2007'den Bugüne 81,168 Tavsiye, 25,806 Uzman ve 18,067 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Panik Atak ve Panik Bozukluk Nedir?
MAKALE #9464 © Yazan Uzm.Psk.Bengisu Nehir AYDIN | Yayın Ağustos 2012 | 3,560 Okuyucu
‘’Kuşlar dahil neredeyse bütün hayvanlarda dehşet bedende titremeye yol açar. Deri solar, ter boşanır ve tüyler diken diken olur… Nefes alıp verme sıklaşır. Kalp hızlı, güçlü ve şiddetli biçimde atar; fakat kalbin vücuda kan pompalamakta daha verimli olduğu şüphelidir; çünkü ten kansız görünür ve en sonunda da kasların gücü tükenir… Zihinsel yetiler daha da fazla zarar görür. Ardından nihai bitkinlik hatta baygınlık gelecektir. Korkmuş bir kanarya sadece ürkmekle ve gagasının kökü ağarmakla kalmaz ardından bayılabilir de.’’ Darwin

Darwin’in bahsettiği korku karşısında yaşanan fiziksel belirtiler evrimin bir sonucu olarak insanlarda da yerleşmiş durumdadır. Vahşi bir hayvanla karşı karşıya kalan ilk insan ya karşısındaki tehlikeyle savaşmak ya da oradan kaçmak zorundaydı. Kaçması için bedenini harekete geçirecek olan değişiklikler de büyük kaslara (kol, bacak gibi) daha fazla kan pompalanmasını sağlamak amacıyla hızlı kalp atışları, dokuların daha fazla oksijen alması için hızlı ve derin soluk alıp verme, bedenin aşırı ısınmasını önlemek amacıyla terleme gibi belirtilerdir. Fakat günümüzde vahşi bir hayvan saldırısına uğrama olasılığının az olduğu şehir hayatında hala bu belirtileri yaşayabilmekteyiz. Evrim sürecimizden bize miras kalan bu alarm sistemi, karşılaştığımız tehlikeler karşısında bizi uyararak hayatta kalmamızı sağlamaktadır; diğer yandan yanlış bir alarm durumunda anksiyete (endişe) dediğimiz bir durumu yaşamak da bazı insanlar için kaçınılmaz olmaya başlar (bu kaçınılmazlık değiştirilemez değildir).

Her an bir tehlikeyle karşılaşmanın olası olduğu tarih öncesi dönemlerde insan vücudu yanlış alarm verse bile, ortada bir tehlike olmadığını gördüğü zaman bir kaybı olmazdı, çünkü hazırlıklı olmak hayatta kalma şansını arttırırdı. Bugüne geldiğimizde, yanlış alarm durumunda ortam güvenli ise felaketleştirme yorumlarıyla birlikte kişide panik atak denilen durum gelişebilir. Panik atağı, aniden başlayıp şiddetlenen, 10 dakika kadar süren yoğun korku ve sıkıntı nöbeti, olarak tanımlayabiliriz. Fiziksel belirtileri; kalp atışında hızlanma, terleme, titreme, ağız kuruması, boğulma hissi, midede bulantı, göğüste ağrı olarak sıralayabiliriz. Bunların yanında sersemlik ve baş dönmesi, kontrolünü yitirme/çıldırma ve ölüm korkuları da görülebilir. Tüm bu belirtilerin, aniden başlayıp bir felakete doğu sürükleniliyormuş algısı yaratması, kişinin bedenindeki her zaman olabilecek küçük uyarımlara normalden daha fazla dikkatini vermesiyle başlar. Örneğin; içsel veya dışsal bir uyaran nedeniyle (kahve içmek, ani bir ses, fiziksel aktivite) kalp atışları hızlanan bir insan ‘’sanırım kalp krizi geçiriyorum’’ diye düşünüp telaşlanmaya başlarsa kesik kesik nefes almaya başlayabilir, bu da beynine daha az oksijen gitmesine sebep olur ve başı dönmeye başlar. Bunlar ardı ardına sıralandığında kalp krizi geçiriyor olduğu algısına daha çok bağlanırsa diğer belirtilerin de eşlik etmesi olasıdır. Bu da panik atağı getirir.
Kalp atışları hızlanan başka bir insan düşünelim. Bu kişi, ‘’kalbim hızlı atmaya başladı, biraz oturup dinlenmeliyim’’ diye düşünüp dikkatini bedenine değil de başka bir uyarana verirse, bir süre sonra kalp atışları normal düzeyine geri dönecektir. Önemli olan, kişinin düşüncelerinin ilk duyumu panik atağa dönüştürüp dönüştürmeyeceğidir. Felakete dönük bir yorum oluşursa korku artar ve ilk bedensel belirti şiddetlenir. Bu da kısır bir döngü oluşturur.

