TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Beyin Tümörleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Dr.Veysel Kerem BIKMAZ
İstanbul
Doktor "Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji)"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 3 Makalesi varİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 56945,

* Yayın Tarihi : 01-05-2008 - 11:02 (2374 gün önce),

* Ortalama Günde 23.98 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 24403 , Kelime Sayısı : 3081 , Boyut : 23.83 Kb.
Beyin Tümörleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Beyin Tümörleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Beyin, yumuşak, süngerimsi bir doku kütlesidir. Kafatası kemikleri ve meninks olarak adlandırılan üç adet ince zar tarafından korunmaktadır. Serebrospinal sıvı adı verilen ve suya benzeyen bir sıvı, beyni sarar ve tampon görevi görür. Beyin sıvısı, meninksler arasındaki boşluklar ile beyin içindeki karıncık denilen boşluklarda bulunur.

Bir sinir ağı, beyin ve vücudun kalan kısmı arasındaki mesajları taşır. Bazı sinirler beyinden doğrudan gözlere, kulaklara ve kafanın diğer kısımlarına giderler. Diğer sinirler ise beynin vücudun diğer bölümleri ile bağlantı kurması için omurilikten giderler. Beyin ve omurilik içindeki glia hücreleri, sinir hücrelerini sarar ve onları yerinde tutarlar.
Beyin, yapmayı seçtiğimiz eylemleri (yürümek ve konuşmak, gibi) ve vücudumuzun biz düşünmeden yaptığı eylemleri (nefes almak, gibi) yönetir. Beynimiz aynı zamanda duyularımızdan (görme, işitme, dokunma, tat alma ve koklama), hafızamızdan, duygularımız ve kişiliğimizden de sorumludur.

Beynin farklı etkinlikleri denetleyen üç ana parçası vardır:

· Serebrum(Beyin)– Beynin en büyük parçasıdır. Beynin üst kısmıdır. Çevremizde olan biteni bize bildirmek için duyularımızdan gelen bilgiyi kullanır ve vücudumuza olan bitene nasıl cevap vermesi gerektiğini söyler. Okumayı, düşünmeyi, öğrenmeyi, konuşmayı ve duyguları kontrol eder.

Serebrum, farklı etkinlikleri kontrol eden iki yarım küreden oluşmuştur. Sağ yarısı, vücudun sol tarafındaki kasları kontrol eder. Sol yarısı ise, vücudun sağ tarafındaki kaslardan sorumludur.

· Serebellum (Beyincik) – Beynin altında ve arka tarafında yer alır. Dengeyi ve yürüme ve konuşma gibi karmaşık etkinlikleri kontrol eder.

· Beyin Sapı(beyin sapı) – Beyni omuriliğe bağlar. Acıkmayı ve susamayı denetler. Denetlediği diğer etkinlikler arasında, solunum, vücut sıcaklığı, kan basıncı ve diğer temel vücut fonksiyonları da vardır.

Kanseri Anlamak

Kanser, dokuları oluşturan yapı taşları olan hücrelerde başlar. Dokular da vücudun organlarını yaparlar.

Normal olarak, hücreler büyür ve vücut onları gereksindiği için yeni hücreler oluşturmak üzere bölünürler. Hücreler yaşlandıklarında ölürler ve yerlerini yeni hücrelere bırakırlar.
Bazen bu düzenli süreç, yanlış çalışır. Vücudun ihtiyacı yokken yeni hücreler oluşur ve ölmeleri gerektiği halde yaşlı hücreler ölmezler. Ortaya çıkan bu fazladan hücreler tümör ya da ur adı verilen bir doku kütlesi oluşturabilirler. Oluşan bu yeni hücreler ne kadar orijinal hücreye benziyorsa tümör o kadar iyi huylu, ne kadar farklı ise o kadar kötü huyludur.

İyi Huylu (Selim) ve Kötü Huylu (Habis) Beyin Tümörleri

Beyin tümörleri iyi ya da kötü huylu olabilirler.

· İyi huylu beyin tümörleri, kanser hücreleri içermezler:
— Genellikle, bu tümörler çıkarılabilir ve tekrar büyüme olasılıkları azdır.
— İyi huylu bir tümörün sınırları veya kenarları açıkça görülebilir. İyi huylu tümör hücreleri, çevredeki dokuya hücum etmezler veya vücudun başka bölümlerine yayılmazlar. Ancak, beyindeki bazı hassas alanlara baskı yapabilir ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilirler.
— Vücudun diğer birçok kısmındaki iyi huylu tümörlerden farklı olarak iyi huylu beyin tümörleri bulundukları bölge itibari ile bazen yaşamı tehdit edicidirler.
— Çok nadir olarak, iyi huylu bir beyin tümörü, kötü huylu bir tümöre dönüşebilir.
· Kötü huylu beyin tümörleri,kanser hücreleri içerirler:
— Genellikle, kötü huylu tümörler daha ciddidir ve çoğunlukla yaşamı tehdit edicidirler.
— Çabucak büyüme ve çoğalmaya veya çevreleyen sağlıklı beyin dokusuna hücum etmeye eğilimlidirler.
— Çok nadiren, kötü huylu bir beyin tümöründen kanser hücreleri çıkıp beynin diğer kısımlarına, omuriliğe veya vücudun diğer bölümlerine yayılabilirler.
— Bazen kötü huylu bir tümör, sağlıklı dokuya dek uzanmayabilir. Bir doku katı içinde kalabilir veya kafa kemikleri ya da kafadaki bir diğer yapı, tümörü kuşatabilir.

BEYİN TÜMÖRLERİNİN TİPLERİ

Beyin tümörleri iki ana tipte sınıflandırılabilirler: birincil veya metastatik. Birincil beyin tümörleri, beyin hücrelerinden veya bu hücreleri çevreleyen dokulardan kaynaklanırlar ve genellikle beyin içinde kalırlar. Metastatik (ikincil) beyin tümörleri ise vücutta akciğer veya göğüs gibi herhangi bir yerden kaynaklanabilirler ve en sık olarak kan akımı yoluyla da beyne yayılırlar. Birincil tümörler, iyi huylu (selim; yavaş büyüyen veya daha az agresif) veya kötü huylu (habis; kanser yapıcı, hızlı büyüyen ve daha agresif) olabilirler. Metastatik, ikincil tümörler ise habistir ve kanser oluştururlar.
Beyindeki ikincil tümörler, birincil beyin tümörlerinden çok daha fazla görülür.

Beyin Tümörleri: Kimler Risk Altında?

Amerikan Beyin Tümörü Topluluğu’na (ABTA) göre 2003’te ABD’de 190,600’ün üzerinde insanda beyin tümörü saptanmıştır. Bunların yaklaşık 40,600’ü birincil beyin tümörüdür (beynin kendi hücrelerinden oluşur); 150,000 civarı ise metastatik beyin tümörü veya beyne vücudun başka kısmından yayılım gösteren tümör olarak teşhis edilmiştir. Beyin tümörlerinin tam nedenlerini kimse bilmez. Bir kişinin neden beyin tümörü geliştirdiğini, diğer kişide ise neden tümör oluşmadığı nadiren açıklanabilir. Ancak, beyin tümörlerinin bulaşıcı olmadığı da bir gerçektir. Hiç kimse bir diğer kişiden hastalığı “kapamaz”.
Araştırmalar, bir hücrenin kromozomları üzerindeki özel genler zarar gördüğünde ve bu genler artık düzgün işleyemediğinde beyin tümörünün ortaya çıktığını göstermektedir. Bu genlerin çoğu hücrenin bölünme hızını düzenlemeye yardım eder. Diğerleri de hücrenin genlerine gelen zararı onarırlar. Ancak diğer vakalarda, bir genin hasarı hücrenin kendi kendini yok etme planını karıştırabilir. Bazı kişiler bir ya da daha fazla gende kısmi bozukluklarla doğabilirler.

Gene araştırmalar, bazı risk faktörlerine sahip olan insanların beyin tümörü geliştirmeye diğerlerinden daha yatkın olduğunu göstermiştir. Risk faktörü, bir kişinin hastalık geliştirme olasılığını arttıran herhangi bir etmendir.
Aşağıdaki risk faktörleri, birincil beyin tümörü geliştirme olasılığını arttırır:
  • Erkek olmak – Genellikle beyin tümörleri erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür.
  • Irk – Beyin tümörleri beyazlarda diğer ırktan olanlara göre daha sık görülür.
  • Yaş –Beyin tümörlerinin çoğu 70 yaş ve üzeri insanlarda tespit edilmiştir. Ancak, beyin tümörleri çocuklarda lösemiden (kan kanseri) sonra ikinci en yaygın görülen kanserdir. Beyin tümörleri en çok 8 yaşından küçük çocuklarda görülür. Daha büyük yaştaki çocuklarda görülme sıklığı daha azdır.
  • Ailevi hikâye – Ailesinde beyin tümörü olan kişilerde tümör gelişim riski yüksektir.
  • Çalışma ortamında radyasyon veya bazı kimyasallara maruz kalmak
—Radyasyon - Nükleer sanayi işçilerinde beyin tümörü geliştirme riski yüksektir.
—Formaldehit – Formaldehit ile çalışan patologlar ve mumyalama ile uğraşanlarda beyin kanseri gelişme riski yüksektir.
— Vinil klorid – Plastik işçileri, vinil kloride maruz kalabilirler. Bu kimyasal, beyin tümörleri riskini arttırmaktadır.
— Akrilonitril – Dokuma ve plastik yapan insanlar, akrilonitrite maruz kalabilirler. Bu durum beyin kanseri riskini arttırmaktadır.
Bilim insanları, cep telefonlarının beyin tümörlerine neden olup olmadığını araştırmaktadırlar. Şimdiye dek yapılan çalışmalar, cep telefonu kullanan kişilerde beyin tümörü riskinin arttığını göstermemiştir.
Araştırmacılar, kafa yaralanmalarının da beyin tümörleri için bir risk faktörü olup olmadığını araştırmaya devam etmektedirler. Şimdiye dek yapılan çalışmalar, böyle bir durumun riski arttırdığını göstermemiştir.
Bilinen risk faktörlerine sahip insanların çoğunda beyin kanseri gelişmez. Öte yandan, hastalanan pek çok kişide de bu risk faktörlerinin hiçbiri yoktur. Risk altında olabileceğini düşünen kişiler, bu konuyu doktorları ile görüşmelidirler. Böylece riski azaltma yolları önerilebilir ve kontroller için uygun bir program planlanabilir. Erken tanının size uygulanacak tedavi şemasını olumlu etkileyeceğini unutmamak gerekir.

Semptomlar - Belirtiler

Beyin tümörü belirtileri, tümörün boyutuna, tipine ve yerleşimine bağlıdır. Beyin tümörleri sıklıkla normal beyin dokusuna hücum eder veya baskı yaparlar ve belirtiler de o basınç nedeniyle ortaya çıkar. Beyin tümörünün yerleşim yerine göre kişide farklı tipte belirtiler oluşabilir. Ancak, zihinsel hastalıklar dâhil başka hastalıklar da bu belirtilere neden olmaktadır. Herhangi bir durumda bu belirtilerden birini veya daha fazlasını yaşarsanız, vakit kaybetmeden doktorunuzu aramalısınız.
  • Baş ağrısı, özellikle:
-yakın zamanda başlayan yeni bir ağrı
-devamlı bir ağrı
-uyanınca daha kötü olan bir ağrı
-uykudan uyandıran ağrı
  • Kusma, özellikle sabahları daha şiddetliyse ve yemeklerle ilişkisi yok ise
  • Kişilikte veya davranışta değişiklikler
  • Zihinsel becerilerde düşüş:
-hafıza kaybı
-hesap yapma becerisinde bozulma
-yargılamada bozulma
  • Yeni başlayan nöbetler
  • Nörolojik değişiklikler:
-görme problemleri (çift görüş, azalmış görüş)
-duyma kaybı
-bir vücut alanında his azalması veya güçsüzlük
-konuşma zorlukları
-koordinasyonda azalma, sarsaklık
  • Güçsüzlük, uyuşukluk/rehavet, uyanıklığın azalması
  • Dil problemleri, yutma güçlüğü, hıçkırıklar
  • Bozulmuş koku duyusu
  • Kontrolsüz veya işlev bozukluğu olan hareketler, el titremesi
  • Menopozdan önce adet kanamalarının kesilmesi
  • Yüz felci
  • Gözde anormallikler:
-farklı büyüklüklerde göz bebekleri
-kontrolsüz hareket
-gözkapağı düşmesi
  • Sersemlik/kafa karışıklığı, alışılmadık veya garip davranış
  • Solunumda geçici durma
Teşhis

Eğer kişide beyin tümörünü düşündüren belirtiler varsa, aşağıdaki işlemlerin biri veya daha fazlasını size uygulanabilir:
· Fiziksel muayene –genel sağlık işaretleri kontrol edilir.
· Nörolojik muayene –uyanıklık, kas gücü, koordinasyon, refleksler ve ağrıya cevab kontrol edilir. Aynı zamanda, göz ve beyni birleştiren sinir üzerine bir tümör basısı nedeniyle oluşan bir şişlik olup olmadığını anlamak için göz de muayene edilir.
· CT tarama – Başın bir dizi detaylı resmini çeken, bilgisayara bağlanmış bir röntgen cihazıdır. Resimlerde beynin daha net çıkabilmesi için, özel kontrast bir madde hastaya enjekte edilir. Resimler, beyinde tümörü gösterebilir.
· MRI- Bilgisayara bağlı güçlü bir mıknatıstır ve vücut içinin ayrıntılı resimlerini verir. Bu resimler bir monitörde izlenir ve basılabilir. Bazen, beyin dokusundaki farkları göstermeye yardım etmek için özel bir madde enjekte edilir.
· Anjiyogram – Röntgende daha iyi çıkmalarını sağlamak için, beyindeki kan damarlarına giden kana enjekte edilmiş kontrast madde ile yapılır. Bir tümör varsa, bu sayede röntgende görelebilir.
· Kafatası röntgeni – Beyin tümörlerinin bazı tipleri, beyinde kalsiyum depolanmasına veya kafatası kemiklerinde değişmelere neden olmaktadır. Bir röntgen ile bu değişiklikler kontrol edebilir.
· Lomber ponksiyon (omurilik sıvısı aspirasyonu)- beyin-omurilik sıvısından (beyin ve omurilik çevresindeki ve içindeki boşlukları dolduran sıvı) bir örnek alınabilir. Bu işlem, lokal anestezi ile yapılır. Omurgadan sıvı alabilmek için uzun, ince bir iğne kullanılır. Lomber ponksiyon yaklaşık 30 dakika sürer. Baş ağrısının önlenmesi için hasta, birkaç saat boyunca düz olarak yatmalıdır. Alınan sıvı, bir laboratuarda incelenir ve içinde kanser hücreleri veya başka problem belirtileri olup olmadığına bakılır.
· Myelogram – Bu bir omurga röntgenidir. Özel bir kontrast maddeyi beyin omurilik sıvısına enjekte etmek için lomber ponksiyon yapılır. Kontrast maddenin sıvıyla karışmasını sağlamak için hasta yan yatırılır. Bu test omurilikte bir tümör olup olmadığını tespit etmede yardımcı olur.
· Biyopsi – Tümör hücrelerini tespit etmek için dokunun alınmasına, biyopsi adı verilir. Patolog, mikroskoptan bakarak dokuda anormal hücre olup olmadığını kontrol eder. Biyopsi, kanseri, kansere giden doku değişimlerini ve diğer durumları gösterebilir. Bir beyin tümörünün teşhis edilmesinin kesin olan tek yolu biyopsidir.
Cerrahlar, tümör hücrelerini aramak için dokuyu üç şekilde alabilirler:
—İğne biyopsisi- Cerrah, kafa derisinde küçük bir kesi yapar ve kafatasına küçük bir delik açar. Bu delikden bir iğne sokulur ve beyin tümöründen bir örnek doku alınır.
—Sterotaksik biyopsi- CT veya MRI gibi bir görüntüleme cihazı, delikden tümöre giden yolda rehberlik eder. Cerrah dokudan örnek almak için bir iğne kullanır.
- Biyopsi aynı zamanda bir tedavi şeklidir –
Cerrah bazen hastanın tümör cerrahisinde bir doku örneği alır.
Tedavi

Beyin tümörlü birçok insan, tıbbi bakımları için kararlar almada etkin bir rol almak ve hastalıkları ve tedavi seçenekleri hakkında öğrenebildikleri her şeyi öğrenmek isterler. Ancak, beyin tümörü teşhisinden sonraki şok ve gerginlik, doktora sorulacak her şeyi düşünmeyi güçleştirir. Bir görüşme öncesinde sorulacak soruların listesini yapmak bu konuda çoğunlukla yardımcı olur. Doktorunuzun dediklerini hatırlamak için size anlatılanları not alabilir veya bir kayıt cihazı kullanmak için izin isteyebilirsiniz. Ya da doktorunuzla görüştüğünüzde, konuşmada yer almaları, not tutmaları ya da sadece dinlemeleri için yanınızda ailelenizden biri veya bir arkadaşınızı bulundurabilirsiniz.
Beyin tümörlerini tedavi eden uzmanlar, beyin ve sinir cerrahları, nöroonkolojistler, tıbbi onkolojistler ve radyasyon onkolojistleridir.

Tedavi için Hazırlık

Tedavi, birçok etkene bağlıdır; tümörün tipi, yerleşimi, büyüklüğü ve derecesi tedaviyi etkiler. Beyin kanserinin bazı türleri için doktor, beyin-omurilik sıvısında kanser hücresi olup olmadığını bilmeye de ihtiyaç duyar.

Tedaviye başlamadan önce doktorunuz ile ne tür bir beyin tümörünün olduğunu, tedavi seçeneklerinizi, her bir tedavi seçeneğinin yararları ve yan etkilerini, yaklaşık tedavi masraflarını, uygulanacak tedavilerin normal etkinliklerinizi ne düzeyde etkileyeceğini mutlak suretle hekiminizle görüşmelisiniz.

Unutulmaması gereken nokta soruların hepsini sormaya veya cevapların hepsini bir anda anlamaya gerek olmamasıdır. Net olmayan konularda doktorun açıklama yapması ve kişilerin daha çok bilgi edinebilmesi için başka şanslar da olacaktır.

Tedavi Yöntemleri

Beyin tümörü bulunan insanların birkaç tedavi seçeneği vardır. Tümörün tipine ve aşamasına bağlı olarak hastalar, cerrahi, ışın tedavisi veya kemoterapi ile tedavi edilebilirler. Bazı hastalar için tedavilerin bir birleşimi gerekir.

Ayrıca, hastalığın herhangi bir aşamasında, ağrıyı ve kanserin diğer belirtilerini kontrol etmek, tedavinin yan etkilerini azaltmak ve duygusal sorunları hafifletmek için tedavi alabilirler. Bu tip bir tedavi, belirti yönetimi, destekleyici bakım veya hafifletici bakım olarak adlandırılır.

Doktor, tedavi seçeneklerini açıklayacak ve beklenen sonuçları en iyi anlatacak olan kişidir.

Cerrahi, birçok beyin tümörü için kullanılan bir tedavi şeklidir. Tümör kütlesini ortadan kaldırmanın en doğrudan yolu, birincil tümörün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Beyin tümörlerinin tedavilerindeki tüm gelişmelere rağmen halen en öncelikli ve tedavi başarısını doğrudan etkileyen cerrahi tedavinin başarısıdır. Kafatasını açmak için yapılan cerrahiye kraniyotomi adı verilir. Genel anestezi altında gerçekleştirilir. Bu operasyonda, beyne ulaşmak için bir parça kafa kemiğinin çıkarılmasıyla kafatası boşluğuna girilir. Çıkarılan kemik, cerrahi işlemin sonunda tekrar yerine takılır. Halk arasında cerrahi prosedürler içerisinde en korkulanı olmakla birlikte günümüzde gerek teknolojinin sağladığı imkanlar gerekse biz nöroşirurjenlerin beyin anatomisi ve cerrahi teknikler üzerindeki bilgilerimizin artması dolayısı ile sonuçlar oldukça başarılıdır. Ameliyatlar mikroskop altında yapılmakta, bu sayede görüş olabildiğince büyüyüp netleşmekte., dolayısı ile normal beyin dokusunun zarar vermeden sadece tümor dokusu çıkarılabilmektedir. Cerrahisi imkansız beynin hiçbir bölgesi artık kalmamamıştır. Uygun cerrahi teknikler, mikrocerrahi yöntemleri ve teknik destek ile beynin en hassas sahaları bile hastalara zarar vermeden opere edilebilmektedir. Bu tür bir cerrahiye girecek tüm hastaların kafalarında bir takım sorular bulunur. Bu soruların bir kısmı şunlar olabilir:

Ameliyat sonrası nasıl hissedeceğim? Ağrım olursa bunun için ne yapacaksınız?

Cerrahiden sonraki ilk birkaç gün baş ağrısı ve rahatsızlık hissetmeniz doğaldır. Ancak, bu ağrılar ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Bu yüzden ağrılarının hafiflemesi için doktor veya hemşireleriniz ile çekinmeden konuşabilmelisiniz. Aynı şekilde ilk günler güçsüz ve yorgun hissetmenizde normaldir. Günler içerisinde eski gücünüze kavuşursunuz.

Hastanede kalış sürem ne olacak? İşe ne zaman dönebilirim?

Tamamen toparlanma, iyileşme süresi her hasta için farklılık göstermekle birlikte ameliyat öncesi genel durumu iyi olan ve operasyon sonrası ilave problemler gelişmeyen hastalar hastanede 3-4 gece kalırlar sıklıkla 2-4 hafta içerisinde işlerine geri dönebilirler .

Uzun Dönemli Etkiler olacak mı? Saçım uzayacak mı? Kemiğim kaynayacak mı?

Biz operasyonda saçınızın sadece ilgili bölümünü kesiyoruz ve bu kesilen saçlar doku iyileşmesi tamamlanmasını takiben eskisi gibi yerine gelecektir. Aynı şekilde kafatasınızın alınan kısmı tekrar yerine yerleştirildikten sonra 2 ay içerisinde kaynayacaktır. Uygun yöntemler ve malzemeler kullanıldıgı takdirde hastaların opere edildikleri dışarıdan anlaşılamaz.

Tamamen iyileşme şansım nedir?

İyi huylu beyin tümörlerinde uygun cerrahi müdahale ile total kür sağlanabilir. Yani operasyondan sonra tamamen sağlıklı bir insan gibi yaşayabilir ve hastalığınızdan tamamen kurtulabilirsiniz. Kötü huylu tümörlerde ya da cerrahi olarak tam temizlenemeyen tümörlerde ışın tedavisi ve/veya ilaç tedavisi cerrahi sonrası verilmelidir. Her iki durumdada cerrahi tedavinin asıl tedavi edici, yaşam süresini uzatıcı ve yaşama konforunu arttırıcı tedavi yöntemi olduğu unutulmamalıdır.

Işın Tedavisi
  • Işın tedavisi, kanserli çoğu beyin tümöründe önemli rol oynar.
  • İyi huylu tümörler de büyümelerinin kontrol edilmesi için nadiren ışın gerektirebilirler.
  • Bu işlem, tümörün tipine göre toplam 10 – 30 tedavi için tekrarlanır. İdeal olan, tümörün %98’i yok edilirken, normal dokunun da %98’inin hayatta kalmasıdır.
Cerrahi sonrası ışın
  • Tümörün bütünü cerrahi olarak çıkarılmış gözükse de, çevresindeki beyin dokusunda mikroskopik tümör hücreleri kalır ve bunlar başka bir yere yayılabilir veya yeni bir beyin tümörü oluşturabilirler.
  • Cerrahi kazıma sonrası uygulanan ışının amacı, kalan tümörün büyüklüğünü azaltmak, büyümesini durdurmak veya her ikisidir.
  • Eğer tümörün tamamı güvenli bir şekilde çıkarılamazsa, çoğunlukla cerrahi sonrası ışın önerilir.
Cerrahi uygun olmadığında ışın
  • Cerrahi ile ulaşılamayan veya ışına özellikle cevap verdiği düşünülen niteliklere sahip tümörler için cerrahi yerine ışın kullanılabilir. Günümüzde cerrahi ulaşılabilirlik imkanları arttıkça sadece radyoterapi uygulamasıda azalmıştır.
Brakiterapi
  • Tümörlere seçici olarak yüksek dozda ışın verme yöntemidir.
  • Çoğunlukla metal taneler veya çubuklar şeklinde olan bağımsız radyoaktif kaynaklar, tümör veya tümör çukuru içine ya da yakınına yerleştirilir.
  • Çoğunlukla bilgisayar yardımıyla radyoaktif kaynağı tam olarak yerleştirmek, sağlıklı dokunun ışına daha az maruz kalmasını ve tümörün aldığı ışının dozunun en yüksek düzeyde olmasını sağlar.
  • Brakiterapi, cerrahi ve/veya kemoterapi ile bir arada kullanılabilir.
Işın ve Kemoterapi
  • Kemoterapiyi ışın tedavisi ile beraber kullanmak, yüksek düzeyli tümörü olan bazı hastalar için yararlıdır.
  • Kemoterapi, bir veya daha fazla ilacı içerebilir ve döngüsel olarak verilmektedir (örneğin, 3 hafta boyunca günde bir kez, ardından, yeni hücreler yapmak için 1 haftalık dinlenme dönemi ).
  • Kemoterapi, ağızdan, damardan, başka bir infüzyon yöntemiyle veya doğrudan beyne yerleştirilmiş bir tabaka şeklinde uygulanabilir.
  • Erişkinlere göre çocukların kemoterapi alma olasılıkları daha fazladır. Ancak, erişkinler de cerrahi veya ışın tedavisi sonrası kemoterapi alabilirler
Gamma Bıçağı (Sterotaktik ışın tedavisi)
  • Gamma bıçağı gerçekte, yüksek derecede odaklanmış, eni dar olan kobalt gamma ışını demetleridir.
  • Cerrahiye karşı bir seçenek olan bu uygulama, bir kesiye gerek kalmadan, doğrudan beyin anormalliklerini tahrip eder.
  • İyi ve kötü huylu tümörleri, metastatik tümörleri ve diğer vasküler yapı bozukluklarını tedavi etmek için kullanılmaktadır.
  • Hastalarda yan etkiler daha azdır ve konvansiyonel cerrahiye göre iyileşme süresi daha kısadır.
  • Cerrahi tipik olarak 30 dakika ve 3 saat arasında sürer ve hastaların çoğu aynı gün eve dönebilir.
Işın tedavisi ve kemoterapinin en fazla, habis, kalan veya tekrar eden tümörlerde kullanıldığı gerçek olmakla beraber, hangi tedavinin uygulanacağı kararının her hasta için bireysel olarak verilmesi gerekir. Bu karar çok sayıda etkene bağlıdır. Her yıl, yeni tedavi kombinasyonları geliştirilmektedir.

Destekleyici Bakım

Beyin tümörlü kişiler, hastalığın herhangi bir döneminde, problemlerini önlemek veya kontrol etmek ve tedavi boyunca hayat kalitelerini düzeltmek için destekleyici bakım alırlar. Hastalar ağrıyı ve beyin tümörünün diğer belirtilerini kontrol etmek, tedavinin yan etkilerini hafifletmek ve duygusal sorunları azaltmak için tedavi alabilirler.
Aşağıdakiler, beyin tümörlü hastalar için sık görülen destekleyici bakım tipleridir:
  • Steroidler- Beyin tümörlü hastaların çoğu beyindeki şişliği azaltmaya yardımcı olması için steroide ihtiyaç duyarlar.
  • Antikonvülzan ilaçlar-Beyin tümörleri, vücutta kasılmalara (nöbetlere) neden olabilirler. Bunları önlemek veya kontrol etmek için antikonvülzan alırlar.
  • Şant- Eğer beyinde sıvı birikirse, cerrah sıvıyı çekmek için bir şant yerleştirebilir.
Beyin tümörlü insanların çoğu, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı amaçlayan tedavilerle beraber, destekleyici bakım da alırlar. Bazıları tümör tedavisi yerine, belirtileri kontrol etmek için sadece destekleyici bakım almaya karar verebilmektedirler.

Rehabilitasyon

Rehabilitasyon, tedavi planının çok önemli bir parçası olabilir. Rehabilitasyonun hedefleri, kişinin ihtiyaçlarına ve tümörün günlük etkinlikleri nasıl etkilediğine dayanır. Sağlık ekibi, hastanın normal etkinliklerine mümkün olduğunca çabuk dönmesine yardımcı olmak için her çabayı gösterir. Birkaç tip terapist yardımcı olabilir:
  • Fizyoterapistler – Beyin tümörleri ve tedavileri paraliziye (felç) neden olabilir. Tümörler, bitkinlik ve denge problemlerine de yol açabilirler. Fizyoterapistler hastanın gücünü ve dengesini tekrar kazanmasına yardımcı olurlar.
  • Konuşma terapistleri – Konuşma, düşüncelerini ifade etme veya yutma güçlüğü çeken hastalara yardımcı olurlar.
  • İş ve uğraşı terapistleri – Yemek yeme, tuvaleti kullanma, banyo yapma ve giyinme gibi günlük yaşam etkinliklerini başarmayı öğrenmesi için hastaya yardımcı olurlar.
Beyin tümörlü çocukların özel ihtiyaçları olabilir. Bazen çocuklara hastanede veya evde öğretmenler gelebilir. Öğrenme veya öğrendiklerini hatırlama problemi olan çocuklar, okula geri döndüklerinde özel sınıflara veya öğretmenlere ihtiyaç duyabilirler.

Takip

Beyin tümörü sonrası düzenli hasta takibi çok önemlidir. Tümörün tekrar ortaya çıkmadığından emin olmak için yakın takip gereklidir. Kontroller, dikkatli fiziksel ve nörolojik muayeneleri içerebilir. Zaman zaman, hasta MR veya CT çektirebilir. Hastaya takılmış bir şant varsa, bu şantın iyi çalışıp çalışmadığı kontrol edilir.

Beyin Tümörü Olanlar için Destek

Beyin tümörü gibi ciddi bir hastalıkla yaşamak kolay değildir. Bazı kişiler hastalıklarının duygusal ve pratik yönleri ile baş etmek için yardıma ihtiyaç duyduklarını görebilirler.
Beyin tümörü ile yaşayan insanlar ailelerinin bakımı, işlerini kaybetmeme veya günlük yaşam etkinliklerine devam etme konusunda üzülebilirler. Tedaviler ve yan etkileri, hastanede kalış süreleri ve tıbbi masraflarla ilgili endişeler sık görülür. Doktorlar, hemşireler ve sağlık ekibinin diğer üyeleri, tedavi, çalışma ve diğer etkinlikler hakkındaki soruları cevaplayabilirler. Duyguları hakkında konuşmak veya endişelerini anlatmak isteyen kişilere, bir sosyal hizmet uzmanı, danışman veya bir din bilgini ile görüşmek yardımcı olabilir. Bir sosyal hizmet uzmanı çoğunlukla, finansal yardım, taşıma, ev bakımı veya duygusal destek için kaynaklar önerebilir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Beyin Tümörleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Veysel Kerem BIKMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Kanserde İmmunoterapi Ve Bağışıklık Sistemi , Dr.Ülkü DURAKSOY
  • Göz Kapağı Tümörleri , Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
  • Travmalarımız Ve Maskelerimiz , Dr.Sevilay ZORLU
  • Alerji Nedir Alerjen Nedir , Dr.Mustafa ÜZEYİR
  • En Sık Görülen Gebelik Yakınmaları , Dr.Haldun CANOVA
  • Gebelerde Yüksek Tansiyon Ve Sigara Kullanımı , Dr.Haldun CANOVA
  • Sünnet: Neden? Ne Zaman? Nasıl? , Prof.Dr.Ünal ZORLUDEMİR
  • Gebelikde Down Sendromu Tarama Testleri , Dr.Ayşe DARAMA
  • Kış Aylarında Koah'da Alevlenmeye Dikkat ! , Dr.Sevin KARALAR
  • Bebek Beslenmesi Ve Ek Gıdaya Geçiş, Saatlere Göre Öğün Listeleri , Dr.Ali MUSLU
  • Tüp Bebek Tedavisi , Dr.Firdevs UĞUZ
  • Probiyotikler, Prebiyotikler Ve Gebelik , Dr.Kenan ERTOPÇU
  • Kürtaj , Dr.Ayşe DARAMA
  • Yaşamın Akışı İçinde Ne Kadar İyimser Olabiliyorsunuz? , Dr.Sevilay ZORLU
  • Akupunktur İle Boyun Ve Bel Fıtığı Tedavisi , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Hormonlu Spiralle İlgili Merak Ettikleriniz , Dr.Rami ASKER
  • Kime Başvurayım? Psikiyatriste Mi, Psikoloğa Mı, Danışmana Mı, Yaşam Koçuna Mı? , Dr.Ali Algın KÖŞKDERE
  • Labioplasti Operasyonu İle Küçük Dudakların Şekillendirilmesi , Dr.Kutlugül YÜKSEL
  • Hayatımızda Estetiğin Rolü , Prof.Dr.Ege ÖZGENTAŞ
  • Vitiligo’da İmmunoterapi Tedavisinin Sonuçları Nasıldır? , Dr.Ülkü DURAKSOY
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    06:15
    Top