2007'den Bugüne 78,180 Tavsiye, 25,268 Uzman ve 17,521 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yeni Asır Gazetesi - Psikolog Tunç Tataker'le Röportaj
YAZI #1341 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Tunç TATAKER | Yayın Ocak 2012
ERKEKTE BİR GÜVEN VAR; 'KARIM YAPMAZ' DİYOR BU DA KARŞI TARAFA KALKAN OLUYOR
Kadın aldatırsa yakalayamazsın. Uzman Psikolojik Danışman Tunç Tataker: 'Kadının aldatması daha kolay. Bunun için hazır bir partner hemen bulabilir yeter ki yaşamak istediği cinsellik olsun. Erkek duygularını katmadan bu işi hayvansal düzeyde yaşayabilir. Kadın yapamaz'

NİL KUYUMCU AKSÜYEK

Kırk yaşlarına gelen bir erkeğin neden genç bir sevgilinin kollarına koştuğu son dönemde yeniden gündeme geldi. Kadın güzel ve bakımlı olsa da giden gitti. Hal böyle olunca kadınların aklı karıştı. Madem güzel ve çekici kalsalar da, kocaları gidiyordu. Ne yapacaklardı? Kadın ve erkek dünyasını Aile Terapisi konusunda çalışmalarını sürdüren Uzman Psikolojik Danışman Tunç Tataker ile konuştuk. Tataker, erkeğin verdiği "tehlike sinyallerini" anlatırken; kadınların farkında olduğu ama toplumun pek de kabul etmek istemediği bir gerçeği açıkladı.

"Aldatan kadın da çok fazla. Ama yakalanmıyorlar. Çünkü kadının EQ'su yani duygusal zekası erkekten daha yüksek. Kadın aldatırsa yakalayamazsınız"

-Çiftler hangi aşamada terapiye geliyor?
Bizim kültürümüzde genellikle, testi kırıldıktan sonra çare aranıyor. Kavgalar doruğa çıkıyor. Hatta ayrılık kararı alıyorlar, ondan sonra bize geliyorlar.

-En çok hangi sorunla karşılaşıyorsunuz?
İletişim kuramama. '10 yıldır evliyiz. Eşim, ilk tanıştığımızda böyle davanmıyordu' diyorlar. Tabi ki öyle değil. Gençken evlenmişler, çoşkulu şekilde ilişkiye başlamışlar ama artık yetişkin olmuşlar. Beklentiler, ilişkiye ve evliliğe bakış açısı değişmiş.
-'Evlendikten sonra kişiler yaşa bağlı değişir' diyorsunuz. İyi de sevgilisini günde beş defa arayıp, çiçek gönderen adam, o kadın, "karısı" olunca tüm bu romantizmi unutuyor. Bu durum sadece yaşla bağlantılı olamaz. 25'inde çiçek alan adam; 60'ında da alır.
Kadın ve erkek doğası çok farklı. Erkekler genellikle motamottur. Teknik düşünür. Bir erkeğin, karısına nasıl hitap edeceği konusunda beceri geliştirmesi lazım. Erkeğin bu beceriyi kazanmasında, özellikle babasıyla kurduğu ilişki önemlidir. Erkek babasından bir şeyler göremeyince durum zincirleme devam ediyor. Erkek, sevgi dilleri ile hitap etmeyi öğrenememişse kadın sevilmediğini hissediyor. Psikolojik ihtiyaçları doyurulmadığı için karşı tarafa da bunu sunmuyor.
-Peki, erkekler ilişkinin ilk döneminde kadınları 'tavlamak' için mi romantizm oyunu oynuyor. İlk dönemlerde, kadının 'istediği' bir erkek modeli var karşısında.
Flört dönemi çok farklı bir dönem. İnsanlar olumsuz özelliklerini maskeler; olumlu özelliklerini abartılı olarak ön plana çıkartır.

-Kadın buna inanıyor ama.
Kadın 'hayatının erkeğini' bulmak istiyor. O model, kalıba çok uymasa da oturtuyor. Birbirlerini evlendikten sonra gerçek anlamda tanıyınca şok yaşıyorlar. Cinsel uyumları var mı bilmiyorlar. Evliliklerin bitme noktasına gelmesinin en önemli nedenlerinden biri cinsel yaşam.

-Nedir yaşadıkları cinsel sorunlar?
Örneğin erkek haftada 2- 3 kez; kadın ise ayda bir seks istiyor. Kadına bu yeterli geliyor.

