2007'den Bugüne 84,588 Tavsiye, 26,449 Uzman ve 18,836 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Türkiye'de Obezite ve Diyabet Epidemiyolojisi, Çözüm Önerileri ve Fiziksel Aktivitenin Önemi
MAKALE #9252 © Yazan Dyt.Gül Özlem ERTÜRK | Yayın Temmuz 2012 | 4,306 Okuyucu
Türkiye 75 milyon nüfusuyla dinamik bir toplum özelliği taşımaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda süt tüketiminin Türkiye'de çok az olduğu, hareketin azlığı, kalori hesabının yapılmadığı, yeterli ve dengeli beslenme kurallarının uygulanmadığı saptanmıştır. Obezite 21. yüzyıla damgasını vuran bir hastalıktır. Kentleşme ve teknolojiyle birlikte kötü beslenen bir topluma gidiş söz konusudur. Çözüm olarak beslenme alışkanlıklarında değişim sağlanmalı ve fiziksel aktiviteye, spor yapmaya önem verilmelidir. İstanbul'un Beykoz ilçesi ilköğretim okullarında yapılan bir araştırmada 6-14 yaş aralığındaki çocuklarda %11,4 obezite görülmüştür. Ülkemizde 9 milyon diyabetli (%14 DM) vardır ve 40 yaş üzeri insanlarda da diyabet risk oranı yüksektir (Türkiye Diyetisyenler Derneği). Türk Diyabet Vakfının bir açıklaması da '' Obezite ve diyabet kronik hastalıkların oluşumunda bir numaralı faktördür'' şeklindedir. Bunun en önemli sebebi eğitimdeki eksikliklerdir, Türkiye'de okullarda ciddi olarak bir beslenme eğitimi yoktur.

Diyabet, kaynağını 21. yüzyılın gündemimize getirdiği yeni hayat modelinden almaktadır. Hareketsiz bir yaşam tarzının yaygınlaşması, hazır gıdaların daha çok tüketilir olması, öğün zamanlarının kısalması gibi faktörler bu yeni yaşam modelinde diyabeti tetikleyen en önemli faktörlerdir. Diyabet, ülkemizde de son 10 yılda %90-100 arasında artış göstermiş , 2000 yılında %7,6 olan prevalans hızı bugün 2012'de %14'e çıkmıştır.Son yıllarda yapılan çalışmalarla diyabetin bulguları ortaya çıkmadan önce 10-15 yıl süren sessiz bir dönem olduğu (pre-klinik dönem) saptanmıştır. Bu dönemde açlık kan şekeri normal, buna karşılık 10-15 yıllık süreçte tokluk kan şekeri yüksekliği vardır ve bu yükseklik özellikle de damar sisteminde bozukluklara neden olmaktadır. Bu dönemdeki kişilerin 2/3 sinde hipertansiyon, kan yağları yüksekliği ve obezite gelişmektedir.
Diyabeti önlemenin ilk koşulu henüz klinik bulgular ve bozukluklar ortaya çıkmadan diyabet öncesi (pre-klinik) dönemde tespit etmektir. Yapılan çalışmalar diyabet açısından riskli popülasyon kişilerde; günde 30 dakikalık yürüyüşle ve %5 kilo kaybı sağlanmasıyla %58 oranında diyabet gelişme riskinde azalma olduğunu göstermiştir. Oysa sadece ilaç tedavisiyle (metformin) %31'lik bir azalma gözlenmiştir. Sonuç olarak egzersiz ve kilo kaybı ilaç tedavisinden daha etkilidir.

FİZİKSEL AKTİVİTENİN ÖNEMİ:

Yontma taş devri veya Paleolitik Çağ döneminde atalarımızın yiyecek bulmaları ve hayatlarını sürdürebilmeleri büyük ölçüde fiziksel aktiviteye bağlıydı. İnsan genomu (homo saphiens'in genomu) onbinlerce yıl süren bu döneme bu kadar uyum sağlarken, endüstri devrimiyle birlikte sedanter yaşam tarzı, yüzyıl gibi kısa bir sürede hayatımızda dramatik bir yer almaya başladı. Sonuç olarak, genleri hareketli bir yaşam biçimine programlanmış olan insanoğlu, günümüz modern toplumunda, hiç de alışkın olmadığı inaktif bir yaşamın parçası oldu.
Bir çok kronik hastalığın oluşumuna yol açan sessiz bir epidemi olarak kabul edilen fiziksel inaktivite, dünya genelinde ölüme neden olan risk faktörleri arasında 4. sırada yer almaktadır.
*Göğüs ve kolon kanseri vakalarının %20-25'inin
*Diyabetin %27'sinin
*İskemik Kalp Hastalığının %30'unun
fiziksel inaktiviteden kaynaklandığı bildirilmektedir. Araştırmalar, televizyon ve bilgisayar karşısında zaman geçirme gibi günümüz sedanter yaşam alışkanlıklarının, çocuk ve yetişkinlerde metabolik senderom ve kardiyovasküler hastalıklar ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Fiziksel aktivite, başta koroner kalp hastalığı, diyabet, bazı kanser türleri, depresyon ve şişmanlık olmak üzere çok sayıda kronik hastalığın önlenmesi ve kontrolünde önemli rol oynar.
'' Fiziksel olarak aktif bir yaşam biçiminin benimsenmesi, sağlıklı bir toplumun ön koşuludur''.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Türkiye'de Obezite ve Diyabet Epidemiyolojisi, Çözüm Önerileri ve Fiziksel Aktivitenin Önemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Gül Özlem ERTÜRK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Gül Özlem ERTÜRK'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Gül Özlem ERTÜRK'ün Makaleleri
► Fiziksel Aktivitenin Önemi Dyt.Turgay KÖSE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,836 uzman makalesi arasında 'Türkiye'de Obezite ve Diyabet Epidemiyolojisi, Çözüm Önerileri ve Fiziksel Aktivitenin Önemi' başlığıyla benzeşen toplam 85 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:30
Top