2007'den Bugüne 81,179 Tavsiye, 25,808 Uzman ve 18,069 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Üniversite Sınavlarına Hazırlanma Süreci ve Psikolojik Destek
MAKALE #9532 © Yazan Psk.Güneş GÜMAN | Yayın Eylül 2012 | 6,154 Okuyucu
Üniversite sınavlarına hazırlanma süreci, genellikle okulla birlikte devam eden yoğun bir ders çalışma programını takip etmeyi, bir yandan ileride yaşamın önemli bir parçası olacak mesleği net olarak belirleyebilmeyi ve bunları yaparken de psikolojik denge halini koruyabilmeyi kapsıyor.
Bu hazırlık sürecinde başarı için nelerin gerekli olduğunu aslında biliyoruz.: Etkili ders çalışma alışkanlıkları, yüksek bir dikkat ve motivasyon düzeyi ve aşırı olmayan, başarıyı olumsuz yönde etkilemeyecek ama öğrencinin hareket etmesine, ders çalışmasına yetecek miktarda kaygı.
Ancak üniversite sınavlarına hazırlanma sürecinde ergenler sıklıkla yorgun olduklarından, meslek seçimi konusunda yaşadıkları kararsızlıklardan, yoğun programlarına rağmen çalışma düzeylerinin anne babalarına asla yeterli gelmediğinden ve hobilerine zaman ayıramamaktan yakınıyorlar. Hatta kimi zaman hobilerine, rahatlayabilecekleri aktivitelere katılmak için kendileri bile gönüllü olmuyorlar, çünkü dışarıdan duyulmasa bile zihinlerinin içinde “şu an ders çalışıyor olman lazım” diyen bir ses mutlaka var.
Ergenin başarılı olması yönünde büyük bir baskı altında olduğunun aileler tarafından bilinmesi önemlidir. Sadece anne baba değil ailedeki diğer bireyler de, okuldaki öğretmenler de hep başarıyı hedeflemekte, bu sözlü olarak dile getirilmese bile genelde hissettirilmektedir. Aynı baskı elbette anne baba için de söz konusudur. Öğrencinin üniversiteyi kazanamamasının belki yeniden dershaneye gidecek olmasının hem mali boyutu hem de ailecek yeniden stresli bir yıl yaşayacak olmanın getireceği yük ergenin kendisi kadar anne baba için de kaygı ve sıkıntı yaratır.
KAYGI

Özellikle sınavlar yaklaşırken adını daha da sıklıkla duyduğumuz “sınav kaygısı” kavramı, sınav sırasında yaşanan boşluk hissi, tüm bilgilerin unutulması, fiziksel değişimler (kalp atışlarının hızlanması, hızlı nefes alıp verme, terleme , titreme baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü) sınavdan belli bir süre geçtikten sonra tüm bilgileri ve soruların yanıtlarını doğru bir şekilde hatırlama şeklinde tanımlanmaktadır.
Ancak böyle bir durum yaşansın ya da yaşanmasın üniversite sınavlarına hazırlanan herkesin belirli bir düzeyde kaygı hissini yaşamasını bekleriz. Çünkü beklenti ve belirsizlik her zaman kaygıyı da beraberinde getirir. Eğer hiçbir kaygı yoksa, sınavlara hazırlanma, ders çalışma davranışları da görülmeyecektir. Olumlu düzeyde kaygı kişiyi harekete geçirip, planlama yapmayı, ders çalışmayı ve sağlıklı bir hazırlık sürecini getirirken, yüksek düzeyde kaygı ders çalışamamaya, zihinsel karmaşaya dolayısıyla da başarısızlığa neden olur.
Bu nedenle aileler çocukları ders çalışmadığında sadece “ne kadar disiplinsiz”, “hiç ders çalışmak istemiyor, başarılı olamayacak” gibi düşünerek hem kendilerini hem de çocuklarını olumsuz yönde etkilemek yerine çalışmamanın yüksek kaygı düzeyinden de kaynaklanabileceğini hatırlayabilirler. Ancak elbette ders çalışmamanın tek nedeni bu olmayabilir. Aile içi çatışmalar (anne-baba arasında ya da anne baba ve ergen arasında) varsa, ergenin ders çalışması için uygun bir ortamı, odası değilse bile kendine özel bir çalışma alanı yoksa, etkili bir ders çalışma planı yapılmıyorsa yine ders çalışmama davranışı ortaya çıkabilmektedir.
YORGUNLUK

