2007'den Bugüne 82,680 Tavsiye, 26,144 Uzman ve 18,345 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Olum
Olum Kavramı ile İlgili Makaleler, Uzmanlar, Kaynaklar
Olum Kavramı ile İlgili 169 Makale
YÜKSEK LİSANS BİTİRME PROJESİ ÖZET Aile yapısı, ebeveynler arası çatışma gibi bazı sebeplerden dolayı değişebilir ve bu durum da boşanmaya yol açabilir. Bu durumda tek zarar gören aile üyeleri ebeveynler değildir. Boşanma, çocukların hayatının birçok alanında olumsuz sonuçlara yol açmaktadır. Yine de, ciddi çatışma yaşayan ebeveynlerin, çocuklarının iyiliğini düşünerek birlikte yaşamaya devam etmelerinin, çocukların hayatı üzerinde daha olumsuz etkileri olabilir. Bu çalışmanın amacı, yüksek seviyede veya düşük seviyede çatışma yaşayan ebeveynlerin boşanmasının, çocukların iyi olma durumlarını nasıl etkilediğini değerlendirmektir. Aynı zamanda, boşanmanın çocuklar üzerindeki olumlu etkiler... »»»
Giriş Dünyanın insan gereksinimlerine göre şekillenmesi son yüzyılda teknoloji alanında inanılmaz değişimlere neden olmuştur. Teknolojik gelişim her alanda önemli değişimler meydana getirmiştir. Teknoloji alanındaki gelişmeler elbette spor alanını da etkilemiştir. Spor alanında teknoloji kullanılarak sporun dalına özgü yeni programlar geliştirilmiş, teknoloji sayesinde spor insanlara daha yaygın bir biçimde tanıtılmış ve spor için çeşitli olumlu değişimler sağlanmıştır. Teknoloji, sporun gelişimine yardımcı olurken diğer yandan spora yeni branşların eklenmesini de sağlamıştır. Spor alanıyla ilgili artık yeni bir kavram var: E-spor (elektronik spor). Çoğu kişinin henüz e-spor kavramından h... »»»
AKTARIM Aktarım kavramı Freud tarafından ilk kullanılmaya başlandığı dönemden bu yana belirli ölçüde evrilmiştir. Aktarım; hastanın, terapisti gelişimsel alt yapılarında kendileri için önemli olan bakım verenleriyle ve başka önemli buldukları figürlerle yaşanılan deneyimler üzerinden görme eğilimi olarak tanımlanmaktadır (Safran, 2014).Diğer bir ifadeyle aktarım; hastanın özel yaşamı hakkında henüz bilgi sahibi olmayan terapistine karşı sanki onun annesi, babası veya kendisi için özel olan birisiymiş gibi hissettiği durumdur. Bilinçdışı olarak gerçekleşen ve geçmişin bugüne yansıması olarak nitelendirilebilen bu durumu terapistin fark etmesi hastanın ruhsal yapısının dinamiğini anlamasında... »»»
Günümüzde teknolojik aletler insan yaşamında oldukça fazla yer kaplamaktadır. Teknolojik aletler dediğimizde aklımıza telefon, televizyon, bilgisayar, tablet gibi cihazlar gelmektedir. Bu cihazların çocukların gelişimine etkisi ise önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Okul öncesi dönemde çocukların gelişimi çok hızlıdır ve birçok açıdan bu dönem çocuklar için kritik bir öneme sahiptir. Bu kritik dönemde çocuğun teknolojik aletlerle geçirdiği süre onların fiziksel, duygusal, sosyal gelişimlerinde istenmeyen izler bırakabilmektedir. Çocukların bu dönemde dokunmaya, hissetmeye, keşfetmeye, deneyimlemeye, ebeveynleriyle karşılıklı ilişki içinde olmaya ihtiyacı var iken, telefon, tabl... »»»
Kişi içinde hareket ederken, dışında hareketsiz duramaz. James Allen Tutum, davranışlarla anlatılan ve içten gelen bir duygudur. Tutumumuzu belirleyen davranışlarımızdır. Davranış bir silahtır.doğru ve uygun davranışlar, karşımızdaki insanları memnun etme ve kalbini kazanma açısından etkili bir silahtır. Yanlış ve uygunsuz davranışlar ise tehlikeli bir silahtır.karşımızdakini incitebilir,öfkelendirebilir ve daha kötü sonuçlara sebep olabilir. Tutumumuz, yaşama nasıl yaklaştığımızı belirler. Etkili bir olumlu tutum içinde olabilmek için, kendi duygularımızı tanıma, kendimizde ve başkalarında fark edilme olgusu oluşturma duygularımızla yüzleşerek,duyguların gücünü amaca yönelik kullanabilmem... »»»
