2007'den Bugüne 73,524 Tavsiye, 24,406 Uzman ve 16,651 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Okuma Alışkanlığı : Okur Musun? Okursan Okursun Okumazsan Okur Musun?
MAKALE #9900 © Yazan Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ | Yayın Kasım 2012 | 2,988 Okuyucu
Merhaba Gençlik;
Bir gece mail kutumda bir dershanenin Rehberlik Zümre Başkanı tarafından yollanmış, gençler için bir yazı yazıp yazamayacağımı sorduğu bir maille karşılaştım. İşin içinde gençlik varsa ben de varım, “Elbette yazarım.” diye cevapladım maili. Sonra konuyu öğrendim “Okuma alışkanlığı nasıl kazandırılır, öğrencilerin bu konuda nasıl bir yol izlemesi gerekir?”di konu. Abi dünyanın en zor konusu bu, düşünsene bir gençler okuyacak ve yazıdan ilham alarak okuma alışkanlığı kazanacak, anne babalara yönelik olsa ne kolay. Mesela “Çocuklarınızın yanında okuyarak onlara model olun…” gibi tavsiyeler vermek.
Size ne tavsiye edeceğim. “Anne babanızı alın, lütfen oturup kitap okuyun ve bana model olun mu?”
J Tabi bu da bir yolJ
Şaka bir yana, maili alalı tam 23 gün oldu ve 23 gündür her gün bu yazıyı yazmaya teşebbüs ettim. Olmadı. Çok zorladım kendimi. Olmadı. Çünkü, konu çok zor.
Peki ben 23 gündür ne yapıyorum? Başkalarının bu konuda yazdıklarını okuyorum. Birkaç yazı hariç hepsi ahkam kesmiş yüzlerce yazı okudum. Şunu yapın bunu yapın, günde en az 10 sayfa okuyun, yastığınızın altında muhakkak bir kitap bulundurun ve uyumadan önce mutlaka okuyun… Tam olarak hiçbiri yüreğime dokunmadı yazıların, sadece güldüm; çünkü bunları biz de biliyoruz ama yapamıyoruz. İşte size okumakla ilgili ilk tavsiyem, okuduğu yüreğine dokunmalı insanın.
Birileri size niye okumuyorsun diye sorarsa sallayın gitsin, sanki kendileri okuyor da; ama okuyan birileri size niye okumuyorsun diye sorarsa içtenlikle cevaplayın onları. O kadar az ki sayıları. Neredeyse türleri yok olmaya yüz tuttu. Devlet onları koruma altına alsa yeridir
J
Bakın size bunu ispat edeceğim. Japonya’da toplumun yüzde 14’ü, ABD’de yüzde 12’si, İngiltere ve Fransa’da yüzde 21’i düzenli kitap okurken, bizim ülkemizde sadece 10.000’de bir kişi kitap okuyormuş
JL
Japon yılda ortalama 25, İsviçreli yılda 10, Fransız yılda 7 kitap okurken, Türkiye’de bir kişi on yılda bir kitap okuyormuş.
Günde ortalama beş saat televizyon seyredilen ülkemizde, ki uyanık olduğu tüm vakti televizyonla geçirenler varken yılda sadece altı saat kitap okunuyormuş biliyor muydunuz? Peki sizce kitap okumaya ayrılan zaman Play station, face book, twitter, internette sörf, msn’ye ayrılan zaman ile kıyaslansa sonuç ne olur? Buraya verilecek en güzel cevap Okan Bayülgen’in bilenler bilir “Çukel çukel çukella, Çukel çukel çukella” olurdu herhalde.
Kur’an-ı Kerim’in ilk süresi nedir bilir misiniz? Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e Cebrail (a.s)’ın ilettiği ilk ayeti. Şudur: “Yaratan Rabbinin adıyla oku.” Ve Efendimizin verdiği cevap “Ben okuma bilmem ki.” “Yaratan Rabbinin adıyla oku. O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir. O, insana kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini öğretti.” O halde okumak farz.
Peki farz nedir? Sözlük tarifiyle ilk anlamı “Müslümanlıkta özür olmadıkça, yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan Allah buyruğu.”, ikinci anlamı “Yapmak zorunda kalınan şey, boyun borcu.” Hükmü ise, Bunları yapmayan günah işlemiş olur. İnkar edenler ise İslam dininden çıkmış olur. Şimdi ben size desem ki “Okumak çok önemli.” Ne yavan kaçıyor değil mi bu cümlem, okumak çok önemli falan değil, okumak farz.
