2007'den Bugüne 91,493 Tavsiye, 28,077 Uzman ve 19,893 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Aile Terapisi ve Danışmanlığı
MAKALE #9152 © Yazan Dr.Psk.Haluk ALAN | Yayın Haziran 2012 | 4,580 Okuyucu
Aile Danışmanlığı, ailelerin ekonomik, toplumsal, kültürel ve psikolojik sorunlarla baş edebilmeleri için korunması, desteklenmesi ve güçlendirilmesi amacına yönelik danışmanlığı ifade eder.

Aile Danışmanlığı; aile yaşamını korumak, desteklemek ve sorunların çözümüne yardımcı olmak amacıyla aile bireylerine yönelik koruyucu-önleyici, eğitici-geliştirici, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerin yanı sıra rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin de bir bütünlük içinde verildiği uygulamalardır.
Aile Danışmanlığı koruyucu sağlık bağlamında; aile hayatının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi yoluyla ailenin refahı, mutluluğu ve bütünlüğünün sağlanması, uyumlu aile ilişkilerine katkıda bulunulması, aileyi bir arada tutan bağların kuvvetlendirilmesi, aile üyelerinin kişiliklerinin sağlıklı biçimde gelişmesi, birey olma potansiyellerinin güçlendirilmesi ve toplumsal yaşama uyumlarının sağlanması, sağlıklı çocuk yetiştirme bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi ile aile sisteminde özgürlük, sorumluluk ve toplumsal değerler arasında bir denge sağlanması amaçlarına yöneliktir.

Aile Danışmanlığı ve Eğitiminde bu amaçlara uygun olarak; evliliğe hazırlık, eşler arası uyumsuzluk, tek ebeveynlik, ebeveyn-çocuk ilişkisinden doğan sorunlar, aile içi rol ve sorumlulukların dağılımı, yaşlı ve engelli üyelerin bakımı, boşanma öncesi ve sonrası yaşanan sorunların giderilmesi vb. konularda ailenin kendi kendine yeterli hale gelmesi yönünde mesleki çalışmalar geliştirilerek sürdürülmektedir. Ayrıca, kadının toplum ve aile içerisindeki statüsünün yükseltilmesine yönelik programların geliştirilmesi, aile içi şiddetin önlenmesi, ailenin eğitilerek desteklenmesi konularında, rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilerek ailenin toplumsal ve ekonomik değişimi için uyumuna yardımcı olunmaktadır.

Aile, toplumun temel taşı olması nedeniyle diğer ülkelerle birlikte bizde de son yıllarda artan bir önemle üzerinde durulan bir konu haline gelmiştir. Ancak bu önemliliğine rağmen maalesef ortak bir tanımlama ile bir tarifi yapılabilmiş değildir. Türk Aile Yapısı Özel İhtisas Komisyonunun tarifine göre “Aile; kan bağlılığı, evlilik ve diğer yasal yollardan, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ve çoğunlukla aynı evde yaşayan bireylerde oluşan; bireylerin cinsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılandığı, topluma uyum ve katılımların sağlandığı ve düzenlendiği temel bir birimdir” (akt. Bulut, 1990). Bu tanıma göre rahatlıkla söylenebilir ki; aile birbirine bağlı kuvvetlerden etkilenen bir sosyal sistemdir. Sistemi oluşturan her bir parça bir diğerini etkilemektedir. Bu yüzden ailede bireysel özelliklerin varlığında biz kavramı korunabilmeli ve denge daima gözetilmelidir. Bireysel özellikler kısıtlandığında bağımlılık ön plana çıkarken, bireyler arasında derin yarıklar oluştuğunda da ortak paydalar darmadağın olabilir. Aile aslında, “ ben’in varlığında biz olabilmektir.”
Aile kurulduktan sonra artık ortak bir amaç için vardır. Aileyi meydana getiren üyelerin ayrı ayrı bireysel ihtiyaçları, istekleri, dürtüleri ve arzularından öte ailenin amacı ve ortak çıkarları dikkate alınır. Ortak amaç doğrultusunda hareket eden aile üyeleri, kimi zaman bireysel amaçlarıyla çakışan ama kimi zaman da örtüşen sonuçlarla karşılaşabilirler. Ortak amaç artık bir üst değer olarak görülebilmelidir.

