2007'den Bugüne 83,594 Tavsiye, 26,253 Uzman ve 18,651 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) Nedir?
MAKALE #9951 © Yazan Tuğba DÖNER | Yayın Kasım 2012 | 3,373 Okuyucu
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu kıpır kıpır, söz dinlemeyen, sorumsuz, unutkan, patavatsız, dikkati kolaylıkla dağılan, sonuçlarını düşünmeden tehlikeli fiziksel davranışlarda bulunan, yerinde durmakta ve sırasını beklemekte zorlanan çocuklar olarak tanımlanmaktadırlar.

Bu bozukluk ilk kez 1902 yılında Frederic Still adlı bir İngiliz hekim tarafından; “dikkat sürdürülmesinde eksiklik ve nörolojik anormallikler” olarak tanımlanmıştır. Still, bu bozukluğun organik ve yapısal nedenlerden kaynaklandığını ileri sürmüştür. A.B.D.’de 1917 yılında ortaya çıkan menenjit salgınında belirtilerin benzerlik gösterdiğinin fark edilmesi üzerine bu rahatsızlığa olan ilgi artmıştır. Yapılan ilk araştırmalar merkezi sinir sistemi iltihabı ya da travmadan kaynaklanan nörolojik bozuklukları olan hastaların davranışları üzerinde yoğunlaşmış ve bu insanların hiperaktif, dürtüsel ve dikkatsiz davranışlarda bulundukları tespit edilmiştir. Dolayısıyla, bu yeni bozukluğun beyindeki hasardan kaynaklandığına inanılmıştır. Ancak 1940 yılında Strauss’un bu davranışların (semptomların), nörolojik bozukluk veya iltihabik bir hastalıktan bağımsız olarak da görüldüğünü ortaya atmasıyla birlikte araştırmalar yeni bir boyut kazanmış ve yeni sendromun adı konmuştur: minimal beyin disfonksiyonu. 1960’tan sonra bu terimin klinik karşılığı öğrenme güçlüğü, genel nörolojik bozukluklar ve çeşitli davranış semptomlarını da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Ancak daha sonra DSM II ‘de (1968) öğrenme güçlüğü farklı bir kategori olarak ele alınmıştır. Yapılan çalışmalar ve araştırmalar neticesinde önce hiperaktivite, dürtüsellik, umursamazlık, öfke, dikkat dağınıklığı ve kısa dikkat (konsantrasyon) süresi olmak üzere 6 semptomatik davranış tanımlanmış, daha sonra bu semptomlar hiperaktivite, dürtüsellik ve dikkatsizlik başlıkları altında toplanarak ilk kez DSM III‘te (1980) dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olarak yer almıştır.

Hiperaktif çocuklar davranışsal ve zihinsel yönden yaşadıkları güçlüklerin yanı sıra, sosyal ilişkiler açısından da çeşitli sıkıntılar yaşarlar, Bazı yazarlara göre; hiperaktivite, bir etkileşim bozukluğu olarak düşünülmelidir. Çünkü, DEHB olan çocuklar, davranışlarının başkaları üzerindeki etkilerinin farkında değildirler. Onlar için önemli olan isteklerinin ve ihtiyaçlarının bir an önce yerine gelmesidir. Bu yüzden de, ebeveynler, öğretmenler, arkadaşlar ve kardeşlerle olan ilişkiler yara almaktadır. Bir araştırmada, DEHB olan çocukların, %50-60’ının arkadaşları tarafından dışlandıklarını belirtmiştir. DEHB bir sosyal bozukluk olarak kabul edilmektedir. DSM IV ‘te DEHB 3 tip; bileşik tip, dikkatsizliğin önde geldiği tip ve hiperaktivite-dürtüselliğin önde geldiği tip olarak tanımlanmaktadır. DEHB tanı ölçütlerini karşılamayan, ancak belirgin dikkatsizlik ya da hiperaktivite-dürtüsellik belirtileri olan bozukluklar da “başka türlü adlandırılamayan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu” adı altında ele alınmaktadır.

