2007'den Bugüne 73,924 Tavsiye, 24,489 Uzman ve 16,736 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
.
Emdr ve Bir Vak'a
YAZI #3620 © Yazan Yrd.Doç.Dr. Psk.Şükriye VAROL | Yayın Mayıs 2017
EMDR ve Bir VAK'A

EMDR, Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme, Psikolog Dr.Francine Shopiro tarafından 1987 yılında istemli göz hareketlerinin, olumsuz ve rahatsız edici düşüncelerin yoğunluğunu azalttığı keşfinden ve travmatize olmuş kişilerle yaptığı bilimsel çalışmalardan sonra, ortaya koyduğu danışan merkezli bir yaklaşımdır. EMDR, terapistler ve araştırmacıların katkılarıyla, günümüze kadar hızla geliştirilmiş ve özel standartlaştırılmış protokolleri bulunan güçlü bir psikoterapi yöntemi haline gelmiştir. Yapılan pek çok araştırmada, EMDR’ın özellikle Travma sonrası Stres Bozukluğu'nun iyileştirilmesinde ki etkinliği ortaya konmuştur. Günümüzde EMDR, travma tedavisinin yanında, Depresyon, Fobi, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Panik Bozukluğu, Kronik Ağrı, Madde Bağımlılığı, Performans Kaygısı gibi tanı almış kişilerin iyileştirme sürecince başarıyla kullanılmaktadır. EMDR ile İyileştirme süreci kişinin tanısı ve içsel durumuna göre yönlendirildiğinden herkes için farklı olmaktadır. Literatür de, sorun durum, durum ile bağlantılı yaşanan olaylar ve anıların tek bir EMDR seanslı ile adeta ışık hızıyla iyileştiği vakaların da olduğu görülmektedir. Bu yazıda EMDR süpervizyonun da(2007 yılı)canlı olarak sunduğum bir vak’a, ilgili danışanın onayı alındıktan sonra sunulmuştur.
Adı Soyadı :M._
Cinsiyeti : Kadın
Tanı : Karışık Anksiyete Bozukluğu, Depresif Bozukluk
Uygulama : Şubat,2007
1-DANIŞANIN GEÇMİŞİ
Danışan 45 yaşında, 4 çocuk annesi 30 yıllık evli, bir devlet kurumunda işçi olarak çalışıyor.
Görüşme sürecinde danışanın görünüm, konuşma, ses tonu ve dışa vuran davranışlarında, kaygı, gerginlik ve depresif özellikler açıkça izleniyor. Konuşması akıcı ve yer yer detaya yönelik özellikler taşıyor. Kırılgan,duyarlı ve hassas biri. Babasını dindar ve genellikle sakin, annesini ise otoriter, idareyi elinde tutan biri olarak tanımlıyor. "Annem sevgisi olan, ama sevgisini diğer çocuklarına veren bir insandı" diyor ve annesinden sevgi görmediğini belirtiyor. Danışan 7 kardeşin en küçüğü “istenmeyen bir çocuk” olarak dünyaya gelmiş, şiddetin kullanıldığı bir aile ortamında büyümüş, özellikle annesinden çok şiddet görmüş.“Annem en ufak bir şeyime kızar, dövdüğün de ağzım burnum kan olurdu. Babam sakin bir insandı ama bana sahip olmadı, beni korumadı" diyor. Danışan okumaya çok düşkün, okuma sevgisi küçük yaşlarda, kardeşlerinin ders notlarıyla ilgilenerek başlamış. İlkokul mezunu, annesi daha fazla okumasını istememiş. Küçük yaşlardan itibaren yaşadıklarını, duygularını, düşüncelerini daha çok şiirler yazarak ifade ediyor. Günlük tutmuş, sayfalar dolusu notları ve şiirleri var. Özellikle şiirlerinin duygularını açığa çıkarma ve böylece rahatlamasını sağlama yönünde danışan üzerinde iyileştirici bir etki yaptığı izlenimi alınıyor. Okuma ve öğrenme merakı açıkça izleniyor,bu şekilde kendini geliştirdiği görülüyor.
