2007'den Bugüne 84,946 Tavsiye, 26,572 Uzman ve 18,921 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Hayvansever Olmadan Hayvan Sahibi Olmak
MAKALE #9382 © Yazan Vet.Hek.Kemal ŞİMŞEK | Yayın Ağustos 2012 | 3,013 Okuyucu
SAYIN " HAYVANSEVER"

İğneyi de çuvaldızı da hakkedenlere batırdığım bir makale olacak bu baştan uyarayım sevgili okuyucu . yaz aylarının bitimine yaklaştığımız şu günler de iki ay önce hayvan sevgisi ile yanıp tutuşan (çocuklarına) ve aldıkları köpek/kedi leri ile geçirdikleri güzel bir yaz tatili sonrası yazlık bölgelerin sokaklarında cirit atacak cins kedi/köpekleri sokağa salan insanlara batacak mesala o çuvaldız. Veya aldıkları hayvanlarını ellerinde süs diye hava atmak için kullanan ve en ufak sorunlarında onları sokağa ve ya daha iyi ihtimalle barınaklara bırakanlara …. Hayvanları birer materyal olarak algılayanlara mesala.. ama biliyorum ki zaten öyle insanlar vakit ayırıp okumayacak bu yazıyı veya belli bir kısmına kadar okuduktan sonra sıkılıp bırakacaklar . Bu yüzden rahat kuracağım cümlelerimi.
Lise yıllarımda annesi doğum esnasında ölen bir köpeği sahiplenmek zorunda kaldım . yemek yiyemiyor kendi başına su içemiyor gözleri daha kapalı dünyayı göremiyor ve neler yaşadığının farkına varamıyordu. Yaklaşık 1 ay sonra kendine geldiğinde yemek kabının yerini bulmaya başladığında suyu tek başına içtiğinde hatta ilk günler masajla yaptırdığım dışkısını halının üzerine kendi başına yaptığını gördüğümde bile mutlu oluyordum . tabi annem için aynı şeyi söylemek pek mümkün değildi . bir canı kurtarmış olmak , o dönemde çocukluktan gelen hayvan sevgimin de pekişmesine neden oldu. Annemin evin içinde köpek olmaz naralarına aldırış etmeden büyütmeye devam ettim kızımı. O dönemde tanıştığım bir veteriner hekim abim sayesinde ise mesleğe ilgi duymaya başladım ve kararımı aslında adını Laila koyduğum kızımı ilk elime aldığım anda vermiştim. Veteriner fakültesine gidecektim. Kızım bugün 12 yaşında ve hala hayatta!! Beslememem için naralar atan annemse kızımı da yanıma alacağım dedim gün ölümü çiğnemen lazım dedi!! Şimdi hayvan sevgisi bazen benim hayatımda olduğu gibi insanların yaşam biçimini şekillendirirken bazen de birkaç vakitlik zevkten öteye gidemiyor maalesef. Kliniğe gelipte çocuğum köpek istiyor hangi” cins”i tavsiye edersiniz diyenlere çok “cins” bir adam oluyorum mesala. Çünkü biliyorum ki bu aşkın ömrü çok kısa. O yavrucak çocuk odasında ki pelüş halıya ilk çişini ya da dışkısını yaptı anda önce çocuğun sonrada ailenin sevgisi bitiverecek mesala. 14 şubat günü sevgilisine hediye almak için bir hışımla kliniğin kapısından girip köpek varmı köpek diye soran insanlara da gıcığım mesala… şöyle tüylü müylü ele avuca gelecek bir şey istiyorum dediklerinde oyuncakçıya yönlendirmekten de gocunmam ha . insanlar bir canlıyı sahiplenirken aldıkları sorumlulukların farkında olmak zorunda . veya daha doğru bir deyişle yeterince farkında olmak zorunda. Yemeğini kendinin dolaptan alamayacağını vermezse aç kalacağını bilmek zorunda mesala. Her sosyal insanın yaptığı gibi günde belirli bir süre kapalı alandan kurtulup gezmek zorunda mesala. Koşulsuz itaat eden bu masum canlının gözünden derdini anlayabilecek kapasitede olmak zorunda. 8 yaşında bir çocuğun eline tasmayı tutuşturup benim köpeğim var sizin yokkkk ohhhh…. Diye hava atma malzemesi olarak kullanmasına izin vermemeli mesala. Çok zaruri şartlar oluştuğunda onu terk etmesi gerekiyorsa kendi kadar sevecek birini bulmayı beklemeli mesala.. dövüş olayına hiç girmiyorum çünkü orda ki hayvanın kim olduğu konusunda hala kesin bir yargıya varabilmiş değilim…

