2007'den Bugüne 75,930 Tavsiye, 24,844 Uzman ve 17,068 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bilişsel Çarpıtmalar (Düşünce Hataları)
MAKALE #9283 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Temmuz 2012 | 18,684 Okuyucu
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR

Düşünmek insanoğlunun en büyük yetisidir ; ama düşünme eylemini her zaman bir bilim adamı titizliği ile gerçekleştirmeyiz. Her anımızda bunu gerçekleştirdiğimiz için artık otomatik hale gelmiştir. Bu otomatik hale gelmesinin aslında zaman tasarrufu sağlaması, insan ilişkilerinde kolaylık sağlaması, daha spontan bir iletişim sunması gibi bir takım işlevlerinin olması yanında iletişim çatışmaları ve psikolojik rahatsızlıklar gibi olumsuz sonuçları da bulunmaktadır. Bu otomatik düşünceler bazı zamanlarda bir takım hatalar taşırlar. Bilişse çarpıtmalar da denilen bu hatalar kendi yanlı yorumlarımızı kattığımız, temel inançlarımız ve bir takım şemalarımızdan kaynaklanan, gerçekçi olmayan, bu düşünceler için kişi tarafından kanıt sunulamayan, olayları olduğundan daha farklı görüp yorumlamayı ifade eder. Bu tarz düşünceler gündelik yaşamın içerisine o kadar çok işlemiştir ki çoğu zaman bunları fark etmek güçleşmiştir. Aynı zamanda bu kadar yerleşik olması ve bir takım işlevleri nedeniyle değiştirilmesi de güçtür. Fakat pek çok olumsuz duygulara, çatışmalara ve psikolojik rahatsızlıklara neden olmaktadır. Bu yüzden bu tarz düşüncelerin farkında olmak önemlidir.

En sık yapılan bilişsel çarpıtmalar aşağıdaki gibidir:

1. “Meli- Malı” tarzı düşünce: Kişinin katı, değişmez kurallar ile değerlendirmeler yapması ve bu yönde beklentiler geliştirmesi ile ilgilidir. Bu kişiler kendisi ya da etraftaki diğer kişiler için bu kuralları belirler ve bunlara uyulmasını beklerler ve uyulmadığında da sonuçları ile ilgili bir takım felaket senaryoları bulunmaktadır. Kuralların esnetilmesi veya bir durum ve problemle ilgili olarak başka seçeneklerin de olduğu gerçeğini kabul etmezler. Bir durum olduğunda kişinin daha önceki olumsuz deneyimleri ya da yeteri kadar deneyim sahibi olmaması sonucunda acil bir çözüm bulmak için pratik olan geliştirdiği “yapılması gerekenler” listesine başvurur. Bu da kendi ve başkaları üzerinde baskıya neden olabilmektedir.
“
Her zaman en iyisi olmalıyım.”
“
Her koşulda insanlar sorumluluklarını yerine getirmeli.”
“
Çok çalışmalıyım ve hep başarılı olmalıyım.”

2. Keyfi çıkarsama: Kişinin elinde kanıt olmamasına rağmen kendi algılamak istediği şekilde mantık yürütmesidir. Birey bir sonuca ulaşmak için sadece kendi algılamalarına uygun yorum yapar. Bazı durumlarda elindeki yeterli kanıtlar olmamasının yansıra aksi yönde kanıtlar olsa da bunları görmezden gelebilir.
“
Onun hakkındaki düşüncelerimi söylersem onu kaybederim. “
“
Erkekler sadece güzel ve ince kadınlardan hoşlanır.”
“
Bunu tamamen beni sinir olup başarısız oluyum diye yapıyor.”

3. Seçici algılama: Bireyin bir durumla ilgili pek çok açıklama, kanıt, bilgi varken sadece bir tanesini seçip bununla ilgili değerlendirmeler yapmasıdır. Kişi pek çok boyutu olan olaylarda sadece tek bir yönü ele alıp onu ön plana çıkarabilir ve bunu tüm yaşantılarına genelleyebilir. Sıklıkla olumsuz olan bu detayları birey adeta bir cımbız gibi çeker ve olayların bütününü göremez.
“
Bugün her şey ters gitti.”
“
Tüm gün benimle soğuk konuştu.”
“
Bu kadar önemli bir buluşma öncesi otobüs arıza yapmamalıydı, her şey ters gidiyor.”