İlkokul yıllarında kendisine en yakın hissettiği kişiler abisi ve yengesi. Yengesi, okul önlüğünü ütüler, saçını tarar, okuldan geldiğinden aç olup olmadığını sorar, onunla ilgilenirmiş. Zaman zaman da abisinin başını okşadığını hatırlıyor. “Ailemde başkasından sevgi görmedim” diyor. Ancak, abisi ve yengesi bir süre sonra çalışmak için Almanya’ya gitmiş, oraya yerleşmişler. Danışan onların ayrılığına çok üzülmüş, "Sanki kolum-kanadım kırılmıştı" diyor. Özellikle evlendikten sonra abisinin kendini arayıp sormamasına, kendi arayışlarına cevap vermemesine çok üzülmüş. ”Yıllarca onu hep ben aradım, neden beni aramadığına cevap aradım durdum, bir cevap bulamadım, bir anlam veremedim” diyor.
Danışan 15 yaşında iken annesi evlenmesini istiyor, “aslında bu şekilde dayağından kurtulmak cazip gibi görünse de, adeta evliliğe itildim, annemin yüzünden istemeden evlendim” diyor. Korku içinde evden ayrılıp giderken, içinde ılık bir şey aktığını hissediyor. Aybaşı-regl olduğunu o anda anlıyor.
Danışanın evliliğinde de sorunları var. Eşinin kendisini anlamadığını ve yardımcı olmadığını belirtiyor. 20 yıldır çalışıyor. Temiz, düzenli biri. İşten sonra eve geldiğinde de her şey temiz, düzenli olsun diye uğraşıyor, çocuklarının sorumluluklarını üstlenmiş, her isteklerine aşırı duyarlı ve verici davranan bir anne. Danışanın sevilme, kabul görme, onay alma ve anlaşıldığını hissetme ihtiyacı çok belirgin. Bir taraftan “Eşim-çocuklarım artık çok yoruldun, bu yükü omzundan alalım" deyip, bana yardımcı olmuyorlar, diye yakınıyor, diğer taraftan da yaptıklarını aynen yapmaya devam ettiği görülüyor.
Kişinin stres durumlarında artan "Elim ayağım buz gibi oluyor. Dilim,ellerim-kollarım büyüyor, ağırlaşıyor. Kalbim atıyor-çarpıyor, boğuluyorum, nefes alamıyorum sanki, ateş basıyor” şeklinde tanımladığı pek çok somatik/bedensel yakınmaları ve bu yakınmalara eşlik eden depresif belirtileri var. ”Bazen bitiyorum. O zaman kendimi, yaşamımı bitireyim, her şey boş ve anlamsız diyorum.” diyor. Danışan bu yakınmalarla yıllarca pek çok doktora gitmiş, çok sık doktor değiştirmiş ve medikal tedavi görmüş. İyileşme ve beklenti ifadeleri ise dikkat çekici; ”Kırmızı ışıktan bıktım, yeşil ışık istiyorum. Sevilmek ve sevildiğimi hissetmek istiyorum". Danışanın sorunlarına ve yaşadıklarına karşın, uygun başa çıkma gücüne sahip olduğu görülüyor. İç görüsü de oldukça yüksek.
Kişinin yaşamın da fiziksel şiddet-dayak, cinsel taciz, çocuk yaşta evlenme, psikolojik şiddet ve ayrılık gibi bir çok travmatik ve örseleyici nitelikte yaşantı var.
1.seans sonunda Nefes ve Gevşeme egzersizleri verildi.

