2007'den Bugüne 85,215 Tavsiye, 26,646 Uzman ve 18,976 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Psikolojik Açıdan Boşanma Süreci ve Eşler ve Çocuklar Yönünden Boşanmaya Uyum
MAKALE #9514 © Yazan Psk.Dnş.Muharrem KÖSE | Yayın Eylül 2012 | 17,084 Okuyucu
BOŞANMA

Boşanma nedir?



Yasal olarak karı kocanın ayrılması olarak tanımlayabiliriz .Boşanma tatsız bir durumdur. Hem ayrılanlar için, hem çocuklar için, hem de ailelerin diğer üyeleri için...


Ama,ayrılanlar açısından, çıkışı olmayan bir durumdan ziyade, tıkanmış bir ilişkiler yumağından çıkış olarak de görülebilir. Her iki tarafın de görüş birliğinde olmadığı boşanmaların çoğunlukta olduğunu biliyoruz, ama itiraz edenler için bile, o anda fark edilmese bile, boşanma aslında bir çıkış yolu olabilir.


Her durumda, çocukların hayatında ortaya çıkmış bu dönüm noktasının ve dönüm noktasının ardından gelen yeni hayatın onları geliştirici olması nasıl sağlanabilir?
Her aile kendine özgüdür. Herkesin durumu farklıdır, kendine özgüdür. Hiçbir boşanma hiçbir zaman birbirine benzemez; çünkü iki aile asla benzer değildir. Hayat devam eder. Boşanmadan sonra, hayat herkes için devam edecek. Üstelik, boşanan eşler artık karı-koca olmasalar bile, “akraba” olarak kalacaklar. Aradaki kan bağı, okula başlangıçlarda, mezuniyetlerde, sünnetlerde, düğünlerde, acılarda, hayatın diğer beklenen ve beklenmeyen dönüm noktalarında karşılaşmayı zorunlu kılacak.Boşanmanın iyisi-kötüsü olmaz; ama, düzgün bir şekilde, kendimizi ve çocuklarımızı örselemeden, nasıl boşanılır; onun yolunu bulabilmek önemli sanırım.


Boşanmanın sebepleri nelerdir?


Evlilik, her kurum gibi zaman zaman aksayan yönleri olan bir kurum, bu aksaklıklar giderilemediğinde ise sonuç ne yazık ki boşanmayla noktalanıyor. Evlilik süresince aileye yeni bir birey katıldıysa boşanma daha sancılı oluyor. Evliliğin bitmesine yol açan sebepler çok çeşitli olabilir, en çok görülen sebepleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
  • ekonomik sorunlar
  • eşlerin sosyo-kültürel yapı farklılıkları
  • cinsel sorunlar
  • iletişim bozukluğu
  • eşlerden birinin ihaneti
  • aile içi şiddet
Yukarıdaki sebepler nedeniyle evlilik sorunları yaşayan bir çiftin anne-baba olarak da çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilmelerini bekleyemeyiz; anne ya da baba ayrı ayrı çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kursalar bile, birlikte çocuklarına karşı tutarlı, dengeli tutum ve davranışlar sergilemekte güçlük çekeceklerdir. Bir evliliği başa çıkılamayan, çözüm üretilemeyen, süreğen sorunlarla devam ettirmenin çocuk üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler, bazen boşanmanın kendisinin yaratacağı etkilerden daha fazla ve yıkıcı olabilir.

boşanma kararını kesin olarak vermeden önce;
  • Yaşadığım sorunların ve mutsuzluğumun sebebi evliliğim, başka sorunları evliliğime atfetmiyorum,
  • Evliliğimi kurtarmak için elimden gelen herşeyi yaptım,
  • Bu kararı uzun sürede ve etki altında kalmadan verdim,
  • Eşim de, ben de ilişkimize yeterince zaman tanıdık,
  • Çocuğumuz ve ben boşanma olayından etkileneceğiz,
  • Boşandıktan sonra ortaya çıkabilecek yeni sorunlarla başa çıkabilecek gücüm var,
  • Yalnızca eşimden boşanıyorum, çocuğumdan değil (özellikle babalar için),
  • Eşimin de benim de çocuğumuza ihtiyacımız var, çocuğumuzun hem bana hem eşime ihtiyacı var, o yalnız birimize ait değil.
Boşanma sürecinde çiftler ne yaşarlar?

