TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



ÇOCUKLARDA KORKULAR VE SALDIRGANLIK

Özden ŞENKOYUNCU Fotoğraf
Psk.Özden ŞENKOYUNCU
Bursa
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 9 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: varoluş evlilik depresyon panikatak bilişseldavranışçı terapi fobi bipolar bozukluk çocuk ergen sınav kaygısı stres obsesyon zeka duygusal durum terapi danışmanlık takıntılar nevroz psikoz yükseklik korkusu agorafobi Bender_Gestalt Koppitz psikoterapist psikolojik tedavi sinir hastalıkları kekemelik bursaterapi psikiyatribursa psikoloji bursa kaygı kuşku endişe bursapsikolojik tedavi tırnak yeme boşanma tek çocuk vaginismus denver test ensestKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 118,

* Yayın Tarihi : 28-04-2008 - 21:43 (13 gün önce),

* Ortalama Günde 9.08 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 6639 , Kelime Sayısı : 816 , Boyut : 6.48 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Özden ŞENKOYUNCU hakkında söyledikleri:
5 ve 3 yaşlarında iki oğlum var. Büyük oğlum sürekli agresifti, kardeşine vuruyor ve bağırıyordu. Kardeşi ise sürekli abisinin peşinde onunla oynamak istiyordu. Eğer abisi onunla oynamak istemezse ağlıyor, susmak bilmiyordu. İkisiyle başedemez hale geldiğimizde psikoloğa gitmek şart oldu, internette Özden Hanımı bulduk ve denemeye karar verdik. Biz abiyi suçluyorduk, kıskançlık duyduğunu sanıyorduk fakat anladıkki kendine ait bir alan istiyormuş. Özden Hanımın tavsiyesiyle abi kardeşle ayrı ayrı zaman geçirmeye başladık. Küçüğü anneye bırakarak abiyle, tam gün ve yalnız onunla, vakit geçirdik.... [DEVAMI..]
(jedi, Danışan, 28-04-2008)

Özden hanımla 8 ay önce tanıştık,bana kendimi anlamama,çözmeme ve hayattan ne beklediğimi bulmama yardımcı oldu.Çok pozitif biri onunla saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz,herkesi olduğu gibi görmemizi sağlıyor bunu nasıl yapacağımızı ve yapınca aslında hayatta insanlarla uğraşmanın aslında hiç de o kadar zor olmadığını anlıyorsunuz.Ve o sizin hayat koçunuz oluyor onu çevremdeki herkese tavsiye ettim mutlaka tanıyın.Ona çok şey borçluyum.Hayatımda her zaman yeri olacak.Eğer onu tanımadıysanız mutlaka gidin hayatınızda birçok şey değişecek garanti veriyorum:)))
(oya, Danışan, 11-01-2008)

Evlilik ile ilgili sorunumuz vardı.Çocuğumuzun yetiştirilmesiyle ilgilli sorunlar yaşıyorduk.bir kaç seans terapiye gittikten sonra hatalarımızın kaynağını bulduk.Halen terapiye devam ediyoruz.Herşey daha iyi gidiyor.Bizi çok dikkatli bir şekilde dinliyor.Çok güler yüzlü bir insan.benimle ve eşimle yaptığı bireysel terapi ve evlilik terapisi sonrasında kendimizle ve evliliğimizle ilgili önemli tespitler yaptık.Evliliğini kurtarmak isteyen herkese öneririm.
(ö.a., Danışan, 26-10-2007)

Psk.Özden ŞENKOYUNCU Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
ÇOCUKLARDA KORKULAR VE SALDIRGANLIK

Korku doğal bir tepkidir. Bilinmeyene karşı bir endişe ve kaygı halidir. Çocukların % 90’ı hayatlarının bir döneminde korku tepkisi geliştirir. Ama 6 yaşında bir çocuk hala yabancılardan korkuyorsa, dönemsel özelliği olmadığı için buna dikkat etmek gerekir.

Korku çeşitleri:

0- 1.5 yaş arası:
Ses korku yaratan öncelikli uyarandır. 6.aydan sonra uçurum görüntüsüne karşı korku tepkisi başlar. Çünkü görme yeteneği derinliği ancak 6. aydan sonra algılayabilmektedir. 7. ve 8. aylarda yabancı korkusu başlar. O aylara kadar yabancıları ayırt edebilecek zihinsel kapasiteye sahip olamamıştır. Çocuğun zihnini boş bir beyaz sayfaya benzetebiliriz. Bu beyaz sayfa yavaş yavaş yazılarla dolmaktadır. Bu beyaz sayfada kayıtlı olmayan her şey çocuk için korku kaynağı olabilir.