AKTARIM VE KARŞI AKTARIM Aktarım ve karşı aktarım terimleri ilk olarak psikoanalitik kuram içinde tanımlanmış ve psikanalitik tedavinin temel araçları olarak kullanılmaya başlanmıştır. Klasik psikanalizde hem hastada hem de terapistte olumlu ve olumsuz aktarım çalışır. Hastanın mevcut duruma uygun olmayan, uyguzsuz ve aşırı tepkileri aktarım olarak değerlendirilmelidir. Hastanın olumlu ve olumsuz aktarımlarının terapistte karşılık bulması ya da terapistin geçmiş, şimdiki, yaşam deneyimlerinden hastaya yansıyan karşı aktarımdır. Karşı aktarım olumlu ve olumsuz olabilir. Aktarım ve karşı aktarım bilinçdışı bir süreçtir. AKTARIM Bireyin çocukluk dönemindeki erken deneyimlerinde kendisi için ö... »»»
EN KÖTÜSÜNÜ DÜŞÜNMEK, HEP OLUMSUZ BAKMAK Hep olumsuzu, en kötüyü düşünüp ona göre hayata bakmak yaşam kalitemizi çok düşürür. Bizi daha mutlu ve huzurlu yapmaz. Hatta bizim başarımızı, özgüvenimizi de alıp götürür. Bir söz vardır “Güzel gören güzel düşünür güzel düşünen hayattan lezzet alır” demişlerdir. Kişi olumsuzu gördükçe mutluluğunun artması mümkün değildir. Örneğin siz kötü çirkin bir şeyi gördünüz vakit içinizde olumlu bir duygu uyanmaz. Bu durum sizi mutlu etmez. Dolayısıyla kişi yaşantısında olumsuzu gördükçe mutlu olması da mümkün değildir. Burada şu soru akla gelebilir: “Ne yani gerçekleri görmeyelim mi ? ”, “Polyanacılık mı oynayalım ? ” Evet hayatta her şey mükemmel ve... »»»
Çocuklar da Nasıl Olumlu Davranış Geliştirebiliriz? Birçok ebeveynin çocukları ile ilgili geleceğe yönelik hayalleri, planlamaları olduğunu söyleyebiliriz… Bu hayallerin ve dileklerin başında onların “iyi birer insan olmaları” geliyor…Bunun anlamı hepimizin için farklı olabilir.. İyi insan olmak nedir peki…? Banan göre yada size göre diye değişen bir kavram mıdır? Ya da yaşanılan kültüre göre farklılık gösterir mi? İyi insan olmak, “ortak insani evrensel değerlerde buluşabilmektir” diyebiliriz. Bu ortak insani değerleri; dürüst olmak, yalan söylememek, hakkaniyetli olmak, saygılı olmak, öfkesini kontrol edebilmek, yaşam hakkına saygı duymak şeklinde sıralanabilir ve birçok eklemede d... »»»
Kilo vermeye çalışan insanlar genellikle tükettiği kaloriyi sınırlarlar. Bununla birlikte, kalorileri çok ciddi derecede kısıtlamak doğurganlığın ve kemiklerin zayıflaması gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Kalori ihtiyacı Kalori, bir gram suyun sıcaklığını 1 ° C yükseltmek için gereken ısı enerjisi miktarı olarak tanımlanır. Bununla birlikte, vücudun tüketilen gıdalardan ve içeceklerden aldığı enerji miktarını ölçme birimi olarak düşünülebilir. Vücudun düzenli bir şekilde çalışması ve aşağıda yer alan üç sürecin gerçekleşmesi için enerjiye(kalori) ihtiyaç vardır. 1. Metabolik hız (BMH): Beyin, böbrekler, kalp, akciğerler ve sinir sisteminin düzgün çalışması da dâhil olma... »»»
ÖZEL SYSTEMA CARDIOVASCULARE – ÖZEL SYSTEMA CIRCULATORIUM – ÖZEL KALP – ÖZEL DAMAR VE DOLAŞIM SİSTEMİ İnsanda yaşam için gerekli olan oksijenin, besin maddelerinin ve iç salgı bezleri tarafından salgılanan hormonların hücrelere taşınması, hücrelerde oluşan metabolizma artıklarının ve karbondioksitin atılması Dolaşım sistemi - Systema vasorum ile olmaktadır. Dolaşım sistemi - Systema vasorum – Angiologia, emme basma tulumba tarzında çalışan Kalp - Cor, kalpten organlara, organlardan kalbe kan taşıyan damarlar ile bu damarlar tarafından taşınan kandan oluşur. Bu oluşumlardan kan, yapısı ile birlikte daha kapsamlı olarak Histoloji ve Fizyoloji derslerinde incelenmektedir. Şimdi önce kalbi, s... »»»