Aslında boşanma bir anlamda bir kayıp yaşanması olarak da ifade edilebilir. Yani biryas süreci yaşanır.


· sürpriz,
· şok,
· inanamama,
· kızgınlık,
· bu niye olmak zorunda
· çaresizlik,
· Ayıp duygusu,
· Derin üzüntü ve acı
· Umutsuzluk,
· Kızgınlık,
· Suç ve pişmanlık,
· Maddi belirsizlik,
· Karmaşa,
· Kâbuslar,
· Bağımlılık,
· Önceki yaşamdan uzaklaşma,
· Yalnız kalma isteği ya da paylaşma isteği
· suçlama
· Yalnızlık
· İnançsızlık
· hiyerarşide değişiklik
· Güvensizlik
· kendi değerinde azalma

Boşanma sürecinin aşamaları var mı?



· Şok ve inkâr: duygusuzluk ya da kaybın anlamını tümüyle anlamada zorluk
· Uzatma ve protesto: yoğunlaşmış hatırlamalar ya da boşanma ile ilgili zihin meşguliyeti
· Dengesizlik ve çaresizlik:geri çekilme, depresyon işaretleri, düzeltme çabalarını ihmal ederek gerçekleri kabul

Boşanmaya uyum aşamaları nelerdir?



· İç konuşmalar
· Netleştirme-bilgiye seçeneklere, alternatiflere bakma
· Geçiş kaos
· Yeni duruma uyum –duygusal ayrılık psikolojik bireyselleşme

Boşanma aile sisteminde ne gibi değişiklere yol açmakta



· Önceliklerin değişmesi
· Aile hiyerarşisinde değişmeler
· Anlama zorluğu
· Sınırları ve değişimleri yumuşatma
· Hızlandırılmış olgunluğa geçiş değişen roller
· Yalnızlık ve ihmal

çocuğun boşanma sürecinden olabildiğince az etkilenmesini sağlayabilmek için neler yapılabilir?;
  • Boşanmanın ne olduğu ve boşanmadan sonra anne, baba ve çocuğun yaşamında ne gibi değişiklikler olacağı konusunda çocuğu bilgilendirmek ve bilinçlendirmek gerekir. Boşanma sürecinde, şehir veya ev değiştirme, bakıcı değiştirme, yeni bir evlilik vb. yaşam değişikliklerini erteleyin. Yaşanması zorunlu bazı değişiklikler varsa, bunlara kademeli geçişler yapmaya gayret edin. Çünkü her değişim, olumlu da olsa ekstra çaba gerektirir ve çocuğunuz için hepsine birden uyum sağlamak güç olabilir. Aynı sebeple, boşanma sonrası çocuk eşlerden hangisiyle kalacaksa, o ve çocuk ailenin boşanmadan önce yaşadığı mekanda yaşamaya devam etmelidir.
  • Eşler, kendi ailelerini de toplayarak (babaanne, hala , dayı vb.) hep birlikte bir toplantı yapmalı ve çocukla ilgili alınan kararlardan herkesin haberi olmalıdır. Böylece herkes çocuk için işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu hatırlatmış olur, çocuğun bu durumdan çok etkilenebileceğinin ve bu konuda herkesten duyarlılık beklendiğinin altı çizilir ve kararlarda herkesin katkısı olduğundan kurallar daha az çiğnenir.
  • Çocuktan ayrı yaşayacak olan eş, kademeli olarak evden ayrı kalmaya başlamalıdır; bu süreç haftada bir günden 5-6 güne kadar çıkarıldığında çocuk ayrılığa daha kolay adapte olur. Boşanmadan sonra, çocuklar her iki eşle de sürekli ve düzenli olarak görüşmeye devam etmelidir. Siz artık sevgili veya karı-koca olmayabilirsiniz ama onun için halen anne-babasınız. O sizleri beraber tanıdı ve beraber istiyor, bunu anlamaya çalışın ve ayrılığınıza alışması için ona zaman verin. Çocuğunuza anne ve babanın birbirlerinden ayrılmalarının çocuklarından ayrılmaları anlamına gelmediğini anlatın. Hep birlikte sık sık biraraya gelin (Kendinizi,eşinizle bu biraraya gelişleri kimseye açıklamak zorunda hissetmeyin !!!).
  • Eşler boşanmanın çocukları için olduğu kadar kendileri için de zor olduğunu unutmamalı ve boşanmayı bir son değil, bir başlangıç olarak kabul etmelidirler. Öfke, yalnızlık duygusu, depresyon, kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir, bunlar doğaldır, gerekirse profesyonel yardım almaktan çekinmemek gerekir. Kendilerini ne kadar çabuk toparlarlarsa çocuklarına da o kadar çok yararlı olabilirler. Unutmamak gerekir ki, çocuklar yeni karşılaştıkları her durumun ne denli tehdit edici olup olmadığını anlamak için genellikle yetişkinlerin tepkilerine bakarlar. Sürekli ağlayan bir anne çocuğa durumun kötü olduğu, neşeli ve çabalayan bir anne ise her şeyin yolunda gittiği izlenimini verecektir.
  • Eşler çocukları kesinlikle birbirlerine karşı kullanmamalıdır; çocuk hiçbir şekilde taraf ve tanık tutulmamalıdır. Yeni düzenlemelerle ilgili kararlar alırken çocuğunuzun onayını alın ama çocuğunuzu karar verme sorumluluğu altında ezmeyin.
  • Çocuk, boşanmış bir anne-babanın çocuğu olmayı çevresine karşı bir silah gibi kullanmamalıdır. Her konuda gereksiz tavizler vererek çocuğun boşanmadan alacağı yaralar yalnızca artırılır, azaltılmaz. Her gün çikolata yemesine izin vererek çocuğunuzun boşanma olayından daha az etkilenmesini sağlayamazsınız, sadece çikolataya daha çok alışmasını sağlarsınız.
  • Çocukla ilgili her konuda eşler birbirleriyle çelişen davranışlarda bulunmamaya gayret göstermeli, ortak bir yol izlenmelidir. Babanın evinde izin verilen bir şeye, annenin evinde yasak konulmamalıdır.
  • Çocuklar anne-babalarının boşanmasından kendilerini suçlayabilirler. Bu yüzden, boşanma sebebinin çocukla hiçbir ilgisinin olmadığı, bunun anne ile babanın arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı açıkça anlatılmalıdır.
  • Çocuk anne-babasının yerine kimseyi koymak istemez, buna saygı duymak gerekir. Boşanma sonrası eşlerden biri yeni bir ilişki yaşıyorsa çocuğun bunu boşanmayı kabullenene kadar bilmemesi gerekir.
· Boşanma sırasında, çocuklar mahkeme, eşya dağılımı, nafaka gibi konulardan haberdar edilmemelidir.



