2007'den Bugüne 86,891 Tavsiye, 26,966 Uzman ve 19,242 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sınırsız- Sorumsuz Aile Ortamında Büyüyen Çocuklar ve Başarısızlık
MAKALE #9257 © Yazan Gönül BAYALTUN | Yayın Temmuz 2012 | 13,731 Okuyucu
ANNE-BABALAR DİKKAT! DİSİPLİNSİZ,SINIRSIZ ,SORUMSUZ AİLE YAPISINDA BÜYÜYEN ÇOCUĞUNUZ UYUMSUZ, BAŞARISIZ,DOYUMSUZ BİR YAŞAMIN KAPISINI ARALIYOR OLMASIN!

Eskiler hep söyler “Anne-babalık zor zanaat’tır “diye


Çocuk büyütmek, anne-baba olmak yaşamdaki hem mutlu, hem de çok dikkat isteyen hassas konumlardan biridir.


Anne-babalık her şeyden önce yaşamınızda dengeli-tutarlı olmayı gerektirir .Anne-babanın kendi sorunları ve bu sorunlarını ortaya koyuş biçimi ve bu sorunlarıyla yaşamda baş edebilme tarzları , muhtemelen çocuğunda kendi sorunlarını ortaya koyuş ve onlarla baş edebilme yöntemi olacaktır.


BİR ÖRNEK VEREREK DEVAM EDELİM;


Duygu kontrolü olmayan bir baba öfkelendiğinde; bağırarak ortalığı kırıp dökerek şiddet uygulayarak sonra da kapıyı çarpıp çıkarak duygusunu ortaya koyma alışkanlığına sahipse, çocuğunun öfkesini aynı şekilde ortaya koyduğu bir olay ve durumla karşılaştığında çocuğu karşısına alıp “ oğlum/ kızım okulda seni sinirlendiren bir olay olduğunda bir haksızlığa uğradığını düşündüğünde, bir zarar gördüğünde ,arkadaşlarına öfkelenmek, bağırıp-çağırıp ortalığı dağıtmak, okul eşyalarına zarar vermek, arkadaşının defterini kitabını yırtmak yerine ,sakin ol ,önce onlarla konuş,öğretmene söyle o senin sorunlarını çözmene yardımcı olacaktır” demenin bir katkısı olmayacaktır ve baba çocuğuna “ öfkesini kontrollü bir şekilde ortaya koyma” davranışını öğretemeyecektir.

Çünkü çocuklar için en etkili öğrenmelerden biri modelleyerek öğrenmedir.Hem işiterek hem görerek hem yaşayarak hem modelleyerek öğrendiklerimiz sadece işiterek öğrendiklerimizden kat kat etkili olacak, kalıcı bir davranışa dönüşebilecektir.Buradaki babanın öfkesini ortaya koyuş biçimi çocuk açısından görerek işiterek yaşayarak modelleyerek etkin bir öğrenme yöntemi oluşturmaktadır.
Anne-babalara” çocuklarınıza nasihat vermeyin onlara kazandırmak istediğiniz davranışlarda örnek olun ,önce siz yapın sonrada çocuğunuzun yapmasını bekleyin ”denilmesinin anlamı budur.

Anne-baba olmak çocuğa bilinçli ve olumlu eğitim verecek şekilde davranmayı gerektirir.Çünkü anne-babaların tutumları,düşünce ve davranış yapıları çocukların uyum-başarı-mutluluk kapasitelerini ortaya çıkaran ya da engelleyen ,dolayısıyla çocuklarının direk yaşamını belirleyen unsurların en önemlisi olacaktır.


ÖRNEĞİN;


1-AŞIRI SERT HiÇ ESNEKLİĞİ OLMAYAN BİR DİSİPLİN ORTAMINDA AYNI ZAMANDA AŞIRI SEVGİYLE BÜYÜTÜLEN ÇOCUKLAR;hem yeteneklerini uğraşarak,emek vererek özgür bir ortamda geliştirme fırsatı bulamayan hem de aşırı sevgiyle bağımlılıklar geliştirerek;ürkek,nazlı,kendini ifade etmekte zorlanan, kolayca arkadaş edinemeyen,hep arkadaşlarından ilgi bekleyen, sesiz,bir işe başlamaktan- Başaramamaktan korkan,bir şeyleri yanlış yapmaktan ve anne-babası ve öğretmeni tarafından beğenilmemek, azar işitmek endişesi duyan, sınav kaygısı yaşayan, heyecanlı,kırılgan ,kolayca üzülen çocuklarda bu tarz eğitimin etkisi olabilir. Aşırı disiplin çocuğun kendini ortaya koymasına ,aşırı sevgi ve koruma bağımsızlığını geliştirmesine engeller koyabilir.