-Sorun kimde?
İki tarafta da sorun yok. Beklenti ve doğaları, ihtiyaçları farklı. Erkek baskı yapıyor; kadın kaçıyor. Cinsel doyumsuzluk evlilikte öfkeye neden oluyor. Başka sorunlara yansıyor. Burada temel eksiklik evlilik öncesi flört döneminde herşeyi net şekilde konuşmamış olmaları. Konuştuğunu zannediyor çift; ama buraya geldiklerinde konuşmadıklarını anlıyoruz. İlişkiye girmek, evlenmek bir anlamda kendinden vazgeçmek demektir. Kendinden vazgeçmek istemeyen insan çok fazla ilişkiye girmeyi denememeli.

-Evliliklerde, krıtik yıllar var mı?
İlk bir yıl, kritik bir süreç. Çünkü birbirlerini yeni tanımaya başlıyorlar. Çiftler de genellikle ilk bir yıl bize geliyorlar. Daha sonraki kritik dönem ise 15. yıl.

-Neden?
25'li yaşlarda evlenildiğini düşünürsek, genelde 40 yaş dönemine denk geliyor. 40 yaş daha çok erkeklere özgü bir dönem.

-Hani şu meşhur 'azgın teke" sendromu. Ne oluyor bu erkeklere 40 yaşına gelince. Neden genç bir kadının kollarına koşuyorlar?
Erkek, geçmiş yaşamını gözden geçiriyor ve sorguluyor. Bu gözden geçirme ve sorgulama sonucunda anlamlı yanıtlar bulamazsa hayatına ilişkin, yaşamı tekrar yakalamak için son bir şansının olduğunu düşünüyor. Bu durumda işini, evliliğini değiştirebilir. Evlilik dışı ilişki kurmayı seçebilir.

-40 yaşta ne var?
Kişi tekrar yaşamı yakalayabilmek için son şans olarak görüyor. 30'unda genç; 50 ve sonrasında artık kendini yaşlı hissedecek. Ayrıca 40 yaş ekonomik olarak bir şeyleri oturttuğu dönem.

-Kadınlar 40 yaşı teyet geçmiyor değil mi? Kadın neden 40'ında geri dönüp 'Ben bu adamı ve bu hayatı istemiyorum. Kendime şöyle göbeksiz ve saçlı bir erkek bulayım' demiyor.
Kadın çevresinden, ailesinden bu desteği görmüyor. Ayrıca, bunu yapmak için ekonomik özgürlüğü olmayabilir. Ekonomik bağımsızlığı olsa bile buna yapacak güçlü bir karakter lazım. Kadın, hayatını değiştiremezse, yalnızlaşıyor. Bu değişimi yapan kadınlar da var tabii.

-Kadın şunu söylüyor: 'Bu çok zeki bir adam. Sosyal hayatında, işinde başarılı. Ama benim satırarası söylediklerimi anlamıyor. Erkeğin işine mi geliyor satıraralarını okumamak. Yoksa gerçekten erkek, kadını anlamıyor mu?
Bazen işine geliyor bazen de anlamıyor. Erkeğin IQ'su yüksek olabilir ama kadınlarla iletişim için EQ dediğimiz duygusal zekanın gelişmiş olması lazım. Erkeklerin EQ'lar gelişmiş değil. Kadınların EQ'su ise çok gelişmiş olduğundan sosyal ilişkilerde ve iletişimde öndeler.

-Peki 40 yaşına gelen bir erkek ne yapmaya başlarsa evlilikte tehlike çanları çalmıştır? Belirtiler neler?
Birbirlerine ilgileri azaldıysa, eskisi kadar nitelikli beraberlik yapmıyorlarsa, buna cinsellik dahil. Kadının konuşmalarından farklı anlamlar çıkarıyor, eskiden yaptığı davranışları yapmıyor ya da şikayet ederek yapıyorsa bu ilişkide tehlike çanlarının çaldığının göstergesi.

-Ya kadın... Diyelim ki kadında hayatını değiştirmek istedi.
Kadın erkek çok farketmiyor. Aynı belirtiler. Erkek eskiden çicek alırken şimdi almıyorsa, kadında akşam yemeği yapmıyor ya da kocasının gömleğini ütülemiyor. Cinsellikten kaçıyor. Bu arada aldatan kadının da sayısı çok fazladır.

-Ama bizim toplumumuzda 'Türk kadını aldatmaz' yargısı var.
Kadınlar da aldatabilir. Hatta kadının aldatması daha kolay.

-Neden?
Bunun için hazır bir partner hemen bulabilir yeterki yaşamak istediği cinsellik olsun. Erkek kolay bulamaz. Konumu, ekonomik gücü gibi etkenlerle kadını etkilemesi gerekiyor.

