2007'den Bugüne 78,180 Tavsiye, 25,268 Uzman ve 17,521 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Eşler Arası İletişim Çatışmaları ve Çözüm Yolları
MAKALE #9928 © Yazan Uzm.Psk.Gözde EMİK AKSOY | Yayın Kasım 2012 | 45,438 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Evlilik, iki yabancının farklı değerler, farklı kültürlerle ve iki ayrı aile öyküsü ile bir araya geldikleri ve kendilerini yeniden tanımladıkları yeni ve özel bir yapıdır. Evlilikte eşlerin birbirleriyle uyumlu ve sorunsuz bir yaşantı sürmeleri beklenir. Ancak iki farklı aile öyküsünden gelen bireylerin birlikteliği zaman zaman sorunlara neden olabilmektedir.

Evlilikte bireyler yaşamı paylaşmak üzere bir araya gelirler. Evlilik ilişkisini olumsuz yönde etkileyen ve eşler arası çatışmalara yol açan iletişim mesajlarını tanımak ve bu mesajların eşler ve evlilik ilişkisi üzerindeki etkilerini incelemek gerekmektedir.
İletişim, duygu, düşünce ve değerlerin paylaşımıdır. İletişim becerileri çatışmaları etkilemektedir.

Mutlu ve uyumlu bir evlilik her şeyden önce sağlıklı bir iletişim ile gerçekleşir. Sık sık tartışma ve kavga çıkan evliliklere bakıldığında, tartışma konuları çoğu kez önemsiz şeyler olmaktadır. Çünkü genellikle çiftler, ana sorunu görmezden geldikleri veya farkında olmadıkları için ufak sorunlarla uğraşmaktadırlar.

İletişimde bulunmamak mümkün değildir. Herhangi bir ilişkide, “hiçbir şey söylememek, bir şey yapmamak” dahi bir şey yapmaktır. Dolayısı ile karşı taraf için bir anlam ifade eder, yani bir mesajdır. Yolda karşılaştığımız ve bize “Merhaba” diyen bir tanıdığa hiçbir şey söylemeden kafamızı öte yana çevirip gitmek ona, bir mesaj iletmektir. Aşağıdaki örneği birlikte inceleyelim;

Erkek: Yarım saat o sorun bu sorun bir sürü laf etti. Ağzımızı açıp tek laf etmedik. Oturup gazetemi okudum. Bunun onu kızdırmaya çalışmakla ne ilgisi var.
Kadın: Beni nasıl kızdıracağını çok iyi bilir. Sakin sakin oturdukça tepemin attığını pekala bilir ve bunu bile bile yapar.

Burada erkeğin bilmediği, böyle bir konuda ne yaparsa yapsın veya yapmasın, davranışlarına mutlaka bir anlam verileceğidir. Başka türlü diyecek olursak, bir ilişkide, mesaj göndermemek, karşımızdakini etkilememek mümkün değildir.

Beden dili, ses tonu, jest ve mimiklerimiz, el kol hareketlerimiz söylediklerimizden önemlidir. Eğer sert ve yüksek bir ses tonuyla kızgın olmadığımızı ifade edersek, karşımızdaki mesaja anlam verirken, ne söylediğimizi değil, ses tonumuzu esas alır.

SORUN NEDİR? GÜÇLÜK NEDİR?

Yaşamın normal akışı içinde birçok iniş çıkışları, bazen köklü uyum gerektiren devreleri vardır. Okula başlamak, iş aramak, işini kaybetmek, emekli olmak, yakınını yitirmek gibi. Bunlara genellikle kişilerin çabalarıyla veya kendiliğinden çözümlendikleri için, “yaşamın normal güçlükleri” diyoruz. Aileye giren paranın nasıl harcanacağı, hafta sonunun nasıl geçeceği, sabah okula çocuğu kimin götüreceği, akrabaların veya arkadaşların ne sıklıkta, nasıl ağırlanacağı gibi konular her ailenin karşılaştığı ve şu veya bu şekilde çözümlediği, gündem dışı bıraktığı güçlüklerdir. Eğer bunlardan herhangi biri makul bir sürede aşılamamışsa, kişileri fazlaca rahatsız ediyorsa “sorun” haline gelmiş demektir. Güçlükler yanlış ele alındıkları için ve doğru çözümlenmediği için soruna dönüşür.

ÇATIŞMA NEDİR?