2-AŞIRI SEVGİ VE YAPICI DİSİPLİNDEN YOKSUN BÜYÜYEN ÇOCUKLAR;Aileye ,topluma diğer kişilere kayıtsız,her ortamda kendi ihtiyaçlarına odaklı,yardımlaşmayı, paylaşmayı bilmeyen ,hep ben penceresinden bakan, sorumsuz ,duyarsız ,sınırlarını bilmeyen,hep başkalarından ilgi sevgi bekleyen, ben merkezci,kendini beğenen,ilişkilerinde sürekli sorunlar yaşayan ,toplumsal kuralları anlamakta ve uymakta zorluk çeken,narsist özellikler gösterebilir.


3-HEM YAPICI DİSİPLİNİN OLUMLU ETKİLERİNDEN UZAK HEMDE YETERSİZ SEVGİYLE BÜYÜYEN ÇOCUKLAR:ilgi sevgi yoksunluğu,gelişim ortamı yetersizlikleriyle,yeteneklerini ve içsel güçlerini ortaya koyacak ortamı bulamamış, içe kapanık, özgüvensiz,donuk, yaşam sevincinden uzak, yaşama coşkuyla katılmayan adeta seyreden, kişilik özellikleriyle karşımıza çıkabilirler.


4-AŞIRI SERT ENGELLEYİCİ BİR DİSİPLİNLE VE YETERSİZ SEVGİYLE BÜYÜYEN ÇOCUKLAR İSE;öz güvensiz, topluma diğerlerine karşı kin nefret dolu, öfkeli saldırgan, sosyal gelişimleri geri ,ortama uymakta güçlük çeken,anti-sosyal kişilik özellikleri geliştirebilirler.


BUGÜN YAKINDAN VE DETAYLI BİR ŞEKİLDE BAKACAĞIMIZ AİLE TUTUMU İSE,

DİSİPLİNSİZ, SINIRSIZ SORUMSUZ BİR ÖZGÜRLÜĞÜN HAKİM OLDUĞU AİLE ORTAMI VE BU ORTAMDA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR , OLASI KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ VE YAŞAMDA KARŞILACAKLARI AİLEYLE VE ÇEVREYLE UYUM, İLETİŞİM-BAŞARI SORUNLARI OLACAK.

Günümüzde sıkça rastlanan anne-baba tutumları arasında “çocuğuyla arkadaşça iletişim” kurarak, çocuğuna her şeyi danışan çocuğun gelişimi yeterli olsun-olmasın, konuya hakim olsun olmasın, her konuda fikri sorularak(0-6 ya döneminde özellikle 4 yaşına kadar çocuğun her konuda fikri sorulması, henüz yetersiz oLan çocuklarda öfke duygusu yaratabilir) önerilerini dikkate alarak ona göre davranan bu anne-baba tipi evde otorite sahibi,karar verici kişiler konumunda da değildir. Dolayısıyla eşitlik ve arkadaşlık iletişimi olduğu için çocuğuna liderlik yapma, doğru yönergeler ve yapıcı bir disiplinle çocuğun gelişimine olumlu katkıda bulunma konumu da olmaz.Bu anne-babalar çocuğunu, demokratik bir ortamda özgür, saygı duyarak,engelsiz büyüttüğünü düşünen anne-babalardır ve böyle yaparak uyumlu başarılı , kendine güvenli,özgür ve mutlu bir çocuk yetiştirdiklerini düşünürler..


Sonuçlar beklenilen gibi mi oluyor?