Çocuğun boşanmaya hazırlanması?


Çocuk açısından boşanma, ailenin bir anlamda yok olması ve ebediyen kaybedilmesi olarak görülebilir. Bazı bağlar sürmekle birlikte, içine doğduğu aile artık yoktur. Bu durum kayıp ve üzüntü duyguları uyandırır. Boşanmanın çocuklar üzerinde yarattığı gerilimin ne derece olacağı ve ne kadar süreceği birçok etkene, ama en çok anne-babadan edebilecekleri çeşitli yollar vardır.


Ayrılık ya da boşanma hakkında çocuklarınızla konuşarak başlayın.
Çocuklarınızın neleri anlayıp anlayamayacağı konusunda düşünün. Açık ve dürüst olun. Özellikle onları doğrudan etkileyecek değişiklikler ve olacaklar hakkında bilgi sahibi olmaları, rahatlatıcıdır.



Değişikliklerin adım adım, yavaş yavaş gerçekleşmesini sağlayın. Aynı anda birçok değişiklik yapmayın. Bu çocuğunuzun boşanma esnasında ve sonrasında, olayların hızı ile başının dönmesini önler; kendisini daha güvende hissetmesini sağlar.

Çocukların sık sorduğu sorular:



· Neden boşanıyorsunuz?
· Sen ve babam/annem tekrar bir araya gelecek misiniz?
· Benim yüzümden mi boşanıyorsunuz?
· Okulumu değiştirmek zorunda kalacak mıyım?
· Annemi/babamı ne sıklıkta göreceğim?
· Arkadaşlarımı görebilecek miyim?
· Büyükannemi ve büyükbabamı görebilecek miyim?
· Fakir mi olacağız?
· Yaz kampına gidebilecek miyim?
· Tatillerimi kiminle geçireceğim?

