TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Uzman Tv -- Bebeklerde konuşma ve sorunları

Şenay YILMAZ
İstanbul
Çocuk Gelişimi Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 6 Makalesi varİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Uzman Tv -- Bebeklerde konuşma ve sorunları

BEBEKLERDE KONUŞMA

1) Bebek hecelemeye ne zaman başlar? (Bebek hangi aylarda heceleri söylemeyi öğrenir? Hangi tip heceleri daha kolay söyler? Heceleri dizmeyi ne zaman başarır?)
0-6 ay Bu dönemdeki bebekler hecelemeye başlayarak tek heceli ancak dilin ilkel ses yapıları olan anlamsız sözcükler çıkarmaya başlarlar. Bu sesler bütün dillerde, sağır çocuklarda bile aynıdır.
- Bebek bu heceleri hem kendini ifade etmek, hem de diğerlerinin davranışını değiştirmek amacıyla kullanır.
- Bebek kendi çıkardığı sesleri dinlemekten hoşlanır ve bu sırada gülümser.
- 7. ve 8. aylarda çocuğun aynı hece kalıplarını birbiri ardına sıraladığı ve tekrarladığı görülür. (ma ma ma, da da da gibi)
- Oyun oynarken gülücükler dağıtır, kıkır kıkır güler ve kendi kendine neşe çığlıkları atar.
- Kızdığında veya canı sıkıldığında bağırır.

2) Bebekler konuşmaya ne zaman başlar? (“Konuşmayı söktü” denmesi için hangi kelimeleri söyleyebiliyor olması gerekir? Cümle kurabilir mi? Hangi tip kelimelerle başlar?)
9. ayda hecelemeler bebeğin anadilinin özelliklerini taşımaya başlar.
- Bu dönemde bebek, dostça yaklaşımlarda veya kızıp canı sıkıldığında kişiler arası iletişim yolu olarak amaçlı bir biçimde, belirli bir anlam taşıyan sesler çıkartır.
- Düşük ve yüksek çeşitli frekanslarda ve genizden sesler çıkarabilir.
- 10. ayda belki anlamlı bir kelime kullanabilir, 12. ayda bunu kesinlikle başarır.
- 10. ayda birçok bebek "Hayır"ı anlar. Ayrıca basit bazı talimatlara uyabilir.
- Müzik oyunları oynayabilir ve "mö", "miyav", "hav" gibi hayvan seslerini taklit edebilir

3) Neden bazı bebekler daha geç konuşur? (Bebeğin konuşma ayı/yaşı zekası ile mi ilgilidir? Bebeğin sağlığında ne tür sorunlar olabilir?)
Kısmen evet. Anne babanın geç konuşması ve genetik etmenler, çocuğun sağlık sorunları nedeniyle sürekli hastanede olması dışındaki durumlar konuşmayı geciktirebilir. Genelde normal gelişim gösteren bebeklerin en geç 1 yaşına kadar konuşması beklenir. Özellikle nörolojik sorunlar, zeka ve öğrenme problemleri, işitme sorunları, çocuğun konuşma organlarını yeterince kullanamaması ve otizm gibi problemler geç konuşmaya neden olabilir.
4) Bebek büyüdükçe konuşması nasıl gelişir? (Aylara ve yaşa göre konuşma nasıl gelişir? Mantıklı cümleler ne zaman başlar? Normal seviyede ilerlediği nasıl ölçülebilir?)
1. ay kısa hızlı ve patlamalı olan genelde gereksinimleri için kullandığı sesler ağırlıktadır. Bazı sesler sakin ve sessiz ağlar kimisi ise çığlık atarak.. ancak bazen de bebek anne babayla iletişim kurmak için gığıldama sesleri çıkarabilir.
2-5.ay bebek artık konuşma organlarını kontrol etmeye başlar. Yemek ilgi yada uyku gibi farklı gereksinimleri için farklı ağlama tonları kullanır. Aaaa—oooo gibi keyif sesleri ünlü harflerin kullanımı ile başlar.
5-9.ay hece tekrarları başlar. Özellikle b aba m ama gibi ünsüz ünlü birleşimine yönelik heceler oluşturur.
9-18.ay hece kullanımları artar. Jargon adını verdiğimiz konuşmaya yakın ifadeler kullanır. Özellikle yan odada iken konuştuğunu bile düşünebilirsiniz.