Gençlere sordum neden kitap okumuyorsunuz diye, cevaplar şöyle:
-Okuldan geldim, yorgunum
-Öğrenciyiz nasıl okuyalım?
-Oku oku nereye kadar?
-Sıkıcı
-Başım ağrıyor
-Havalı değil
-Kitaplar çok pahalı
-Vaktim olmuyor
Hadi oradan. Okuldan gelmiş, yorgunmuş dinlen bir süre. Öğrenciymiş nasıl okuyalımmış, anladım iş adamı olmayı bekliyorsun okumak için. Oku oku nereye kadarmış, dört yol ağızdan sağa döndüğünde karşına çıkan ilk sokağın başına kadar. Nereye kadar olacak ölene kadar. Sıkıcıymış. Güzelim sen doğru kitaplara rastlamamışsın. Başı ağrıyormuş efendim. Geçmiş olsun, al bir ağrı kesici. Havalı değilmiş kitap okumak. Havanı yiyim senin, bence çok havalı. Kitaplar çok pahalıymış. Baksen kütüphaneler bedava. Vakti olmuyormuş. Tüm günü nette geçirsen gık demiyorsun ama. Hadi oradan, bahane bahane bahane. Senin bahanen hangisi?
“Kitap okuma alışkanlığı nasıl kazanılır?” Evet, bu cümledeki en önemli kelime “alışkanlık”. Gelin bu sorudan “kitap okuma” kısmını kaldıralım ve soruyu şöyle soralım:
“Alışkanlık nasıl kazanılır?”
Cevap: Yapa yapa
J
Sorulara devam edelim. Tüm alışkanlıklar aynı sürede mi kazanılır?
Cevap hayır, örneğin eroin bir kullanımda alışkanlık yaparken kitap bir okuma da alışkanlık yapmaz. Oooooooo.
Alışkanlık tam olarak nedir?
Düzenli olarak yaptığımız ve yapmayınca rahatsızlık ve huzursuzluk hissettiğimiz şeydir. Oofffffff.
Peki, sen kitap okumadığında rahatsızlık ve huzursuzluk hissediyor musun?
Cevabın hayırsa kitap okuma alışkanlığına henüz sahip değilsin. Peki bu alışkanlığı kazanmak ister misin?
Cevabın isterimse, senden bir şey istiyorum. Hemen şimdi elindeki kitabı al, yanına bir kağıt ve kalem de alarak, yalnız kalabileceğin bir odaya geç ve yazının diğer kısmını orada oku.
Geçtin mi?
Kitap okuma alışkanlığı kazanmak istediğine göre, sen hedefleri olan bir gençsin. Biliyor musun hedefleri olmayanlar okuyamaz, değil kitap okumak derslerine bile çalışmaz, hedefi olanlar ise hedefine ulaşmak için çalışır. Ne istediğini bilmeyen ne yaptığını da göremez. Çevrene bir bak, arkadaşlarını düşün, kimi ne olmak istediğine karar vermiş, kimi kararsız, kiminin bu konuda bir cevabı bile yok öyle değil mi? İlerleyen yıllarda ne istediğini bilerek tercih yapanlar arkadaşlarının üniversiteye gittiğinde mutlu olduklarını, kararsızlarınsa çoğunlukla mutsuz olduklarını, bölümlerinden memnun olmadıklarını görecek ve muhtemelen bu yazıyı hatırlayacaksın. Ve şimdi aşağıdaki metinde sana yöneltilen her soruya içtenlikle, düşüne düşüne, olabildiğince dürüst cevaplar ver olur mu? Hepsini yazılı olarak yanıtla.
Kitap okuma alışkanlığına sahip olduğuna nasıl emin olursun ve bu konuda kendinden neler bekliyorsun?
Bu beklentilerini gerçekleştirmek için neler yapıyor ve nasıl davranıyor olman gerekiyor?
Bu süreci ve gelişimi yavaşlatmak, hatta durdurmak için hangi taktikleri uygulayacak, kendini nasıl sabote edeceksin?
Okuma alışkanlığı kazanmak için hangi özelliklere sahip olman gerekiyor?
Sahip olmak istediğin özellikleri kazanmak için nasıl davranıyor olman gerekiyor?
Yaptığın her davranış değişikliğiyle her geçen gün daha iyiye gittiğini gördükçe kendini nasıl ödüllendireceksin?