-'Kadın aldatırsa kolay yakalanmaz' tezi doğru mu?
Bence doğru. Eğer bir kadın aldatırsa bunu çok daha kolay kamufle edebilir. Erkek genelikle aldattığını söylüyor ya da belli ediyor. Çünkü ilişkisinin bitmesini istiyor.
-Söylemek istemeyip, yakalananlar var ama.
Kadının sezgileri çok daha güçlü. Eşindeki değişimi çok kolay farkediyor. Kadın eşini eşini o kadar iyi tanıyor ki her hareketinin anlamını biliyor. Erkek ise ayrıntılara dikkat etmiyor. Bir de güven var. 'Karım yapmaz' diyor. O güvende, kadınların bu işi yapması için kalkan oluyor.

-Terapiye gelen çiftlere en radikal öneriniz ne oluyor?
Birbirlerine katlanamayacak düzeyde çakışıyorlar, konuşamıyor, yüzlerini görmek istemiyorlarsa önerim bir süre ayrı yaşamalarıdır. Tekkar biraraya gelip konuşmak isteyecek kadar ayrı yaşamak. Çoğu zaman boşanmayı da engelleyen yaklaşım oluşuyor.

-Kavga, çiftler için yararlı mıdır?
Çok sessiz ve birbirili ile tartışmayan çiftlerin ideal olduğu düşünülür. Ama öyle değil. Çiftler kavga etmeli. Üzeri pürüzlü iki kaya parçası var. Onlar birbiri ile sürtüne sürtüne pürüzsüzleşecek. Ama kavga ederken birbirlerini kırmamamalı, hakaret etmemeli, iğneleyici söz söylememeliler.

-Terapi sürecinde çiftlere koyduğunuz kurallar neler?
Geçmiş yaşantıyı konuşmayacaklar. Bir kumbara açıyorlar. Geçmiş konuları açan kumbaraya para atıyor. Karşı taraf bunu harcıyor. İlk kural bu. Mutlaka haftada bir gün çift yalnız kalmalı. Dışarıda şarap ve müzik eşliğinde romantik bir yemek yemeli. Bu yemek seksle sonuçlanabilir. Çiftler birbirini affederse devam ediyorlar.

- Affetmek denince aklıma hemen 'tek gecelik ilişki' geldi. Kadın, kocasının tek gecelik ilişkisini affetmeli mi?
Aldatma sökük gibidir. Kazak bir yerinden sökülür ve oradan gider. Kazağı giyemez hale gelirsiniz.

-Affedilen devam eder mi demek istiyorsunuz.
Genelde devam eder. Erkek, affedildiğinde bunu fedekarlık olarak algılamıyor.

-Ne olarak algılıyor?
Zayıflık, acizlik ya da karısını kendisine muhtaçlığı olarak algılıyor. 'Ne yaparsam yapayım benden vazgeçemez'. 'Ona bunu yaptım boşanmıyor' diyor. Ama daha tedbirli davranmaya başlıyor. O acemelikleri bir daha yapmıyor. Daha profesyonel aldatıyor. Bu erkeğin psikolojik doyumsuzluğu. Karısı ondan ayrılsa o erkek çok fazla bu işleri yapmaz. Evliyken yasağı yapmak çekici geliyor.

-Yasak başka şey yok mu. Neden illa başka kadın?
Erkek doğası gereği bütün kadınlarla birlikte olmak ister. Tek kadınla sıkılır.

-Kadın neden sıkılmıyor?
Kadının doğası buna uygun değil. Erkeğin doğasında var. Erkek için güzel çirkin farketmez, yeter ki farklı olsun. Erkek bundan haz alır. Bu genetik kodlarıyla ilgili olabilir.

-Bütün sorun babalarda mı?
Erkek duygularını katmadan bu işi hayvansal düzeyde yaşayabilir. Kadın yapamaz. Bu nedenle kadın ve erkeğin aldatması aynı değil.

-Bu ne demek şimdi?
Etik olarak aynı. Ama kadın duygusal anlamda uyarılmadan cinsellik yaşayamaz.
- Yani kadın aldattıysa o evliliğin çok da devam etmez öyle mi?
Erkek aldatırsa devam edebilir. Sadece cinsellik olarak görüp unutabilir. Kadın öyle göremez. Kadın aldatıyorsa o ilişki büyük ölçüde bitmiş demektir.


*Röportajın aslına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://www.yeniasir.com.tr/ya2007/02/26/index.php3?kat=sarma&sayfa=sar2&bolum=guide
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tunç TATAKER Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Tunç TATAKER
İstanbul
Uzman Psikolojik Danışman
Evlilik ve İlişki Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi268 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Tunç TATAKER'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,521 uzman makalesi arasında 'Yeni Asır Gazetesi - Psikolog Tunç Tataker'le Röportaj' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kadınlarda Depresyon Kasım 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:41
Top