3. Aşırı genelleme: Kişinin tek bir duruma bakarak o durumla ilgili yargısını başka durumlar için de genellemesidir. Hepimiz günlük yaşamlarımızda genellemeler yapmaktayız.Bunun pratikte pek çok işlevi vardır; fakat aşırı genellemede eldeki çok az bilgi ve kanıt ile , farklı koşullardaki pek çok olay açıklanmaya çalışılır ve artık bu açıklama sorgulanmadan kabul edilip yerleşir. Kendimizle ilgili yargılarımızda da tek bir olumsuzluk tüm özelliklerimize genellenir. Örneğin bir derste başarısız olduysak kendimizi başarısız bir insan olarak görebiliriz ya da o dersi asla başaramayacağımızı varsayabiliriz. “Herkes, her zaman, daima, asla” sıklıkla kullanılan kelimelerdir.
“
Bütün aksilikler beni bulur.”
“
Herkes beni reddediyor.”
“
Hiç kimse beni anlamıyor.”
“
Yaptıklarımdan dolayı hep eleştiriliyorum.”
“
Kimse benimle gerçekten ilgilenmez.”

4. Kişiselleştirme : Çevredeki olumsuz olaylar ile ilgili hiçbir bağlantıları olmadığı halde kendi ile ilgili çıkarımlarda bulunurlar. Bir olumsuzluk olduğunda herhangi bir kanıt olmaksızın halde durumdan kendisini sorumlu tutabilir. Farklı nedenler olabileceğini düşünmeden davranışlardaki nedenleri hep kendilerinde ararlar. Böyle bir düşünce tarzında tüm evren o kişidir. Her şey kendisiyle ilgilidir; fakat olayları kontrol algısı ile ilgili kendilerini çok az yeterli ve güçlü hissederler. Örneğin bir arkadaşı canının sıkıldığını söylerse bireyler bunu kendisi ile ilgili algılayıp o kişinin canını sıktığını, sıkıcı biri olduğunu düşünebilir. Bu da bireyde suçluluk, kızgınlık ve gücenmişliğe yol açabilir.
“
Buna ben neden oldum.”
“
Bana bir şey ima etmeye çalışıyor”

5. “Ya hep ya hiç” tarzı düşünme : Bu düşünme tarzında bireyler yargılarını değerlendirmelerini siyahla beyaz gibi iki uç kutuptan birinden algılama şeklinde yaparlar. Olayları ve etrafındaki insanları bir boyut üzerinde değerlendirmeyi, orta noktalarda yargılarda bulunmayı yapamazlar. Bu yüzden çok katı bir şekilde algılarlar ve bu yönde davranırlar. Bu kişiler diğerlerini olduğu kadar kendilerini de bu şekilde değerlendirirler. Örneğin kendileri ya başarılı ya başarısızdırlar, ya iyi ya kötüdürler, ya becerikli ya beceriksizdirler. Bu iki kutup arasında , daha esnek ve gerçekçi değerlendirilmeler yapılmasını sağlayacak orta noktaları görmezler.
“
Bu sınavdan B alırsam başarısız olmuş sayılırım. “
“
Eğer bu kız beni reddederse bir daha asla karşısına çıkamam.”
“
Madem en güzeli olmayacak o zaman hiç başlamayalım.”

