2007'den Bugüne 90,106 Tavsiye, 27,733 Uzman ve 19,719 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Duygu Düzenleme
YAZI #7258 © Yazan Psk.Dnş.Sena ÖZ | Yayın Aralık 2021
DUYGU DÜZENLEME

Mutluluk, şaşkınlık, üzüntü, öfke, korku, tiksinti, utanç şeklinde 7 temel duygumuz vardır. Bunların ikisi olumlu geri kalanları olumsuz olarak nitelendirebileceğimiz duygulardır. Diğer hissettiğimiz duygular da bu duygularla bağlantılıdır. Duyguların kontrolsüzlüğü ise iki şekilde ortaya çıkar; duyguları bastırma ve duyguları aşırı yaşama. Her ikisinde de duygularımızı kontrol edememiş oluruz.

Öncelikle kişi duygusal olarak uyarılır. Belirli bir duygu hisseder ve bu duygusal deneyime verilen otomatik tepkilerimiz vardır. Bu tepkiler her kişide farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Özellikle strese toleransı düşük olan kişiler olumsuz duyguları daha kolay deneyimler ve anında tepki verirler. Sonrasında ise kişiler içinde bulundukları duygusal durumun farkına varırlar. Eğer kişi bu farkındalığa ulaşmadıysa psikolojik sağlamlık kazanması daha zor olur. Olumsuz yaşam olaylarında psikolojik sağlamlığı sağlamak için duygusal farkındalık, duygaları ifade etme, duygusal kontrol ve duygu yönetimine yardımcı olur

Duygusal tepkinin yorumlanması kişi için oldukça önemlidir. Kişi yaşadığı olumsuz duygunun kırılganlık mı, aşağılanma mı yoksa korkma mı olduğunu bildiğinde hangi duygu ile baş etmesi gerektiğini de bilir ve ona göre etkili yöntemi uygular. Aksine, olumsuz duygunun kötü hissettirmesi ama isimlendirilememesi ise o duygu ile başa çıkma becerisinin gelişmesine engel olur.

Duygusal tepkilerin fark edilip, isimlendirilmesi kadar kabul edilmesi de önemlidir. Ancak olumsuz duygularımızı her zaman kolaylıkla kabul edemeyebiliriz. Özellikle bu olumsuz duygular kişilerin inandıkları ve değer verdikleri şeylerle çelişki içindeyse, bu duyguları yok sayma veya olumsuz tutum sergileme olasılığımız yüksektir. Sosyal yaşantımız için de duygusal tepkilerimizi değerlendirebilmek ve uygun duygusal tepkiyi verebilmek için çok önemlidir.

Anne babalar ile yaşanan olumsuz deneyimler, örneğin; olumsuz duygular yaşadıklarında bunlarla nasıl baş edecekleri konusunda yeterli desteği alamadıkları için- çocukların ilerleyen yaşlarında kendi duygularına yabancılaşmalarına ve bastırma/yok sayma gibi uyumsuz duygu düzenleme stratejileri kullanmalarına yol açar. Çocuklar hem ana babalarının duygular ile baş etme konusundaki yetersizliklerine şahit olurlar hem de kendilerini duygusal olarak daha güvensiz hissederler, algılanan tehdit artar ve çocuklar yoğun bir kaygının içine düşerler, dolayısıyla duyguları ile etkin şekilde baş edemezler. Tersine, güvenli ve sıcak aile ortamında çocuklar, ihtiyaç duyduklarında ana babalarının onları rahatlatmak ve ihtiyaçlarını gidermek için yanlarında olacağını bilirler, dolayısıyla stresli durumları daha az tehlikeli algılayarak etkili baş etme stratejileri geliştirirler (Atalay ve Sarıtaş,2018). Yani duygularımıza gösterdiğimiz zaman aldığımız tepkiden sonra anlam yüklüyoruz. Aslında duygularımızın ilk oluşumu ebeveynlerimizin tepkilerinden kaynaklı olabileceğini ancak bizim bunu değiştirebilme şansımızın olduğunu unutmamak gerekir.

