2007'den Bugüne 76,794 Tavsiye, 24,970 Uzman ve 17,173 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kardeşler Arası Kıskançlık
MAKALE #9256 © Yazan Psk.Elvin AKI | Yayın Temmuz 2012 | 3,297 Okuyucu
Kıskançlık Nedir?

Kıskançlık birinin bir başkası ile paylaşılmasına katlanamama duygusudur. Literatürde kıskançlığın doğuştan ve içgüdüsel olduğu kadar, çevre etkisiyle oluşabileceği de savunulmaktadır.

Çocuklukta daha sık karşılaşılan bu duyguyla ilk tanışma iki yaş civarındadır. Kıskançlık doğal, evrensel ve insanı oldukça mutsuz eden bir duygudur. Önemli olan ne boyutta yaşandığıdır. Çocuk bu dönemde herksin kendisinden daha iyi olduğunu ve kendisinin herkesten daha az sevildiğini düşünmeye başlar. Bu duygular çocuğun ruhsal dengesini bozmadığı, günlük aktivitelerini engellemediği, çevresine ya da kendisine zarar vermesine sebep olmadığı ve davranış bozuklukları meydana getirmediği sürece normaldir.

Kıskançlığın Nedenleri


Kıskançlığın temelinde çocuğun anne ve babasının yalnızca kendisini sevmesi arzusu yatar. Çocuğun yaşamını sürdürebilmesi için karşılanması gereken tüm ihtiyaçları ebeveynleri tarafından karşılandığından, çocuk için anne-baba vazgeçilmezdir. Fakat kardeşinin doğmasıyla birlikte ona ayrılan zamanın azalması, çocukta bebeğe karşı gibi görülen ama aslında anne babaya karşı olan kızgınlık, kırgınlık gibi duyguların gelişmesine neden olabilir. Kendini terk edilmiş, güvensiz ve desteksiz hissetmeye başlayan çocuk kıskançlık duygusunun ilk temellerini atmış olur.
Yeni bir kardeşin olacağını öğrenen çocuk ebeveyn sevgisini yitirme korkusuyla karşı karşıya kalır ve yavaş yavaş içine kapanmaya başlar.
Kardeşler arasındaki yaş farkı da kıskançlık derecesinin artmasına rol oynayan bir başka etmendir. Yaş farkı az olan kardeşlerde kıskançlığın görülme sıklığı, yaş farkı fazla olanlara oranla biraz daha yüksektir.
Kıskançlık oluşumunda cinsiyette önemli bir faktördür. Çocuk kızken doğan kardeşin erkek olması durumunda, çocuk anne-babanın kendi cinsiyetinden hoşnut olmadığını düşünebilir. Ayrıca ailelerin cinsiyete ilişkin tercihleri söz konusu ise, cinsiyete göre yaşanılan kıskançlık kaçınılmaz hale gelir.
Aile dışından insanlarda ve akrabalarda bazı olumsuz düşüncelerin doğmasına neden olabilirler. Örneğin; iki kardeş arasında yapılacak olan bir karşılaştırma, kıskançlık seviyesinin doruğa ulaşmasına sebep olurken, aynı zamanda aşağılık kompleksi oluşumunu da etkiler.
Daha önce eve gelen misafirler ve akrabalarca ilgi odağı olan çocuk, gösterilen ilgiyi paylaşmak zorunda kalınca bir statü kaybına uğradığını düşünür ve bu durum karşısında öfkelenmeye başlar.

Kıskançlığın Belirtileri


Kıskançlığın etkisiyle zor günler geçirmeye başlayan çocuğun kıskandığına dair gösterdiği ilk belirti anneden tamamen uzaklaşmasıdır. Sevilmediğini düşünen çocuk, içe kapanmaya, yemek yememeye ve zayıflamaya başlayabilir.
Ortamdaki ilgiliyi kendi üzerine çekmeye çalışan çocuk, kabus gördüğünü ya da çişinin geldiğini bahane ederek, kendisiyle ilgilenilmesini sağlamaya çalışır. Altını ıslatma, parmak emme bebek gibi davranma ve konuşma haliyle önceki gelişim evresine gerileme görülebilir.

Hem gün içinde hem de geceleri aşırı sinirli olan çocuğun kıskançlık dönemlerinde huzursuzluk hali vardır. Bu dönemdeki çocuklar sakinleşmekte zorlanabilir ve kimi zaman çevrelerindeki insanlara öfkeli davranabilirler. Kendine ya da eşyalara yönelik saldırgan davranışlarda bulunabilirler.
Evdeki hakimiyetini kaybetmekten korkan çocuklarda evden ayrılmayı reddetmekle birlikte (örn: okula gitmek istememe) baş ağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik belirtiler, huzursuzluk, isteksizlik ve diğer stres belirtileri sık sık gözlenebilir.
Eğer çocuk okul çağında ise, okul arkadaşlarıyla uyum problemi yaşanabilirken, akademik başarısında da önemli düşüşler görülebilir.
Bazı çocuklar kıskançlık duygularını açıkça ortaya koyarak kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma, "ondan nefret ediyorum" deme gibi davranışlar gösterirken bazıları da bu duygularını bastırır ve aşırı sevgi gösterir. Bu davranışın altında çoğu zaman anne-babanın sevgisini kaybetme, tepki görme korkusu yatar.
Kıskançlık döneminde anne babaya sık sık onu sevip sevmediğini sorma ve sevgilerinden bir türlü emin olamama söz konusuyken, geceleri yapay bir yalnız yatma korkusu ve ebeveynle uyuma isteği gelişebilir.