İnsan ilişkilerinde çatışma, bireylerin karşılıklı olarak birbirlerinin ihtiyaçlarına müdahale etmeleri veya değerlerinin uyuşmaması durumunda baş gösteren uyuşmazlık, zıtlaşma, kavga ve sürtüşmeleri ifade eder. Aşağıdakiler çatışmalara örneklerdir:
“Benim kocam sağırdır. Ne dediğimi hiç duymaz.” “Karım her konuda bıktırana kadar konuşur.”
“Kocama bir soru sorsam hemen savunmaya geçer.” “Karım her konuyu bir çatışmaya dönüştürebilir.”
“O kadar inatçıdır ki söylediğim hiçbir şeyi dikkate almaz.” “Düşündüğünü asla söylemez.”
“Ben onu demek istememiştim.”
Çatışmanın çözümlenmesi için, eşler, ilişkiyi güçlendirici seçenekler üretmeli, uygun çözümü birlikte aramalıdır.

AİLE İÇİNDEKİ ÇATIŞMALAR DAHA EVLİLİĞİN BAŞLARINDA ORTAYA ÇIKABİLİR.

Evliliğin ilk günlerinde birbirlerine hoşgörü ile davranan eşler, ilerleyen günlerde birbirlerinin hatalarını görmeye başlarlar. Başlangıçta eşler bu hataları, birbirlerini inciteceklerini düşünerek söylemekten kaçınırlar. Zamanla bu hatalar birikir ve eşler bir gün patlama noktasına gelebilir, şiddetli kavgalara tutuşabilirler. İlişkilerini açık açık tartışmayan eşler, düşüncelerini açıklayamadıkları için birbirlerine yabancılaşmaya başlayabilirler. Zamanla ortak noktalar da azalmaya başladığında ilişkileri zoraki bir birlikteliğe dönüşebilir.

ÇATIŞMA ANINDA İLİŞKİNİN SAĞLIĞI SINANIR.

Çatışma sırasında ilişki ya güçlenir ya da zayıflar; sürekli bir kırgınlık, gizli kalmış düşmanlık ve geçmişte yaşanan olumsuzluklar su yüzüne çıkar. Çatışmalar insanları ya birbirlerinden uzaklaştırır ya da çok yakınlaştırır.

ÇATIŞMA DOĞALDIR, YARARLIDIR.

Önemli olan, çatışmanın ortaya çıkıp çıkmaması değil, çatışma ortaya çıktıktan sonra çatışmanın nasıl ele alındığı ve nasıl çözülmeye çalışıldığıdır.

ÇATIŞMANIN YARARLARI

Gerçek duygu ve düşüncelerin ortaya çıkmasına yarar, böylece daha iyi ilişkiler ortaya çıkar, eşlerin kendine güvenlerinin artmasına, olayları birbirlerinin gözünden görebilmeye yarar, olgunluğa neden olur, bireyin kendine saygısının gelişmesine yardımcı olur. Problemleri tanımaya yarar, farklı bakış açılarıyla daha iyi çözümler oluşturulmasını sağlar, aile içi değişimi ve gelişimi sağlar, aile içinde ahenkli bir takım çalışmasının oluşmasına yardımcı olur.

EVLİLİKTE ÇATIŞMA YARATAN NEDENLER NELERDİR?

Temel ihtiyaçların (ekonomik, barınma, güvenlik gibi) karşılanmasındaki güçlükler, farklı değerler, inanç ve kültürlere sahip olmak, güvensiz, hoşgörüsüz tutumlar, iletişim, ilgi azlığı gibi nedenler evlilikte çatışmalara yol açan nedenler arasında yer almaktadır.
Yapılan bir araştırmada eşler arası çatışmaların nedenleri sınıflandırılmıştır (Özuğurlu 1993);
1- İletişim yetersizliği: Bazı sorunların sürüncemede kalması ve çözüme ulaşmadan devam etmesi,
2- Rol çatışmaları: Ailede kimin neleri yapacağı konusunda anlaşamamaları,
3- Ortak bir amaca yönelememe: Birbirlerine aykırı düşen davranışlar içinde olmaları,
4- Evli kadınların, kocalarının insan olarak kendilerine değer vermediklerinden yakınmaları,
5- Her iki tarafın, ana-babaları ve yakın akrabalarının, karı-kocanın evlilik ilişkilerini olumsuz yönde etkilemeleri gibi nedenlerin çatışmalara neden olduğu bildirilmiştir.