Özellikle 1 ile 1 yaş aralığında konuşmanın yeterince kazanılmamış olması, çocuğun 2 kelimelik cümleler kurmaması, anlama becerisinin gelişmemiş olmaması, işaret dilini daha çok kullanması, isteklerini anlatacak ifade edici dilin gelişmemiş olması bir uzmana gitmeniz gerektiğini düşündürür.

5) Bebekler kaç aylığa kadar konuşmazsa sorun olabilir? (Ne kadar süre bebeğin konuşmayı sökmesi beklenmeli? Doğal akışına bırakmak mı, üzerine düşmek mi gerekir?)
Bebekler 9 aylığa kadar halen konuşma becerisinin gelişmiş olması, isteklerini parmakla yada ağlayarak anlatmaya çalışmaması, seslere tepki vermesini bekleriz. En fazla 1 yaşına kadar beklemek 1 yaşını geçtiği halde halen konuşma gözlenmiyor ise bir psikiyatra götürmeleri gerekir. Özellikle bebeğinizle doğduğu andan itibaren konuşmanız, iletişimde bulunmanız hatta bu konuda biraz üzerine düşmenizi öneririm. Doğal akışına bırakmak bazen sorunların daha da ilerlemesine dolayısıyla da çözümü zorlaştırmaktadır. En çok otizm sorununda nasıl olsa konuşur bekleyelim tarzı yaklaşımlar erken eğitim ve tedavi şansını engellemektedir.

6) Bebeğin konuşmayı sökmesi için aileler neler yapabilir? (Bebekle daha sık konuşarak erken konuşmasını sağlayabilir miyiz? Onunla nasıl konuşmalı? Kitap okumak konuşmasını kolaylaştırır mı?)
Yapılacaklar
0-6 ay
şarkı ve ninni söyleyin onun mimiklerini taklit edin. Özellikle banyo yaparken ve altını değiştirirken konuşun. Cee oyunu oynayın. Onun seslerini taklit edin. Anlamlı konuştuğu sesleri taklit ederek model olun.
6-12 ay
farklı sesleri tanıtın. Hangi sesin neye ait olduğunu söyleyin. Telefon sesi gibi. Günlük işlerinizi anlatın. Yemek vakti banyo zamanı gibi. Doğal konuşun. Parmak oyunları oynayın. Nesne kartları yapın isimlendirin.

7) Bebeğin konuşmayı ilerletmesi için neler yapılabilir? (Konuşmaya başlayan bebeğe nasıl destek verilmeli? Hangi sosyal ortamlar konuşmasını ilerletmesini sağlar?)
Dergilerden kesilmiş yiyecek resimlerinden defterler oluşturulur ve isimlendirmesi sağlanır.
Kağıttan giysiler yapılır ve kağıt bebeklere giydirilir.
Çocuğun oynadığı tüm oyuncakların sürekli isimleri tekrar edilir.
Evcilik oyunları ile taklidi oyunlar oynanır.
Bir torbaya çocuğun tanıdığı nesneler konur. Ondan çekmesi istenir. Her çektiğinde çektiği nesnenin ismi söylenir.
Çocuğa banyo yaptırırken sürekli vücut kısımları söylenir.
Çocukla kovalama oyunu oynarken çocuğu yakalanan organı söylenir.
Yanlış giyinme oyunu oynanır. Yetişkin bir çok kıyafeti bilerek yanlış giyer ve çocuğa nasıl giyilmesi gerektiğini sorar.
O gün yaşadığı olayları anlatması, neler hissettiği sorulur. Bunlarla ilgili hikaye oluşturulur, gerekirse resimler yapılır.
Çeşitli dergilerden çeşitli mimik ifadeleri olan resimler kesilir ve defter oluşturulur.
Çocuğa anlatılan yüz ifadesine uygun resmi bulmasını istenir.
Çocuklara çeşitli duygulardan oluşan bir hikaye anlatılır. Ve çocuktan anlatılan duygu durumunu canlandırması istenir.
Ağlama, gülme, bağırma gibi duygu ifade eden sesler teyibe alınır. Çocuğa dinletilir. Ve ne olduğu sorulur.
Olay kartlarını sıraya dizmesi istenir.