Anne Babaya Öneriler

Doğum Öncesi Öneriler

Anne henüz hamilelik dönemindeyken baba ta da başka bir aile üyesi (anneanne, babaanne) büyük çocuğun bakımıyla ilgilenmeye başlamalı. İlerleyen dönemde anne hastanedeyken ya da bebekle meşgulken çocuk kendini ihmal edilmiş hissetmez ve yaşantısının değiştiği fikrine kapılmaz.
Hamilelik dönemindeyken üç yaş üzeri olan çocuğu bebek dünyaya gelmeden önce anaokuluna gönderip yeni bir çevre edinmesini sağlamaktır. Ama bu doğumdan sonraya sarkmamalıdır. Aksi halde çocuk kardeşini doğumdan sonra ailesinin kendisini istemediği ya da dışladığı gibi düşüncelere kapılabilir.
Bebek dünyaya geldikten sonra da çocuğun anne ve babasının görevleri ile ilgili bilgilendirmesi gerekmektedir. Örn; doğumdan sonra annenin biraz daha fazla bebekle ilgilenmek zorunda olduğu anlatılırken küçükken annesinin de onunla sık sık ilgilendiği hatırlatılır. Hem gerekirse geçmişteki resimler gösterilip, hikayeler anlatılarak, çocuğa kendi geçmişi hatırlatılır.
Anne karnı belirginleştikten sonra, bebeği sevme çalışmaları yapılması da çocuğun kardeşinin varlığına daha doğmadan alışması açısından önemlidir. Bu çalışmaları yaparken çocuğu fiziksel olarak yakınınızda tutmak ve ona dokunmak kendisini önemli hissetmesini sağlar. Kardeşin ne demek olduğu ile ilgili bilgileri ona anlatıp, duygusal olarak aralarında bir bağ oluşmasını sağlarsanız, çocuk daha doğmadan kardeşini benimsemeye çalışacak ve olası kıskançlık duygusunu geliştirmekten uzak duracaktır.

Yeni Kardeşi Kabullendirme Önerileri

Öncelikle ebeveynin kendisinin rahatlaması önemlidir, çünkü çocuklar etraflarındaki yetişkinlerin davranışlarından etkilenirler. Büyük çocuğunuzun kardeşine nasıl tepki göstereceğinden endişeliyseniz, çocuğunuzda gergin olacaktır. Dolayısıyla siz ne kadar rahat olursanız, çocuk da o kadar rahat olacaktır.
Çocuğunuza anlamakta güçlük çekeceği sözler söylemeyin. "Endişelenmene gerek yok, seni de en az kardeşin kadar seveceğiz" cümlesi iyi niyetli olsa dahi çocuğun durumu yanlış yorumlamasına ve anne babanın sevgisi için kardeşle yarışmasına yol açar.
Anne baba aralarında iş bölümü yapmalıdır. Anne yeni bebekle ilgilenirken, babanın da diğer çocukla ilgilenmesi gerekir. Böylece çocuk kendisine olan ilginin azaldığı düşünmekten uzaklaşır.
Eve gelen misafirler ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsun, genelde sadece bebekle ilgilenip büyük çocuğu unutma eğilimi gösterirler. Bu durumda yakınlarınıza yalnızca bebekle ilgilenmemelerini, büyük çocuğa da alışık olduğu tarzda ilgi ve sevgi göstermelerini söylemek işe yarayacaktır.
Çocuğu kardeşine alıştırmanın diğer bir yolu da bebekle ilgili işlerde ondan yardım istemektir. Örn: bebeğe isim seçme, biberonun soğutulması, oyuncak ya da giysi seçimi, bebek odasının düzenlenmesi gibi konularda çocuğun katılımı önemli bir rol oynar.
Kıskançlığı engellemek adına çocuğa aşırı hoşgörü göstermek de durumu kötüleştirebilir. Örn: Önceden yalnız yatan çocuğun doğumdan sonra anne baba ile yatmasına izin verilmemelidir. Çocuğa kıskanmasın diye gösterirken aşırı ilgi, bu seferde kardeşinin onu kıskanmasına yol açabilir.
Ebeveynlerin kaçınması gereken bir diğer davranış da kardeşler arası karşılaştırma yapmaktır. :Çocuklar arasında yapılan karşılaştırma kıskançlığın artmasına sebep olabilir.
Çocuktan "sen artık ablasın, abisin" gibi sözlerle yaşının üzerinde olgunluk göstermesi beklenmemeli ve ayrıca onun da hala bir çocuk olduğu unutulmamalıdır.
Çocukların kavgalarında hakem rolünü almayın. Bu rekabetin yoğunlaşmasına neden olur. Her zaman için "kim başlattı?" sorusunu sormaktan kaçının.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kardeşler Arası Kıskançlık" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Elvin AKI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Elvin AKI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Psk.Elvin AKI
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Elvin AKI'nın Makaleleri
► Kardeşler Arasında Kıskançlık Uzm.Psk.Sinem MALKOÇ
► Kardeşler Arası İlişkiler Psk.Dnş.Sehir HİLOOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,173 uzman makalesi arasında 'Kardeşler Arası Kıskançlık' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Okul Fobisi Eylül 2012
► Çocuk ve Arkadaşlık Mayıs 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:03
Top