2007'den Bugüne 81,774 Tavsiye, 25,960 Uzman ve 18,161 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Bir Lafa Bir Söyleyene Bakınca
YAZI #4506 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Şubat 2018
Bir insan sadece bir konuda yalan söylediğinde iki şeyi öğreniriz: 1. Bu konunun aslının aslında öyle olmadığını. 2. Bundan daha da önemlisi, bu kişinin yahut kişilerin belli amaçlarla rahatlıkla yalan söyleyebildiğini... Bu sebeple dinimizde, bir kere bile olsa yalan söyleyen kişilerin şahitliği kabul edilmez denilmiştir. Mahkemelerde dahi tek bir yalanı vaki olan kişilerin diğer beyanlarına da şüpheyle yaklaşılır.

Atatürk hakkında vatanı sattı, cepheden kaçtı, hiç bir ekonomik hamle yapmadı vs diyemeyen kişi ve kesimlerin sürekli içki, annesi, camiler genelevi yapıldı gibi bel altı ithamlarda bulunduklarına hepimiz şahit olmaktayız. Bu zihniyetin din önderlerinin bir çoğunun yoğun bakımda harem selamlık olmalı, asansörde halvet riski var gibi ifadelerle cinsel meselelere aşırı ehemmiyet verdiklerini görünce Atatürk'e yönelik ithamların da cinsel içerikli olmasına şaşırmıyoruz.

Peki bu kişi ve kesimler kimdir? Yalan söylemediklerine, sadık ve dürüst insanlar olduklarına şahit olabiliyor muyuz bu kişi ve kesimlerin?

Bilindiği üzere bu kişiler Atatürk bizi Batılılaştırdı der, çağdaş olmamızdan Atatürk'ü sorumlu tutar, hemen her platformda bunun propagandasını yapar. Oysa Abdülhamıd'in kızıyla çekilen ve sosyal medyada dolaşan, kesinliğine kimsenin itiraz edemediği siyah beyaz resim onların ne kadar yalancı ve müfteri olduklarını, gerek kıyafetlerden gerekse diğer aksesuarlardan ta Abdülhamid devrinde bile Batılılaşmanın olduğunu ispat eder. Bunlara sormak lazımdır:

Ey riyakar, yalancı ve iftiracı dinciler (dindarları tenzih ederim. Dinci ayrıdır, dindar ayrıdır):

Hani Batılılaşmayı Atatürk başlatmıştı? Atatürk'e olan kininiz sizi bu kadar müfteri yapıyorsa sizin bu kahraman hakkında söylediğiniz diğer iddialara neden inanalım? Çünkü sizin kininiz dininizin önüne geçmiş. Çünkü siz müfterisiniz. Siz yalan söyledikleri alenen ispat edilmiş fasıklarsınız.

Sadece bu mu? Batıdan kanun alan kişinin Atatürk olduğu, güya dini kanunlarla yönetilirken ilk defa Batıdan kanun getiren Atatürk yüzünden devletin hukuk sisteminin de ecnebileştiği propagandası yapılır. Oysa Tanzimat fermanı, ıslahat fermanı gibi uygulamalarla Batıdan ilk defa kanun alan, bu alanlarda Batıdan ilhamla reformlar yapan kişilerin de son Osmanlı halifeleri olduğu görülür.

Bu kişiler o kadar riyakardır ki demokrasiye, mevcut hukuk sistemimize beşeri diye karşı çıkarlar ancak Osmanlının beşeri olan örfi hukukunu görmek istemezler. Örfi hukuk Osmanlıyı din dışı yapmaz ama Medeni hukuk Cumhuriyetimizi tağut yapar.

Oysa bu kişilerin dinlerinin bile yüzde doksanı beşeridir. 61 gün kefaret, kırkta bir zekat gibi ilmihal kitaplarını dolduran binlerce hüküm Allah'ın ilahi hükümleri midir yoksa ulemanın kişiden kişiye, devirden devre göre değişen beşeri kanaatleri midir? Hani demokrasi ve mevcut hukuk sistemimiz beşeriydi, bu yüzden de küfürdü? Siz önce dininizi beşeri olan hükümlerden arındırın dememiz gerekmez mi bu kişilere? Kendi gözlerindeki merteği görmüyor, başkasının gözündeki çapaklara laf ediyorlar.

Bunlar Cumhuriyet için Allah'ın kanunlarını kenara iten rejim derler. Oysa bunlar; Allah celde derken recm demek, Allah kitap apaçık derken kapalı ve zor demek gibi yüzlerce anlayışla Kur'anı kenara itenlerin ta kendisidir. Bunlar iki tane Allah emri yanına en az 2000 tane alim kanaatini koyup hepsini Allah'ın kanunları, Allah'ın dini, Allah'ın rejimi ilan eden, böylece Allah'a iftira eden gerçek tağutlardır.

Bu kişilerin derdi din, hakikatlerin ortaya çıkması falan değildir. Önce Atatürk'ü itibarsızlaştırmak, böylece insanları cumhuriyetten soğutmak, sonra da yerine Taliban rejimi kurmaktır. Bu kişilerin davası hakikat olsaydı şarap içen Osmanlı padişahlarına, beşikte bebek boğduran sultanlara da en azından bir çift laf edebilmeleri gerekirdi.

Örnek çoktur. Ancak bir kişinin, bazı kişilerin yalancı, sahtekar, riyakar ve müfteri olduğunu, dolayısıyla, en azından ilgili konulardaki diğer sözlerine ve iddialarına itimat edilemeyeceği açıktır. Çünkü bu kişilerde dinlerinin bile önüne geçen derin kinleri vardır. Dinleri adil, insaflı ol derken kinleri gerçeği çarpıt, karart demekte ve bunlar dinlerinin değil de nefislerinin sesini dinlemektedirler.

Bunlar bu vb konularda sicilleri karanlık ve kötü olan, yani Allah'ın buyruklarını değil; kinlerinin telkinlerini dinleyen, haliyle de alemlerin rabbi yerine nefislerini ilah edinmiş kişilerdir. Dolayısıyla bu kişiler konuştuklarında inanmak yerine siz aklı cinsellikten başka şeye ermeyen, ölünün bile arkasından iftira edebilen, vatan kurtarmış, ülke bağışlamış, yaptığı devrimlerle ortadoğu olmanızı önlemiş bir insana tek bir konuda bile minnet duyamayacak, tek bir konuda dahi hakkını teslim edemeyecek kadar izanını, insafını yitirmiş, nefretle gözleri dönmüş birer alçaksınız demek en adaletli, en insaflı, en rasyonel tutum olacaktır.

İzzet Güllü
Psikolog
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,161 uzman makalesi arasında 'Bir Lafa Bir Söyleyene Bakınca' başlığıyla benzeşen toplam 1 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:04
Top