iş tam günlük bir iştir ve tezinin uzamasını getirecektir. İş beğenmemezlik yapmaya hakkı olmadığını düşündüğü için “hayır” diyememiştir.

İLETİŞİM: İSTEKTE BULUNMAK VE DİNLEMEK

İletişim en basit tanımıyla belirli bir amaca sahip kaynak kişinin karşısındaki alıcı kişiye mesaj göndermesidir. Etkin iletişim denildiğinde , kaynak kişinin alıcı tarafta istediği etkiyi yarattığı düşünülür. Sorunlu iletişim ise; kaynak kişinin amacı dışında bir mesaj göndermesi, istediğini karşı tarafın anlayacağı şekilde formüle edememiş olması veya alıcı tarafından mesajı yanlış algılaması ve buna bağlı olarak bir cevap vermesi söz konusu olabilir. Bu nedenle amaç belirlemek , bir istekte bulunmanın ilk şartıdır. Her ne kader etkin iletişim, amacına ulaşmak olarak tanımlanıyorsa da bir istekte bulunurken bireyin alabildiği iki cevabın, evet ve hayır cevabının olduğunu baştan kabul etmesi gerekir. Pek çok kaçma davranışının temlin de hayır cevabını alma korkusu yatar. Saldırgan davranışta ise hayır cevabı olasılığı bile düşünülmediği için tepki aşırıdır. Yönlendirme davranışında evet veya hayır cevabı verilmeyecek şekilde karmaşık soruların sorulması söz konusudur.

· VAK’A: Anlayışsız arkadaş

Sinan bey büyük bir işletmenin finans bölümünde çalışmaktadır. Tamamlaması gereken çok fazla işin olduğunu bir hafta yaşamaktadır,şirketler ,bankalar arasında koşuşturmaktadır. Kredi işlemleri için bankaya gittiğinde bir belgeyi yanına almadığını fark eder. Bu belge üzerindeki sayıya gerek vardır. Büro arkadaşlarına telefon açıp, masasına bakıp bu belgeyi bulup üzerindeki sayıyı söylemsini ister.telaşlıdır,acil yardıma ihtiyaç vardır.telefon konuşması şöyledir:
-neden masan bu kadar dağınık?
-şimdi,bunun sırası değil.
-dur,bakıyorum, nereye koyduğunu sen bile bilmiyorsun,ben nasıl bulayım? Masan korkunç!
-bir de çekmeceye bak.
-tamam buldum,dosyaların arasında. Böyle bir evrağı daha iyi bir yere koymalıydın.
-sayıyı verir misin lütfeeeeeeeeeeeen!ben işini hallediyorum sen bana bağırıyorsun.
Telaşlı bir insanın en son ihtiyacı olduğu şey yargılanmaktır. Bu zaten sinirli olan bir insanı daha da sinirlendirir. Üstü üste gelen eleştiriler burada Sinan beyi sert tepki vermeye zorlamıştır.büro arkadaşı eleştirilerinde haklı olsa bile doğru zaman ve doğru tavır içinde olmadığından kabul edilmesi zordur. Sinan beyin sadece anlaşılmaya ve yardıma ihtiyacı vardır.

KARŞI ÇIKMAK


Açıkça ve kibarca "Hayır" demeye çalışmak bazen yaşamımızı zorlaştırır. Oysa, herkesin zamanının kısıtlı olmasına, önceliklerinin bulunmasına ve bir şeyi istememeye hakkı vardır.

"Hayır" diyememenin temellerini çocuklukta bulabiliriz. Anne-babanm çocuğa karşı tavrı, verdikleri eğitim, çocuğun çevresinin tüm isteklerini kabul etmek zorundaymış şeklinde algılamasına neden olur. Bunu yapmadığı zaman varlığının tehlikeye gireceğini düşünür.

Hayır demek için ilk adım, karşı tarafın isteğini olumlu karşılamaktır. Sizin reddetme hakkınız olduğu kadar onun da talep etme hakkı vardır. İkinci adım, red cevabının sizin önceliklerinizle ilgili olduğunu ortaya koymaktır. Eğer isterseniz başka önerilerde bulunabilirsiniz. Konuşmayı olumlu bir şekilde bitirmek önemlidir. Örneğin, "Saat 17.00'den sonra birlikte çalışıp raporu bitirmemizi istiyorsun, gerçekten çok iyi olurdu. Fakat benim doktor randevum var. Eğer istersen yarın sabah erken gelip yapalım ya da yarın öğlen yemeğe çıkmayalım. Anlayışına teşekkür ederim."