Aynı zamanda çocuklarınızla, onların aile içindeki rollerinin değişip değişmeyeceği hakkında konuşun. Eğer siz tekrar çalışmaya başlayacaksanız veya iş saatleriniz değişecekse, evde onların yardımına ne kadar ihtiyaç duyacağınızı belirtin(sofrayı kurma, kendi odalarını temizleme gibi…) Ancak çocuklarınızdan eski eşinizin yerini almalarını beklemeyin, bu anlama alınabilecek ifadelerden kaçının: “Artık bu ailenin erkeği sensin” veya tek dayanağım sensin”. Eğer hayatınızdaki değişiklikler baş edemeyeceğiniz bir hale gelirse bir danışmana başvurun. Danışman, duygularınızı çözümlemenize ve olaylarla başa çıkmanıza yardım edebilir.

Çocuğunuza boşanma konusunda dürüst davranın.

Boşanma esnasında çocuğunuzu ilgilendiren her konuda sizin ve eski eşinizin aynı fikirde olması kolay olmayabilir. Çocuklarla ayrılık hakkında konuşmadan önce birçok kararı vermiş olmanız onlar için en iyisi olacaktır. Neler olup bittiği konusunda onlara açıkça ve basitçe bilgi verin. Bu değişikliklere alışmanın zaman alacağını, ancak yeni aile düzeni içinde de hayatın mutlu gerçeğini vurgulayın.

Çocuklarınızın hislerini anlamak için elinizden gelenin en iyisini yapın.
Durum sizin için zor ise, çocuklarınız için daha zor olacaktır. Onları duygularını ifade etmeleri için cesaretlendirin. Olaydan etkilenen herkesin hissettikleri hakkında konuşması işe yarar, yaşanan gerilimi azaltabilir.

BOŞANMA AŞAMASI

Boşanma aşamasında çocuklarınız anne ve babanın her birinden özel ilgi görmek ve kendilerine zaman ayrılmasını isteyebilirler. Bu herkes için, ama özellikle çocuklar için zor bir süreçtir. Aşağıdaki önerileri aklınızda bulundurun:



Kızgınlığınız ya da hukuki mücadele çocuğunuzun ihtiyaçlarını göz ardı etmenize sebep olmasın. Çocuklar boşanmış anne-baba arasında geçen tartışmalara dolaylı dolaysız tanık olmamalıdırlar. Anne babadan her ikisi de geri adım atabilmeli ve uzlaşmaya razı olabilmelidir. Uzlaşmakta zorlanıyorsanız, özellikle boşanmanın erken evresinde bir arabulucudan yararlanın; bu avukatınız ya da bir saygın aile büyüğü ya da dostu olabilir.

İletişim. Eski eşinizle iletişim halinde olmanız ve işbirliği yapmanız çocuklarınızın iyiliği için gereklidir. Unutmayın, her ikiniz de çocuklarınızı yetiştirmekle yükümlüsünüz. Anne-babalar bazen çocuğun bakımıyla ilgili meseleleri, çocuğu eski eşlerine götürdüklerinde veya teslim alırken tartışırlar. Eğer bu tür yüz yüze konuşmalar tartışmayla sonuçlanıyorsa, bu konuları telefonla görüşün, veya elektronik posta kullanın. Süregelen anlaşmazlıkları çözmek için bir danışmadan yardım isteyin.
Görüşme ve velayet düzenlemeleri herkesçe kabul edilebilir olmalı. Medeni kanundaki hükümler, anne-babalara çeşitli görüşme-velayet düzenlemeleri yapma konusunda belli esneklikler sağlamaktadır. Velayetin fiziki boyutu çocuğun yaşadığı yere bağlıdır. Yasal velayet anne-babaların çocuklarının eğitimleri, tıbbi tedavileri vb. temel konularda söz hakkına sahip olmalarıdır. Yasal anlaşmazlıkları önlemek amacını güder; eğer çiftler kendileri uygun bir “yasa”da anlaşabilirse, ideal olan budur. Ancak, güven ilişkisinin zedelenmişliği, karşılıklı mutabakatların ömrünü kısaltır, denetimini de imkansızlaştırır.