Araştırmalar, deneyimler sonuçların anne-babaların düşlediği gibi özgür mutlu, yeteneklerini geliştirebilmiş, başarılı ,tatminkar,ailesi ve başkalarıyla olumlu iletişimini devam ettirebilen kişiler değil de tam aksine hep kendi isteklerinin yerine gerilmesini isteyen, istedikleri anında olmazsa öfkelenen, ailede ve arkadaşları arasında uyumsuz, ilişiklerini uzun süre devam ettiremeyen, başkalarının fikirlerine saygı duymayan ben merkezci , dolayısıyla başkalarını anlayamayan, empati yapamayan,istekleri bitmeyen,hayal perest ,istekleri yerine getirilmediğinde anne-babalarını tehdit edebilen, kendini beğenen, bencil narsist, Başarısız ve ruh halleri sürekli değişen (çok mutlu çok mutsuz) özellikler gösterebildiklerini ortaya koyuyor.


Oysa” başarılı anne-baba olabilmek için çocuklara liderlik yapabilmek ve ölçülü bir otorite göstermek gerekir.BUFFİNGTON-2005)


Her şeyden önce çocuğun hem arkadaşa hem anne -babaya ihtiyacı vardır. çocuğun arkadaşı çok , anne-baba da arkadaş olmayı seçerse çocuk anne-babasız kalır.Dünya’ya potansiyel yetenek-zeka içsel güçleriyle, gelişime açık ve başarı kapasitesiyle gelen çocuğun tüm bu potansiyel güçlerini ortaya koyabilmesi, gerçekleştirebilmesi için sınırlı, sorumlu özgür bir ortama ve olumlu yönergelerle çocuğunu doğru yönlendirebilen anne-babalara ihtiyaç vardır.Su akar yolunu bulur” sözü doğrudur.Önemli olan o suyun doğru kanalize olması, doğanın insanlığın yaranına katkı sağlamasıdır. Dünya’ya gelen çocukta bir şekilde büyüyüp gidecektir.İster taşkın sel olup-evleri yıkan ,eşyaları parçalayan,bitkileri kökleyip yok eden,bağlara bahçeleri bozan hem kendi yatağına hem çevreye zarar veren taşkın bir sel gibi veya ırmağa karışarak bağları bahçeleri sulayan ,ağaçları sebzeleri yetiştiren bir yaşam suyu olarak.


Anne-babalık çocuğun yasam suyumu ,taşkın sel mi olacağında tutumlarıyla belirleyici olmaktır.


Yapıcı disiplin uygulamak çocuğu engellemek değil, aksine en iyi gelişim ortamını zorlayıcı,bıktırıcı olmadan oluşturabilmektir.


Örneğin;çocuğun arkadaş ilişkilerindeki disiplini ele alacak olursak;


1- Disiplinsiz,sorumsuz sınırsız davranış tarzı

2-Aşırı ve sert disiplinli davranış tarzı
3- Yapıcı ve sınırlı sorumlu disiplinli bir davranış tarzı olarak bir bakış atalım.

DAVRANIŞ ŞEKİLLERİ;


1-DİSPLİNSİZ,SINIRSIZ,SORUMSUZ DAVRANIŞ TARZINA ÖRNEK;Çocuğun okuldan çıkınca anne-babaya bildirmeden ,anne-babanın tanımadığı arkadaşlarıyla buluşması,evlerine gitmesi,orada istediği kadar kalması, eve geldiğinde oldukça geç olması yarınki ödevlerini yapacak,sınava çalışacak zamanın kalmaması , okul çantasını hazırlamadan ,duş almadan uykuya gitmesi, disiplinsiz sınırsız sorumsuz özgürlük ortamında büyümeye örnek bir davranış olabilir.Burada ailenin çocuğun gelişimine hiçbir yapıcı etkisi olmamıştır.Çocuğun arkadaşlarının kim olduğu, çocuğu olumlu etkileyip etkilemediği bilinmediği gibi, çocuğun gelişimini destekleyecek bir plan programda olmadığından çocuk bütün zamanını istediği şeyleri yapmak için kullanmış,yarınki ödevlerini ve sınavını da önemsememiş,duş almadan ,çantasını hazırlamadan yatağa giderek,sınırsız bir özgürlük ve sorumsuz davranış sergilemiştir.


