2007'den Bugüne 82,023 Tavsiye, 26,004 Uzman ve 18,216 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Depresyonun Tedavisi
MAKALE #9264 © Yazan Psk.Dnş.Beril PAPUÇÇUER CEYLAN | Yayın Temmuz 2012 | 3,857 Okuyucu
DEPRESYONUN TEDAVİSİ

Çağdaş tıbbın sağladığı imkânlar sayesinde depresyon hastalarının başarıyla tedavi edilmeleri mümkün. Hazırlanan tedavi hastaya uygun olduğu takdirde, depresyon birkaç hafta veya ay içerisinde düzelir. Ancak depresyon ekseriyetle haftalar veya aylar süren bir gelişmenin sonucu olarak ortaya çıktığından, tedavisi de elbette zaman ister. Sadece bir kaç gün içinde çabucacık iyileşme ihtimali olmadığı için sabırlı olmanız gerekir. Depresyon hastalığı teşhis edildiğinde en başta iki tedavi şekline başvurulur: ilaç tedavisi (antidepresan ilaçlarla) ve ilaçsız tedavi (örneğin psikoterapi). Depresyonun hafif olan şekillerinde bu iki tedavi yönteminin etkililiği hemen hemen aynıdır. Depresyonun daha uzun süren ve ağır dereceli şekillerinde ise hastayı antidepresan ilaçlarla tedavi ederek semptomların en kısa zamanda hafiflemesini ve hastanın genel randımanını geri kazanmasını sağlamak gerekir. Eğer doktorunuz ilaç tedavisinin yeterli olacağını tavsiye ettiyse, kendisiyle gerekli görüşmeleri yapmanız yine de büyük bir önem taşıyacaktır. Tedavi altına alındığınız uzman size hastalığınız hakkında geniş bilgiler verecek ve sizinle birlikte bir tedavi planı hazırlayacaktır. Onunla her zaman konuşabilir ve ona dertlerinizi ve sizi rahatsız eden yakınmaları anlatabilirsiniz.

Depresyon hastalarının tedavisi genel olarak şu şekilde gerçekleşir:


Akut terapi aşaması


Doktorunuz, depresyonun ilaç tedavisini hangi dozla başlatacağına karar verir. İlk önce yazmış olduğu dozun yetersiz olduğu takdirde, yani tedavinin ilk haftalarında ilacın antidepresif etkisi kendini yeterince gösteremiyorsa doktor ilacın dozunu yükseltir. Bu doz artışının sebebi, insanların belli bir ilaca birbirlerinden farklı reaksiyon göstermeleridir. Bazı insanların ilacın çok düşük dozuyla bile iyileşmeleri sağlanabilirken, başka kişilerin aynı ilacın daha yüksek bir dozuyla tedavi edilmeleri gerekebilir. Burada en önemlisi şudur: Sabırlı olun ve ilacı hiçbir zaman kesmeyin. Ayrıca, bir ilacı almaya başladıktan kısa bir süre sonra başka bir ilaç istemeyin, çünkü ilacın değiştirilmesi çoğu zaman tedavinin oldukça uzamasına yol açabilir ve vücudunuz başka bir ilaca geçilmesinden olumsuz etkilenebilir. Bunun için, kullandığınız ilaca güvenerek dozun arttırılmasını kabul etmeniz daha iyi olacaktır. Tedavinin başlangıcında bazen istenmeyen yan tesirler ortaya çıkabilir. Bunlar ekseriyetle geçicidir ve kendiliğinden kaybolur. Tedavinin ilk aşamasında en sık görülen yan tesir mide bulantısıdır. Hastayı rahatsız eden bu yan tesirler normal olarak tedavinin devam ettiği sonraki aşamalarda kendiliğinden kaybolur, yani tedavinin başarılı olup olmamasını sonuçta etkilemeyecektir. Buna göre, vücudunuzun tedaviye başlandıktan sadece birkaç hafta sonra antidepresif tedaviye olumlu bir reakisyon göstereceğini ve böylece kendinizde fark ettiğiniz hastalık belirtilerinin iyileşeceğini söyleyebiliriz. Sizde istenmeyen yan tesirler ortaya çıktığında bunu lütfen doktora anlatınız. O size bu durum karşısında nasıl davranmak gerektiğini açıklayarak faydalı tavsiye ve önerilerde bulunacaktır.