En basit tanımıyla Aile ve Çift Terapisi, terapi sürecinde birden fazla aile bireyinin terapiye dahil edildiği bir psikoterapi türü olarak tanımlanabilir.
ALAN S. Gurman’a göre Aile terapisi; özellikle aile bireyleri arasındaki etkileşimleri değiştirmeye odaklanmış, bir birim olarak ailenin ya da ailenin alt sistemlerinin ve / veya birey düzeyinde aile üyelerinin işlevselliğini iyileştirmeyi hedefleyen, bir psikoterapötik çabadır. (Kaplan & Sadock’s. İçinde “Aile ve Çift Terapisi” Alan S.Gurman, J.L.Lebow)

Aile ve çift terapisi ilişki sorunları konusunda son derece yararlı sonuçlar alınan bir terapi yaklaşımıdır. Basit bir aile içi tartışmadan ileri düzeydeki anlaşmazlığa kadar, çeşitli düzeylerde aile içinde meydana gelen evlilik (ya da eş) sıkıntılarının çözümüne yardımcı olan bu terapi türünde temel hedef, ilişkinin işlevselliğindeki değişimdir.

Çift terapisi derken bireylerin illaki evli olmaları zorunlu değildir. Evlilik öncesi ya da beraber paylaşılan yaşamlar da bu tanım içinde kendilerine yer bulabilir.

Psikoterapi yaklaşımlarının çoğu danışanların geçmişi üzerinde dururlar. Problemin asıl nedeninin geçmiş yaşantılar olduğunu varsayarlar. Oysa aile terapi yaklaşımlarının çoğu kişinin geçmişinin sorunun oluşumunda önemli olabileceğini kabul etmekle birlikte, gerçek nedenleri geçmişte değil de bir sistem olarak günümüzde aile içi iletişim ve etkileşimlerde arar. Aile terapisinde sorun bu açıdan bakıldığında bir sistem olarak ailenin bütünlüğü içinde aranmaktadır. Bu bakımdan terapist aile bireylerinin seansa getirdikleri sorunlara ve şimdiye odaklanır.

Aile ve çift terapilerinin özel amaç ve hedefleri olabileceği gibi, genel anlamda, evlilik ve aile içi uyumu arttırmak, ilişkilerde ve etkileşimlerde doyumun sağlanmasına katkıda bulunmak, nitelik ve niceliksel farklılıklar oluşturmak, eşler arası ve aile içi uyumsuz tutum ve davranışların değiştirilmesinde önderlik etmektir.

Aile ve çift terapilerinin tarihsel geçmişine şöyle bir göz attığımızda, Murray Bowen, Jay Haley, Don Jackson, C. Whitaker, V. Satir ve Salvador Minuchin’in bu alana yaptıkları katkıları görebiliriz.

Son yıllardaki gelişmeler, insanın durumunu inceleyen baskın ve geleneksel ruh sağlığı bakış açılarının çok ötesinde alana daha geniş bir pencereden bakmayı zorunlu kılmış, ilişki işlevselliğini temel alan bütüncül bir yaklaşım benimsenmiştir.

Aile ve çift terapi ekollerine bakıldığında bir çok farklı ekolle karşılaşılmaktadır. Hemen bir çok bireysel terapi ekolünün neredeyse bir de Aile ve çift terapi modeli de vardır. Bilişsel- davranışçı terapilerden Psikodinamik terapi ekollerine kadar geniş bir yelpazede yer alan bu yaklaşımlar, günümüz bütüncül (Bütünleştirici) terapisinin de zeminini oluşturmaktadırlar. Günümüz aile terapileri, ekol temelli olmaktan çok, daha geniş bir perspektifle içine kültürel öğelerin de dahil edildiği tüm bu yaklaşımların bir bileşiminden ibaret gibi görünmektedir.