Peki bir hayvan sahiplendik ; yaklaşık 1.5-2 aylık yaşta sahiplendiğimiz o hayvanın genelde görmüş olduğu ilk 3-5 kişi arasında yer alıyoruz. Ve artık bizimle yaşayacağı için ona ilk günler de doyum noktasından fazla ilgili gösteriyoruz ve o da düşünüyor . Bu adam çok iyi beni de çok seviyor diyor ve karşılıklı bir akım başlıyor. Hayvanlar yukarıda da bahsettiğim gibi koşulsuz itaat prensibi ile devam ediyorlar hayatlarına sizden gördükleri ilgiye 10 katı itaatle cevap veriyorlar. Artık biraz zaman geçince durum öyle bir hal alıyorki o sizsiz yaşayamaz hale geliyor. Kimimiz bunu biliyor ve ona ömrünün sonuna kadar sahip çıkmak için elimizden geleni yapıyoruz kimisi ise başı ilk sıkıştığında tasmasını salıveriyor hatta tasmayı salmakla da kalmıyor atıyor arabasına uzak kuytu bir köşe seçiyor ve atıveriyor. Bu uzaklarda kuytu köşe seçmesinin sebebini sorduğunuz da ise köpekler geri evlerine dönerlermiş o yüzden uzaklara attım diyor övüne övüne ne dediğini bilmeden densiz. Evet köpekler evlerini bulurlar çünkü onlar sizin onu bırakacağınızı akıllarına getiremezler ,getirmek istemezler ve sizin onu merak edeceğinizi düşünerek eve dönmeye gayret ederler. Sanıyormusunuz ki gurur duygusu barındırsalar yüzünüze bir daha bakalar?

Hayvanları insanlaştırdığım bir makale yazdığımın farkındayım ama onları anlayan ve dinleyen insanların bunu anlamayan insanlara en kolay yoldan da anlatması gerektiğini düşünüyorum. Sahipsiz olarak sokağa düşen o yavrular dan kimisi hayat mücadelesini kazanırken kimisi de hayata küsüp intihar ediyor…. Birkaç gün önce bir haber sitesinde rastladığım bir fotoğraf vardı. Bir insan ölmüş üzeri gazetelerle kapatılmış baş ucunda ise bir köpek bekliyor. Haber de yazdığına göre cenazenin ordan kaldırılması yasal işlemler yüzünden uzamış ve köpekte saatlerce başında oturmuş ölen sahibinin belki de kalkıp hadi oğlum/kızım demesini beklemiş …. Takii ölen sahibi bir arabaya konulup götürülene kadar. Şimdi siz söyleyin nasıl insanlaştırmayayım ben bu çocukları veya nasıl duyguları yokmuş gibi davranayım?