Durumu muhafaza etme aşaması


Akut terapinin ardından, tedavi sayesinde iyileşmiş olan durumu muhafaza etmeye başlanır. Bu aşamada hastalık belirtileri kaybolmuş, ancak hastalık dönemi henüz sona ermemiş durumdadır. Tedavinin bu aşaması, depresyonunuzun daimi olarak iyileşmesi için son derece önemlidir. Nedenine gelince: Durumunuz iyileştiğinde ilacı kesmeye heveslenmeniz mümkün olabilir. Ancak, ilaçlarını erken kesen hastalar maalesef depresyonun tekrar ortaya çıkması durumuyla karşı karşıya kalabileceklerdir. Böyle bir "nüksetme" olayının, yani hastalık semptomlarının yeniden başlamasının önlenebilmesi için, antidepresan ilacı 4-6 ay daha kullanmanız şarttır. Bu tedavi süreci bittikten sonra ise depresif dönem ekseriyetle sona ermiş sayılabilecektir


Hastalığın nüksetmesini önleyici tedavi


Depresyon maalesef tekrar tekrar meydana gelebilen hastalık cinslerinden biridir. Özellikle hasta depresyonunu yenebildikten sonraki dönemde, ilgili kişinin yeniden hastalanması (hastalığın nüksetmesi) mümkün. Bunun için doktor size aynı ilacı birkaç ay daha veya bir yıla varan bir süre boyunca kullanmaya devam etmeniz için reçete verecektir. Lütfen tedavinin bu aşamasında da doktorunuza güvenin. İlaçların bağımlılığa sürüklemediğini biliyorsunuz ve tedavinin şimdiye kadarki gelişimi karşısında elbette ilacınıza güvenmeye başlamışsınızdır. Dolayısıyla lütfen hastalığın nüksetmesine mani olunabilmesi için siz de gerekli katkılarda bulununuz ve ilacı doktorunuzun uygun gördüğü süre boyunca muntazam bir şekilde kullanmaya devam ediniz. Depresif hastalıkların tedavisinde bir standart haline gelmiş olan bu yöntemin başarısı birçok bilimsel araştırmalarla kanıtlanabilmiştir

Antidepresan ilaçlı tedavi


Antidepresan ilaçlar, insan beynindeki metabolizmaya etki yapar. Bu ilaçlar, depresyon hastalarında miktarı eksik olan mesaj iletici maddelerin seviyesinin normale dönmesini sağlar. Böylece hastalık semptomları kısa süre içinde azalıp kaybolur ve bazen - psikoterapi de dahil olmak üzere - düzenlenecek bir tedavi kombinasyonu için gereken koşullar sağlanmış olur. Doktor, sizde tespit edilmiş olan hastalık belirtilerinin asıl sebebi ve ağırlık derecesi, şimdiki yaşam şartlarınız ve bir hekim olarak sahip olduğu deneyimlere bağlı olarak, hangi antidepresan ilacın size en uygunu olduğuna karar verir. Antidepresan ilaçlar yıllar boyunca kullanıldığında bile hastayı bağımlılığa sürüklemez. Bu ilaçlar, hastada mevcut olan ciddi sorunları görünemez hale getiren uyarıcı ilaç olmayıp, tam aksine beyindeki metabolizmayı normalleştirir ve depresyon belirtilerinin azalmasını sağlar. Bunun sayesinde asıl sorunlarınızı ele alıp çözüm bulabilmeniz için gerekli koşullar hazırlanmış olur.