2- AŞIRI VE SERT DİSİPLİNLİ DAVRANIŞ TARZI; Çocuğun arkadaşlarıyla buluşmasına hayır demek.Çocuğun hiç bir arkadaşıyla buluşmasına izin verilmemesi,arkadaşlarını seçememesi ve çocuğun arkadaşlarını anne-babanın seçmesi ise sert disipline uygun aile biçimidir. Aşırı disiplin disiplinsizlik kadar sakıncalı bir tutumdur.


3-YAPICI ,DİSPLİNLE ,SINIRLI -SORUMLU BİR ÖZGÜRLÜĞE ÖRNEK DAVRANIŞ TARZI; Çocuğun arkadaş seçimin de kendisinin söz hakkı olması,arkadaşlarını ailenin tanıması, arkadaşlarıyla bir plan program dahilinde uygun zamanlarda , geliş-gidiş saatleri bilinerek buluşması, bu buluşmaların o gün yapması gereken ödev ve sorumluluklarını aksatmadan gerçekleşmesi, yarın ki sınava hazırlanacak ,kişisel bakımını gerçekleştirecek,duş alacak ve çantasını hazırlayacak,aile ortamını paylaşacak zamanı olması dikkate alınarak hareket edilmesi, hem isteklerini hem görev ve sorumluluklarının programda yer alması, hepsine zaman yoksa öncelikleri dikkate alacak ama sadece görevlerden ibaret olmayacak bir organizasyon yapılması ,yapıcı, disiplinli,sınırlı sorumlu özgür bir aile ortamında büyümeye uygun davranış tarzı olabilir.


Sınırsız sorumsuz disiplinsiz büyüyen çocukların aileleri“çocuk odaklıdır” Daha çokta orta yaşta anne-baba olmuş ,anne babaların çocuklarında veya tek çocuklu ailelerde sıkça görülür.


Bu ailelerde yaşam çocuğun ihtiyaçlarına göre düzenlenir.Taşınırken, ev eşya alınırken hep çocuğun isteği gözetilir, çocuklara prensler prensesler gibi davranılır ve çocukta yaşam kendi hükümdarlığında bir ülkeymiş izlenimi edinmesi sağlanır.Herkesten aynı davranışı bekleyen çocuklar sıkı sık hayal kırıklığına uğrar. Bu ailelerde evin söz geçeni, reisi çocuktur.Bu çocuklarda haklar sonsuz ama görevler ve sorumluluk yoktur . Çocuktan bazı ailelerde okulda yüksek başarı beklenir. Ama ailesine her istediğini yaptırmaya alışmış bu çocuklarda genellikle başarının şartı olan; sabır, özveri, irade gücü, kendine söz geçirebilme yetenekleri gelişmemiş( çünkü çocuklar her istediklerine anında sahip olurken,gerekirse zorluklara katlanarak ders çalışma, başladığı işi sonuna kadar götürmek için kendini zorlamak ve bu davranışı sonunda ödülü elde etmeyi amaçlamak , bir başarıyı ortaya koyarak alkışlanmak ,aferin bravo onaylarını almak, emekleri sonucu kazandığıyla istediği bir şeyi elde etmeyi düşünmek amaç değildir.)olacaktır. Çünkü her an sevilen beğenilen tapılan, onaylanan ,istekleri anında eline verilen çocuklardır genelde.Bu çocuklar yaşamın isteklerden zevklerden ibaret olduğunu anlamış ama sorunlarla mücadele ve baş etme yönünde zayıf kalmış olabilirler.