BEBEKLERDE KONUŞMA SORUNLARI

1) Bebeğin konuşmasında sorun olduğu nasıl anlaşılır? (Bebek cümle kuramıyorsa ne yapılmalı? Hangi durumlarda uzmana başvurmak gerekir?)
Özellikle 3. aydan itibaren tepkileri incelenmeli, takibe alınmalıdır. Normal refleksler haricinde izleme, takip etme, seslere karşı tepkileri, konuşmaya yada iletişime karşı istekliliği incelenmelidir. 9. aydan itibaren amaçlı konuşma yok ise bu bir sorunu işaret ediyor olabilir. Amaçlı konuşma dediğimiz babayı gördüğünde baba, arabaya düt yada mamaya mama demesi gibi. Olası sorunlar işitme engeli, otizmi öğrenme güçlüğü, zeka problemi, artikülasyon problemleri sıralanabilir. Son dönemlerde en sık karşılaştığımız durum bebeğin 2 yaşa kadar normal konuşma gelişimi gösterip daha sonra konuşmada gerilemelerin başlaması, iletişimde kopukluklar, aşırı agresiflik sorunları da konuşmada sorunlar olabileceğini gösterir.

2) Ailenin hangi yanlışları bebeğin geç konuşmasına neden olabilir? (Aile bebekle nasıl ilgilenmeli?)
Ailenin çocukta konuşma ihtiyacı yaratmaması, işaretlerini anlaması ve tepki vermesi, iletişimsel olarak gerekli ilgiyi göstermemesi geç konuşmaya neden olur. Özellikle titiz annelerin ev temizliği yemek ile uğraşırken çocuğu televizyon önüne koymaları çocuğun konuşmasını geciktirebilir. Zira bebelerde 3 yaşına kadar beyinde miyelinizasyon hızla ilerlediği için sadece televizyonla muhatap bırakılan çocuğun ifade edici dil gelişimi gelişmez. Monolog diyalog dediğimiz birebir diyalog ifade edici dili geliştirmez. Ailenin bu esnada televizyonu kapatıp yüksek sesle yaptığınız işi ifade edin. Şimdi masayı siliyorum. Çiçekleri suladım. Gibi.. bu şekilde ifadeler kullanılması çocukta konuşmaya karşı ilgi uyandırır. Ayrıca anne babanın bebeğin sadece bireysel ihtiyaçlarını karşılaması ilgi göstermemesi de konuşmanın gelişimini olumsuz etkilemektedir.

3) Televizyon izlemek bebeğin konuşmasını geciktirir mi? (Televizyon bebeğin gelişimini nasıl etkiler? Televizyon izlemesine ne zaman izin verilebilir? Bebekler ne kadar süre televizyon karşısında kalabilir?)
Televizyon monolog diyaloğu içerir. Yani izleyen kişi ile herhangi bir diyaloğa girmez. Dolayısıyla sadece izleme olur. 3 yaşına kadar çocuktaki beyin gelişimi maksimum düzeydedir. Dünya üzerindeki telefon ağı sistemine benzer bir yapı beyinde de vardır. Yani beynin her alanı arasında hızlı bir iletişim vardır. Bu dönemde sadece televizyon izletilen çocukta beynin alanları arasında iletişim zayıflar. Sadece belli bir alan çalışır bu da çocukta diğer gelişim alanlarının gelişmesini engeller. Özellikle 8-9. aydan sonra tüm gün içerisinde maksimum 20 dakikalık izlemeler periyotlarında 4-5 defa günün farklı saatlerinde izlemesine fırsat verin. İzlenilen programların reklam ve müzik kanalı olmamasına dikkat edilmeli. Daha çok eğitici özellikteki çocuk programları, belgesel tarzı programların izletilmesi çocukta merak ve ilgi uyandırır.