Okuma alışkanlığı kazandığında nasıl düşünüyor, nasıl davranıyor, nasıl konuşuyor, nasıl hissediyor olacaksan artık o şekilde davranmaya başla. Davranışların düşüncelerini etkiler, aynı şekilde düşüncelerin de davranışlarını.
Düşünce ve davranış birbirini sürekli etkiler. Yani kontrol et, nasıl davranıyor olduğunu ve neler düşündüğünü. Neye inanırsan onu yaşarsın ve yaşadıklarına inanmaya başlarsın. Kimileri matematikten anlamadığına inanır ve asla öğrenemeyeceğini düşünür, hatta aklının almadığını iddia edenlere de rastladım. Evet dedikleri gibiydiler; çünkü inandıkları şeyler onları matematiğe karşı kör ve sağır yapmıştı, yapamıyorlardı. Ta ki, düşüncelerinde değişiklik yapana kadar. “Bugüne kadar yapamayacağıma inandığım şeyden bugün vazgeçiyorum, yapmak için nasıl çaba göstermem gerekiyorsa ben de o şekilde çaba gösterip yapabilirim.” diyene kadar. Evet buna niyet eden niyetine hizmet edecek şekilde davrandı ve sonuç başarı. Sende düşüncelerini seni iyiye sevk edenlerle besle. Bunun en kolay yolu okumaktır.
Beden nasıl egzersizle güçlenirse beyinde okumayla, problem çözmeyle, analitik düşünmeyle, sentez yapmakla, düşünmekle güçlenir; nasıl çalıştırılmayan bir organ güçten düşerse, çalıştırılmayan beyin de güçten düşer. Örneğin televizyon doğru kullanıldığında ne güzel bir araçtır, yanlış kullanıldığında tam bir aptal kutusu, beyni boşta ya da 1. viteste çalıştırmak gibi. Tıpkı bıçak gibi, bıçakla sebzede doğranır adam da. Önemli olan o nesneyi doğru kullanmaktır. Televizyon da doğru kullanılması gereken araçlardandır, bilgisayarlar, oyun konsolları da. Eğlenmek, dinlenmek, hoş vakit geçirmek için oyun oynamak ne güzel; ama onun esiri olmak, tüm işimizin gücümüzün oyun olması ne kötü. Her şeyin ortası karar fazlası zarardır, okumanın da öyle. Düşünsene elinden kitap düşmüyor, uyku uyumuyor, yemek yemiyor, okuyor da okuyor. Oysa insan dinlenmeli, oynamalı, eğlenmeli, yemeli, gezmeli yani her işi kararında yapmalı.
Ne okuduğun kadar, niye okuduğunda önemlidir. Niyetin iyi olmalı. Birilerine günün göstermek için, bilgiçlik taslamak için, muhalefet olmak için okumak ne kötü ya da her okuduğuna inanmak, akıl süzgecinden geçirmeden okumak. Sen düşünmek için oku. Düşünmek beyni güçlendirir. Hiç ağırlık çalıştın mı kas yapmak için ya da spor salonlarında aletlerle çalıştın mı? Gittiğinde önce en düşük kilolarla başlatırlar ve zamanla artırırlar, çünkü alışılan ağırlık kasları artık etkilemez, zihnin gelişimi de aynıdır. Seni zorlamayan etkinlikler beynini geliştirmez ve sen kendini geliştirmezsen seni kimse geliştiremez. Herkes seçimlerinin sonuçlarını yaşar, madem okumayı seçtin, yolun açık olsun.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okuma Alışkanlığı : Okur Musun? Okursan Okursun Okumazsan Okur Musun?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tuğba DEMİRÖZ Fotoğraf
Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ
İstanbul
Uzman Psikolog
Uzman Psikolog,Yetişkin Terapisti, Aile-Evlilik Danışmanı,Çocuk-Ergen Terapisi-,Hipnoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi243 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'ün Yazıları
► Çocukta Okuma Alışkanlığı Psk.Barış ÜLKÜMEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,651 uzman makalesi arasında 'Okuma Alışkanlığı : Okur Musun? Okursan Okursun Okumazsan Okur Musun?' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Manüplasyon Ocak 2017
► Empati Kasım 2016
◊ Kıyamet Senaryoları Temmuz 2013
◊ Ticari Zeka Haziran 2013
◊ Hey Tuğba Naber? Nisan 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:39
Top