Travma kelimesi ilk olarak Antik Yunan’da zırhları delinmiş ve yara almış askerler için kullanılmıştır. Fiziksel savunmanın tahrip edilmesine karşılık gelen ilk travma tanımı ile bugün ki psikolojik tanım arasında bir benzerlik vardır (Tummey & Turner, 2008). Travmatik olay mevcut psikolojik alt yapımız ile anlamlandıramadığımız, bu anlamda yeterince iyi korunamadığımız, mevcut baş etme yöntemlerimiz ile baş edemediğimiz bir duruma karşılık gelir. Ve bir şeyler yara alır, kendimiz ve hayat hakkında sahip olduğumuz varsayımlar tahrip olur. “Bunlar neden başıma geldi?”, “ne yapacağım şimdi” şimdi sorular bir süre cevapsız kalır. Bu anlamda travma olumsuz bir yaşam olayı yaşamak ya da kötü bi... »»»
POZİTİF DÜŞÜNMENİN ÖNEMİ Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir. Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır. Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir. Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir. Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir. Her şey insanın kafasında biter. Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir. Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz. Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız. Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir. Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önce... »»»
STRES NEDİR, NEDENLERİ, ÇEŞİTLERİ, STRESTEN KURTULMANIN YOLLARI VE STRESSİZ SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN DOĞRU NEFES ALMA TEKNİKLERİ STRES NEDİR Stres kişinin üzerinde hissettiği baslı ve gerginlik durumudur. Bu anlamda stres, günlük yaşamın bir parçasıdır. Üniversite öğrencileri olarak akademik beklentileri karşılamaya çalışırken, yeni ortama uyum sağlarken, ya da yeni arkadaşlıklar kurarken stres yaşayabilirsiniz. Yaşadığınız stres her zaman zararlı değildir, hatta hafif derecedeki stres sizi harekete geçiren, size enerji veren ve kendinizi geliştirmenize yol açan bir etken olabilirç Ancak stres düzeyiniz yüksek olduğunda verimliliğiniz düşer, yaşamdan aldığınız zevk azalır ve çevrenizle ... »»»
Eksiklik kendi Öz’ümüzde Bir Afrika kabilesinde, birisi yanlış bir şey yaptığı zaman kabile üyeleri bir çember oluşturlar, o kişiyi çemberin ortasına koyarlar ve iki gün boyunca kişinin şimdiye kadar yaptığı tüm iyilikleri söylerler... Bu kabile üyelerine göre her insan iyidir, fakat bazen insanlar kötü şeyler yapabilir ve aslında bu, onların yardım çığlığıdır. Kötü bir şey yapan kişinin içindeki iyilikle tekrar bağlantı kurabilmek için bir araya gelirler. Tasavvuf'ta da olumsuzluklar “fena” kelimesiyle tanımlanır. Buradaki “fena” dan kasıt “yokluk” tur ve kimi yerde “fakr” kelimesi ile aynı anlamda kullanılır. Tasavvuf ehline göre aslında dünyada kötülük diye bir şey yoktur, ... »»»
Negatif düşüncelerimizin kaynağina inmek hayatımızdaki olaylara bakış açımız ve onlara tepki veriş şeklimiz birçok faktörün katkısıyla olur. Nihayetinde görüşlerimiz ve reaksiyonlarımız, dünyanın nasıl işlemesi gerektiği ile ilgili inançlarımıza dayanabilir. Negatif aksiyonları değiştirmek için anahtar kendimizi sınırlayan inançları tespit etmek ve onları ortadan kaldırmaktır. En azından onları büyük ölçüde azaltmaktır. Bazı insanlar mücadeleyi ve zorluklara göğüs germeyi hayatın doğal ve kaçınılmaz bir parçası olarak görürler.diğerlerinin inançlarına göre hayat böylesine zor olmamalıdır şeklinde düşünebilirler. Eğer bir kişinin inançları irrasyonel ya da kendini kısıtlayıcıysa yani hayatın ... »»»
Teknolojik cihazlar çocukları 10 kat fazla etkiliyor! Teknolojik gelişmeler hayatımızı kolaylaştırırken bir taraftan da sağlığımızı tehdit ediyor. Elektromanyetik alan yaratan ve her gün kullandığımız elektronik aletlerin yanında bilgisayar ve cep telefonundan gelen mikrodalgalar sağlığı daha da olumsuz etkiliyor, bu cihazları uzun süreli olarak kullanmak pek çok sağlık problemini de beraberinde getiriyor. Özellikle çocuklar için bu daha da ciddi bir tehdit oluşturuyor. Teknolojik cihazlar henüz olgunlaşmamış dokulara sahip olan çocukları yetişkinlere göre 10 kat fazla olumsuz etkiliyor. Çünkü çocukların hücreleri ve dokuları bu mikrodalgaları 10 kat daha fazla içine çekiyor. Bunun ya... »»»
