2007'den Bugüne 90,319 Tavsiye, 27,791 Uzman ve 19,732 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Kadınlar Çalışmasın / Sinsi Bir Öfke
YAZI #7479 © Yazan Psk.Emine ARMAN | Yayın Ağustos 2022
Kadınlar çalışmasın, çünkü çocukları ile ilgilensinler!
Böyle savunmalar var, hayatın içinde bazı insanlar tarafından dile dökülen ve bu savunmaların içerisinde gölgede büyüyen.

Kadınlar tarlada çalışıp, çocukları ile yeteri kadar ilgilenemezken sesler çıkmıyor.
Kadınlar evde çalışıp, çocukları ile yeteri kadar ilgilemezken sesler çıkmıyor.

Kadınlar eşinin ailesine hizmet edip, çocukları ile yeteri kadar ilgilenemezken yine sesler çıkmıyor.

Fakat kadın okumak istediğinde bu zihniyetin sesleri yükselir. Kadın çalışmak istediğinde sesler yükselir. Kadın hayallerini gerçekleştirmek istediğinde sesler yükselir. Kadın var olmak istediğinde sesler gürleşir. Gürültüden kadın kendi ruhunun sesini duyamaz hale gelir.

Kadına yüklenen anlamlar, kadını biricik özüne yabancılaştırıyor böylece. Kadının çalışmamasını, çocuklarımızdan dolayı istemememiz de samimi miyiz gerçekten?

Kadınlar okutulmasın ama, karımı kadın doktor baksın. Kadınlar okumasın ama, kızımın ilkokul öğretmeni kadın olsun.

Kadın kadınlığından utansın ama, evinde cilveli işveli olsun. Kadının gözü açılmasın ama, evinde gözümü dışarı baktırmasın, erkekliğimi şaha kaldırsın.

Akıllı kadın tehlikelidir ama, evde ki kadın laftan halden anlasın. Evi iyi yönetsin, ekonomiyi bilsin, bana iyi bir eş, çocuklarıma iyi bir ana olsun.

Kadının yeri evinin içi. Ne kadar dışarıya giderse o kadar yoldan çıkar. Zaptolunmazsa sonu felaket olur. Yuvalar yıkılır. Toplum tehlikede olur.

Daha ne düşünceler...

Kadın yalnız fiziksel öfkeye maruz kalmıyor, bir buzdağının öteki yüzü gibi gittikçe büyüyor şiddet içimizde sinsice...

Bu gibi söylemler malesef geçmişte ki bazı travmaların yeniden yaşanmaması için, toplum tarafından oluşturulmuş bilişsel bir çarpıtma ve olumsuz deneyimler sonucunda yaratılmış genellemeler. Ve genellemeler bir yandan hayatı anlamlandırmayı kolaylaştırırken; diğer yandan da olduğumuz yerde saymamıza da neden olabiliyor.

Tüm bu çarpıklıkların tek suçlusu olarak erkek egemen toplum hedef gösterilmekte. Oysa kadın ve erkek birlikte yakıyoruz ateşi veya yanıyoruz ortak ateşte.
Yalnız kadınları kurban olarak görmek, durumun çözümü için oldukça zaman kaybetmemize neden olacaktır diye düşünüyorum. Şiddet erkek tarafından daha çok görünür bir biçimde eyleme dökülüyor doğru. Çünkü erkek şiddetini daha çok fiziksel bir biçimde ortaya döküyor. Fakat şiddetin bir adım ötesine, daha derine indiğimizde, erkeklerin cephesinde yaşanılan çok da farklı değil aslında. Onlar da erkek egemen bir toplumda büyümenin bedelini ödemekte.Onların kimseye itiraf edemediklerini dinlediğimizde, seslerini duyduğumuzda, onların da bizim gibi geçmişin kurbanları olduklarını, yanlış bir biçimde ailesel, toplumsal bilinç tarafından şekillendirildiklerini görmemiz geç olmayacaktır. Ailenin hem cenneti, hem cehennemi yaratmada ki potansiyeli yeniden sorgulanacaktır böylece. Aile çocuğu, çocuk toplumu, dolayısı ile aile toplumu mayalayacaktır. Ailede ki toksik iklimimiz toplumumuzun atmosferini bozacaktır.