2.DANIŞANI HAZIRLAMA
2.seansta danışana EMDR Tekniği açıklandı, uygulamayı teklif ettim. "Ne yaparsak yapalım, bu yükten kurtulmak istiyorum” diyerek uygulama onayını verdi.
6 set çift yönlü- Bilateral Uyarım ile Güvenli yer çalışması yapıldı. ”Gökyüzünün masmavi, güneşin parladığı, bir tarafı orman ve yeşillik, bir tarafı deniz olan sahil” güvenli yer olarak belirlendi. Danışan, güvenli yeri "sahil" olarak kodladı. Seans süresince bir rahatsızlık hissettiğinde DUR diyerek "Sahil’e” gidebileceği açıklandı.
Çift yönlü uyarım-Bileteral uyarım olarak "Göz Hareketleri" seçildi.

3-DEĞERLENDİRME
Danışan yaşamındaki travmatik olaylar içinde “cinsel tacız”'i çalışmayı seçti.
BELİRTİLEN SORUN YA DA ANI: Danışan 11 yaşında. Ağustos ayı, hava çok sıcak. Annesi Bafra'ya pazara peynir, sebze satmaya gitmiş. Sevdiği abisi askerde, sevdiği yengesi ve diğer ağabeyleri evden uzak tarlada çalışmaya gitmişler. 5-6 yaşlarında iki yeğeni kapının önünde oynuyorlar. Danışan evin girişinde ki ocakta kaynayan sütü karıştırıyor, kazanda peynir yapıyor. Evin kapısı açık. O sırada,uzaktan akrabaları olan 20 yaşlarında ki abi dediği kişi yanına geliyor ve sözlü tacize başlıyor.
RESİM_SAHNE/TEMSİL
"O’nun suratı kıpkırmızı, saçlar boz güneş yanığı, pis pis kokuyor, terlemiş, eski ayakkabıları kurumuş çamurlu, gök(mavi) gözleri ile bana bakıyor. Kapıyı kapadı, bana doğru hızla geliyor. Anlıyorum, niyeti kötü, korkuyorum, abi bana bir şey yapma diyorum. Bir yandan da çocuklara beni duymaları ve bir şeyler yapmaları için bağırıyorum, çığlıklar atıyorum. Yaklaşıyor, üstümü başımı yırtıyor, kurtulmaya, kaçmaya çalışıyorum. Kazana değiyoruz, peynirler döküldü etrafa, her tarafa dağılıyor. Kaçarken iki örgülü uzun saçım oraya buraya savruluyor, bacaklarının arasından kurtuluyorum. Bakıyorum, soyunmuş. Beni saçlarımdan yakaladı. Peynir kevgiriyle başına vuruyorum. Başından kan akıyor. Kapıya koşuyorum. Tam dışarı çıkmak üzereyken örgülerimden yakalıyor, kaçmak istiyorum. Saçlarımı kapı koluna dolamış, çekiyorum. Son bir gayretle yeniden çekiyorum kendimi. Nihayet ben dışarıdayım, ama örgüler içerde kalıyor, çekiyorum. Hiç bir acı hissetmiyorum. Çırılçıplak bir haldeyim. O halde koşuyorum, koşuyorum. Bizden çok uzakta olan komşumuzun evine 10 köpek arasından koşarak gidiyorum.Evin önünde ki çocuklar(büyüklü, küçüklü) hayretle bana bakıyor, beni içeri alıyorlar, üstüme bir şeyler giydirmeye çalışıyorlar.”

Negatif Kognisyon (NC) “Ben kendime sahip olamadım, koruyamadım.”
Pozitif Kognisyon (NC) “Yapabileceğimin en iyisini yaptım.”
Pozitif Kognisyonun Geçerliliği (VOC) 1
Duygular Utanç
Öznel Rahatsızlık Derecesi (SUD) 10
Beden Duyumu- “Beynim de zonklama/basınç,Yüreğim de yanma.”

DUYARSIZLAŞTIRMA
“Şimdi o sahneyi, “Ben kendime sahip olamadım, koruyamadım” cümlesini aklına getirmeni, bunu bedeninin neresinde hissettiğini fark etmeni ve parmaklarımı takip etmeni istiyorum.”
1. SET “Aynı görüntü-sahne, aynı beden duyumu, beyinde zonklama/ basınç, yüreğinde yangı hissi” (yüzde yaygın bir kızarma görülüyor).
2.SET “Görüntü devam ediyor, beyinde zonklama, yangı devam ediyor, bedende gerginlik” (yüzde kızarma devam ediyor).
………………
……………….
6.SET “Görüntü azalıyor gibi, zonklama/basınç, yangı azalıyor gibi, ama gerginlikle birlikte devam ediyor.”(Kızarma devam ediyor.)
7.SET Tren metaforu verildi.”Şimdi o sahneyi trenden geçiyormuş gibi izle, bütün bunlar geçmişte kaldı, farkına var, şimdi buna yoğunlaş ve buradan devam et.”
8. SET “Görüntü azaldı, zonklama azaldı, yangı azaldı” (yüzdeki kızarma pembeye dönüştü.)
9.SET “Görüntü hafifledi, zonklama, yangı hafifledi, bedenimde gevşeme hissediyorum”.
11.SET “Görüntü uzaklaşıyor, zonklama yangı çok hafif, yok denecek kadar, gevşedim”
12.SET “Görüntü gittikçe uzaklaştı zonklama, basınç hissetmiyorum, beynim açıldı, yangı hissetmiyorum, yüreğim ferahladı, bedenim gevşedi ve rahatladım”. Yüz normal rengine döndü..
11.SET: “Görüntü aslında var, biliyorum ama yok gibi, o görüntüyü bilmiyormuşum gibiyim, beynimde zonklama, yüreğimde yangı yok oldu, beynim, yüreğim ve bütün bedenim rahat, gevşedim(yüzde gülümseme).
12.SET: “Görüntü beni rahatsız etmiyor, uykuya dalmış gibiyim, rahatım, harika”
SUD_0 1 SET: “Her şey bitmiş gibi rahatım. Ne oldu bana, Bu harika bir duygu ”Gülüyor.

