2007'den Bugüne 81,750 Tavsiye, 25,955 Uzman ve 18,159 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Dövüş Kulübü Çocukları-Newsweek-Röportaj
YAZI #553 © Yazan Dr.Psk.Sevil YAVUZ | Yayın Ekim 2009
Dövüş kulübü çocukları

Ebeveynlerin sekiz yıllık eğitimden endişesi arttıkça dövüş sporu öğrenen çocukların yaş ortalaması düşüyor.

Charles Bronson'un oynadığı 1974 yapımı Yara (Death Wish) filmini hiç unutamam. Filmde, liberal görüşlü Paul Kersey adlı mimarın hayatının ve dünyaya bakışının, ailesinin maruz kaldığı şiddetle nasıl değiştiği anlatılıyordu. Her şey Kersey'in karısı ve kızının markete alışverişe gitmesiyle başlıyordu. Anne ile kızı alışveriş poşetlerinin eve gönderilmesi için görevlilere adresi yazdırırken, o sırada kendilerine kulak misafiri olan bir grup genci fark etmiyorlardı bile. Akşamüstü kapı çalındığında marketin çırağı zannedip bakmadan kapıyı açmaları, anne ve kızın o gençler tarafından defalarca tecavüze uğradığı ve öldürüldüğü bir trajediye sebep oluyordu. Devamındaysa bize, ailesi kör şiddete maruz kalmış bir babanın ruh halini, liberalliği bir kenara bırakıp adaleti kendi eliyle sağlama psikolojisini izlemek düşüyordu.

Şiddetin artık sokaklarda kol gezdiği bugünlerde, Yara'nın verdiği türden acıların daha yakından hissedildiği söylenebilir. Giderek daha çok insan adaleti sağlamaya değilse bile, en azından kendi kendini korumayı öğrenmeye yöneliyor. Artık bunun, hemen her sokağın köşesinde bir yolu var: Tekvando, aikido, karate, judo, jojutsu, kungfu, ninjutsu gibi Uzakdoğu sporları öğretilen kurslar. Öğrencilerin sayısı artarken yaş ortalaması da hızla düşüyor. Ve bunun, sekiz yıllık ilköğretimden kaynaklanan özel bir nedeni var.

Okullar güvenli yerler olmaktan çıkıyor. Sekiz yıllık ilköğretim sisteminde, kendini koruyamayacak 6 yaşında çocuklarla ergenlik arifesinde 13 yaşındaki çocukların birarada okuması yüzünden aileler diken üstünde. Bu konuda canı yanan annelerden biri de benim. 6 yaşındaki oğlum bu sene denediği yaz okulunun yemekhanesinde 11 yaşında iki öğrenci tarafından tartaklanınca ilköğretime bakışım tamamen değişti. 40 yıldan fazladır ilkokul öğretmenliği yapan Ayşe Karagöl Erdoğan'ın geçen seneki sınıfından dört çocuk Uzakdoğu sporlar öğrenmeye başlamış. "15 yaşındaki bir gençle 7 yaşındaki bir çocuğun aynı bahçede koşturması çok sakıncalı. Üstelik aynı tuvaletleri kullanıyorlar" diyor Erdoğan.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve ilgili spor federasyonlarının verileri, Uzakdoğu sporlarına hem spor hem de savunma sanatı anlamında artan ilgiyi doğruluyor. 15 yıl önce lisanslı olarak yaklaşık 8 bin erkek ve 1000 kadın sporcu judo, karate, tekvando yaparken, bugün bu sayı erkeklerde yaklaşık 40 bine kadınlarda ise 15 bine yükselmiş durumda. İlginç olan, kadınların Uzakdoğu sporlarına ilgisinin geçen 15 yılda erkekleri çok geride bırakmış olması. Zira erkek sporcu sayısı 5 kat artarken, kadın sporcu sayısı 15 kat artmış. Örneğin oğlumun aikido sınıfındaki kız çocuğu sayısı neredeyse erkek çocuk sayısı kadar. Daha önce Türkiye'de olmayan ama son birkaç yılda kursları popülerleşen -ve diğerlerine göre daha sert kabul edilen- muay thai, kickboks gibi sporlara da 20 bine yakın aktif lisanslı sporcu kayıtlı. Türkiye Judo ve Kuraş Federasyonu'nda yetkili Deniz Sevim, "federasyonların izniyle faaliyet gösteren Uzakdoğu sporları kurslarında geçen yıla oranla yüzde 25 artış var" diyor. Özel kurslarda bu sporları lisanssız yapanlar söz konusu olduğunda sadece judo, karate ve tekvando federasyonlarına kayıtlı (diğer federasyonlar kayıt tutmaya yeni başladı) yaklaşık 300 bin kişi gözüküyor. Üstelik bu rakam, dokuz yaş üstünü ifade ediyor. Türkiye Karate Federasyonu Başkanı Esat Delihasan, "Bu tür kurslara giden dokuz yaş altı çocukların sayısının fazla olmakla birlikte tam bilinmediğini" söylüyor.