1.5- 3 yaş arası:
Hayvan, gök gürültüsü, ani ses, yalnız yatma, sifon sesi, elektrik süpürgesi sesi korku kaynağı olabilir.

3-4 yaş arası:
Çocuğun önce durumu algılayabilecek zihinsel kapasitede olması gereki rki ,yabancı bir şeyle karşı karşıya olduğunu anlasın. Yabancı olan, tanıdık hale geldikçe korkuları yatışır. Ama başta korku duyması normaldir.
Bu dönemde karanlık, dilenci, öcü, hırsız korkuları vardır. Tuvalet alışkanlığı kazandıktan sonra bedeninden bir şey koptuğunu görmek de onu korkutur.
Karanlık korkusu bebeklikten itibaren en sık rastlanan korkulardan biridir. Ünlü kuramcı Jung , ilk insanlardan itibaren bu korkunun genetik kodlarımıza işlendiğini söylemektedir. Çünkü ilkel insan vahşi hayvanlara karşı karanlıkta tamamen savunmasız kalmaktaydı.
Karanlık korkusu anne-baba tarafından pekiştirilen de bir korkudur. Çocuk anne-babanın karanlık korkusunu hisseder ve ‘Bu herhalde korkulacak bir şey’ diye düşünür. Bu korku pekiştirilmezse kaybolur. Güven ve yalnız olmadıkları mesajını vermek çok önemlidir.

4-5 yaş arası:
4 yaşından itibaren korkuların azalması beklenir. 5 yaşında daha somut korkular görülür. Düşmekten, bir yerinin kanamasından, köpekten korkabilir.

6 yaş:
Korkularda artış görülür. Sesle ilgili korkular, hayalet, hortlak, cadı, şimşek gibi korkular görülür. Yatağın altında biri var diye düşündükleri için yalnız yatmaktan korkabilirler. İzledikleri filmlerin etkisinde kalarak korku geliştirebilirler. Korkuyu önlemede çocuklara film izletirken yanında olmak, film hakkında konuşmak yararlı olmaktadır.
2-6 yaş arası çocuklar en çok korku yaşayan çocuklardır. Çünkü sürekli tanımlamaları gereken, bilmedikleri yeni uyaranlarla karşılaşmaktadırlar. Onlar için bilinmez olan dünyada tek güvenebilecekleri dal oldukları için anne-babadan ayrılma korkusu da çok yaşamaktadırlar.





KORKU TEPKİSİ NASIL GELİŞİR?

Bebeğin anneye bağlanmasındaki en önemli nedenlerden birisi, annenin bebekteki korkuyu azaltma kapasitesidir. Korkunun hangi yollarla oluştuğu aşağıda verilmiştir:


1- Taklit:
Bebeklik ve çocukluk döneminde yeni bir durumla karşılaşıldığında, çocuğun göstereceği tepkide annenin tepkisi çok belirleyicidir. Örneğin çocuk ilk kez bisiklete bineceği zaman, annenin davranışını ve yüzünü inceler. Eğer anne çocuğa gülümsüyor, destekliyorsa çocuk bunu zevkli olarak algılar ve hevesle öğrenir. Eğer endişeli bir yüz ifadesiyle izlerse çocuk da endişelenecektir. Bu durum çocuğun hevesini kırar ve bir daha o eylemden kaçınmasına neden olur. Biz bu kaçınma davranışına ‘korku’ diyoruz.

2- Endişe:
Bunun yarattığı korkuya en çok karanlıkta ve uykuya dalarken rastlanır. Çocuk 3 yaşından itibaren toplum kurallarıyla anne-babası aracılığıyla tanışır. Artık istediğini yapmada özgür değildir. Bu sıkıntısından dolayı ailesine öfkelenir. Bu duygusunu yansıtmaya çekinir ve suçluluk hisseder. Bu durum rahatsızlık yarattığı için ,baş etmek için ailesini ve toplumu temsil eden korkunç figürler bularak korku ve suçluluk duygularını onlara yansıtır. Bu nedenle de uykuya dalmadan önce anne-babasını yanında ister.

3- Şartlanma:
Bebeklik döneminde yüksek sesten korkmak normaldir. Bir deneysel çalışmada 6 aylık bir çocuğa oyuncak tavşan verilip arka taraftan şiddetli bir gürültü yaratılmıştır. Bu olay birkaç kez tekrar edildiğinde bebek tavşan görünce korkmaya başlamıştır.

4- Görerek öğrenme:
Başkalarını korkutucu durumda izlerse, kendisi o korkuyu yaşamadığı halde korkmayı öğrenir. Eğer arkadaşı bisikletten düşmüş ve incinmişse ,incinmekten korkarak bisiklete binmeyi reddeder.