Çatışma Çözerken Yapılan Yanlışlar

Bireyler, birbirlerine bağırarak, şiddet uygulayarak, konuşmayarak, küserek, konuyu değiştirerek veya aldırmıyormuş gibi davranarak çatışmaları çözmeye çalışabilirler. Kaçmak/ kaçınmak, hasıraltı etmek (Yok Sorun Filan…), suçlu hissettirmek (10 yıllık evliyiz bir gün kahvaltı hazırlamadın), eleştirmek, akıl okuyuculuk (Eşim hiç konuşmuyor, bana kızgın olmalı)ı, ima etmek (Adam eşi ile konuşurken, “annem çok güzel yemek yapardı” demesi), tedirgin etmek, şakaya boğmak, yaraya dokunmak (baban haklıymış sen adam olmazmışsın), yoksun bırakmak, yardımı esirgemek gibi tutumlar da çatışma çözerken yapılan yanlışlardandır. Aşağıdaki örneği inceleyelim;

Kadın: Eşim eve geliyor. Yemek yiyoruz. Bir kenara çekiliyor, öylece oturuyor. Gazete okuyor, televizyonda olur olmaz her şeyi seyrediyor. Sonra uyuyor. Ne benimle bir kelime konuşuyor, ne çocuklarla meşgul oluyor. Ne bir yere gidiyoruz, ne de insanlar geliyorlar.
Erkek: Daha eve girmeden gerginlik başlıyor. Şikayetler başlayacak diye yorgun argın geliyorum. İki kelime edecek olsam hemen şikayete başlıyor. Hep suçlanıyorum. İçimden bir kenara çekileyim, duymayayım diyorum. Bir şey söylesem daha beter oluyor. Susuyorum, alttan alıyorum.

Her iki taraf da kendi açısından böyle anlatıyor. Neden böyle davrandıkları sorulduğunda, erkek: “karım dırdır ettiği için”, kadınsa; “Kocam ilgisiz kaldığı için”, diye yanıtlıyorlar. İlişkiye dışarıdan baktığımız zaman, susmanın dırdıra, dırdırın da susmaya yol açtığını görüyoruz.

Örneğin, çocuk ders çalışmaz, anne ya da baba ısrar eder. Anneye soracak olursak, çocuğu ders çalışmadığı için ısrar etmektedir. Çocuğa soracak olursak, ya bir şey söylemez ya da annesinin çok ısrar ettiğini, o yüzden çalışmadığını söyler. Burada önemli olan, çocuğun davranışının anneninkini belirlemesi, annenin davranışını ise çocuğun davranışının belirlemesidir.

Özellikle ilişkiyi değiştirmek söz konusu olduğunda, bu çeşitten bir kısır döngü tespit etmek ve neresinden, nasıl kırabiliriz diye sormak gerekir. Bu anlamda değişecek olan kişilikler değil, ilişkilerdir.

AİLE, DENGESİNİ KORUMAYA ÇALIŞIR.

Bir aile ferdi, aileden kopma durumuna geldiğinde, aile içerisindeki bireylerden biri ya da birkaçı farklı belirtiler üreterek aileyi bir arada tutmaya çalışabilir. Örneğin bir ailede, boşanma gerginliği yaşanıyorsa, çocuklardan biri, aileyi korumak ve dengeyi sağlamak için altını ıslatma davranışı gösterebilir. Böylece altını ıslatan çocuğa dönen ilgi, eşlerin sorunu gidermek için boşanmayı ertelemelerine ve aileyi yeniden bir arada tutmalarını sağlayabilir.


EŞLER ARASI ÇATIŞMALARA YOL AÇAN İLETİŞİM MESAJLARI NELERDİR?

1-YARGILAYAN MESAJLAR: Eşlerden biri diğerini yargıladığı zaman, suçlamakta ve eleştirmektedir. Yargılayıcı iletişim aynı zamanda savunuculuğu da arttırmaktadır.
“Kafan çalışmıyor, Yalnız kendini düşünüyorsun, Hiç dinlemiyorsun... Bütün gün ne yaptın? Telefonda kiminle konuşuyordun? Seni gün boyu aradım yoktun, neredeydin?”

2-KONTROL EDEN MESAJLAR: Bu mesajları gönderen kişi genellikle otoriter ve tehditkar bir tavır sergiler, karşısındakini dinlemez, görüşlerini dikkate almaz ve duygularına aldırmaz. Konuşan kişi, dinleyeni “bilgisiz, kendi başına karar vermekten aciz, henüz olgunlaşmamış, akılsız, yanlış yolda olan biri” olarak görür. Bu tavırlar karşısında mesajı alan kişi boyun eğme veya karşı koyma biçiminde bir savunma yolunu seçer.

“Sana ne söylersem yapacaksın, Aynen benim gibi yap, Anneni getiremezsin, Senin yerin burası, çocuklarının yanı, Bana bir kere daha söylettirme, Bu konuyu kapat, bir daha da açma, Beni akşam bekleme, Bana dokunma, Senin yapman gereken şey sabahları daha erken kalkmak, Sen beni dinle.” gibi mesajlar kontrol eden mesajlara örnektir.