Şiddet kadın erkek değil; insanlık sorunudur. Öfkeyi yönetme becerisi olmayanlar tarafından ortaya çıkar. Şiddet yalnız fiziksel olmaz. Öfke, şiddete dönüşmeden yönetilmesi, anlamının öğrenilmesi gereken, yaşama hizmet eden, kendimizi korumamızı sağlayan doğal bir duygudur. Öfkemizin şifresini çözemediğimizde şiddete başvururuz. Çünkü anlamını bilmiyoruzdur. Öfkeyi ifade ediş tarzımız çocukluğumuzdan itibaren şekillenmesi gereken bir konudur.

Yaralı ve kendini koruması için daima savunma durumunda olan, başka yaralara neden olan, öfkesini kontrol edemeyen bir erkeğin ruhsal, fiziksel şiddetinin tercümesi şudur: Korkuyorum... Zamanında annemin ve diğer kadınların eleştirilerinden, yargılamalarından, sevgisizliğinden o kadar yıldım ki; kadınları tehdit olarak algılıyorum. Benliğim daha fazla acıtılmaya dayanamayacak.

Babamın baskısı ve otoritesi altında o kadar gölgede kaldım ki; sürekli bir otorite ve gücümü kaybetme tehditi altında yaşıyorum. Bu yüzden gücümü daima ispatlamalıyım. Hemcinslerim arasında en iyi ben olmalıyım.

Kadının dişiliğinden korkuyorum, çünkü küçük yaştan itibaren, erkek adam şöyle, erkek adam böyle denilerek, sünnetimde de yapılan aşırı vurgulardan, hemcinslerimden duyduklarımdan beri erkekliğimi kaybetme korkusu yaşıyorum.

Karım olacak kadının gözü açılmamalı. Diğerlerine bakarak eksiklerimi farkederse beni yetersiz görebilir, onu kaybedebilirim. Fakat fantazilerimi özgürce yaşayabileceğim başka kadınlara yönelmekte hakkım, elimin kiri, yıkarım çıkar.

Kadının aklından korkuyorum, çünkü beni anlayamıyor, kendimi anlatamıyorum. Zihinlerimizin farklılığıyla başa çıkamıyorum. Beni aşağılayacak diye korkuyorum. Zamanında aşağılandığım gibi.

Çabalarımın görülmemesinden korkuyorum. Takdir edilmemekten ve emeğimin karşılığını görememekten korkuyorum, aynen çocukluğumda farkıma varmadıkları gibi. Bu yüzden sürekli başa kakıyorum. Memnun edememekten, terkedilmekten korkuyorum. Çocukluğumda annemi babamı kaybetmekten korktuğum gibi.

Çocuklarımın yanında eleştirilmek beni öfkelendiriyor. Çocuklarımın beni babaları olarak görmemesinden, otoriteyi kuramamaktan, çocuklarımı koruyamamaktan korkuyorum.

Kadının özgürlüğünden korkuyorum. Özgür olursa beni başkalarıyla kıyaslayabilir, yetersiz ve değersiz oluşumu farkedebilir ve başkalarını bana tercih edebilir. Yalnız kalmaktan korkuyorum...

Kadının cazibesinden korkuyorum. Kendimden geçiyorum, kendimi kaybetmekten korkuyorum. Çocukluğumdan itibaren cinselliği konuşmak yasak olduğu için hormonlarımın vahşi atını dizginlemeyi, doğru yola sürmeyi, yoldaki hızımı ayarlayamıyorum. Kadını ne kadar hapsedersem; kendimi dizginlemeye o kadar az ihtiyaç duyarım. Böylece kendimden nefret etmeme gerek kalmaz.

Kadının cinselliğinden korkuyorum, çünkü beni başkaları ile kıyaslayabilir. Sonra beni beğenmez. Fantezilerimi de ona söyleyemem, ya beni dışlarsa, ya beni birilerine anlatırsa. Nasıl başa çıkacağım bu yoğun duyguların baskısıyla. Bu yüzden mutluluğu dışarda arıyorum.