Ayrılma korkusunun nedeni genellikle annedir. Çünkü anne çocuktan ayrılmak istemediğini ve suçluluk duygusunu dolaylı yoldan hissettirir. Anne bütün gün onu bekleyeceğini, özleyeceğini söylerse, çocuk kendisini annesine ihanet etmiş hisseder.

NE YAPILMALI?

Korkunun bir yaş dönemi özelliği mi yoksa belirgin bir olaya bağlı mı olduğunu ayırt etmek çok önemlidir. Bunun için kısa geçmişi araştırmakda yarar vardır. Anne-baba çocukla olan ilişkisini ele almalı, bu konuda çocukla da konuşmalıdır. Korkuda azalma olmazsa yardım alınabilir.

FOBİ

Korkunun ‘fobi’ olarak adlandırılması için:
Çocuğun korkusunun durumla orantısız olması ( Böcek gördüğünde çığlık çığlığa bağırması v.s)
Çocuğun açıklamalarla ikna olmaması
İstemi dışında aşırı korku yaşaması,
Korkulan durumdan bilinçli olarak sakınması,
Uzunca bir süredir devam etmesi,
Nedenlerinin kolayca bulunamaması,
Yaş durumuna özgü olmaması gerekir.


T.V KAHRAMANLARI VE SALDIRGANLIK

Saldırganlık duygusu ‘engellenme’ durumuyla ilgilidir. Deneysel bir çalışmada çocuklara bir oda dolusu oyuncak gösterildikten sonra, bir grubunun oyuncaklarla hemen oynamasına izin verilmiş. Bu grup hiç şiddet göstermemiş. Bir grup çocuk ise bir süre bekletildikten sonra odaya alınmış. Bu çocukların oyuncaklara zarar verdiği ve çok agresif davrandıkları görülmüş. Engelleme saldırganlığı tetiklemekte ve engelleme ortadan kalktığında saldırganlığa dönüşmektedir.

T.V tek başına saldırganlığı tetiklemez. Ancak yoğun ana-baba tartışması, sürekli azarlanma ve aşağılanma, küçük yaşta çalışmak zorunda kalmak saldırganlığı arttırmaktadır. Akademik başarısı düşük, yaşıtlarıyla iletişim kuramayan çocuklar genelde daha çok t.v izlemekte ve genelde saldırgan filmler izlemektedirler.

Ne Yapmalı:

En çok 1-2 saat t.v izlemesine izin verin,
Doğru filmlere götürün,
Bilgisayar oyunlarına dikkat edin,
Şiddet hakkında onlarla konuşun,
Şiddetin ne denli acı verici ve sorun yaratıcı olduğunu konuşun,
Sorunlarına alternatif çözümler önerin,
Yanlışını söylerken doğrusunu da öğretin,
Şiddet uygulamayarak örnek olun.

Çocuklar dönemleri gereği her şeyi somut ve gerçek algıladıkları için özdeşim kurdukları kahramanlarla aynı şeyleri yapmaya kalkışabilir. Bu saldırganlığı arttırmaktadır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"ÇOCUKLARDA KORKULAR VE SALDIRGANLIK" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Özden ŞENKOYUNCU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Zayıf Karne Sendromu - Okul Başarısızlığının Nedenleri , Psk.Eylem AYRANCI
  • Soteria Projesi: Şizofreniyi Nasıl Yeneriz? , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Bahar Aylarında Günlük Ani Hava Değişiklikleri Ruh Sağlığını Olumsuz Etkiliyor. , Psk.Füsun BUDAK
  • Boşanmalı Mı Boşanmamalı Mı? , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Eş Seçme Kuramları , Psk.Duygu AYHAN
  • Ailenin Oluşumu Ve Etkileri , Psk.Serhat YABANCI
  • Andropoz Ve Panik Atak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kişilik Ve Dayak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Bağımlı Gençlik Ve Teknoloji Bağımlılığı , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Erotomani Ve Şizoid Kişilik , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kıskançlık Ve Stres , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Şiddet Uygulanan, Şiddet Uygular! Ve Erkekler De Şiddet Görüyor , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Depresyonda Mıyız Yoksa? Ve İnsan Olmanın Temel Niteliklerinden Yoksun Olan , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Çocuklarda Enüresis-Alt Islatma (Nedenleri Ve Öneriler) , Psk.Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Kendine Yetebilmek , Psk.Serhat YABANCI
  • Röportaj: Antidepresan Eşittir Çağdaş Muska , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Çocuk Ve Afet : Felaketlerin Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri , Psk.Nevin KÜÇÜK
  • Stres Ve Başetme Yolları , Psk.Mehmet Enver BAYATLI
  • Anne-Bebek İlişkisi , Psk.Gülçin BALKI
  • Evin Gizli Kahramanı : Baba , Psk.Gülçin BALKI
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    05:49
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler