2007'den Bugüne 89,829 Tavsiye, 27,675 Uzman ve 19,688 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Kendine Güven ve Atılganlık Eğitim Programı (Kg - Aep)
YAZI #1109 © Yazan Psk.Dnş.Tuncay GÜLEN | Yayın Nisan 2011
KENDİNE GÜVEN VE ATILGANLIK EĞİTİM PROGRAMI (KG - AEP)

Kendine Güven ve Atılganlık eğitim programı ------ adımdan oluşan bir eğitim programıdır. Programın etkisini gösterebilmesi için uyulması gereken ilkeler vardır. Bunların bir kısmı grubu ilgilendirdiği için yapılandırmada konu edilecektir.
1. Gönüllülük esastır.
2. Guruba girecek bireyler daha önceden KG - AEP hakkında bilgi sahibi olmalıdır.
3. Gurup bireyleri programın gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmeleri sağlanmalı (Ev ödevleri ,katılım gibi )
4. Bir sonraki aşamaya geçilmeden önce o aşamanın gerektirdiği yeterliliğe ulaşıldığı kanaatine varılmalıdır.
5. Guruba katılan bireyler özgüven konusunda ayrı bir programa tabi tutulmalıdır.
6. Bu konuda gerektiğinde ailenin yardımına başvurulmalıdır.
7. Her bireyin gurubun bir parçası olduğu hissettirilmelidir.
8. Her gurup etkinliğinin başında bir önceki oturumun değerlendirmesi yapılmalıdır. Eksiklikler tespit edilirse tamamlanmalıdır.
9. Çevredeki tüm araçlar, kaynaklar etkin bir şekilde gurup istifadesine sunulmalıdır.
10. Adımlar arasında en az 7 günlük bir zaman dilimi bırakılmalıdır.
11. Gurup üyeleri – lider dahil – birbirlerine güven duymalıdırlar
12. Sır tutma esastır
13. Gurup ruhunun bir parçası olarak, guruba bir isim bulunmalıdır
14. Gurup adına bireyle sözleşme imzalanır. Bu sözleşme bireyden beklenen ve gurubun bireye verdiği tahahütüdür.
15. Gurup en az (6) ,en fazla (12) kişiden oluşur. Oturuma ¼ ü katılmadığı zaman oturum bir sonraki haftaya ertelenir.
[not (silinecek): sözleşmede ikinci hafta katılmayanların guruptan çıkarılması eklenmeli]


GRUP SÖZLEŞMESİ

Aşağıdaki maddeleri tüm üyeler okuyup altına kendi rızaları ile imzalamaları gerekmektedir. Sözleşmenin maddeleri kişiye göre değiştirilemez. Ancak guruba katılacak tüm bireylerin ortak kararı ile madde çıkartılabilir veya eklenebilir.
1. Gurupta konuşulan konular dışarıya aktarılamayacağım
2. Güven esastır
3. Verilen ödevler titizlikle ve amacına uygun olarak yapılacağım
4. Her toplantıya muhakkak katılacağım
5. Eğer gurup kararlarını çiğner isem gurubun vereceği cezalara razıyım. Guruptan atılmak dahildir.
6. Gurupta görüşülen konular üzerinde ciddiyetle duracağım
7. Bu gurubun parçası olduğumu unutmayacağım
8. Saygı ile diğer üyenin konuşmasını dinleyeceğim
9. Gurupta her kez eşit hakka sahiptir
10. Her kez in birbirine yardımcı olması ve kendime yardımcı olmak için çalışacağım






BİRİNCİ PROGRAM
KENDİNE GÜVEN


BİRİNCİ OTURUM

GÜVENLİ DAVRANMAYA HAZIRLANMA

NEDEN BU EĞİTİME GEREK DUYULDU?
Kimse doğuştan özgüven yoksunu olarak doğmaz. Ancak toplumun büyük bir kesimi bu özgüvenden yoksun olarak yetişir. Özgüven eksikliği bizi her dönemde etkiler. Hayatımıza egemen olur. Ancak istediğimiz halde bu zayıf özgüvenden bir türlü kurtulamayız. Yetersiz özgüveni aşmak için araştırma ve gayret gibi özel bir çaba gerektirir. Her bireyin zaman ve olanaklarının yeterli olmadığından bu özveriyi göstermeyeceğini biliyoruz Bu eksikliği ve ihtiyacı profesyonel bir şekilde ve çok sayıda bireye götürebilmek için bu eğitim program oluşturulmuştur

KENDİNE GÜVEN VE ATILGANLIK PROGRAMININ İÇERİĞİ
( İçerik Tanıtılır )

BU EĞİTİM SONUNDA KAZANILACAK BECERİLER NE OLACAK?
‘Hayır’ diyebilme
Duygularını ve düşüncelerini ifade edebilme
Karar verebilme
Sorumluluk alabilme
Problem çözebilme
....
....
AÇIKLANMASI GEREKEN KAVRAMLAR
BENLİK :
Kişinin kendisiyle ilgili düşüncelerini, algılamalarını, kanaatlerini içerir. Kendini nasıl gördüğünü içerir. Kişinin sahip olduğu birde ideal benlik kısmı vardır. Her zaman için ne olmak istediğini söyler. Hayallerimizin bir parçasıdır. Benlik bilinci iyi, kötü, olumlu-olumsuz ya da olumsuz olabilir. Benlik bilinci her zaman gerçeği yansıtmayabilir. Yetenekli olduğu halde kendini yeteneksiz görebilir ya da yeteneksiz olduğu halde yetenekli görebilir. Problemlerin önemli kaynağı benlik bilincinin yapılandırmasında saklıdır. Her kişinin kendisine özgü benlik yapılanması vardır. Bunun farkında lığının arttırılması gerekir.
Benlik yapısıyla yapılan davranış arasındaki (benlik ve ideal benlik arasındaki fark) farkın yüksekliği kaygıyı arttırır.

GÜVEN VE KENDİNE GÜVEN: Pasif, agresif ya da aldatıcı tutumlara baş vurmak zorunda kalmadan kendini ifade edebilmektir. Kendinizi tanımayı ve kendinizin olumlu-olumsuz özelliklerinizi olduğu gibi kabul edebilmesini bilmektir. Kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmeden, kendini incitmeden, ilkelerinizden ödün vermeden başka insanlara kulak vermeyi ve duyarlı olmayı içerir. Güvenli davranmak kimsenin sizi istemediğiniz. Şeyleri yapmaya zorlamayacağına sizi hükmetmeye ya da sizi sömürmeye çalışmayacağına güvenerek isteklerinizi, düşünce ve duygularınızı ifade edebilmektir. Ses tonu, güvenli- güvensiz mesaj açısından önem taşır. Güven doğuştan değildir. Öğrenilen bir tutumdur.

KENDİNİ KABUL: Bireyin kendini olumlu ve olumsuz tüm yönlerini bilmesi ve kabul edebilmesi, gelişimin başlangıcı açısından gerekli bir olgudur.
KORKU VE CESARET: Korku içten ya da dıştan gelen tehlikeli uyaranlara karşı hissedilen duygudur. Her insan bu korkuyu çeşitli şekillerde hisseder ve yaşar. Ama her insan cesaret sahibi olarak yaşamaz ve öyle görünmez. Korkmayan birey olarak gördüğümüz kişiler aslında cesaretleri yüksek olanlardır. Onlarda korkarlar ancak onlar sahip olduğu cesaretle sanki korkusuz gibi görünebilirler.

AŞAĞILIK KOMPLEKSİ: Bilinçdışının içeriğindeki bazı düşünce ve duygular aralarında gruplaşarak kompleks denilen durumları oluştururlar. Çeşitli olumsuz tecrübelerimizin sonunda oluşan duygu ve düşüncelerdir çoğunlukla bunlar. Zamanla kişiliğimiz içinde küçük kişilikler oluşturur. Ve insan davranış ve düşüncelerini güçlü bir denetim altında tutar. Aşağılık, şişmanlık, üstünlük kompleksleri gibi. Zamanla insana zarar vermeye başlar ve bireyin yaşamını olumsuz etkiler.

SEVGİ VE SAYGI: Sevgi beğenilen, iyiye,güzele duyulan bir duygudur. Kişinin kendisini ve başkalarını sevebilmesi hayatını daha doyumlu ve mutlu yaşamasını sağlar. Saygı kendisine ve başkalarına saygı duyarak yaşamasını bilmek özgüven ile doğrudan bağlıdır. Kendi sınırlarını bilip başkalarının sınırlarını geçmemek. Kendine ve başkalarına zarar vermemek, kendisinin ve başkalarının duygularına ve fikirlerine önem vermek saygının temel yapılarındandır.
BEDEN DİLİ: İnsanlar konuşarak anlaşmayı geliştirmeden önce, Beden diliyle anlaşırlardı. Farkında olmadan bedenlerinin diliyle insanlar duyguların, düşüncelerini, isteklerini, ihtiyaçlarını ve ruhsal zenginliklerini başka insanlarla paylaşırlar.

ANALİZ VE YORUM: Analiz davranışlarımız ve davranışlarımızın arkasında yatan nedenleri inceleyerek parçalara indirgemek ve birbirleriyle olan ilişkilerini incelemek anlamında kullanılmaktadır. Yorum davranışlarımızın nedenleri ve olayların bizim üzerimizde bıraktığı etkileri değişik bakış açılarından irdelenmesi, yapılan analizin yapı taşlarını belirli bir mantık silsilesi içinde açıklanmasıdır.




İKİNCİ OTURUM

ÖZGÜVEN ZAYIFLIĞININ NEDENLERİ


Zayıf bir özgüven doğuştan gelen bir durum değildir. Yaşamımız boyunca oluşur .

BOZGUNLAR ( FRUSTRASYON ) ve SONUÇLARI :
Çeşitli zamanlarda yaşadığımız bozgunlar bizim özgüvenimizi sarsar. Bozgunların sayısı ve şiddeti burada asıl etkendir. Birde bizim bu bozgunları nasıl değerlendirdiğimiz başka bir unsurdu. Bizi bozguna uğratan olaylar mutlaka başkaları tarafından olmuş olmasına gerek yoktur., kendimizden kaynaklanan olaylarda olabilir; çok iyi hazırlanamadığımız bir sınavdaki başarısızlığımızı göz önüne getirelim. Bozgunlar (hayal kırıklıkları, bizi içten yaralayan olaylar vb.) saldırganlıklara yol açabilir. Bozgunlar sadece sözlü yada eylemli saldırganlıklara yol açmaz aynı şekilde gerileme duruma, bağımlılaşma, kaçma, ilgisizlik, ve psikosomatik belirtiler olabilir.
Bozgunlara daha iyi açıklık getirmek için 4 ana başlık altında incelemeye çalışalım.
1. Baskıcı eğitim
2. Toplumsal yapı ve ruh kirlenmesi
3. Engellenmiş gelişme
4. İnsanlarla ilişkilerde yaşanan bozgunlar
Bu başlıklar bozgunların insanların gelişimini ve güvenini nasıl sürekli olarak olumsuz yönde etkilediği açıklanıyor. Eğer kendi özgüveninizi yükseltmek istiyorsanız, bu psikolojik ilişkileri anlamaya önem vermelisiniz. Nedenleri bilirseniz özgüveninizi geliştirecek adımları atmaya daha kolay karar verirsiniz. Ve nerden başlayacağınızı bildiğinizden zaman kaybetmezsiniz.

BASKICI EĞİTİM
Eğitim önce evde başlar sonra okul ve çevre bu eğitimin büyük bir bölümünü üstlenir. Bir yıl boyunca anne-babaların eğitim biçimi gözlemlenecek ve her övgü, her azar sayılacak olsaydı, bir övgüyü on azarın izleyeceği görülürdü. Bu durumun çocuk üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Öyle ya eğer bir çocuk o kadar yanlış yapıyorsa , övülecek bir şeyi yoksa kendini nasıl değerli biri olarak görebilir. Onaylanılmayan ve değerli oldukları hissettirilmeyen bir ortamda büyüyen kişilerin elbette kendilerine güveni az olur. Otoriter eğitim biçimi kendi çaresizliğini ödüllendirirken aynı zamanda pasif, edilgen veya saldırgan bireyler ortaya çıkarmaktadır. İster pasif ister saldırgan sonuçta bu iki farklı tutum gelişen özgüvensiz kişilikten kaynaklanmaktadır.


TOPLUMSAL YAPI VE RUH KİRLENMESİ

Saldırganlık sahneleriyle dolu filmlerden ayrımına varmadan etkilenmekteyiz. Şiddeti yücelten, cinselliğin ön planda tutan filimler ve bunları kafasında idealleştiren çocuklar karşımıza çıkıyor. Ancak bunların ulaşılması güç noktalar olması sebebiyle kompleksler yaşamaya başlayan bireyler yetişmeye başlıyor. Saldırganlık eğilimi artıyor. Gelişen sahte benlikler yüzünden özgüven zedeleniyor.
Toplum birçok şeyi araç olmaktan çıkarıp amaç haline sokmuş durumda. Ve bunların bazılarını bazı değerlerin, özelliklerin sembolü gibi yansıtılmaya başlanmıştır. Örmeğin sigara Reklamlara ve filmlere bakıldığında Kendine güvenen, mutlu, genç, iyimser, insanlar sigara içermiş gibi anlaşılır. Ya da arkadaş edinmenin bir paçasıymış gibi görülür. Ya da araba, mobilya, ev, para mutlu ve güvenli olmak için şart olduğu düşünülmeye başlanıldı. Ve sürekli güvenli hissetmek için belli şeyleri, elde etmeye çalışmaya başladık. Ancak Bunlar bir araçtır. Elde ettikten sonra belki biraz kendimizi güvende hissederiz ancak belli bir süre sonra tekrar eski halimizi alırız. Tüketim yoluyla mutlu olunacağı şöyle ya da böyle yaşamımıza girmiş durumda. Böyle bir mutluluğu elde etmek için çok çalışırız.
İyimserli ya da kötümserliği aile ortamın da çoğunlukla kazanırız. İyimser ailenin çocuğu iyimser. Kötümser ailenin çocuğunun ise kötümser olma ihtimali yüksektir her zaman için. İyimser bir yaklaşım sergileyen birey iyimserliğe ve olumluya inancı benimse. Ve sonucunda; Zor bir konumda olan iyimser, mutlaka bir kurtuluş yolu olduğuna inanır. Buna karşılık kötümser, çabuk yıkılıp, pes eder. Kötümserin kötümserliği sorunlarını çözmeye kalkma cesaretini söküp alır. Kötümser bunalıma ve teslimiyete kolay düşmeye yatkındır. Nasıl ki kendine güven ve iyimserlik birbiriyle sıkı sıkıya bağlıysa aşağılık kompleksi ile kötümserlik birbirine öyle bağlıdır. Bu iki ruh hali de insanlar arası bulaşıcıdır. Yaşadığımız olumsuz deneyimlerle çok kereler, hayal kırıklıkları yaşamışızdır (bozguna uğramışızdır ) ve bundan dolayı olumlu beklentiler yoktur. Böylelikle yaşadığımız talihsizlikler yüzünden yaşamdan alacağımız tadı boğmuş oluruz.

GELİŞİMİN ENGELLENMESİ
Çocuk yeni şeyler aramak, bulmak, araştırmak ve inememe yapmak ister. Tüm bunlar gelişimin bir sonucudur. Belirli bir dönemde soru sorar. Bilmediklerini merak ettiklerini öğrenir. Oyun oynayarak çeşitli becerilerini geliştirir ilgi ve yeteneklerini ortaya koyar. Ancak tüm bunlardan yoksunluk çocuğun gelişimin de olumsuz bir etkiye yol açar.
Gelişimin bir parçası da onay görme, kabul görme duygusudur. Bu duygu bireyin özgüven kazanımını önemli ölçüde etkilemektedir.
Gelişimin önemli basamaklarından biride sevgidir. Sevgi yoksunluğu olan bir bireyin bu sevgiyi Basklarından yetişkin döneminde görse bile buna inanmayacaktır. Başkasının sevgisine güvenmeyecek ve sevgisini de tam anlamıyla karşısındakine gösteremeyecektir. Burada çocukken gösterilen sevgide önemli olan ebeveynlerin çocuklarını nasıl sevdikleri konusundaki sahip oldukları niyet değil daha çok bu sevgiyi nasıl gösterdikleri önemlidir.

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BOZGUN
İnsanlar arsı yaşanan bozgunlar (hayal kırıklıkları) bireylerde zorlamalar (stresler) oluşturur. Hepimiz birtakım problemler yaşamışızdır. Ailemizle, arkadaşlarımızla, öğretmenlerimizle, patron ile vb. ve bunların çoğu bizim özgüvenimizi zedelemiştir. Başarısızlık ve kendi hatalarımız olarak değerlendirmişizdir bu bozgunları çoğu zaman. Bu değerlendirme biçimini aslında öğrenmişizdir. Ve temelinde özgüven konusu vardır.
Bunu şöyle açıklayalım; kendine güvenen bir etki bırakan kişi, çevresiyle ilişkilerinde daha başarılı olur, düşüncelerini daha iyi savunur, sözünü geçirir. Buna karşılık kendine güveni daha az olan kişi ise ciddiye alınmaz ve saygı görmez. Hatta kendisiyle alay edilir. Bu şekilde güvensiz kişi için güç-bela kurtulabileceği bir kısırdöngü oluşur.
Kendine güvenli kişi için de sarmal vardır. Ama bu onun için bir kısır döngü değil bir tam tersine, kendine güveni daha güçlendirmeye yarayan bir sarmaldır. Çevremizdeki insanlar özgüvenimiz konusunda etkili oluyor. Bir insan yaşamı boyunca ne kadar bozguna uğramışsa o kadar güvensiz ve korkak olur. Bozgunlar insanı koşullandırabilir.


KENDİMİZİN VE BAŞKALARIN HAKKINI BİLEMEMEK
Kendi hakkını bilmeyenler neyi talep edeceklerini de bilemediklerinde endişeli ve çekingen davranabilmektedirler. Aşağıda belirtilen temel haklar konusunda unutulmaması gereken nokta şudur ki sizin sahip olduğunuz her hakkın aynısı karşınızdaki insan içinde geçerlidir. Diğer insanların haklarını göz ardı eder ve çiğnerseniz bu saldırgan davranış olur. Kendi haklarınızı göz ardı ederseniz çekingen ve pasif davranış olur.
Temel Haklar;
1. Cinsiyet, ırk, yaş ya da fiziksel engellere bakılmaksızın eşit davranılmak
2. Bir insan sıfatıyla saygı görmek
3. Zamanı nasıl kullanacağı konusunda karar vermek
4. İsteklerini dile getirmek
5. Performansı, davranışları, görüntüsü gibi konularda başkalarından fikir almak
6. Sözlerinin dinlenmesi ve ciddiye alınması
7. Görüş sahibi olmak
8. Siyasi inanç sahibi olmak
9. Ağlamak
10. Hata yapmak
11. Kendini suçlu hissetmeden “hayır” diyebilmek
12. İhtiyaçlarını dile getirmek
13. Kendi önceliklerini saptamak
14. Duygularını ifade etmek
15. Kendini bencil hissetmeden kendisi için “evet” diyebilmek
16. Fikrini değiştirmek
17. Ara sıra başarısız olmak
18. “anlamıyorum” diyebilmek
19. Mantıksız ve kanıtlamak zorunda olmadığı şeyler söyleyebilmek
20. Bilgi istemek
21. Başarılı olmak
22. İnançlarını açıklamak
23. Kendi değerlerine bağlı kalmak
24. Özel hayatın gizli kalması
25. Karar vermek için zaman harcamak
26. Kendi kararların sorumluluğunu taşımak
27. “Bilmediğini itiraf edebilmek
28. İnsan olarak değişmek gelişmek
29. Başka insanların sorunları ile ilgilenmek ya da ilgilenmemek
30. Başkaların sorunlarının sorumluluğunu taşımaktan kurtulmak
31. Kendi ihtiyaçlarını gözetmek
32. Yalnız kalabilecekleri yer ve zamanı bulmak
33. Birey olmak
34. Profesyonellerden yardım istemek
35. Başkalarının onayına bağlı kalmamak
36. Kendi değeri hakkında hüküm vermek
37. Belli bir durumda nasıl davranacağına/tepki göstereceğine karar vermek
38. Bağımsız olmak
39. Başkalarının olmasını istediği insan değil, kendisi olmak
40. Kendini ortaya koymak
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tuncay GÜLEN Fotoğraf
Psk.Dnş.Tuncay GÜLEN
Kars (Online hizmet de veriyor)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Tuncay GÜLEN'in Makaleleri
► Kendine Güven! Psk.Mert ÖZAYDIN
► Kendine Güven Psk.Dnş.Fatma KIRIMLI TAŞKIN
► Özgüven : Kendine Güven(Me) Psk.Hümeyra ERGÜL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,688 uzman makalesi arasında 'Kendine Güven ve Atılganlık Eğitim Programı (Kg - Aep)' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Zaman Yönetimi Mart 2011
► Zeka Kuramları Mart 2011
► Geç Konuşma Terapisi Mart 2011
► İnanç Terapisi Mart 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:58
Top