· VAK’A: Evet-efendimcilik

Mert Bey, Şule Hanım ve Berrin Hanım küçük bir patron şirketinde, finans, pazarlama ve personel bölümlerinde orta kademe yönetici olarak işe başlamışlardır. Şirket yeni kurulduğu için pek çok eksikliği vardır: Söz konusu üç kişinin ayrı ayrı odaları yoktur, bilgisayar programları yetersizdir, alt kadro eksikliği nedeniyle bu üç kişi basit işleri bile üstlenmektedirler. Bir ayın sonunda durumdan rahatsız olmaya başlarlar. Şule Hanım ile Berrin Hanım patron ile konuşmak gerektiğini, bunun böyle devam edemeyeceğini düşünmektedir. Bu fikirlerini Mert Beye açıklayıp, böyle bir durumda kendileriyle gelip gelmeyeceğini sorarlar. Mert Bey kabul eder. Patronun yanında Şule Hanım ye Berrin Hanım durumu anlatır, Mert Bey ağzını açıp bir şey söylemez. Patron işlerin yeni oturmakta olduğunu, onlara hak verdiğini fakat zamana ihtiyacı olduğunu, sabırlı olmalarını söyler. Mert Beyin tavrı, Şule Hanım ile Berrin Hanımı çok rahatsız etmiştir. Odalarına döndüklerinde bunu belirtmek isterler.
— Niçin hiçbir şey söylemedin?
— Siz her şeyi o kadar güzel ifade ettiniz ki bana söyleyecek bir şey kalmadığını düşündüm.
— Sanki orada yokmuş gibiydin.
— Sizinle geldim ya!
— Biz seni zorlamadık, sorduk, gelmeyebilirdin. Kendi şikâyetlerin de vardı. Aramızda konuşurken, " Burada memur muamelesi görüyoruz." diyordun ama bunların hiçbirini söylemedin.
— Haklısınız. Siz hışımla söze başlayınca adamın çok fazla üstüne gitmeyelim dedim. Bizi müdür olarak buraya aldı. Başka bir yerde kim bizi müdür yapardı.
— Yani bize müdür unvanı verdi diye, her istediğini yapıp her koşula boyun mu eğeceğiz?
— Biraz daha bekleyelim. Bize hak verdi, sabırlı olun dedi.
— İşe girdiğimizden beri hep aynı şeyleri söylüyor.
Mert Bey, durumdan rahatsızdır ama işini tehlikeye sokmaktan korkmaktadır. Yaşadığı iç çatışma, onu hem arkadaşlarına hem de patronuna hak vermeye götürmüştür. Arkadaşlarının yanında, şikâyetler ve rahatsızlıklar ağır basmaktadır. Patronun yanında şirketin içinde bulunduğu durum önem kazanmaktadır. Sonuçta ne arkadaşlarına ne de patronuna karşı çıkabilmiştir. Bu tarz insanlar ne "Hayır" ne de "Evet" diyebilirler. Bu durum onları çevrenin güvenini kaybetmeye kadar götürür.

ELEŞTİRİLERİ KARŞILAMAK

Eleştiriler karşısında güvenli davranış göstermek öncelikle gelen eleştirinin değerlendirilmesine bağlıdır. Bu açıdan dinlemek büyük önem taşır. Karşı tarafı, sessiz kalıp dikkatle ve göz temasını koruyarak dinlemek ilk adımdır. İkinci olarak, eleştirinin ne şekilde anlaşıldığına ilişkin geri bildirim verilebilir. Bunu yaparken, eleştiri karşısında nötr kalabilmek önemlidir; eleştiri küçümsenmemeli, abartılmamalı veya alaya alınmamalıdır. Burada aktif dinleme metodundan yararlanılarak karşı tarafın duygularını dile getirmesi sağlanabilir. Eleştiriyi, haklı ve tarzı doğru ise, savunmaya girişmeden sakinlikle karşılayıp kabul etmek gerekir. Bu, bireyin hata ve zayıflıklarını kabul edip etmemesine bağlıdır. Eğer eleştiri hsklı fakat tarzı yanlış ise eleştiriyi kabul edip, tarzını reddetmek gerekir.
Örnek durum:
Şef astına sinirlenerek,
- Raporun hiç olmamış!
- Size göre raporumun iyi olmayan yönleri nelerdir? Biraz üstünde konuşabilir miyiz? (sakin ve nötr bir ses tonuyla)
- Detaylı değil.
- Evet, biliyorum detaylı değil çünkü verilerimiz azdı. Başka herhangi bir olumsuz yön var mı raporda?
- Hayır, çok kısaydı gerisi iyi.
- Kısalık dışında başka bir şey yok, değil mi?
- Hayır, sadece diğer raporların böyle değildi.
- Anlıyorum, hep benden uzun raporlar almaya alıştınız. Bunu görünce ne düşündünüz?
- Önem vermediğini...
- Önem vermediğimi düşündüğünüz için bana kızdınız.
- Evet, neyse...
- Verilerimiz tamamlandıkça rapor daha ayrıntılı olacak.