Birbirlerinden farklı düşünceleri, beklentileri, tecrübeleri, kişilikleri ve yasam planları olan kişiler çalışma yaşamında bir araya gelir. Tüm bu farklılıklarına rağmen beraber çalışmak durumunda olan bu kişiler arasında istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Çalışanlar özel yaşamlarındaki sorunları işe getirebilir ya da ulaşmak istedikleri hedefler nedeniyle fazla hırslı davranıp, işyerindeki çalışma arkadaşlarına karsı acımasız olabilirler. İçinde bulundukları kurum ya da sosyal çevre nedeniyle de farklı davranışlar sergileyebilirler. Ancak bu farklılıklar ve tatsızlıklar zamanla çatışmaya ve daha kötüsü psikolojik yıldırmaya dönüşebilir. Psikolojik yıldırma, hedefteki kişiyi küçük düşü... »»»
OLUMSUZ DUYGULAR VE YEME DAVRANIŞI Duygusal olarak en zayıf olunan anlarda çoğu insan bilinçli ya da bilinçsiz bir biçimde rahatlamak, sakinleşmek için yiyeceklere yönelmektedir. Ama duygusal yeme yani öfke , kaygı, sıkıntı, üzüntü, yalnızlık gibi olumsuz duygularla baş etmek ve onları geçiştirmek için yemek yeme kilo verme çabasını sabote edeceği gibi, bu tarz duyguların nedenlerini anlamamıza engel olarak olacaktır. Ve bizler hem kilo almış olacağız hem de kendimizi, hissettiklerimizi anlamaktan uzak bir yaşantı süreceğiz demektir. Sağlık problemleri, yoğun ve stresli bir iş günü, işsizlik, boşanma, ayrılık problemleri, mevsim değişiklikleri ve bunları ruhsal yansımaları, yaşamsal ... »»»
Olumlu Kelimelerin Gücü – Yaratıcı Düşünce Brooklyn köprüsünde, bir bahar günü, kör bir adam dilencilik yapıyormuş. Dizlerinin dibine bir tabela koymuş. Üzerinde “Doğuştan Kör” yazılıymış. Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormuş. Bir adam bunu görmüş. Tabelayı almış arkasına bir şeyler yazmış, olduğu yere tekrar bırakmış. Ne olduysa olmuş. Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yazıyı okuyan herkes, başlamış dilencinin önündeki şapkaya sürekli para atmaya… Bir cümle yetmiş onca kişiyi etkilemeye ve dilencinin şapkasının kısa surede ağzına kadar parayla dolup taşmasına. : “Güzel bir bahar günü... Ama ben baharı görmüyorum...” Kelimelerdir karşımızdaki kişi ile aramızda köprüler kur... »»»
Bu yazımda sizlere “Öğrenilmiş İyimserlik”i anlatmak istiyorum. Öncelikle Öğrenilmiş İyimserlik Martin Seligman tarafından geliştirilmiş bir kavramdır ve kendisinin aynı ismi taşıyan bir kitabı bulunmaktadır. Sizlere bu kitabı edinmenizi ve okumanızı tavsiye ederim. Bu yazımda ise sizlere Öğrenilmiş İyimserliği biraz da olsa tanıtmak istiyorum. Öğrenilmiş iyimserliği tanımlamadan önce, yine Martin Seligman tarafından 1970’lerde ortaya konan Öğrenilmiş Çaresizlik kuramından genel hatları ile söz etmek istiyorum. Seligman insan davranışlarını anlamak için çeşitli öğrenme deneyleri yapmıştır. Bu deneylerin birinde köpekler ile çalışmış, hayvanların çaresizliğini gösterecek bir deney dü... »»»
Stresi tanımlamadan önce sağlıklı olmanın ne demek olduğu üzerinde biraz düşünelim. Sağlıklı olmak denince genelde akıllara ilk gelen bedensel olarak sağlıklı olmaktır. Eğer vücudumuzda ağrı, sızı, acı yoksa sağlıklı olduğumuzu düşünürüz. Ancak sağlıklı olmak için sadece bedensel olarak sağlıklı olmak yeterli değildir. Psikolojik açıdan da sağlıklı olmak gerekmektedir. Bizler psikolojik sağlık üzerinde yeterince düşünmemekteyiz.Bu yazımızda psikolojik sağlığımızın da önemli olduğunu fark etmek ve psikolojik açıdan sağlıklı olmak için çabalamak konuları üzerinde düşüneceğiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre sağlık, her insanın temel haklarından biridir. Sağlık, bedenen, ruhen ve... »»»