Dikkat Eksikiliği Hiperaktivite Bozukluğu Tanı Kriterleri


DEHB’in DSM IV’te “genellikle ilk kez bebeklik, çocukluk ya da ergenlik döneminde tanısı konan bozukluklar” bölümünde yer alan tanı kriterleri ise aşağıdaki gibidir.

A ) Dikkatsizlik


1. Dikkatini ayrıntılara veremez, ya da ödevlerinde, işlerinde veya diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapar,
2. Oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır,
3. Doğrudan kendisiyle konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi görünür,
4. Yönergeleri izleyemez, okul ödevlerini, ufak tefek işleri ve görevlerini tamamlayamaz,
5. Üzerine aldığı görevleri ve etkinliklerini düzenlemekte güçlük çeker,
6. Zihinsel çaba gerektirecek görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir,
7. Üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan eşyaları kaybeder (oyuncak, ödevler, kitap vb. gibi),
8. Dikkati dış uyaranlarla kolayca dağılır,
9. Unutkandır.

B ) Hiperaktivite


1. Elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur,
2. Sınıfta ya da oturması gereken yerde uzun süre oturmakta zorlanır,
3. Uygunsuz durumlarda sürekli koşar, tırmanır,
4. Sakin bir biçimde oyun oynama, etkinliklere katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır,
5. Hareket halindedir, motor takılıymış gibi davranır,
6. Çok konuşur,

C ) Dürtüsellik ( Impulsivite )


1. Sorulan soru tamamlanmadan cevabını yapıştırır,
2. Sırasını bekleme güçlüğü vardır,
3. Başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer

DEHB tanısı konabilmesi için; bu belirtilerden en az altısının (ya da daha fazla) bulunması ve en az 6 ay süren bir bozukluğun olması koşulu aranmaktadır. Bunun yanı sıra; çocuğun davranışlarının yaşıtlarının, akranlarının davranışlarına kıyasla (gelişim düzeyine göre) daha rahatsız edici, uyumsuz ve yıkıcı özellikler göstermesi ve bu tip davranışlarının en az 2 sosyal ortamdaki (okul, ev vb. gibi) ilişkilerini olumsuz etkileyecek ve işlevsel bozulmaya neden olacak düzeyde olması gerekmektedir.

Halen tartışma konusu olmakla birlikte; tüm bu belirtilerin 7 yaş öncesinde de gözlenmiş olması koşulu da tanı aşamasında ele alınan önemli kriterlerden biridir.

DEHB’e Eşlik Eden Başka Bozukluklar Nelerdir


DEHB’ye eşlik eden (comorbid) bozukluklar arasında en yaygın olanı davranım bozukluğu (kurallara uymama, fiziksel zarar verici davranışlar, hayvanlara eziyet etme, çalma, kaçma, vb gibi) ve karşıt olma – karşı gelme bozukluğudur. Bu bozuklukların yanı sıra DEHB olan çocuklarda; depresyon (psikotik olmayan), bipolar bozukluklar, duygudurum bozuklukları, duygulanım bozuklukları, kaygı bozuklukları ve öğrenme güçlüğüne de sıkça rastlanmaktadır.

DEHB Cinsiyet Tercihi Yapar mı?


DEHB erkeklerde kızlara oranla 5 ile 9 kat daha sık rastlanmaktadır. Literatürde, cinsiyete dayalı bu farklılığın neden kaynaklandığını açıklayan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Ancak erkeklerde fazla görülmesi hastalığın genetik olabileceğine dair en büyük kanıtlar arasındadır.

DEHB Tedavisi


DEHB’in bilinen en önemli tedavisi psiko-eğitimsel/davranışsal tedavilerdir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) Nedir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Tuğba DÖNER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Tuğba DÖNER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tuğba DÖNER Fotoğraf
Tuğba DÖNER
İstanbul
Özel Eğitim Sınıf Öğretmeni
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Tuğba DÖNER'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,651 uzman makalesi arasında 'Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) Nedir?' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:27
Top