Çocuklarda, baştan okul yaşamını başarılı götürenleri olsa da ,sınıf yükseldikçe ,başarı için emek,özveri gerektiğinden bu özellikleri gelişmeyen bu çocukların başarıları gittikçe düşer veya hedefini yakalamasına yetmez.Bu durumda hedeflerini değiştirterek , gittikçe düşürerek yoluna devam eder gözükseler de poh pohlanmaya alıştıkları içinde daha küçük sınıflarda başararak elde ettikleri onay takdir ve alkıştan da yoksun kalmaya başladıklarından (çünkü okulda öğretmeni ve arkadaşları arasında başarılı olan diğer çocuklar övülüp- alkışlanmaktadır,) merkez olmaktan uzaklaştıkça öfkeli huzursuz,taşkın ve suçlayıcı olmaya başlarlar. Bu devrede çocuğun olumsuz gelişmelerini fark etmeye başlayan aileler, çocukları doğru yönlendirmeye çalışsalarda,0-6 yaş temel kişilik dönemi aşılmış ve çok alışkanlık yerleşmiş olacağından kendi başlarına başarı sanşları düşük olduğu gibi o zamana kadar anne -babasından hiçbir yönerge almayan, kendisi onlara hükmetmeye alışan çocuklarda bu durum şok etkisi yaparak “ annem babam arkadaşlarım, çevrem artık benim isteklerimi yerine getirmiyor, beni eleştiriyor demek ki artık beni sevmiyor, bana düşman bana baskı yapıyor kötü davranıyorlar” yorumuna yol açabilecektir.Zamanında ailelerin doğru yönlendirmelerinden yoksun büyüyen bu çocuklar her yapacakları işte kimseyi dinlemeyerek,o konudaki bilgi ve deneyim birikimini dikkate almadan, kimsenin yardımını,fikrini sormadan bildikleri gibi davranarak sonunda sık sık başarısız sonuçlarla karşılaşabilirler.Böylece hem kendileri yaşam karşısında çok yorulan hem de anne-babaları çok yorulan bireyler olabilirler.Anne- babalar bu çocuklarıyla Amerika’yı her keresinde yeniden keşfetme duygusunu yaşayabiliyor. Bu da onların yaşamla baş edebilmelerini olumsuz etkiliyor


Aşırı hoş görü çocuğun ailesine hükmetmesine saygı duymamasına , tehdit etmesine kadar varabilir.


Böyle çocuklar yetişkinlik dönemlerinde başarısız uyumsuz mutsuz olabildikleri gibi anne-babaları için büyük hayal kırıklığı,üzüntü kaynağı, o zamana kadar hep çocuk odaklı yaşamış ve çocuklarının mutluluğuyla mutlu olmuş bu ailelerde , Mutluluk hayallerini kaybetme, yoksunluk, değersizlik anlamsızlık, işe yaramazlık duygusu,çökkünlük ve depresyonlarla yüz yüze gelme durumlarına rastlanabiliyor.


Buradaki temel sorun, ehliyetsiz çocuğu aile arabasının direksiyonuna geçiren aile tutumudur. Ailenin çocuk merkezli yaşaması ve bir gün çocuğun aileden uzaklaşabileceğini hesaplamaması, çocuk için çok özveride bulunması ve çocuğu iyi bir liderlik ve otoriteyle,yeteneklerini ortaya koyucu bir gelişim ortamında büyüme fırsatı yaratamamış olmasıdır.

Bu çocuklar kendileri de aileleri kadar hüsran yaşayan ,çok zaman uyumlu,başarılı ve mutlu bir birey olmaktan uzak ,yetiştiriş tarzlarının olumsuz etkilerini kişiliklerinde taşıyan bireyler olabilmektedir.

ÖRNEĞİN;


YAŞAMLARI BOYUNCA çok çalışmış , doğru yatırım ve kalan mirasla belli bir para mal gücü elde etmiş bir ailenin çocuğunun konumu söyle olabilmektedir:çocuk üniversiteyi bitirir ve işe girer. İşte ancak 2 ay çalışabilir ve koşulların çok zor olduğunu hoşuna gitmediğini söyleyerek anne-babadan kendine iş yeri açmak için maddi yardım ister. Çocuklarının bir dediğini iki etmeyen anne-baba derhal bu desteği verir ama çocuğun işleri yolunda gitmez ve batırır. Davranışlarının sorumluluğunu almayı öğrenmemiş bu çocuk, sorunlarda her keresinde başka kişileri ve olayları sorumlu tuttuğu için , çocuk anne-babasına “ ekonomik krize rastladı ondan batırdım” der. Anne –baba çocuğun iş yaşamındaki tutumunu görmüş ve Başarsızlığın çocuğun bilinçsiz davranışlarından kaynaklandığını izlemiştir “ ama sende gerekli öz veriyi ,ilgiyi çalışmayı gösteremedin , yoksa durum bu kadar kötü olmazdı “ der demez ,çocuk anne basına öfkeyle patlar ve kendini suçladıklarını amaçlarının kendine yardım etmemek olduğunu, artık kendini eleştirdiklerini,sevmediklerini, kendine karşı eskisi gibi davranmadıklarını ve buna hakları olmadıklarını ,yardım etmezse onlarla ilişkisini keseceğini söyler. Anne –baba yaptığına inanmasa da çocuğun istediği maddi desteği ikinci kez verir. Çok çalışmayı, gerektiğinde az harcamayı, doğru iş yönetimini öğrenmemiş olan yetişkin çocuk, tehditleri karşısında anne-babasından ikinci kez aldığı sermayeyi yine bitirir, işler yine sarpa sarar, bu kez kredi kartlarını kullanır. Her keresinde kredi kartlarını ödeyen anne –baba bundan vazgeçince yetişkin çocuk hapise girer. Hapisteyken ,kredi kartlarını ödemezlerse intihar edeceğini söyleyen yetişkin çocuk anne-baba için büyük bir endişe , hastalık kaynağı olmuştur ve anne baba çaresizlikten ne yapacağına karar veremez duruma düşmüştür. Hem biricik çocuklarını kaybetmek istemezler hem de yapacakları ödemelerin bir çözüm olmayacağını, sonunda kendilerinin de başkalarına muhtaç duruma geleceğini düşünürler. Bu çatışma sağlıklarını kaybetmeleri sonucuna getirir.