Duyguyu yönetebilmekteki önemli noktalar; “Duyguları sözel olarak ifade edebilme”, “Duyguları tanıyabilme ve kabul”, “Duyguları olduğu gibi gösterebilme”,“ Olumsuz bedensel tepkileri control edebilme”, “Başaçıkma” ve “Öfkeyi yönetme” becerileridir.

Özduyarlılık, bireyin acı ve sıkıntı çekmesine neden olan duygularına açık olması, kendine özenli ve sevecen tutumlarla yaklaşması, yetersizlik ve başarısızlıklarına karşı anlayışlı olması ve yaşadığı olumsuz deneyimleri insan yaşamının doğal bir süreci olarak kabul etmesi şeklinde tanımlanabilir(Akın ve ark., 2007).

Öz-duyarlığın bileşenleri öz-sevecenlik buna karşı öz-yargılama, paylaşımların bilincinde olmaya karşı yabancılaşma ve bilinçliliğe karşı aşırı-özdeşleşme olmak üzere altı kavram ile ifade edilmektedir.
Bilinçlilik, bireyin kabullenemediği, sıkıntı veya bunaltı yaratabilecek duygu ve düşüncelerine kendini kaptırmaması, yaşantılarını ve bu yaşantılarıyla bağlantılı duygu ve düşüncelerini iyi ya da kötü olarak sınıflandırmadan, olduğu haliyle kabullenmesi ve onları dengeleme becerisidir.
Yargılayıcı olmayan bilinçlilik durumu öz-eleştiriyi azaltarak bireyin kendini anlamasını kolaylaştırarak doğrudan öz-sevecenliğin gelişimine yardımcı olur. Benzer şekilde öz-sevecenlik duyguları sayesinde birey kendini yargılama ve eleştirmeyi durdurabilirse ve kendine olumlu kabul geliştirebilirse öz-sevecenlik duyguları karşılıklı olarak bilinçliliğin artmasında rol oynar. Böylece yaşanan duygusal deneyimlerin olumsuz etkileri hafifler ve farkındalık sürdürülmesi kolaylaşır. Öz-duyarlığa sahip olmak kişinin yaşadıklarına uygun olmayan ya da uyumsuz duygu, düşünce ve davranış şemalarını daha doğru ve gerçekçi algılamasına, bunları düzenleyebilmesine olanak sağlamaktadır. Böylelikle kişi kendini yargılamadan ve eleştirmeden daha objektif bir şekilde görebilecektir. kendine zarar verici davranışlardan uzaklaşmasını ve daha iyi bir konuma ulaşmak ve bu durumu korumak için ihtiyaç duyduğu davranışları gösterebilmesi için kendini cesaretlendirmesini sağlar(Akın ve ark.,2007).

KAYNAKÇA
Abacı R, Akın A, Akın Ü, Öz-duyarlık ölçeği: geçerlik ve güvenirlik çalışması, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 33: 01-10 [2007]
Sarıtaş Atalar D, Altan Atalay A., Ergenlik Döneminde Duygu Düzenleme ve Ruh Sağlığı: Ana-Babanın ve Mizacın Rolü. Bildik T, editör. Ergenlik Dönemi ve Ruhsal Bozukluklar. Ankara: Türkiye Klinikleri; 2018. p.84-90.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sena ÖZ Fotoğraf
Psk.Dnş.Sena ÖZ
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Sena ÖZ'ün Yazıları
► Zaman Düzenleme ve Planlı Çalışma Psk.Dnş.Tuncay GÜLEN
► Duygu Kontrolü Meral HASANDAYIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,719 uzman makalesi arasında 'Duygu Düzenleme' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ÇOK OKUNUYOR Aralık 2021
◊ Yeme Bozukluğu Aralık 2021
◊ Yas Aralık 2021
◊ İlişkiler Aralık 2021
◊ Kaygı Aralık 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:52
Top