3-STRATEJİK MESAJLAR: Bu tür mesajları ileten eşin gizli bir niyetinin olduğu ve karşısındaki kişiyi bu gizli ihtiyacını gidermek konusunda yönlendirmeye çabaladığı görülmektedir. Örneğin mesajı alan kişi, “Bakalım, bunun altından ne çıkacak?” diye düşünebilir. Bu tür mesajlar açıklık, güven veya içtenlikten yoksun olduğu için eşler arası ilişkiyi zedelemektedir. Surat asma, Fiziksel ve duygusal olarak uzaklaşma, düşmanca suskunluklar, iç çekme stratejik mesajlara örnektir.

4-NÖTR MESAJLAR: Bazı kişiler ise duygusal yakınlık ya da duygusal çatışmadan kaçınmak için nötr mesajlar gönderirler. Ancak mesajı alan eş, durumu bu şekilde algılamadığı için incinmekte, kendini dışlanmış, istenmeyen ve pek değer verilmeyen bir insan gibi hissetmektedir. Sonuç olarak bu tür mesajlar gönderildiğinde, her iki tarafın da özgüveni azalacak ve aralarındaki ilişki zayıflayacaktır.

“Şu anda bunu dinlemek istemiyorum, Bu konuyu değiştirsene, Gerçekten hemen gitmem gerekiyor. Söylediğini duymadım, Konuşacak daha hoş bir konu yok mu, Şu anda dinleyemem, çok acelem var.”

5-ÜSTÜNLÜK TASLAYAN MESAJLAR: “Ben en iyisini bilirim” veya “Ben haklıyım” ve “Eğer sözümü dinlersen daha fazla hata yapmazsın” şeklinde iletiler göndermektedir. “Mavi giymemelisin, sana hiç yakışmıyor.” mesajı karşısında diğer eş: “Ne giyeceğimi senden öğrenecek değilim” karşılığını verebilir. Yani dinleyici konuşanın söylediklerini dinlemek yerine, bütün enerjisini kendini savunmaya yöneltir.

6-KESİN MESAJLAR: Bu tür mesajları gönderen kişiler genellikle yaşamlarını “o gerekli”, “bu gereksiz”, “şöyle olmalı”, “böyle olmak zorunda” gibi kurallara bağlı olarak sürdürürler. Bu tür mesajları gönderen kişi, karşısındaki kişinin farklılıklarına değer vermez, buna karşılık onun yanlışlığını vurgular.

“Haydi uzun etme, bunun yapılması gerekiyor. Nutuk çeken: “Gerçek şu ki, erkekler kadınlardan daha güçlüdür.”Tartışan: “Baban konusunda tamamen haklı olduğumu biliyorum, bak, bu konuya başka türlü bakmanın yolu yok, bana aksini söyleme.”

EVLİLİKLERDE ÇATIŞMA YARATAN BİR DİĞER KONU DA EŞLER ARASI CİNSEL İLİŞKİLERDİR.

Cinsel uyum sadece fiziksel doyuma ulaşmak demek değildir. Aslında cinsel uyum genel uyumun bir parçasıdır. Sevme, sevilme, bağlılık, dokunma, okşanma, konuşma gibi birçok duygu ve gereksinim cinsel uyumun içinde yer alır.

YAŞAMDAKİ ÜÇ UYUM ALANI, iş alanı, cinsel alan ve toplumsal alandır.
Örneğin iş yaşamında insanlarla ilişkilerinde ağır uyumsuzluk gösteren bir kişinin cinsel alanda da uyumsuzluk göstermesi beklenebilir. Ağır cinsel doyumsuzlukları olan kişiler de, iş ve toplumsal yaşamda uyumsuzluk gösterebilirler.

SUSMAK YA DA KAVGA ETMEK…“Maalesef kocam daima bağırmayı tercih eden bir adam. Ne zaman konuşmak istesem ve duygularımı ona açsam ve sonra da ona kendi duygularını açması için bir fırsat versem ya tamamen susuyor ya da bir anda patlıyor. Oysa her ikisi de bir işe yaramıyor.”

Eşler çatışmalarında genellikle kavga etmeyi seçerler. Bu da kısa sürede işi bir güç ve benlik savaşına dönüştürür. Bu noktadan sonra amaç problem çözmek değil, kavgadan galip ayrılmaktır. Sen-ben kavgasına dönüşmüş bir tartışmada ne problem çözülür, ne de ilişki korunur.