Yapılan araştırmalar fazla bilgi yüklemesinin, çok fazla şey öğrenmenin asla yorgunluğa sebep olmadığını anlatıyor. Yani zihnimiz aslında fazla bilgi yüklenmesinden yorulmuyor, asıl neden ya oturmaktan kaynaklanan kas yorgunluğu ya da başka şeyler yapmak isteme nedenli duygusal bir yorgunluk hali. Bu nedenle hem gün içinde çalışırken hem de genel olarak dinlenmeye, kas yorgunluğunun üstesinden gelmek için fiziksel egzersiz ya da yürüyüş gibi aktivitelere, zihinsel anlamda dinlenme için de hobilere zaman ayırmaya oldukça fazla ihtiyaç var.
Unutmamalıyız ki hobilere zaman ayırmak ders çalışma saatinden çalınmış bir zaman değil, fiziksel ve zihinsel anlamda rahatlamayı, kaygılarla baş edebilmeyi, kendini başarılı hissetmeyi, bazen sosyalleşmeyi de sağlayan oldukça yararlı bir unsurdur. Bu nedenle çocuğunuzun zaten önceki yıllardan devam eden bir hobisi, kendisini rahat hissettiği bir uğraşı varsa bunu kesmemek ve üniversiteye hazırlandığı yılda da devam etmesini sağlamak hem onun başarısı hem de mutluluğu için oldukça önemlidir.
MESLEK SEÇİMİ

Bir yandan üniversite sınavlarında başarılı olmak için yoğun bir çalışma temposu sürerken bir yandan da öğrencinin ileride hangi mesleği yapacağı ve hangi okulda okuyacağı, hatta hangi şehirde okuyacağı, okulun mali gereklilikleri hem öğrencinin kendisi hem de ailesi için stresli bir süreç haline gelebiliyor.
Burada elbette öğrencinin idealleri, zevkleri, yetenekleri ve ileride ne yaparak para kazanmak istediği ön planda olmalıyken bazı aileler çocuklarını sadece belli mesleklere (“mutlaka doktor olmalısın”, “avukat olursan çok iyi para kazanırsın” gibi) yönlendirmek istiyorlar.
Oysa para kazanma çocuğunuz hangi mesleği seçerse seçsin o meslekte gösterdiği başarısıyla ve mesleğini severek yapmasıyla doğru orantılı olmaktadır. Yukarıdaki örnekten yola çıkarsak kişi avukat olup da istemediği bir mesleği yapıyorsa çok para kazanamayabilir, kendisini başarılı hissetmeyebilir ve en önemlisi mutlu olmayabilir.
Bunun dışında eğer çocuğunuzun herhangi bir sanat dalında yeteneği varsa ve bununla ilgili bir meslek seçmek istiyorsa bu yönde yönlendirilmesi de önemlidir. Çocuğunuzu başka bir bölümde okuması için ikna etme çabaları onun ileriki yaşamındaki başarısını ve mutluluğunu olumsuz yönde etkileyebilir, aile içinde çatışmaların yaşanmasına neden olabilir.
Meslek seçiminin bir diğer önemli boyutu da seçilen üniversiteye yüklenen anlamın çok fazla olmasıdır. Üniversite öğrenciye o meslekle ilgili temel bilgi ve becerileri kazandırmaktadır. Ama her şeyin üniversiteyi bitirmek demek olmadığı, meslek seçiminin sadece bir parçası olduğu da kabul edilmelidir. Ülkemizde ve yurt dışında üniversite sonrası uzmanlaşma için bir çok sertifika programı, yüksek lisans ve doktora programları, enstitüler bulunmaktadır. Örneğin psikoloji bölümünü seçen bir kişi klinik psikoloji, gelişim psikolojisi, endüstri psikolojisi, sağlık psikolojisi ya da daha birçok alanda uzmanlaşabilir ve bunların hepsinde farklı kişilerle, farklı alanlarda, farklı şartlarda çalışmış olur.
Kısaca mesleki arayış üniversitede okurken ve mezuniyet sonrasında çalışmaya başladıktan sonra da devam edebilmektedir.
PSİKOLOJİK DESTEK

Yukarıda söz edilen tüm süreçler, meslek seçimi, yorgunluk, kaygılar, etkili ders çalışma planı oluşturulması, olası aile içi çatışmalar göz önüne alındığında psikolojik destek almanın önemi de ön plana çıkmaktadır. Ergenler ve aileler sınava çok kısa bir zaman kala psikolojik destek almak için başvurduklarında yaşanan kaygılar, sıkıntılar, meslek seçimi ya da aile içi çatışmalar ile ilgili çalışmak için de o kadar az zamanımız oluyor aslında. Destek almak için mutlaka bir kaygı nöbetinin ortaya çıkmasını beklemeye de gerek yok. Çünkü bazı kişilerde kaygı çok yüksek düzeyde değil gibi görünürken tam da sınav sırasında sınav kaygısı ortaya çıkabiliyor.
Yeni bir öğrenim yılı ve yeni bir sınava hazırlık dönemi başlarken ergenin özellikle duygusal gelişiminin takip edilmesi ve psikolojik desteğin de sınava hazırlık sürecine dâhil edilmesi zamanında ve etkili müdahele için önemli olmaktadır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Üniversite Sınavlarına Hazırlanma Süreci ve Psikolojik Destek" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Güneş GÜMAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Güneş GÜMAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Güneş GÜMAN'ın Makaleleri
► Hamilelik ve Psikolojik Destek Psk.Aysun DEVRAN
► İnfertilite ve Psikolojik Destek Psk.Aysun DEVRAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,069 uzman makalesi arasında 'Üniversite Sınavlarına Hazırlanma Süreci ve Psikolojik Destek' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:18
Top