Evlilik, iki yabancının farklı değerler, farklı kültürlerle ve iki ayrı aile öyküsü ile bir araya geldikleri ve kendilerini yeniden tanımladıkları yeni ve özel bir yapıdır. Evlilikte eşlerin birbirleriyle uyumlu ve sorunsuz bir yaşantı sürmeleri beklenir. Ancak iki farklı aile öyküsünden gelen bireylerin birlikteliği zaman zaman sorunlara neden olabilmektedir. Evlilikte bireyler yaşamı paylaşmak üzere bir araya gelirler. Evlilik ilişkisini olumsuz yönde etkileyen ve eşler arası çatışmalara yol açan iletişim mesajlarını tanımak ve bu mesajların eşler ve evlilik ilişkisi üzerindeki etkilerini incelemek gerekmektedir. İletişim, duygu, düşünce ve değerlerin paylaşımıdır. İletişim becerileri ... »»»
Son zamanlarda çok sık duymaya ya da dergi sayfalarında okumaya başladık; “ İyi düşün iyi olsun”, “Siz ne isterseniz hayat size onu sunar, çekim yasası her zaman işler” vb. Bir kitapçıya girdiğimizde de raflarda benzer başlıklı kitaplarla karşılaşıyoruz. Birçok kişiye göre tüm bu söylenenler çok da inandırıcı değildir, hayat zordur, düşünerek olmuyordur, akıllarına yatmıyordur, onlara göre mantığı yoktur bu yazılanların, söylenenlerin… Öyle midir gerçekten? Yok mudur mantıklı bir açıklaması? Tam olarak nedir bu pozitif düşünmenin gücü söylemleri? Nasıl bir sistematiği vardır? Nasıl işler ve ne şekilde hayatımızı etkiler? Gün içerisinde aklımızdan binlerce düşünce geçer. Bu düşüncel... »»»
OLUMLU EVLİLİK İLİŞKİLERİ DEPRESYONU ÖNLÜYOR Memnuniyet vermeyen ilişkilerin sonuçları vardır. Evlilik ilişkisinde çiftlerin hoşnutsuzluğunun duygusal ve fiziksel sonuçlarının olması kaçınılmazdır. İlişkinin kalitesi, ilişkinin içindeki kişilerin psikolojik ve duygusal sağlığını etkiler. Kişilerde depresyon, anksiyete, alkol bağımlılığı vb. sonuçlara yol açabilir. Sorunlu ilişkilerde kadınların depresyona girme oranı erkeklere göre hatırı sayılır derecede daha fazladır. Kısacası sorunlu bir ilişkide ilk etkilenen kişi kadındır. Bu memnun etmeyen bir ilişkiden erkeğin etkilenmediği anlamına gelmez. Bu evlilik ilişkisinde kadının erkeğe göre ilişkiye daha çok yatırım yapan kişi olması... »»»
08.12.2011 Klinik Psikolog Tuğçe Peker Darcan Gücümüz Şimdi ve Burdadır... Artık bilimin bile çok da inkar edemediği bir gerçek ile karşı karşıyayız. Fiziksel rahatsızlıkların hemen hepsinin zihinsel ve/ veya psikolojik nedenlere dayandığı ve kalıcı bir iyileşme için bu nedenlerin, yani düşünce kalıplarının değiştirilmesinin şart olduğu ... Yüzlerce fiziksel rahatsızlık olduğu gibi herkesin de kendine göre bununla ilgili bir açıklaması vardır eminim. Fakat ben bugün ani bir sıkıntı ya da stres karşısında çocuk, genç, yaşlı demeden ruhumuzu aynalayan cildimizden bahsedeceğim. Özellikle yüzümüz dünyaya gösterdiğimiz şeyi temsil eder. İçsel yolculuğumuzu tamamlarken cild... »»»
HAYATIMIZIN VE DAVRANIŞLARIMIZIN BELİRLEYİCİSİ TUTUMLAR İnsanlar devamlı olarak çevrelerini algılamakta, karşılaştıkları kişi, olay, fikir, ülke, bitki gibi birçok şey hakkında bilgi toplamakta ve topladığı bu bilgilere dayanarak düşünce, inanç ve değerler oluşturmaktadır. Oluşturulan bu düşünce, inanç ve değerlerin etkisinde kalarak insanlar karşılaştığı canlı ve cansız nesnelere karşı farklı davranmaktadır. İlk karşılaşılan durumlardan farklı olarak davranış söz konusu olduğu zaman ise tutum oluşmuş demektir. Tutumlar, nükleer enerji karşıtlığı, kürtaj karşıtlığı, eşcinsel karşıtlığı, alışveriş davranışları gibi hem kamusal hem de bireysel boyutta olabilir. Tutum yaklaşım b... »»»