Maalesef ülkemiz de üzerinde konuşulması gereken ve konuştukça da birtürlü çözümlenemeyen konu ise sokak hayvanları konusu…. Herkes naralar atar ancak iş icraata gelince ortada kimse yok. Herkesin sosyal paylaşım sitelerinde ki profilinde bir hayvana yapılmış eziyete yakarış vardır ama sadece orda paylaşmakla kalır. Daha sonra ise o şunu yapmış bu bunu yapmış kıyametler kopar… bu konuda herkesin üzerine çok iş düşmektedir. Hükümetin mesala düzenlemeler de bulunmalıdır. Belediyeler yaptıkları icraatleri (ki gerçekten benim bağlı olduğum belediye bu konuda canla başla çalışıyor) arttırmak zorundadır. İnsanlar sahiplendikleri hayvanları sokağa salarak + 1 can daha sokakta dolaşmasına izin vermemelidir. Hırsızlık yapan arkadaşlara bile çok görev düşüyor … en azından 3-5 lira kazanacaz diye sokak köpekleri için sağa sola kurulan suluk ve yemlikleri çalmayarak onlarda bu ulvi göreve hizmet edebilirler. Veterinerler ellerinden geldiği ölçüde destek olmalıdır ama en önemlisi üretim ve satış politikasının değişmesi gerçeğidir. Diyelim ki bir dişi kediniz var ve mükemmel bakıyorsunuz. Annelik duygusunu tatmasını istiyorsunuz ve çiftleştiriyorsunuz 6 adet yavrusu olduğunu farzediyorum bunların 3 ü dişi 3 ü erkek oldu. Ve hepsini sahiplendirdiniz diyelim. 6 sına da sizin kadar iyi bakacak insanlar bulmanızın imkansız olduğunu biliyorum ancak hepsinin çok iyi bakıldığını farzetsek bile bir dişi bir gün açık olan pencereden atlayıp kaçsa ve dışarıda çiftleşip doğum yaparsa 6 yılda 6000 (2005 yılı verilerine göre) yavrunun sokaklarda doğmasına sebep olacaktır. Şimdi bunu neden anlattığımı düşünüyorsanız eğer hayvan severseniz ve bu sokak hayvanlarına çözüm arıyorsanız önce çuvaldızı kendinize batırıp benim kendi köpeğimde yaptığım gibi kısırlaştırma işlemini gerçekleştirin. Evet bu sizin takdiriniz ve kararınızdır ancak bir dişinin dışarıya düşmesiyle kaç sahipsiz yavruya neden olacağınızı bir daha bi gözden geçirin. Siz bir adım atın gerisi zaten düzelecektir.

İlk yazdığım makale ile bu kadar sert bir giriş yapmış olmam belli bir kesimi rahatsız edebilir ancak ben bu sektörü geliştirmek ve sorunlarına çözüm aramak için okumuş bir hekimim . gözlemlerim de yanıldığım yerler mutlaka vardır. Sorumluluklarını mükemmelce yerine getiren insanlarda kesinlikle azımsanmayacak kadar fazla ancak zaten sözlerim onlara değil. Umarım kimi yerinde kızıp kimi yerinde gülüp kimi yerinde benimle alay ettiğiniz bu makale bir kişinin de olsa fikirlerinin olgunlaşmasına yardım eder ve bu sayede bende mutlu olurum . sağlıklı günlerde görüşmek üzere…


Kemal ŞİMŞEK
Veteriner Hekim
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hayvansever Olmadan Hayvan Sahibi Olmak" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Vet.Hek.Kemal ŞİMŞEK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Vet.Hek.Kemal ŞİMŞEK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Vet.Hek.Kemal ŞİMŞEK'in Makaleleri
► Hayvan Refahı ve Veteriner Hekimlik Vet.Hek.Dr.Mustafa ALTUNTAŞ
► Hayvan Haklarına Genel Bir Bakış Vet.Hek.Cemal KURT
► Hayvan Aşıları Hakkında Merak Edilenler Vet.Hek.Ozan Ezgi BERBEROĞLU
► Evlerde Evcil Hayvan Beslenmesi ve Guinea Pig Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,921 uzman makalesi arasında 'Hayvansever Olmadan Hayvan Sahibi Olmak' başlığıyla benzeşen toplam 97 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:51
Top