Böyle durumlar artık ailelerin tek basına baş edebilecekleri konumu aşmış, bir uzamandan yardım almaları gereken bir durumdur.



SINIRSIZ SORUMSUZ DİSİPLİNSİZ YETİŞEN ÇOCUKLARDA GÖRÜLEBELECK OLASI ÖZELLİKLER ŞÖYLE SIRALANABİLİR.


1-Her konuyu çok iyi bildiklerini düşünmek. Dik başlılık. Başkalarının fikrine değer vermemek


2-Etraftaki her şeyi ve herkesi kontrol etmek istemek. Dünya ve insanlar onları mutlu etmek için yaratılmış gibi davranmak


3- iletişimlerinde saygı sevgi,empati ,hoş görü anlayış yapamadıkları için sosyal yönden gelişememek. sosyal kuralları anlayamamak,uyum sağlayamamak.


4-yaşamla ve insanlarla baş etme konusunda yetersizlik


5-yenilgi ve basarsızlıkları kabul edememe.


6-Anne-babalarından gördükleri aşırı sevgi sınırsız özgürlük onay ve takdiri herkesten her konumdan bekleme ,bu mümkün olmadığı içinde sık sık hayal kırıklığına uğrama.öfkelenme.


7- Anne babaları ve insanlarla iletişimlerinin hep almak üzerine kurulu olması.


8-istikrarsızlık ve uçtan uca savrulan (çok mutlu çok mutsuz) tatminsiz bir yasam tarzı sürdürebilme


ÇOCUKLARDA SINIRSIZ,SORUMSUZ DİSİPLİNSİZ AİLE ORTAMI ,ÇOCUĞUN GELİŞİMİNE OLUMSUZ KATKILARI OLAN BİR GELİŞİM ORTAMIDIR.


Çocuklar bakım ve gelişimlerini destekleyen bir ortamda, sınırlı ve sorumlu bir özgürlükle, ölçülü bir otorite ve yapıcı bir disiplinle , liderlik ve yönetim becerisi olan anne-babanın olumlu yönergeleriyle, doğumlarıyla getirdikleri potansiyel güçlerini ortaya çıkaracak şekilde büyütülmelidir.Bu başarıya,uyuma mutluluğa açık bir birey yetiştirmeye yapılabilecek en önemli anne-baba desteğidir.


Yaşam Başarısı ve mutluluk sizinle ve çocuğunuzla olsun.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınırsız- Sorumsuz Aile Ortamında Büyüyen Çocuklar ve Başarısızlık" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Gönül BAYALTUN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Gönül BAYALTUN'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gönül BAYALTUN Fotoğraf
Gönül BAYALTUN
Denizli
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimcisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi78 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Gönül BAYALTUN'un Yazıları
► Sıcak Ama Sınırsız Ebeveynler Psk.Ebru ZORLUTUNA
► Sınırlı Ego Sınırsız İnsan Psk.Burcu ATATÜR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,242 uzman makalesi arasında 'Sınırsız- Sorumsuz Aile Ortamında Büyüyen Çocuklar ve Başarısızlık' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:27
Top