BENLİK ALGISI Her insan ilk yaşantı deneyimlerini içinde doğduğu ortamın bir üyesi olarak edinir. Bu ortam genellikle ailedir. Anne-baba ve varsa kardeşler bu ortamda tanışılan ilk insanlardır. İlk öğrenilen birçok kavram o insanlardan öğrenilir. Bu ilk öğrenilenlerden en önemlisi de bireyin kendisi ile ilgili olarak geliştirdiği duyguları ve düşünceleridir. Anne-baba-çocuk arasında yaşamın ilk yıllarında gelişen güvenli bağ, bireyde sağlıklı bir benlik bilincinin ve kendisini önemli, değerli hissetme duygusunun yerleşmesine yol açar. Çocukluğun ilk dönemlerinde yerleşen benlik algısı ergenlikte ve ileriki yaşlarda etkisini gösterir. Benlik algısının olumlu gelişmesi başkalarına zara... »»»
Bizimle Yaşayan Bilişsel Çarpıtmalarımız Bilişler, dış ve iç dünyadan gelen uyaranları algı süreçlerine dönüştüren, bunları belirli bir düzen ve bütünlük içinde işleyen, değerlendiren (bir anlamda onları anlamlandıran), depolayan, yeniden belleğe çağırıp hatırlayan ve yeniden değerlendiren ruhsal süreçlerdir (Güleç C, 1993) . Bilişler fark edilebilmeleri ve birbirine etkimeleri açısından üçlü bir yapı arz ederler. Bu yapının en üstünde “otomatik düşünceler”, otomatik düşüncelerin altında “ara inançlar”, ara inançların altında ise en temelde “temel inançlar/şemalar” yer almaktadır. “Otomatik düşünceler” her hangi bir anda aklımızdan geçen, çok hızlı seyreden,... »»»
Pozitif mi yoksa Gerçekçi Düşünce mi? Pozitif düşün... Hep iyiyi düşün... İyi düşün, iyi olsun... Gerçekten de sadece pozitif düşüncelerle başımıza gelebilecek olayların gidişatını olumlu değiştirebilmek mümkün müdür? Yıllardan bu yana, bir sıkıntı ile karşılaşıldığı zaman alışkanlıkla dile gelen yukarıdakiler gibi bazı cümleler vardır. Durum gerçekten de böyle midir? Her kim olursa olsun, hangi durumda kalırsa kalsın, başına ne gelirse gelsin, sadece pozitif düşünmekle sıkıntılar hallolur mu?, problemler çözülür mü? Son zamanlarda olumlu düşünce kişisel gelişim kitaplarının da artmasıyla insanların pozitif düşüncelerle başına gelen olaylara dair olumlu etkiler ... »»»
Küçük çocukların dizilerde oynaması psikolojilerini olumsuz etkiliyor ve gelişimlerine engel oluyor! Çocukların dizilerde oynatılması bir çocuk istismardır! Çocuk istismarı sadece çocukların cinsel ve fiziksel olarak istismar edilmesi değil, çocukların bir çıkar (reyting, para kazanma, vb.) elde etmek için dizilerde yaşına uygun olmayan rollerde oynatılarak ruh sağlıklarının bozulması da bir çocuk istismarı örneğidir. Çocuklar dizi setlerinde bir yetişkin gibi çalıştırılıyorlar! Birçok dizide çocuklar rolleri bir defalık kısa ve doğal figüran rollerde değil, düzenli çalışmayı gerektiren başroller oynatılıyor. Bu düzenli olarak bir yetişkin gibi çocukların çalıştırılması demektir.... »»»
ÇOCUKLARDAKİ OLUMSUZ DAVRANIŞLARIN NEDENLERİ Çocukların olumsuz davranışlarının nedenleri çocuğun bu davranış sonucunda elde etmek istediği durumsa bağlıdır. Yani olumsuz davranışlar sertgileyen çocuğun ulaşmak istediği bir hedefi/amacı vardır. Bu hedefler dört başlık altında toplanabilir: 1. Dikkat Çekme Mekanizması: Çocuk eğer yetişkinler tarafından ilgi görmüyorsa, dışlanıyorsa, bu çocuk dikkat çekmek için olumsuz davranışlar sergileyecektir. Böylece yetişkinlerin ilgi alanı dışında kalmaktansa cezalandırılmayı, azarlanmayı tercih etmiş olur. Eğer yetişkin çocuğun davranışlarından rahatsız oluyor ve anlık öfke yaşıyorsa çocuk, dikkat çekmeyi hedefl... »»»
MUTLULUĞA DAİR... Kendinizden başlayarak etrafınızdaki insanlara şöyle bir bakın... Hayatın her gün ne kadar hızla ve kesintisiz aktığını, insanların sürekli olarak bir yerlere yetişmek için nasıl da koşturduklarını, adeta hayatla bir yarış içinde olduklarını göreceksiniz. Bu koşuşturma içerisinde neler kazanır bir insan, neler kaybeder? Hırslar, hedefler, arzular, yabancılaşmayı, yalnızlaşmayı, yıpranmayı getirmez mi beraberinde? Peki, her insanın amacı mutlu olmak değil midir özünde? Hepimiz mutlu olmak için çabalamaz mıyız? Öyleyse tüm çabamızın, uğraşımızın bizi daha mutlu etmesini beklerken daha da mı uzak düşüyoruz bizi mutlu eden her şeyden? Nelerin bizi mutlu ettiğini biliyor mu... »»»
