2007'den Bugüne 90,105 Tavsiye, 27,732 Uzman ve 19,719 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ölüme Yaklaşan (Terminal Dönemde Olan) Hastanın Yakını Olmak
MAKALE #9103 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Haziran 2012 | 42,147 Okuyucu
TERMİNAL DÖNEMDE OLAN HASTANIN YAKINI OLMAK

Ölümü yaklaşan hasta ve ailesinin içinde bulunduğu süreç “terminal dönem” olarak adlandırılmaktadır. Terminal dönemdeki hasta dendiğinde de, yaşamının son günlerini yaşayan, ölmek üzere olan hasta anlaşılmaktadır.

Terminal dönem sadece hasta için değil aile üyeleri için de çok zor bir dönemdir. Bu dönemde, ailenin bir bütün olduğu ve aile sistemi açısından bakıldığında aile üyelerinden birinin hastalığının tüm aile sistemini etkilediği ve hastanın ailesi ve yakınlarının da desteğe gereksinimleri olduğu unutulmamalıdır. Aile bireylerinden biri hayatını tehdit eden bir hastalıkla karşı karşıya olduğunda, ailenin diğer üyelerinin yaşam şekilleri, rol dağılımları ve beklentileri bu durumdan doğrudan etkilenecektir.

Aile üyeleri, bir yandan hastaya destek olmaya ve ona bakım vermeye çalışırken bir yandan da kendi karmaşaları ile başa çıkmaya çalışmaktadırlar. Kübler-Ross, hastaların bu süreçte geçirdikleri aşamaları ailelerinin ve tedavi ekibi üyelerinin de hastayla aynı şiddette olmamakla birlikte yaşadıklarını belirtmektedir.

Bu süreçte, aile üyeleri hasta olan yakınlarını kaybedeceklerinin farkındadırlar ve stres, keder, belirsizlik, çaresizlik, suçluluk, inkar, korku, depresyon, şaşkınlık ve öfke gibi duygular, hastanın bağımlı olmasından ve bakım yüklerinin artmasından kaynaklanan uykusuzluk, ümitsizlik, tükenmişlik yaşayabilirler. Yaklaşanölüme ilişkin yaşanan bu duygular, bireyin kaybedilmesinden sonra yaşanan duygular kadar şiddetli olabilmektedir.

Hastalık karşısında verilen tepkilerde sosyodemografik özellikler önemli farklar yaratmaktadır. Hastalığın türü ve derecesinden bağımsız olarak kadınların eşlerinin hastalıkları sırasında erkeklere oranla daha yüksek düzeyde psikolojik sorunlar yaşadıkları, genç çiftlerde duygusal problemler ve rol karmaşasına bağlı sorunlarla daha sık karşılaşıldığı, ileri yaşlardaki çiftlerde ise tükenmişlik duyguları ve depresif belirtilerin ön planda olduğu bilinmektedir. Ayrıca, ailelerin yaşam döngüsü açısından bakıldığında küçük çocukları olan aileler ve daha yaşlı ailelerin daha fazla risk altında olduğu söylenebilir.

Stres yaşantısı bazen aile üyelerini birlikte hareket ederek durumla baş etmeye zorlarken bazen de işlevsel olmayan davranışlara yol açabilmektedir. Hasta ve aile üyelerinin en yakınında bulunan sağlık ekibi öncelikli olarak hasta bakımına odaklanmakta ve ailelerin içinde bulunduğu durumu gözden kaçırabilmektedir. Bu dönemde ailenin gereksinimlerinin neler olduğunun bilinmesi tedavi ekibine rehber olacaktır.

Göz önünde bulundurulması gereken önemli bir nokta, aile bireylerinin hastalık sürecinde gösterdikleri tepkilerin hastalığın dönemlerine göre farklılıklar gösterecek olmasıdır. Şöyle ki, hastalığın başlangıç döneminde, ailelerin karşılaştıkları temel sorunlar, duygusal gerginliklerle başa çıkabilme, sağlık personeli ile iletişim kurabilme ve tıbbi bakımdan dışlanmış hissetmedir. Hastalığa uyum döneminde ise, yaşam biçimi ve rol dağılımındaki değişikliklere uyum sağlanması, aile bireylerinin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve belirsizlikle yaşamaya ve tedavilere bağlı yan etkilerle başa-çıkmaya çalışmaları gibi sorunlar ön plandadır. Hastalığın terminal döneminde ise, hastaya bakım ve destek sağlama, aile üyelerinin kendi aralarında yaşadıkları iletişim sorunları ve olası kayıp ile ilgili duyguları ile başa çıkma problemleri ortaya çıkmaktadır.
Ölümcül bir hastalık durumunda aileler için en önemli gereksinimler arasında, sorularına yanıt alabilmek, değişiklikler hakkında bilgilendirilmek, anlaşılabilir açıklamalar duymak sayılabilir.