4) Bebeğim bazı kelimeleri söyleyemiyor, ne yapabilirim? (Kelimeleri kendince başka bir şekilde söylemesine izin vermeli miyim? Kelimeleri yanlış söylüyorsa onu düzeltmek mi, onun gibi söylemek mi yoksa doğrusunu söylemek mi gerekir?)
Bebeğin belli bir yaşa kadar yarım konuşması, eksik yada farklı seslerle ifade kullanması normal karşılanabilir. 6. aydan itibaren hecelemeyle başlayan çocukta dil merkezi yavaş yavaş olgunlaşarak düzgün konuşmaya kadar ilerler. 1 yaşa kadar basit ifade ve çocuğun kendince isimlendirdiği şeyler olabilir. Atıyorum su ya du diyebilir. Normaldir. Ancak burada ebeveynin söylenişi doğru ifade etmesi önemlidir. Örneğin su ya du diyen çocuğuna evet su istiyorsun galiba.. tarzında geri dönütler vermeli. Zorla hayır du değil su dememesi çocuğun dikkatini çekecek şekilde ifadeyi kullanması önemlidir. Burada önemli olan ifadelerin en geç 3 yaşına kadar düzelmiş olmasıdır. Eğer halen bazı sesleri çıkaramıyorsa, eksik ifade kullanıyorsa, sesleri değiştiriyorsa o zaman artikülasyon adını verdiğimiz bir sorun gözlenebilir.

5) Bebeğim bazı harfleri söyleyemiyor, ne yapabilirim? (Bebekler hangi harflerde sıkıntı yaşayabilir? Sıkıntı ne kadar süre devam ederse uzman yardımı alınmalı?)
Bebekler önce dudak sesleri adını verdiğimiz patlamalı sesleri, diş sesleri ve nefes seslerini öncelikli kullanırlar. Geniz sesleri
Dil ve konuşma becerileri gecikmiş olan çocukların öncelikle bir odyolojik muayeneden geçirilmeleri en doğrusudur. Bazen ebeveynler çocuklarındaki orta derecedeki işitme kayıplarını fark edememektedirler. Eğer dil gelişiminin yanı sıra, oturma, emekleme, yürüme gibi becerilerinde de gecikme varsa, sık sık dengesini kaybedip düşüyorsa, göz teması kurmuyor ve dokunulmaya tepki gösteriyorsa bir çocuk nöroloğu ile görüşülmelidir. İşitme ve nörolojik muayenesinde çocukta herhangi bir problem belirlenmemişse, konuşması hakkında endişe duyulan çocuklar mutlaka bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmelidir. Büyüdükçe düzelir, Babası da geç konuşmuştu, Yuvaya/okula başlayınca düzelir gibi genellemelerle hareket edilmemelidir. Konuşma terapisti çocuğun alıcı ve ifade edici dil becerilerini değerlendirir ve ne yapılması gerektiği konusunda aileyi bilinçlendirir. Araştırmalar, okul öncesi dönemde ciddi artikülasyon ve dil bozukluğu olan çocukların %40-50 sinin okuma-yazma gibi akademik becerileri daha geç ve güç edindiklerini ortaya koymuştur. Dolayısıyla erken teşhis ve müdahale çok önemlidir.

Uzmanın Sayfasına Dönün
Uzmana Eposta Gönderin

Yazarından izin alınmadan başka platformlarda yayınlanmamalıdır.

Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.

23:20
Top