Düşüncelerimizin ve duygularımızın yaşamımızdaki büyük yerini hiçbir an azımsayamayız; öyle ki, düşünce ve duygularıyla şekillenir bir insan, ve onlara göre hareket eder sonunda. Bazı düşünce biçimlerimiz depresyon riskini artırmaktadır. Bunlara olumsuz otomatik düşünceler deriz. Özellikle depresyonda bu düşünce tarzı oldukça yoğundur. Sadece depresyonda değil, kaygı bozukluklarında da yoğun bir biçimde görülür. Bununla birlikte günlük yaşantımızda hepimizde görülebilmektedir. Ancak bazı kişiler olumsuz düşünce ve duygularla daha iyi başa çıkabilirken, bazıları için ise durum bunun tam tersidir. Kendini sürekli suçlama, hiçbir şeyin yolunda gitmeyeceğine inanma, yapılan her işte mükemmel olm... »»»
Evlenme Kararı Almadan Önce Karşınızdaki Kişiyi Daha İyi Tanımak İçin Yapılması Gerekenler Evlenme kararı almadan önce karşınızdaki kişiyi daha iyi tanımak gerçekten çok zor bir iştir. Çünkü insanları tüm yönleri ile tanıyabilmemizin önünde bazı engeller vardır. Bu engellerden bazıları bizimle ilgiliyken bazıları da tanımaya çalıştığımız kişi ile ilgilidir. Kendimizle ilgili engellerin en başında onu istediğimiz şekilde görme eğilimimiz gelir. İçimizde idealize ettiğimiz sevgiliyi bu kişide görme ihtiyacı içinde olduğumuzdan, partnerimize onda olmayan özellikleri yükleyebiliriz. İnsanlar sıcak duygular hissettikleri kişilerdeki kusurları ya da eksiklikleri görmekten kaçarlar. Çünkü ... »»»
Davranış Tanımları Okullarda her zaman çocuklar toplumun normları doğrultusunda davranışlar kazanmaktadırlar. Öğrenme ortamı olan okul ve sınıflarda öğrencilerde toplumun normları doğrultusunda davranış değişikliklerini sağlama, öğretim düzenlemelerine bağlı olduğu kadar bu düzenleme içinde öğrencilerin göstermiş olduğu davranışların sonuçlarına da bağlıdır.  Davranış etiketlerle açıklamaya çalışıldığında açıklanıyormuş gibi gösterilmektedir. Ama davranışlar açıklanmamaktadır. Dolayısıyla davranışların nasıl yönetileceği de belli olmamaktadır. Örneğin: Ayşe neden yerinde duramamaktadır? Ahmet toplamayı öğrenememesi öğrenme güçlülüğündendir. Gibi etiketlerle davranışlar açıklan... »»»
SOLUNUM SİSTEMİ ORGANLARI ve ÖNEMLİ HASTALIKLARI Bilindiği üzere İnsan ( Homo sapiens ) , Omurgalılardan) ( Vertebrata) , Mammalia (Memeliler) sınıfının en üstün yaratığıdır. İnsan da tıpkı diğer memeliler gibi Akciğerleri (Pulmones) aracılığıyla havadaki Oksijeni alarak ihtiyacı olab Oksijeni organ ve dokularına taşıyarak Solunumu (Respiratoria) yı gerçekleştirir. İnsan da , hayatını sürdürebilmesi için ; diğer canlılar gibi havada bulunanan Oksijeni Solunum Sitemi aracılığı ile Akciğerlerine alarak (nefes alma : inspration),kana karışmasını , organ ve dokuların temiz kanla ( oksijence zengin kanla) beslenmesini sağlayarak ve organ ve dokularda bulunan Karbondioksitin de ... »»»
STRES ve PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLAR YAZI DİZİSİ: 2- STRESLE BAŞA ÇIKMA Stres ve psikolojik rahatsızlıklar yazı dizisinin ilk makalesinde, bir durumun bizim için stresli olup olmadığı, o yaşam olayına biçtiğimiz değere bağlı olduğunu, stresin organizmanın biyo-psiko-sosyal yapısı ile içsel ve dışsal çevresi arasındaki karşılıklı ilişkiye bağlı olarak ortaya çıkan, bireyin gelişmesine yardımcı olabildiği gibi, aşırı olduğu durumlarda ise bireyin tüm biyolojik ve psikolojik kaynaklarını tüketebilen bir yaşantı olarak değerlendirilebileceğini yazmıştım. Ayrıca, stres karşısında oluşan bedensel tepkiler ile savaş ya da kaç tepkisinden bahsetmiştim. Bu makale stres ve psikolojik r... »»»