Aile bireylerinin yaşadıkları duyguların doğal olduğunu anlamalarına yardım edilmesi, hastanın bakımına katılması, hastanın yanında kalması sağlanmaya çalışılmalıdır. Hastaları için bir şeyler yapabilmeleri, hastanın bakımına katılmaları aile üyelerine işe yaradıklarını hissettirmesinin yanı sıra kabullenme sürecini de kolaylaştıracaktır. Bazı aile üyeleri ise hastalarının bakımına katılmak istemeyebilir, bu durumda zorlayıcı olunmamalıdır.

Bir aile üyesinin ciddi hastalığı o kişinin rollerinin diğerleri arasında paylaşılmasını kaçınılmaz kılar. Hastanın evindeki rolünün ve yerinin doldurulması diğerleri için bir kaygı kaynağı olabilir. Bu nedenle hastanın rollerinin ve sorumluluklarının aile üyelerince paylaşılması ve tek bir kişiye yüklenilmemesi gerektiği konuşulmalı ve ailenin bu duruma uyum sağlamasına yardımcı olunmalıdır.

Yakınlarının acı çektiğini görmek aile üyelerini olumsuz etkileyeceğinden, hastaya uygun ağrı kesicilerin verildiği ve yapılması gereken her şeyin yapıldığı konusunda aileye güvence verilmeli, hastalar temiz ve uygun pozisyona getirilerek aileye gösterilmelidir. Bu noktada, hastayı gördüklerinde ne bekledikleri ve hastanın durumunda ne gibi değişikliklerin olabileceği aile ile konuşulmalıdır.

Ailenin kaygılarının azaltılması ve ölüme hazırlanması açısından, ailenin hastanın durumuna ilişkin duygu, düşünce ve beklentileri konuşulmalıdır. Dinlenildiğini görmek aile üyesine kendisiyle ilgilenildiği ve güvende olduğu, kederinin anlaşıldığı, kabul edildiği hissini verecek ve gerçek duygu ve düşüncelerini açıkça ifade etmesine yardımcı olacaktır. Ailenin gerçeği kabullenmesine yardım etmek, onların duygu ve düşüncelerini anladığımızı hissettirmek öfkeyle baş-etmelerine de yardımcı olacaktır. Bu paylaşımlar sırasında anlamı bilinmeyen tıbbi terminolojinin kullanımı aile için kaygı yaratabilir. Mümkün olduğunca basit ve anlaşılabilir kelimeler kullanılmalı ve tıbbi terimlerden kaçınılmalıdır.

Hasta ve yakınlarının vedalaşmalarının sağlanması da önemli diğer bir konudur ve bireylerin rahatlamalarına yardımcı olabilir. Aileler hastalarının ölüm sırasındaki mahremiyetlerine ilişkin bilgilerin paylaşılmasını istemeyebilirler. Bu durum saygıyla karşılanmalıdır.

Hastanın ölümünden sonra alınması gereken kararları kolaylaştırmak ve kaygıyı en aza indirmek amacıyla gerekli verilerin toplanması, hasta ve ailesiyle organ bağışı, vasiyet gibi konuların tartışılmasına olanak verecektir.

Aile akrabalarından, arkadaşlarından, komşularından yardım almaları konusunda yönlendirilebilir. Ayrıca, aile üyelerinin benzer sorunlar yaşayan diğer ailelerle bir araya gelmelerini sağlayan destek gruplarına yönlendirilmesi, duyguların paylaşılmasına ve ailelerin yalnız olmadıkları duygusuyla rahatlamalarına olanakverecektir. Grup ortamında ortak deneyimleri paylaşma yolu ile aileler sıklıkla sorunlarını yeniden ele alabilmekte, alternatif çözümleri görebilmektedirler. Bu da ailelerin soyutlanma, güçsüzlük, çaresizlik gibi duygularının azalmasına yardım etmektedir.

Ölümün ardından yaşanan stres ve keder ile baş etmede yardımcı olabilecek teknikler hasta yakınlarıyla paylaşılmalı, uzayan yas nedeniyle ruhsal sorunların ortaya çıkmaması için de gerekli önlemler alınmalıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ölüme Yaklaşan (Terminal Dönemde Olan) Hastanın Yakını Olmak" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     19 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlkten ÇETİN Fotoğraf
Psk.İlkten ÇETİN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi258 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,719 uzman makalesi arasında 'Ölüme Yaklaşan (Terminal Dönemde Olan) Hastanın Yakını Olmak' başlığıyla benzeşen toplam 34 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kendine Sevgili Misin? ÇOK OKUNUYOR Şubat 2022
► Aşk ile Değişime Format Atarmıyız ? ÇOK OKUNUYOR Ekim 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:57
Top