6. Büyültme ve küçültme: Bireylerin olumsuz olayları abartırken olumlu olayları küçültme yönünde yaptıkları çarpıtmalardır. Kişi bir olayda hem olumlu hem olumsuz parçalar varsa bu şekilde bir yanlılık yaparak çıkarımda bulunur. Yani olumlu olayların sayısını ve önemini büyüterek olumsuz olayların sayısını ve önemini azaltır. Bunu kendi ile ilgili değerlendirmelerinde de yapar ve kendinde kabul gördüğü özelliklerin değerini düşürür. Başarıları şans eseri olmuştur ya da pek de önemli değildir ama başarısızlıkları kendisinin zayıf olduğunu göstermektedir. Bu da bireylerde yetersizlik ve değersizlik inançlarına yol açabilmektedir.
“
Evet bu sınavı geçtim ama bunu herkes yapar.”
“
Bu işte başarılı olamadım, asla başarılı olamayacağım.”
“
Bunu yapamadığıma inanamıyorum, bir çocuk bile bunu becerebilirdi, aptalın tekiyim.”
7. Felaketleştirme: Bireyler bir takım olayların sonuçları için gerçekçi olmayan bir biçimde olumsuz senaryolar düşünebilir ve bunun sonucunda kaygıları artar. Bir takım verileri görmezden gelip, durumun bedelleri için felaketleştirme yaparlar. Örneğin iş yerinde yapacağı sunum için kaygı duyan bir adam başarısız olursa kendisi için en kötüsü olan işten kovulma sonucunu tahmin eder ve bu kaygısını daha da arttırır.
“
Herkes benden nefret edecek.”
“
Yapayalnız kalacağım.”
“
Bu sınavda başarısız olursam okuldan mezun olamam.”
“
Bunu söylersem beni terk eder.”
8. Etiketleme: Kişinin bir takım olayları yanlı olarak değerlendirmesiyle kendine ve diğerlerine katı, genel, olumsuz sıfatlar yakıştırmasıdır. Ve bir kere bu sıfatlara sahip olduğunu düşündükten sonra bunu doğrulayacak şekilde davranırlar. Bu olumsuz etiketlemeler insanlar, bir takım sosyal sınıflar, davranışlar ve deneyimler hakkında ve daha genel olabilir. Aşırı genelleme ile benzemekle birlikte değiştirilmesi daha zordur ve gerçeklerden daha fazla uzaklaştırır.
“
Ben aptalın tekiyim.”
“
Tam bir beceriksizim.”
“
Çok çıkarcı bir insan.”
9.Toptancılık: Bir tek özellik eleştirildiğinde sahip olunan tüm özellikler eleştirilmiş gibi algılamaktır. Bunun örneklerini günlük yaşamda sıklıkla görmek mümkündür. Bireyin işini beğenmeyebiliriz ama bu tamamıyla o bireyi sevmediğimiz anlamına gelmez. Pek çok insan ise bu şekilde düşünebilir. Çünkü bu bireylerin sahip oldukları ünvanları, çocukları, evleri, arabaları tek bir bütündür ve bir tanesi onaylanmazsa birey kendisinin onaylanmadığını düşünür.
10. Sonuçlara atlamak : Elde düşünceyi destekleyecek yeterli kanıt olmadan olumsuz değerlendirmeler yapmaktır. İki şekilde yapılabilir.
a. Falcılık Bir durumun sonucunu önceden olumsuz bir şekilde tahmin etmektir. Bu bireyler kötümser olabilir ya da bu olumsuz tahminlerini daha önceden yaşadıkları başarısızlık deneyimlerinden çıkarsayabilirler.
“
O bu kararından asla dönmeyecek.”
“
Telefona kimse bakmıyor, kesin evde kötü bir şey oldu.”
b. Akıl okuma: Bu yanlılıkta bireyler evrendeki tüm insanların kendileri gibi olduklarını varsayarlar. Bu da sıklıkla hatalara yol açar çünkü bir çeşit yansıtmadır. Kendi varsayımları ve inançları ışığında yaptıkları değerlendirmelerin karşı taraf için de geçerli olduğunu düşünürler. Bu yansıtmalar çoğu zaman bireye gerçek olarak gelir. Şüphe etmediklerinden kontrol etmezler.
“
Benim sorumsuz bir insan olduğumu düşünüyor.”
“
Ona saygı duymadığımı düşünecek.”
11.Duygusal kararlar: Bazı kişiler o sırada olumsuz bir duygu durumu içerisinde iken değerlendirmelerini bu duygularına göre yapıp gerçeği gözden kaçırırlar.
“
Böyle hissediyorum, demek ki doğru.”
“
İçimde bir sıkıntı var, hiçbir şey yolunda gitmiyor işte.”
“
Ondan hiç hoşlanmadım bence iyi bir insan değil. “
Görüldüğü gibi çoğu bilişsel yanlılıklarımız birbiriyle ilişkilidir. Bir tanesini yapmak diğer bazı bilişsel yanlılıkları da yanında getirmektedir.. Ve böylelikle bunlarla çalışmak daha güç hale gelebilmektedir. Aslında tüm bu bilişsel yanlılıklar hepimize oldukça tanıdıktır. Hepimiz belirli ölçülerde ve sıklıkta bu hataları yaparız. Bunlar çoğu zaman savunma mekanizması gibi işleyip koruyucu etkileri de olabilir. Fakat kullanılma sıklığı, ölçüsü kullanıldığı durumlar, ve neden olduğu sonuçlar gibi pek çok faktöre bağlı olarak zararlı hale gelmektedirler. Bunların farkına varmak ve bu hatalarla çalışmak oldukça önemlidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bilişsel Çarpıtmalar (Düşünce Hataları)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     10 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Bilişsel Çarpıtmalar Psk.Gonca BİLGİÇ
► Kaygı Bozuklukları ve Düşünce Hataları Psk.Gülçin DÖNMEZ FİDAN
► Panik Atak ve Eşlik Eden Düşünce Hataları Psk.Gülçin DÖNMEZ FİDAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,068 uzman makalesi arasında 'Bilişsel Çarpıtmalar (Düşünce Hataları)' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kendini Açma Haziran 2013
► İletişim Engelleri Haziran 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:17
Top