YERLEŞTİRME
PC: Uygun : ” Yapabileceğimin en iyisini yaptım.”
VOC: 7
1 SET: “Yapabileceğimin en iyisini yaptım ben. Önce yalvardım. Bana zarar vermemesini istedim. Kevgiri başına vurdum. Başını yardım. Kolunu ısırdım, vurdum. Kaçmaya çalıştım. Sonunda da başardım ve her şeye rağmen kaçtım. Bana, namusuma bir şey yapamadı.”
2.SET: “Yapabileceğimin en iyisini yaptım. Buna inanıyorum. Rahatım, çok iyiyim.”

BEDEN TARAMA
SUD 0 “Yaşandı bitti, rahatım bu olay beni şu anda rahatsız etmiyor.”

Tamamlama: Deneyim Sorgulama
Danışana seansın ardından da işlemin devam edebileceği, bu nedenle eğer olursa, yeni düşünce, beden duyumu ve farkındalıklarını not etmesi, bir sonraki seansta bu notlarla ilgili konuşacağımız belirtildi.
Nefes egzersizi, gevşeme egzersizi ve güvenli yer çalışmasından birini her gün en az bir kere ve ayrıca sıkıntı yaşadığı durumlardan hemen sonra uygulaması istendi.
Danışan her bir setin ardından “şimdi ne geldi, ne var, şu an da ne hissediyorsun, hangi duygular var, ne oldu, bedenin de ne hissediyorsun, ne fark ediyorsun” sorularına verdiği cevaplara “odaklanması ve buradan devam etmesi” istendiğinde, odaklanma, farkına varma, değişim ve ilerleme için çok fazla çaba gösterdi. Gösterdiği bu çaba nedeniyle kendisini kutladım.
Seans sonunda kapıya uğurlarken danışan bana döndü, "biliyor musunuz uzun saçlar beni çok rahatsız ederdi. O kadar rahatladım ki, şu anda sizin saçlarınız beni hiç rahatsız etmiyor dedi ve eşarbını açarak kısacık kestirdiği saçlarının arasında olay-sahne sırasında kopan saçlarının bıraktığı kocaman boşluğu gösterdi.
EMDR sonrası danışanda gördüğüm bu hızlı değişim beni hem çok şaşırtmış ve hem de çok mutlu etmişti. EMDR gerçekten bu kadar etkili olabiliyor muydu, bu etki ne kadar kalıcıydı? Bir sonraki seansı sabırsızlıkla beklemeye başlamıştım.
Randevumuza geldiğinde, danışanım gülümseyen gözlerle kapıdan içeri girdi. Sıkıntılı, mutsuz bakışları değişmişti. Neler söyleyeceğini görünmeyen bir sabırsızlıkla bekliyordum. Danışanım, görüşmediğimiz süreç içindeki değişimleri ifade ederken çok mutlu görünüyor, gülümseyen bir ifade ile konuşuyordu. Seans sonrası değişimi onun ifadeleriyle sunuyorum:
”EMDR’den sonra çok hafifledim. Yıllardan sonra kendimi bu kadar rahatlamış hissettim. Beynim rahatladı, içimdeki sıkıntı, yüreğimde ki yangı gitti. Korkularım bitti, 35 senedir o şahsın ayakkabılarının çamuru bile gözümün önündeydi. Hem de gündüz-gece. Görüntü şu anda aklıma hiç gelmiyor. Kendime M.orada o sahne var mı? diyorum. O sahneyi bir tarafa koydum, ağzını kapattım ve attım. Bana “gülüyorsun artık” diyorlar. Ayrıca yeni kararlar aldım. Hani abimi-yengemi hep ben arıyordum, soruyordum. Aramasalar "ne yaptım da beni aramıyorsunuz, diye kendimde sanki bir suç varmış gibi soruyordum ya. 1 aydır hiç aramadım. Aslında ağabeyime hem kırgın olduğumu, hem de onu suçladığımın farkına vardım. Suçladım, çünkü bu olayı yaşadığımda o askerdeydi. Geldiğinde o kişinin karşısına dikilip, bu davranışının hesabını ondan sormadı. Kırgındım, çünkü ben namusuma bir şey gelmesin diye çok uğraştım ama o bunu fark etmedi, tıpkı diğerleri gibi. Oysa o benim için çok değerliydi ve ben onun yıllarca sevgisini, onayını almak için uğraştım. Duygularımı şiirlerimle, yazılarımla, hediyelerimle anlatmaya çalıştım. Temizliğimi görsün istedim. Oysa o da beni anlamadı, bana hep "sen duygusalsın" dedi, duygusallığımın altındaki yaşadıklarımı anlamak için çaba göstermedi. Geçen gün üst üste beni aradı "Ne oldu neden aramıyorsun, hasta mısın" dedi. Hayır aksine çok iyiyim, iyileştim, şimdiye kadar hep ben sizi aradım. Bundan sonra beni seven arasın, sevmeyen benim zorumla aramasın. Kimseyi zorlamak istemiyorum dedim. Çok şaşırdı. Bundan sonra böyle. Gerçekten çok rahatım. Kendimin önemini fark ettim. İnsanlara karşı sanki hep kusurum varmış gibi davrandım. Sevgi dilendim. Küçücük bir sevgi parçası için her türlü fedakarlığı yaptım. Gerek yok. Kendimi yıprattım. Artık öyle yapmak yok. Yeşil Işık yandı, her şey daha iyi görünmeye başladı. Nefes ve gevşeme egzersizlerini alışkanlık haline getirdim, yapmaya devam ediyorum, çok rahatlıyorum. Yıllardır, Dr, Dr dolaştım(gittiği Dr ve Psikolog adını söylüyor), kullanmadığım ilaç kalmadı.Hiç bu kadar iyi olmamıştım. Yıllardır yaşamadığım iyiliği,bir seansta yaşadım, ne oldu böyle.”
Takip eden seanslarda, danışanla belirlediğimiz sıraya göre diğer travmatik olaylar yine EMDR ile çalışıldı. Danışan her defasında, ilk seanstan sonra, aslında bu travmatık yaşantılarının etkisinin giderek azalmış olduğunu belirtti. Süreç içinde ayrıca, danışan ile birlikte, kendini mutlu hissedeceği, enerjik ve aktif olmasını sağlayacak, kendine zaman ayırma, bakım, spor, gezi-seyahat, sosyallik ve hobiler gibi uygulanabilir bir program ve günü düzenleme takvimi yaptık.
6 seans sonunda görüşme sonlandırıldı. Danışanda ki, kaygı, gerginlik, karamsarlık, mutsuzluk, kendini suçlama, değersizlik, hayattan zevk alamama şeklindeki psişik yakınmalar ile, baş ağrısı, ateş basması, çarpıntı, nefes alamama, uyku düzensizliği, mide ile ilgili yaşadığı bedensel(somatik) yakınmalarda süreç içinde azalma ve giderek artan bir iyileşme görüldü.