· VAK'A : Ayrılık

İlknur Hanım, bir şirketin insan kaynakları müdürlüğünde çalışmaktadır. Görevi eğitimlerle ile ilgili organizasyonlardır. Dört senedir bu şirkette çalışması ve davranışları açısından oldukça takdir görmektedir. Şirkette, eğitimde yeniden yapılandırmaya gerek duyulmuştur. Bu nedenle eğitim şirketleri ve şu anda piyasada var olan eğitim programlan üzerinde bir araştırma yapılması gerekmektedir. İlknur Hanım bu işle görevlendirilmiştir. Bir hafta sonra yönetici, İlknur Hanımdan hiçbir ses çıkmayınca onu görmek istemiştir. Aralarında geçen konuşma şöyledir:
— İlknur ! Bir hafta oldu, ortada bana gelen hiçbir şey yok. Önümüzde sadece bir iki hafta var. Ara ara gelip bana bilgi vermeni istemiştim ama senden ses çıkmadı.
— Evet haklısınız.
— Ne yaptın? Getir göreyim.
— Aslında çok bir şey yapamadım. Eğitim şirketlerinden broşür topladım, web sayfalarını bastım, çalıştığımız şirketlere göndereceğimiz anketi oluşturmaya çalışıyorum. Yarın cumartesi, hafta sonu broşürlerden bir özet tablo çıkarıp anketi de geliştirerek pazartesi size getirebilirim isterseniz.
— Tamam.
Pazartesi, yönetici İlknur Hanımın çalışmasını pek beğenmez ve sinirlenir.
— İlknur!Bunlar çok baştan sağma olmuş. Bunları ra
pora dönüştüremeyiz. Anketinde de anlaşılmayan şeyler
var.,
İlknur Hanım üzgündür, hiçbir şey söylemez, önüne bakar.
— İlknur senin neyin var? Sen bizim iyi bir elemanımızsın. Bu performansın senin bizde bıraktığın izlenimle hiç uyuşmuyor. Projeyi istemiyorsan açıkça söyle.
Yok projeyi istiyorum, benim için çok yaralı olacak. Bu ara zihnimi toparlamakta zorlanıyorum.
- Bunu önümüzdeki ay bitirmemiz gerek.
- Haklısınız, elimden geleni yapacağım.
- İki üç günde bir bana yaptıklarını getiriyorsun, beraber ne yapacağımıza karar veriyoruz. Böyle devam edersen hem kendini hem de bölümü zor duruma sokarsın. Bu projeyi senden alıp bir başkasına vermek istemiyorum. Ben yardıma hazırım.
- Sizi utandırmayacağım.
İlknur Hanım nişanlısından ayrılmıştır, üzgündür, performansının düştüğünün farkındadır. Yöneticinin sert çıkışında haklı olduğunu bilmektedir, bu nedenle kendini savunmaya girişmemiştir. Tüm bu eleştirilerin ardında kendisine verilen değeri hissedebildiği için eleştiriler karşısında ne kendini savunmaya kalkışmış, ne karşı eleştiride bulunmuş, ne de bu eleştiriler karşısında yıkılmıştır.
Burada ilk bakışta İlknur Hanımın davranışı güvenli davranış gibi gelmemektedir çünkü boyun eğen bir davranış göze çarpmaktadır. Kendi içinde bulunduğu durumun farkında olmak, hatasını kabul etmek, karşı tarafın kendisine sunduğu fırsatı görebilmek açısından bakıldığında güvenli davranış olduğu görülür.