Hastanın yakını olarak ne gibi yardımda bulunabilirsiniz?


Depresyon, sadece hastanın kendisi üzerinde değil çevresi üzerinde de, yani eşi, ailesi, arkadaşları, iş arkadaşları veya komşuları üzerinde de belli bir baskı yaratabilir. Üstelik hastalık ne kadar uzun sürerse bu baskı da o kadar büyük olur. Hastanın günlük yaşamdaki sosyal ilişkilerinde ekseriyetle bir üzüntü, meraksızlık ve gönülsüzlük ön plandadır. Hiçbir zaman depresyona girmemiş olanlar, hastaya yeterince yardımcı olabilecekleri bir anlayış seviyesine kısa süre içinde ulaşmakta büyük zorluk çekerler. Hastadaki gönülsüzlüğün irade zayıflığından değil, depresyondan kaynaklandığını kavramak çoğu insana zor geliyor. Hastanın bir yakını olarak lütfen depresyonun ciddiye alınması gereken bir hastalık olduğunu kabul ediniz. Bu hastalık, beyindeki metabolizmanın belli bir bozukluğundan doğar. Hastalanan kişi ise bu bozukluğun meydana gelmesinden veya varolmasından hiçbir şekilde sorumlu değildir. Böylece hastanın veya onun yakını olan sizin bu hastalıktan dolayı utanmanıza hiç gerek yoktur.

Hastanın yakını olarak ne yapabilirsiniz?


• Hastayı uzmana gitmeye ve ona rahatsızlığını ayrıntılı bir şekilde anlatmaya ikna edin.


• Tedavisi zaman ister. Onun için sabırlı ve anlayışlı olun. Depresyonlu kişiler umutsuz olduklarından ve bu hastalığın hakikaten iyileşip yok olacağını hiç göz önüne getiremediklerinden, daima hastaya ümit veren sözlerle yaklaşın.


• Hastaya büyük aktiviteler teklif ederek ona fazlaca yüklenmeyen (örneğin kalabalık olan şenliklere veya seyahate gitmek gibi). Bundan ziyade, fazla yük oluşturmayacak bir şekilde, onu üzüntüsünden çevirebilecek olan küçük gezilere (örneğin kısa gezintilere) çıkmayı teklif edin.


• Hastalığın kişi üzerinde meydana getirdiği konsantrasyon ve hafıza bozukluğunu göz önünde bulundurun ve hastanın ilacını muntazam bir şekilde alıp almadığını kontrol edin.


• Tedavinin ilk haftalarında belirgin bir iyileşme görülmese dahi hastayı ilacını almaya devam etmeye ikna edin.


• Tüm bunlara rağmen hiçbir zaman hastanın öz sorumluluğunu unutmayın. Bu demektir ki, antidepresan ilacın olumlu etkisinin mi yok sayan tesirlerinin mi daha ön planda olduğuna hastanın kendisi karar verir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyonun Tedavisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Beril PAPUÇÇUER CEYLAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Beril PAPUÇÇUER CEYLAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Beril PAPUÇÇUER CEYLAN Fotoğraf
Psk.Dnş.Beril PAPUÇÇUER CEYLAN
İstanbul
Psikolojik Danışman
CİNSEL TERAPİST-EVLİLİK VE ÇİFT TERAPİSTİ-BİREYSEL TERAPİST
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Beril PAPUÇÇUER CEYLAN'ın Makaleleri
► Kaçamadım Depresyonun Elinden Psk.İzzet GÜLLÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,216 uzman makalesi arasında 'Depresyonun Tedavisi' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Boşanma Dram Değildir Ağustos 2012
► Öfke Ağustos 2012
► Saldırganlık ve Şiddet Ağustos 2012
► Televizyon ve Çocuk Ağustos 2012
► Ayrılıkla Baş Etme Ağustos 2012
► Depresyonda Mısınız? Temmuz 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:13
Top