Bunlardan bilişsel davranışçı, kısa süreli, psikoeğitimsel ve yapısalcı yaklaşımlar daha çok ailenin geliş sorununa odaklıdırlar. Bilinçdışı psikolojik süreçlerle ve ailenin ya da aile bireylerinin geçmişi ile ya ilgilenmezler ya da çok az bir ilgi gösterebilirler. Daha çok “şimdi ve burada” ya odaklı çalışırlar.
Bu durum aynı zamanda yeni bir olguyu zorunlu kılmaktadır. Diğer terapiler için ne kadar geçerli ise Aile terapileri için de o kadar geçerli olan bir gerçeğe burada bir kez daha tanıklık ediyoruz; özellikle aile terapileri için, bir çok terapi ekolü hakkında belki de bireysel terapilerden daha çok bilgi sahibi olmak zorunluluğu bulunmaktadır. Bireysel terapilerde belli ekolde belli tedavileri üslenmek mümkün iken aile terapilerinde terapinin doğası gereği “alandan” bilgi sahibi olmak adeta bir zorunluluk gibidir. Aile terapisini üslenen bir terapistin, danışanına daha iyi yardımcı olabilmesi için diğer ekolleri de bilmesi gerekir. Bu konuda yeterli bilgiye sahip olan bir terapist ancak bütüncül (bütünleştirici, eklektik) bir yaklaşım sunabilir. Son yıllarda konuya verilen önem hasebiyle, sadece ekoller arası değil, disiplinler arası sınır da bir hayli zorlanmıştır. Psikiyatrlardan sosyal çalışmacılara kadar hemen bir çok disiplin mensubu konuya yoğun ilgi göstermiştir. Bu durum her ne kadar bir zenginlik olarak kabul edilse de özellikle “sosyal psikologların” daha fazla ilgi alanına girdiğini söyleyebiliriz. Kimi ne kadar ilgilendirdiği bir yana; ister psikiyatr, ister psikolog olsun iyi bir terapist olabilmek için “ek terapi eğitimi” almak mutlak surette gereklidir. Bu yüzden Aile ve evlilik danışmanlığı ya da terapisi için müracaat ettiğiniz danışmanın hangi eğitim süreçlerinden geçtiğini lütfen sorunuz. Yüzlerce saate tekabül eden bu eğitimleri almayan kişilere ister hekim isterse psikolog olsun danışmayınız.

Bir problemin çözümünde birden çok çözüm yolu olabileceği gibi aile terapilerinde de bu tarzdaki çoklu yaklaşım etkili sonuç alınmasında önemli bir faktör gibi gözükmektedir. Aile terapilerinde birden çok yöntemin kullanılıyor olması, çeşitli psikiyatrik hastalıkların tedavisinde de net ve etkin sonuçlar elde edilmesine katkıda bulunmaktadır. Şizofreni gibi bazı psikotik sorunlarda, uygulanan tedaviye aile terapisi seansları dahil edildiğinde daha yüz güldürücü sonuçlar alındığı belirtilmektedir (a.g.e.). Hatta bu bakımdan bazı olgularda aile ve çift terapileri ilk tedavi seçeneği olarak değerlendirilmektedir. Müracaat eden bireylere sadece psikopatalojik boyuttan bakma yanlışlığına düşülmemesi ve ailenin sistematik bir yaklaşımla ele alınması terapideki başarı ihtimalini arttıran faktörlerdir. Sağlıktaki yeni paradigma olarak kabul edilen “BioPsikoSosyal” yaklaşım herhalde en iyi aile ve çift terapilerinde kendini bulmaktadır.

Aile terapilerinin kazandırdığı en önemli donanımlardan biri de iletişim ve sorun çözme becerileridir. Aileler bu sayede daha tatminkar bir yaşam sürdürebilmektedirler.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aile Terapisi ve Danışmanlığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Haluk ALAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Haluk ALAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Haluk ALAN Fotoğraf
Dr.Psk.Haluk ALAN
Denizli
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Haluk ALAN'ın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,893 uzman makalesi arasında 'Aile Terapisi ve Danışmanlığı' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Depresyon ve Tedavisi Temmuz 2009
◊ İdeal Ev Ortamı Aralık 2013
◊ İyi Anne ve Baba Olabilmek Aralık 2013
◊ Sorularla Hipnoz Aralık 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:41
Top