SONUCU İZLEME( Mayıs,2017)
Bu vaka ve danışan M., EMDR uyguladığım ve çok hızlı bir iyileşme gördüğüm ilk danışanım olduğu için, meslek yaşamımda ayrı bir yeri oldu. İlerleyen yıllarda zaman zaman, M.nin psişik sağlığını merak ettiğim olmuştu. Kitaplığımı düzenlediğim bir gün EMDR SÜPERVİZYON notlarımı bulduğumda, onu aramak ve durumunu öğrenmek istedim. Aradan yıllar geçmişti. Birkaç gün süren arayıştan sonra, telefon ile kendisine ulaşabildim. Kendimi tanıtıp, nasıl olduğunu öğrenmek için aradığımı belirttiğimde, onu aramış olmamdan duyduğu şaşkınlığı, memnuniyeti ve mutluluğu ifade etti. Şunları söyledi: ”Hocam, o tedaviden beri hiçbir doktora gitmedim ve ilaç kullanmıyorum, psikolojik açıdan çok iyiyim. Son yıllarda, kalp hastası olduğum ortaya çıktı, sadece o ilaçları kullanıyorum. Ben size yıllar önce teşekkür için geldim yoktunuz, görüşemedik. Size çok teşekkür ediyorum.”

İşte EMDR .

Kaynak: EMDR Eğitim materyalleri.Davranış Bilimler Enstitüsü
Shapıro F.”Acı Anıları Silmek”EMDR,Kuraldışı Yayıncılık,İstanbul,2012
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Yrd.Doç.Dr. Psk.Şükriye VAROL'un Makale ve Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,736 uzman makalesi arasında 'Emdr ve Bir Vak'a' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aleksitimi-Alexithymia Mayıs 2017
► Sınava Doğru Mart 2016
◊ Affetmek Mayıs 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:52
Top