SALDIRGANLIKLA BAŞ ETMEK


Bazı davranışlar bizi rahatsız eder ama anlamlandıramadığımız için anında tepki vermeyiz. Bunlar tekrarlandıkça canımızı sıkmaya başlar. Bunlar karşı tarafın sınırlarıını ihlâl eden küçük saldırganlıklardır. Burada temel üvenli davranış (kendi istek, duygu ve fikirlerini ortaya koyma ve soru yoluyla güvenli davranış (karşı taraftan açıklama isteme ve talepte bulunma) işe yarayabilir

· VAK'A : Psikolojik savaş

Hakan Bey, bir şirketin pazarlama bölümünde çalışmaktadır. Oldukça başarılı ve dinamiktir, kısa zamanda öneticilerin dikkatini çekmiştir. Kendisini geliştirmek istemekte, bu nedenle yüksek lisans yapmayı düşünmektedir. Yöneticileri bu düşünceyi olumlu karşılamış ve kendisine destek vereceklerini söylemişlerdir. Doğrudan bağlı olduğu yöneticisi kendi yüksek lisans yaptığı üniversiteyi seçmesini istemiş, hatta oradaki öğretim üyelerini rayarak bir görüşme ayarlamıştır. Hakan Bey yabancı ille eğitim yapan özel bir üniversitenin yüksek lisans programını tercih etmektedir. Sonuçta, pek çok üniversitenin sınavına girmiş ve hepsinde başarılı olmuştur. Yöneticisi kendi üniversitesinde ısrar etmekte, Hakan Beyin istediği üniversitenin çok ağır olduğunu ve başaramayacağını ileri sürmektedir. Hakan Bey tercihinin nedenlerini açıklamaya çalışırsa da karşı tarafın bunları dinlemeye niyeti yoktur. Hakan Beyin istediği üniversiteye kaydını yaptırması üzerine, yöneticisi konuşmamaya, selâm vermemeye başlamıştır. Hakan Beyin bulunduğu büroya girdiği zaman herkesle sohbet edip Hakan Beyin yüzüne bile bakmamaktadır. Hakan Beye iş vermesi gerektiğinde bunu başkaları aracılığıyla bildirmekte, genelde, küçük ve önemsiz fakat bürokrasisi çok olan işleri vermektedir. Toplantılarda Hakan Beye söz vermemekte, herkese fikrini sorup onu yok saymaktadır. Hakan Beyin tamamladığı her işte bir bahane bulup geri göndermektedir. Bu durum yaklaşık üç ay kadar sürmüştür. Bu süre içinde Hakan Beyin sinirleri iyice bozulmuş ve işten ayrılmayı düşünmeye başlamıştır. Kendisinden daha üst konumda olan birkaç arkadaşı, ayrılmasının hata olacağını, yöneticisinin kendisine bir şey yapamayacağını, eğer yapmaya kalkarsa kendisine destek olacaklarını belirtmişlerdir. Ayrıca, yöneticinin bir üstü ile konuşmasını önermişlerdir. Bu öneriye uyan Hakan Bey, yöneticisinin yöneticisiyle görüşmüş ve durumu aktarmıştır. Söz konusu yönetici, ayrılma düşüncesini bir kenara bırakmasını, çalışmasını takdir ettiğini, işini eksiksiz tamamladığı sürece bir sorun olmayacağını belirtmiştir. Bu konuşma ve arkadaşlarının verdiği destek ona güven vermiştir. Defalarca geri gelen dosyaları değiştirmiş, düzeyinin altındaki işleri tamamlamış, kendisine cevap vermeyen yöneticisini selamlamaya devam etmiştir. Çevreden gelen takdirler, yöneticisinin birkaç ay sonra fikrini değiştirmesine neden olmuş ve yüksek lisansı bitince terfi etmesi için elinden geleni yapmıştır.

ÇATIŞMALARI ÇÖZÜMLEMEK VE UZLAŞMA SAĞLAMAK

Çatışma, tanımlaması zor bir kavramdır. İş dünyasında bireyler ve gruplar arasında roller, amaçlar, hedefler, istek ve çıkarlar açısından yaşanan kısmî veya bütüncül, gerçek veya algılanan, gizil veya açık bir uygunsuzluktur.Bireyler ve gruplar arasında bu tarz bir uygunsuzluk olduğunda dış koşullardan kaynaklanan günlük sorunlar çözülmek yerine, çatışma malzemesi hâline getirilebilir. Bu gündelik sorunlar çözülse bile ardındaki nedene inilmediği için bir başka sefer çatışma gündeme gelebilir.