Tarafların “iyiniyeti” ni sağlayacak ve denetleyecek tek öge çocukların yararı olacaktır. Görüşme düzeni ve kararların nasıl alınacağı konusunda ayrıntılı düzenlemeler yapılabilir. Çocuklar anne ve babalarında dönüşümlü olarak ve eşit sürelerle kalabilir, veya hafta içi-sonu, okul zamanı-tatil şeklinde ayarlamalar yapılabilir. Çocukların maddi, duygusal ve eğitimsel sorunlarıyla her iki ebeveynin de aktif olarak ilgilenmesini sağlar. Acil kararlar konusunda anne ve babanın birbirini yetkilendirmesi, hızlı karar verilmesi gereken durumlarda, bir iletişim aksaklığında, gereksiz gecikmeleri önler. Çocuğun çıkarının korunabilmesini sağlar.

Çocuklarınızın eski eşinizle ilişkisine saygı gösterin. O sizin “ex” eşiniz olabilir, ama çocuğunuzun “ex” annesi ya da babası değil. Diğer ebeveyn arasındaki ilişkiye saygı gösterin. Onunla kendilerini suçlu, ya da size karşı sadakatsiz hissetmeden zaman geçirebilmelerine izin verin, sadece izin vermeyin, bunu gerçekleşmesini sağlayın. Eski eşiniz çocuklarınıza bakmayı kesinlikle reddetmediği sürece, fikir ayrılıklarınızın çocuklarınızı ondan uzak tutmasına izin vermeyin. Hem annesiyle, hem de babasıyla kuvvetli sevgi bağları oluşturmuş bir çocuk geleceğe en iyi hazırlanandır.
“Ben terkedilecek bir çocuğum”. Çocuklarınızı, kimle yaşıyor olursa olsunlar, sevginizin değişmezliğine ikna edin. Öbür tarafı tercih ettiği, onu daha çok sevdiği gibi sitemler, onun sizi kaybetme korkusunu kamçılayabilir. Çocuklar çoğunlukla anne-babadan biri onları terk ederse, diğerinin de terk edeceğini düşünürler :“ben terk edilecek bir çocuğum”.



Çocuklarınızın gündelik programlarının sade ve önceden belli olmasını sağlayın.
Çocuklar ayrılık ve boşanma sürecinde çok fazla değişim yaşarlar. Değişimin sarsıcılığını azaltmak için günlük alışkanlıklarını pek değiştirmeden korumaya çalışın. Boşanma sonrasında, anne-baba kendini suçlama eğilimine girebilir. İşlerin kontrolünü çocuklara vererek kendini bağışlatacağını bilinçli-bilinçsiz düşünen birçok anne-baba var. “Sen nasıl istersen öyle…” yaklaşımı, tahminlerin aksine, çocukta gerginliği ve tedirginliği arttırıcı bir etki yapar. Gereksiz bir sorumluluk duygusu yaratır.
Güvenilir ve tutarlı olun. Çocuklarınızla her dakika birlikte olmasanız da, annesi/babasısınız. Sizin onlardan beklentilerinizi bilmeleri ve ona göre davranmaları gerekir. Ayrı yaşayan anne-babalar, çocuklar için belirli ve tutarlı kurallar koymaya çalışırsa, çocuklar çelişkiye düşmezler.

ÇOCUKLAR NASIL TEPKİ VERİRLER?



Ayrılık/boşanma yaşayan ailelerde, çocukların hissettiklerinin iyisi-kötüsü, doğrusu-yanlışı nedir, bunu tam belirlemek mümkün değil. Çocuklar yaşlarına, cinsiyetlerine, duygusal güçlerine ve aile desteğine bağlı olarak farklı tepkiler gösterebilirler.
Tepki göstermek normaldir, süresine ve şiddetine bakmalı.



Çoğu çocuk anne-babalarının boşanmasını veya ayrılığını kabul etmekte zorlanır. İlk söyleyeceğiniz de bunu saptamak ve onlara açıkça aktarmaktan ibarettir: “Kafan karışabilir, sinirli, gergin, hırçın olabilirsin. Öyle değilmiş gibi yapma, seni geren, kasan durumlar hakkında biraz konuş…”


Tepkiler yaşa göre değişir. Yaş, tepkilerin niteliğini belirleyen en önemli gelişimsel etkendir. Yaşa göre sıraladığımız aşağıdaki tepkiler, durup üzerinde düşünmenizi sağlayabilir ve birisine danışmanızı gerektirebilecek durumlar hakkında bir fikir verebilir. Sıraladığımız davranış ve duygular, aşırılık ve süreklilik gösterdiğinde, tepki zarar verici olmaya başlamış demektir.


