2007'den Bugüne 84,869 Tavsiye, 26,547 Uzman ve 18,905 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ayrılık Kaygısı: Okul
YAZI #5088 © Yazan Uzm.Psk.Enes KUŞ | Yayın Ekim 2018
Ayrılık, insan hayatının her döneminde kaygı yaratan eylem olarak vardır. Önceki yazılarımızda bahsettiğimiz üzere, doğum gibi bireyin tercihleri dışında da gerçekleşir. Ancak her ne sebeple olursa olsun kaygı yaratan bir durumdur. Ayrılık kelimesinin kaygı yaratması, çoğu zaman önceki yaşantılarla ilişkilendirildiği içindir. Doğum, okul dönemi, evlilik, iş hayatı çoğu insan için ayrılıktır. Eğer geçmiş yaşantısı ile bağlantısı çözümlenmez ise her ayrılık bir kaygıdır.

Doğum ve sonrasında anneden ayrılmanın psikolojik çıkarımlarını yaparak ayrılık kaygısını ele almıştık. Bireyin ilk ve son ayrılık kaygısı bunlar değildir. Çocuk, okul dönemine geldiğinde ya da anne babası çalışıyor ise kreş ya da bakım merkezlerine daha küçük yaşlarda gönderilmek durumunda kalır. Ancak her çocuk için kreş, okul ya da bakım merkezlerine gitmek aynı anlamı ifade etmez. Terk edilme ya da cezalandırılma olarak yorumlanması muhtemeldir. Çünkü çocuk bu sürecin onun için gerekli olduğunu kavrayabilecek gerçeklikten uzaktır. Özellikle ilk zamanlar ebeveynden, evden ayrılma bir kaygı sebebidir.

Kaygı sebebi ne olursa olsun insan psikolojisine zarar veren bir durumdur. Bu zarara karşı birey geçmiş yaşantılarından bir takım savunmalar getirmiştir. Ağlamak gibi öfkesini içe attığı durum olabilecektir. Çocuk okulun ilk günlerinde bir yanlış sonucu cezalandırıldığını düşünerek öfkesini kendisine yöneltir ve ağlar. Sıklıkla karşılaşılan bir diğer durum ise çevresindeki kimselere karşı öfkedir. Bu savunma, öfkesini içe atma savunmasına göre daha uzun süreli gözlenebilir. Bu savunmada, kaygının yarattığı öfke yine vardır. Ancak öfke bu defa içe değil dışa yönelmektedir. Cezalandırma arzusu çevresindeki insanlara karşıdır.

Okul, Kaygı ve Çocuk
Bu durumlar, ebeveynler için kaçınılmaz bir son değildir. Eğer okul dönemine kadar geçen süreçte çocuğa karşı takınılan tavır sağlıklı bir iletişimin ürünü ise, okul dönemini çocuk bir ayrılık olarak nitelendirmeyecektir. Dolayısıyla, bu bir ayrılık kaygısı yaratmayacaktır. Diğer bir önlem ise, kullanılan dil olabilir. Okula göndermek, okula gitmek gibi kaygısını alevlendirecek söylemler yerine eğitim aldırma gibi hem çocuğun öz güvenini yükseltecek hem de kaygı yaratmayacak söylemler bu süreçleri sağlıklı bir şekilde atlatmaya yardımcı olacaktır.

Ailelerin sağlıklı iletişim kuramadıkları noktada çocuklarının savunmalarına karşılık vererek okuldan almaları bir davranışı pekiştirecektir. Bu tarz durumlarda en doğru yol, bir uzmandan yardım alarak süreci sağlık şekilde atlatmaktır.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Enes KUŞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Enes KUŞ
Kocaeli
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Enes KUŞ'un Makale ve Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,905 uzman makalesi arasında 'Ayrılık Kaygısı: Okul' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Benliğin Yapısal Modeli Mayıs 2019
► Kişilik Bozuklukları Ekim 2018
► Depresyon Ekim 2018
◊ Ayrılık Kaygısı Ekim 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:19
Top