UZLAŞMANIN İLKELERİ

Eşinizin kişiliği ile problemi birbirine karıştırmayın. Uzlaşma sürecinde dikkatinizi durmadan probleme yöneltin. Problemi, üzerinde uzlaşılabilir biçimde formüle edin, “Çok sorumsuzsun”, demek yerine, karşınızdakinin nasıl davranmasını istiyorsanız net tanımını yapın. Bu süreci kolaylaştırmak için, Kendinizi onun yerine koyun. Belki haklı yanları vardır. Onun dilini kullanmaya çalışın. Sabırla dinleyin ve anladığınızı belli edin. Duyguları açıklığa kavuşturun. Karşı tarafın kendini ifade etmesine izin verin. Tartışmanın haklı çıkmak için değil, uzlaşmak için yapıldığını unutmayın. Size yönelik her saldırıyı sanki probleme yönelikmiş gibi ele alın.

EŞLERİN ÇATIŞMALARI ÇÖZMEK İÇİN YAPMALARI GEREKENLER

Çatışmaların etkili bir şekilde çözülmesi için gerekli olan ilk ve belki de en basit iletişim becerisinin, savunucu olmayan dinleme olduğu bilinmektedir. Konuşmacının dikkat etmesi gerekenlere bir bakalım, konuşmacı, Kısa ve açık konuşmalı, hakaretlerde, suçlamalarda veya ithamlarda bulunmamalıdır. Etiketlememeli, mutlak kesinlik taşıyan ifadeler kullanmamalıdır. Olumlu ifade tarzı kullanılmalı, eşin davranışlarına ilişkin yapılan yorumlar kontrol edilmelidir.

Dinleyicinin kuralları ise şunlardır; Dikkatli dinlemek, dinlediğinizi gösteren geribildirim işaretleri kullanmak, eşin söylediğinin özünü anlamaya çalışmak, savunmacı olmamak, karşı saldırıya geçmemek. Eğer istendiyse, davranışların nedenlerini netleştirmek fakat bahane ileri sürmemek, eşin niyetini analiz etmemek, anlaşamadığınız noktalar kadar anlaşabildiklerinizi de tespit etmek, eğer eşinizi incittiğiniz açıksa, özür dilemek, eşin anlattığından ne anlaşıldığı özetlenmelidir.

Sorun çözme insan yaşamı için gereklidir. Sorunun çözümü, bir amaca erişilmekte karşılaşılan güçlükleri yenme sürecidir. Sorun çözme “öğrenilmesi ve elde edilmesi gereken bilgi-beceridir. Sürekli geliştirilmelidir.

Özetle, sorunun varlığını kabul etmek, sorunu doğru tanımlamak, isteklerin, duyguların, istek ve duygularının nedenlerinin belirtilmesi, çözüm için yeni seçenekler üretmek, seçenekleri eleyerek uyun olan bir tanesini seçmek ve uygulamak, sonucu değerlendirmek çatışmaların çözümlenmesinde izlenecek aşamalardır.
İnsanlar sorun çözmeyi, sağlıklı kararlar vermeyi bazen stresli bulurlar. Ancak unutulmamalıdır ki eşlerin, sonucundan doyum sağladıkları sorunlar gerçekten çözülmüş demektir.

Uzman Psikolog & Aile Danışmanı
Gözde Emik

Yararlanılan Kaynaklar
Ateş, R. Ateş (2011), Evlilikte İlk Yıllar, Çatışmalar ve “Güç” Kavramı. Evlilik Okulu (Edt.) Haluk Yavuzer.
Ergin, H. (2011). Eşlerarası İletişim Çatışmaları. Evlilik Okulu (Edt.) Haluk Yavuzer.
Konuk, E. (2010). Eşlerde Problem Çözme. Ana-Baba Okulu (Edt.) Haluk Yavuzer.
Yıldız A. (2011), Evlilikte Evlilikte Yaşanan Sorunlar ve Başa Çıkma Yolları. Evlilik Okulu (edt.) Haluk Yavuzer.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Eşler Arası İletişim Çatışmaları ve Çözüm Yolları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gözde EMİK AKSOY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gözde EMİK AKSOY'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     18 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gözde EMİK AKSOY'un Makaleleri
► Eşler Arası İletişim Psk.Dnş.Onur AKKOCA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,521 uzman makalesi arasında 'Eşler Arası İletişim Çatışmaları ve Çözüm Yolları' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Öğrenilmiş İyimserlik Temmuz 2013
► Yaşamın İlk Yılları Mayıs 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:29
Top