Kadının sesinin yükselmesinden korkuyorum. Çünkü kendimi ifade edemiyorum. Onu anlayamıyorum. Ne yapsam memnun olmuyor. Onun eleştirilerine maruz kalmaktansa, sesini kısıyorum ya da kendi sesimi. Çünkü çocukken etrafımdakilere kendimi savunamazdım. Zayıf görülmek istemiyorum. Zayıf görülürsem yok edilebilirim.

....
Bunun gibi bir çok örnekler var, bazı öfke dolu erkeklerin içlerinde...

Kadın erkek değildir, şiddet meselesi. Nerede öfke dolu bir erkek varsa; zamanında canı çok yanmış bir erkek çocuk vardır. Nerede şiddete maruz kalan bir kadın varsa; çocukluğunda yetersizliğine, güçsüzlüğüne, değersizliğine inandırılmış bir kız çocuğu vardır... Yaşadığımız hiç bir acı başka acılar oluşturmamızın nedeni, ya da bahanesi olmamalıdır.

Çocuklar masumdur, günahları yoktur. Balık baştan kokar demiş atalarımız. Acılar başka acılara maya olur. Elle ya da dille yapılan şiddet, her ruhta yara açar. Kurbanlar yeni kurbanlar doğurur.

Şiddetin kökünü kurutmak mı istiyoruz?
Başka mağdurlar olmasın mı istiyoruz?
Yaralar daha fazla kan revan olmasın mı istiyoruz?

Şimdiden başlamalıyız çalışmaya geleceğimiz için. Şimdiden önlemeliyiz gelecekte ki şiddeti.
Anlamak, anlaşılmaktır yaraların ilacı. Kucaklamaktır, kucaklaşmaktır, daha iyi olabilmek için el ele verebilmektir. Kendi varlığından hoşnut evlatlar yetiştirmektir. Gelişmektir, birbirimizi daha iyi tanıyabilmek için sil baştan yeniden öğrenmektir. Bilgi her yerde. Öğrenmek isteyenin emrine amade.
Düşünce, kaldığımız yerden yeniden başlayabilmektir aşk ve sevgi. Yaraya rağmen ayağa kalkmaktır. Kanamayı durdurmaktır. Tekrar düşmemek için deneyim kazanmaktır.Hatalardan ders çıkarmaktır. Ümidi kaybetmemektir. Samimi bir niyet varsa konuşup affedebilmektir. Samimiysek sevdamızda, hata bizden kaynaklanıyorsa özür dileyebilmektir. Özrün içini doldurabilmektir. Çocuklarımıza örnek olmaktır. Zayıflıklarımıza, eksikliklerimize rağmen birbirimizi sevmeye devam edip, daha iyi olabilmek için birbirimize cesaret verebilmektir.

Her varlığın imtihanıdır acı.En derin yaralar çocuklukla başlar ve yaşamın akışı içinde başka acılarla devam eder. Ve acılar anlama dönüşebildiğinde mutluluğumuzu elde edebilmenin gururudur, varlığımızın değer kazanması. Çünkü mutluluk bir çabanın, bir emeğin ürünüdür... Yaşam, yalnız isteyenlere, adil bakabilenlere gerçek yüzünü gösteren bir örüntüdür. Bundan dolayı GÖZÜNÜ İNATLA KAPALI TUTMAYA ÇALIŞANIN, ETRAFTA Kİ KARANLIKTAN ŞİKAYET ETMEYE HAKKI YOKTUR!
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Emine ARMAN Fotoğraf
Psk.Emine ARMAN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi32 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Emine ARMAN'ın Yazıları
► Sinsi Hastalık! Lohusa Sendromu Psk.Beniz YILMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,732 uzman makalesi arasında 'Kadınlar Çalışmasın / Sinsi Bir Öfke' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Boğazdaki Lokma Ağustos 2022
◊ Ben İnsan Değilmiyim Ağustos 2022
◊ Sen Cahilsin Ben Değil Ağustos 2022
◊ Acıdan Geçmek Ağustos 2022
◊ Sevecekmisin Beni Ağustos 2022
◊ Galıleo’nun Ahı Tutar Mayıs 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:04
Top