5 yaşından küçükler;
-kederli görünebilir,
-başka insanlardan korkabilir,
-anne/babadan ayrılmak istemeyebilir,
-uyku problemleri yaşayabilir,
-yemek problemleri yaşayabilir,
-huysuzluk nöbetlerine girebilir,
-tuvalet eğitimiyle ilgili zorluklar gösterebilir,
-boşanmadan kendilerini sorumlu hissedebilirler (buna özellikle 3-5 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır).



Okul çocuğundaki çocuklar;
-karamsarlaşır,içe kapanıklaşabilir,
-öfkelenebilir,
-dikkati dağılır, toplanamaz,
-notları düşebilir,
-huysuzluk krizleri geçirebilir,
-sürekli sızlanır,
-saldırganlaşabilir,
-anne-babayı tekrar bir araya getirme çabasına girer,
-anne ya da babadan birisinden yana olmaları bekleniyormuş gibi taraf olur.



Ergenlik çağındaki çocuklar;
-İçe kapanabilir,
-mutsuz hissedebilirler,
-öfkesini kolayca gösterebilir.
-saldırganlaşabilir,
-vakitsiz veya riskli cinsel ilişki, uyuşturucu kullanımı gibi riskli davranışlara girebilir
-boşanmanın yaşantısında ekonomik bozulma yaratmasından kaygılanabilir.

BOŞANANLAR NASIL TEPKİ VERİRLER ?



Anne ve babanın boşanmanın da, evlenme gibi, zaman gerektiren bir süreç olduğunu ve ayrılığın tamamlanmasının mahkeme işlemlerinden daha uzun sürebileceğini başta kabullenmeleri gerekir. Anne babaların boşanmanın etkileriyle mücadele etme tarzları çocukların buna uyum sağlama süreçlerini de etkileyecektir. Boşanmaya karşı pek çok yetişkinin gösterdiği en yaygın tepki depresyondur. Depresyondayken, mantığınız, gücünüz her zamanki kadar iyi olmayabilir. Bu tip bir sorunun tedavisinden kaçınmayın. Sizin sağlıklı olmanız bu zor zamanda çocuklarınıza yardımcı olabilmeniz için şarttır.


Anne ya da babanın öfkesi, bir tarafından diğerine karşı çocukların bir biçimde kullanılmasıyla sonuçlanabilir. Birbirleriyle sürekli mücadele halinde olan anne-babalar çocuklarının boşanma ve ayrılığa uyum sağlamalarını daha da zorlaştırırlar.
Gerçekleştirilmesi çok zor bir öneri: Anne-baba birbirine, kendisine duyduğu öfkenin bilincinde olduğu ölçüde, öfkenin kontrolü kolaylaşacaktır. Çocuk herkesin kendisini bir tarafa çektiği durumlarda, iyice şaşkınlaşıp, duygusal olarak zor durumda kalabilir.
Gelecek için söz vermeli mi? “Evlenecek misin, evlendiğin kişi bizi ne yapacak? “Bu sorulara kendinizi bağlayıcı,ileride yalancı çıkartıcı cevap vermekten kaçınmanızı öneririm. Onun çıkarlarını her şeyin üstünde tutacağınıza söz vermekten çekinmeyin; bu sözü tutarsınız. Büyük olasılıkla, bir sonraki evlilik kararınızı verirken, çocuğunuza ilişkin durum önemli bir rol oynayacaktır. Bu, en az yeni bir eş arayışı kadar doğaldır.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikolojik Açıdan Boşanma Süreci ve Eşler ve Çocuklar Yönünden Boşanmaya Uyum" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Muharrem KÖSE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Muharrem KÖSE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     10 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Muharrem KÖSE Fotoğraf
Psk.Dnş.Muharrem KÖSE
Kocaeli
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi21 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Muharrem KÖSE'nin Makaleleri
► Boşanma Süreci ve Çocuklar Psk.Bahar ERDEN
► Okula Uyum Süreci Psk.Burçak ERİTMEN YEŞİLTAŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,976 uzman makalesi arasında 'Psikolojik Açıdan Boşanma Süreci ve Eşler ve Çocuklar Yönünden Boşanmaya Uyum' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aile İçi İletişim Mart 2014
► Erken Boşalma Nedir? Mart 2013
► Cinsellik ve Özgüven Mart 2013
► Okula Başlamak Eylül 2011
► Pozitif Aile Terapisi Nisan 2011
► Neden Aile Terapisi? Aralık 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:04
Top