O endişeli ebeveynlerden biri de benim ve geçenlerde altı yaşındaki oğlumu aikido kursuna yazdırmaya götürdüm. Orada aynı nedenle bulunan 33 yaşındaki mali işler yöneticisi Ebru Semerci, "Kızım bale öğrensin ama aikido da öğrensin. Yarın bir gün biri saldırırsa, kendini bale yaparak mı koruyacak" diyerek gerekçesini daha da geniş tutuyordu. Bu kurslar önünde çocuğunun spordan çıkmasını bekleyen anne babaların görüntüsü, okul kapılarını aratmıyor. Beş buçuk yaşında bir erkek çocuk annesi olan Ayşe Herdan (35-iktisatçı), "Ortalık çok bozuldu, sonradan hayıflanıp pişman olmaktansa oğlum şimdiden kendini kollamayı öğrensin" diyor endişeli bir ifadeyle. Adının açıklanmasını istemeyen 38 yaşındaki memur babanın şu sözleriyse, endişeli ebeveynlerin yaygınlığına dair fikir vermesi bakımından dikkat çekici: "Oğlumu iki senedir getiriyorum. Sokakta tinerciler tarafından öldürülen insanları gazetelerde okudukça buraya verdiğim her kuruşu daha fazla helal ediyorum. Daha önce başka yerlere de gittik; sınıflar hep dolu, herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor."

Uzakdoğu sporlarını öğreten antrenörler ise ailelerin yaklaşımına karşı temkinli. Üzerinde siyah-beyaz kostümü, sakin bir tonla konuşan ve "iç huzura, dengeye sahip, su gibi berrak çocuklar yetiştirmekten" söz eden 4'üncü Dan (hocanın eğitim aldığı yıla göre kazandığı rütbe) aikido eğitmeni Tuncer Karataş, seçici davrandıklarını ve dövüş sanatı gözüyle bakan velileri geri çevirdiklerini savunuyor. "Aikido sadece bedensel değil zihinsel anlamda da problem çözme yöntemleri sunan bir strateji sanatı" diyor, "kimsenin bir diğerinden güçlü görünmediği bir ortamda çalışırız ve her dersin sonunda çocuklarla on dakika felsefe konuşuruz." Spor sosyologu Dr. Metin Kılıç ise, kaliteli eğitmenlerle işin felsefesi ve terbiyesi öğretildiğinde boks ya da karate fark etmeden çocuğun özgüveninin ve çevresine saygısının arttığını belirtiyor. "Zarar görmemeleri için eve kapattıkça asosyal bireyler yetiştirmeye başladık. Bunu fark edince de panikleyip çocuğu dış dünyaya hazırlamak için Uzakdoğu sporlarına rağbeti arttırdık" diyor Kılıç.

Aileler hiç şüphesiz çocuklarının iyiliğini istiyor. Ama çocukları kontrollü şiddetle tanıştırmadan önce, pedagogların endişelerine kulak vermekte fayda var. Çünkü bu kurslara gönderirken ailelerin çocuğa verdiği mesaj önemli...


Uzman pedagog Sevil Yavuz ise, velilerin sekiz yıllık ilköğretim uygulaması yüzünden daha endişeli bir profil çizmeye başlamalarına dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyor. Okul lafı geçince yüzünü buruşturan, "Küçük çocukları nasıl koruyacaklarına kafa yormuyorlar" diyerek okul yöneticilerine kızan 44 yaşındaki ev hanımı Handan Licelioğlu'nun bu ruh hali, Gümüş'ün endişelerini doğrular cinsten. Gümüş, mevcut sistemde okul öncesi eğitim çağındaki çocuklarla ortaokul çağında çocukların okullarda aynı bahçeyi, lavaboyu paylaşmalarının yanlış olduğuna inanıyor. Ancak yine de, ebeveynlerin endişelerini çocuklara bu şekilde yansıtmalarını riskli buluyor. "Bu sporlar, verilen mesaja göre çocukların özgüvenini yerleştirip okuldaki başarılarını arttırabileceği gibi, okulların tehlikeli yerler olduğu imajını yaratıp çocuğu eğitimden de soğutabilir" diyor Gümüş. Konuyla ilgili görüşlerini almaya çalıştığımız okul yöneticileri ise sessiz kalmayı tercih ediyorlar.

Ünlü Fransız pedagog ve tarihçi (modern olimpiyat oyunlarının kurucusu) Baron Pierre de Coubertin (1863 -1937), "Sporun gerçek ödevi genç insanları savaşa hazırlamaktır" demiş. Uzakdoğu sporları federasyonları yetkilileri ve uzmanlar ise, "Aileler bize bunun için gelmesin, biz dövüşmeyi öğretmiyoruz" çağrısı yapıyor. Aikido dersinden çıkmış oğlunun terli atletini değiştirirken, "Tamam, dövüş için gelmiyoruz. Eğer kendilerini daha rahat hissedeceklerse" diyen anne Ayşe Herdan'ın fikri ise öyle lafla değişecek gibi değil.

Mehtap Erel
2009-09-06 20:47:10
Sayı: 46
http://www.newsweekturkiye.com/haberler/detay/32252/Dovus-kulubu-cocuklari
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sevil YAVUZ Fotoğraf
Dr.Psk.Sevil YAVUZ
İstanbul
Doktor Pedagog - Klinik Psikolog
Pedagog, Klinik Psikolog, Oyun Terapisti, Akademisyen, Yazar, Emdr Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi174 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Sevil YAVUZ'un Makaleleri
► Depresyon: Kaybedenler Kulübü Psk.Yusuf BAYALAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,159 uzman makalesi arasında 'Dövüş Kulübü Çocukları-Newsweek-Röportaj' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:22
Top