Tetikleyici (uyaran) → ‘’ters giden bir şey var’’ düşüncesi → duygu → bedensel tepki → duyumlara odaklanma → duyumların artması → felaketleştirme → panik → bedensel tepki


Yukarıdaki döngüden de görülebileceği gibi, bedensel tepkiye odaklanıp abartılı yorumlarda bulunmak korkulan belirtinin daha da artması sonucunu getirir. Fiziksel belirtiler ölüme yönelik değil, hayatta kalmaya yöneliktir. Ne sebeple korkulursa korkulsun, vücut kaçması gereken koşulları sağlamak için tepki verir. Kaçılması gerekmeyen bir durum olduğu halde bu tepkiler veriliyorsa yanlış alarm var demektir. Panik atak yaşayanlarda, korku duygusu daha çok kalp krizi geçirildiğini sanma durumuyla eşleşir. Önemli olan, kalbin bir kas olduğunu ve kasların yoğun çalışmasının vücuda zarar değil, aksine yarar sağladığını unutmamaktır.
Panik atak, tek başına psikiyatrik bir hastalık değildir. Tekrarlayan ani panik ataklar, başka ataklar olacağına ilişkin sürekli kaygı, atak yokken kalp krizi geçirme veya çıldırma korkusu ve atak geçirme korkusuyla kaçınma gibi durumlar varsa panik bozukluktan bahsedilir ki bu psikiyatrik bir tanıdır. Panik atak ise herkesin hayatının belli dönemlerinde tek seferlik olabilecek bir durumdur. Panik atağın genel nüfus içinde görülme sıklığı yıllık %10, panik bozukluğun ise %1,5’tur.
Fiziksel belirtilerin ön planda olması sebebiyle, panik atak yaşayanlar çoğunlukla psikiyatri dışındaki doktorlara başvururlar. Nöroloji, KBB, göğüs hastalıkları, kardiyoloji gibi alanlara gidip bu alanlarda bir problemleri olmadığı söylenen kişiler, tüm başvurular içinde %20,5’i oluşturur. Yani, fiziksel bir şikayetten dolayı doktora gidenlerin yaklaşık beşte birinde panik atak ya da panik bozukluk görülmektedir.
Panik atak ve panik bozukluk arasındaki en önemli ayrımlardan biri, panik bozuklukta kişinin atak geçirme korkusuyla günlük hayatının akışını kesintiye uğratan kaçınmalar yaşamasıdır. Örneğin; işi nedeniyle şehir dışına uçakla seyahatler yapması gereken bir kişinin uçakta atak geçiririm endişesiyle bu görevi sürekli başkalarına devretmeye çalışması ve bu nedenle işinde sorunlar yaşaması; sınıfta atak geçirme korkusu olan bir öğrencinin kalabalık ortamlarda yapılan derslere katılmaktan kaçınması ve yıl sonunda bazı derslerden kalması; ana cadde, alışveriş merkezleri, kafeler gibi kalabalık yerlerde atak geçirmekten korkan bir ev hanımının zamanla evden hiç dışarı çıkmaz hale gelmesi ve sosyal hayattan geri çekilmesi nedeniyle arkadaşlarından kopması.

Özetle önemli noktalar:

• İlkel ortamda anksiyete (endişe) ortama uyum sağlar. Koruyucudur, normaldir.
• İlk bedensel duyum fark edildikten sonra, bunun felaket olarak yorumlanması korkuyu arttırır ve korku da ilk belirtiyi şiddetlendirir (kısır döngü).
• Bedende herhangi bir duyum panik atağa yol açabilir, etkinliğin ayırıcı bir özelliği yoktur.
• Belirtiler ölüme yönelik değil, hayatta kalmaya yöneliktir (panik ataktan ölen kimse yoktur). Tehlike anında hayat kurtarır. Güvenli bir ortamdayken, üzerine odaklanılmamalıdır.
• Kalbin hızlı atması kalp kasını güçlendirir. Kardiyak göğüs ağrısı egzersiz yaparken, panik atakta olan, bir şey yapmıyorken ortaya çıkar.

Sonuç: Bu yazıda bahsedilen fiziksel belirtilerin çoğunu bir arada ve aniden başlayıp gelişen bir şekilde yaşıyorsanız ve çeşitli alanlardaki doktorlardan bir hastalığınız olmadığına dair onay aldıysanız, bir psikoloğa veya psikiyatriste giderek yardım almanız faydalı olabilir.


Bengisu Nehir Aydın

Kaynaklar:

Beck, A., Emery, G. (2005), Anksiyete Bozuklukları ve Fobiler.
Türkçapar, H., BDT eğitim notları.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Panik Atak ve Panik Bozukluk Nedir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Bengisu Nehir AYDIN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Bengisu Nehir AYDIN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Bengisu Nehir AYDIN'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,067 uzman makalesi arasında 'Panik Atak ve Panik Bozukluk Nedir?' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:36
Top