Yönetim açısından bakıldığında çatışma korkutucu, yok edilmesi gereken bir durum olarak görülür. Oysa ki çatışmalar baş edilme şekillerine göre olumlu hâle de getirilebilir. Ne olursa olsun her çatışmadan çıkarılacak bir ders vardır. Bu şekilde bakıldığında çatışmanın gelişime destek verici olduğu görülür. Bu tip çatışmalar performansın iyileştirilmesini amaçlar, buradan çıkan enerji yaratıcılığa dönüşebilir. Burada problemler irdelenir, iletişim artar, enerjiler harekete geçer, bağlar güçlenir, amaç gelişmek ve büyümektir. Oysa yıkıcı çatışma işlevselliğe ket vurur, iş birliği kapılannı kapar, moral çöküntüsüne neden olur, farklılıklann buluşmasına engel olur ve geriye döndürülmez hatalı davranışlara yol açar.

· VAK'A : Birbirini çekemeyen iki iş arkadaşı

Eda Hanım ve Hüseyin Bey bir araştırma şirketinde çalışmaktadırlar. Eş düzey olan bu iki iş arkadaşı şirketler için tüketici araştırmaları organize etmektedirler. Eda Hanım, Hüseyin Beyden iki yıl sonra işe girmiştir. Hüseyin Bey, Eda Hanımın işe uyum sağlamasında çok yardımcı olmuştur. Hüseyin Bey kendisini Eda Hanımdan üstün görmektedir. Eda Hanım ise bu durumdan son derece rahatsızdır çünkü bugün gösterdikleri performans açısından bir farklılık söz konusu değildir.
Şirket yeni bir proje almıştır. Eda Hanım ve Hüseyin Bey bu projeden sorumludurlar. Her ikisinin de ellerinde başka projeler vardır. Yeni projenin hazırlığı için ortak zaman aramaktadırlar. Aralarında geçen konuşma şöyledir:
— Ben pazartesi, çarşamba ve cuma günleri öğleden sonra boşum Eda. Sen de kendini buna göre ayarla.
— Hüseyin biliyorsun, benim çarşamba ve cuma öğleden sonra yüksek lisans derslerim var.
— Ne yapabilirim? Bir ay önce belirlenmiş müşteri görüşmelerini iptal edecek halim yok.
— Ben de yüksek lisansımı bırakacak değilim, tam sonuna gelmişken...
— Evet sen yüksek lisans yapıyorsun, ben projeleri tamamlıyorum.
— Sen ne demek istiyorsun?
— Haftanın üç günü yoksun.
— Üç yarım gün. Tüm veri girişlerini, analizleri gece dokuza kadar şirkette oturup tamamlıyorum. Eline hazır gelen sonuçları yazıp ben yokken yöneticiye götürüyor-sun, benim dersimin olduğu günlerde sunum için şirketlere gidiyorsun. Sonra da işi tamamlamış oluyorsun.
— İşi benden öğrendin...
— jşte senin sorunun bu! Bir türlü benim aynı düzeyde olduğumu kabul edemedin. Bana üstlük taslama.
— Çabuk unuttun, bir istatistik programını bile çalıştıramadığını.
— Şimdi her şeyi çok iyi biliyorum, hatta senden daha iyi.
Burada iki taraf suçlayıcı rolünü üstlenmektedirler. Aslında her ikisi de birbirleri ile ilgili olumsuz algıları (Bana üstlük taslıyor - İşi benden öğrendi, artık beni önemsemiyor) nedeniyle kendilerini kurban gibi hissetmektedir.

Kaynakça.

1- BARLOW Janelle, MOLLER Claus, Her Şikayet Bir Armağandır, Türkçeye çeviren Günhan Günay, Rota Yayınları,1998
2-Stuart Sillars İletişim
3-Jale minibaş poussard İş yaşamında güvenli davranış

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İş Hayatında Güvenli Davranışın Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Eyüp SARI Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolojik Danışman
Çift Terapisti - Cinsel Terapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi127 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI'nın Yazıları
► Aile ve Evlilik Hayatında Samimiyet Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,979 uzman makalesi arasında 'İş Hayatında Güvenli Davranışın Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 34 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:31
Top