Öğrenme bozukluğu dinleme, konuşma , okuyup yazma, muhakemede bulunma ve matematik işlemleri yapma yeteneklerinin elde edilmesi ve kullanılmasında önemli zorluklarla beliren bir bozukluktur.Okuma becerisinde bozukluğa (doğru okuyamama, yavaş okuma gibi) disleksi adı verilmektedir.Bu duruma ek olarak, konuşmada gecikme, dil becerilerinde sıralamada, sağ-sol ayrımında bozukluk ile birlikte görülebilen bir psikiyatrik sorundur. Çocuklar yaşıtlarına göre bu özellikler açısından daha zayıf kalırlar. Çocuklar kelimeleri ses ya da anlamca benzerleri ile değiştirebilirler. Zeka düzeylerinde sorun olmamakla birlikte, öğrenmek için gerekli olan zihinsel organizasyon bazı açılardan yeterli değildir. Öğ... »»»
İNTİHAR ÖZELLİKLER: · İntihar etmekten bahsederler ve her intihar eden on kişiden sekizi intihardan birkaç ay önce belirgin uyarı ve ipuçları verirler. · Kendilerini dayanılmaz acılar içinde hissederler. · Umutsuzluk ve çaresizlik içindedir ve herhangi bir intihar girişiminde bulunup bulunmama konusunda ikircikli duygular yaşarlar. · Düşünce içerikleri daraldığı için başka hiçbir alternatifi farkedemeyecek kadar dar bir tünel algısı içindedirler. · Bir yandan hiçbir şeyi bilmek, görmek ve düşünmek istemez iken diğer yandan bir çözüm arayışı içindedirler. · Genellikle yüksek standartları olan, mükemmeliyetçi, yanlış yapmaktan korkan, kendini sıkça eleştiren kişilerdir. İnt... »»»
OLUMSUZ AİLE TUTUMLARI Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli yararlı bir yaklaşımdır. Çocuğun anne-babadan aldığı iki şey vardır: Sevgi ve Eğitim. Sevgi; kabullenme, koruma, kollama ve sevecenlik gibi bütün olumlu duyguları içerir. Eğitim ise;öğretilen her şeyi, verilen bilgileri, becerileri, yasakları, kuralları, inançları,değer yargılarını, görgü kurallarını ve insanın sosyalleşmesi için gerekli olan tüm toplumsal değerleri kapsar. Olumsuz aile tutumlarında ailenin verdiği sevgi ya yetersiz veya aşırı, eğitim ise gevşek ya da sıkı olmaktadır. Aşırı sevgi tutumunda, aile çocuğu sevgiye boğucu, onu çok ko... »»»
SINAV KAYGISIYLA BASA ÇIKMA YOLLARI Gerçekte saglikliligin korunmasi ve asama yapilmasi için belirli düzeyde, asiri olmayan, kaygiya ihtiyaç vardir. Kaygi temelde kisiye rahatsizlik veren olayin kendisinden degil olayin kisi için tasidigi anlamdan kaynaklanmaktadir. Bir çok ögrenci sinavlarla birlikte kisiliginin ve varliginin degerlendirildigini düsünür. Kaygi, beyinde ögrenmek için gerekli olan protein zincirlerinin kurulmasini engeller. Daha açik bir ifadeyle kaygi zihinsel faaliyeti açan en önemli faktörlerdendir. Insanin kaygidan kurtulabilmesi için öncelikle vücudunu gevsetmeyi ögrenmesi gerekir. Vücudu gevsetmenin üç yolu vardir. A) Dogru nefes alma B) Fizik egzersizi... »»»
► Olumsuz Duygular Birer Sinyaldir Uzm.Psk.Emine ÖZDEMİR
► Ceza mı Yoksa Disiplin mi? Psk.Dnş.Gülşah ALCAN ÇAPRAZ
► Depresyon ve Baş Etme Psk.Ayşegül KUŞKU
► Nasıl Düşünürsen, Öyle Hissedersin…. Uzm.Psk.Mehmet Enver BAYATLI
► Depresyon ve Bilişsel Tedavisi Uzm.Psk.Alpaslan KESKİN
► Yapma! Diyorum, Yapıyor Uzm.Psk.Dnş.İsa Özgür ÖZER
► Üzüntü Alışkanlığı Psk.Mehmet ARAS
► Çağın Hastalığı: Depresyon Uzm.Psk.Handan ERDOĞAN
► Çocuklarda Davranış Değiştirme Uzm.Psk.Elif TERZİKÖY
► Mutlu ve Sevgi Dolu Olmanın Üç Sırrı Psk.Dnş.Mehmet POLATOĞLU
► Çocuk Programları ve Reklamlar Psk.Serap DUYGULU
► Hamilelikte Olumsuz Durumlar Psk.Serap DUYGULU
► Sosyal Fobi ' Yi Anlamak! Psk.Ümit KARABULUT
► Yüzleşme Zamanı Psk.Serap DUYGULU
► Olumsuz Duyguların Kontrolü Uzm.Psk.Hasan ARSLAN
► 5 Adımda Bilinçaltı Temizlik Psk.Mehmet BAŞKAK
► Olumsuz Otomatik Düşüncelerimiz Uzm.Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL
► Olumlu ve Olumsuz Yönlerimiz Psk.Işınsu GÜNDÜZ
► Bilinçdışı ve İyileşme Psk.Dnş.Kemal TUNCER
► Olumsuz Beden Algısı ve Etkileri Psk.Işınsu GÜNDÜZ
► Olumsuz Duygular Gücümüzü Tüketiyor Uzm.Psk.Dnş.Sibel DEMİR SARIOĞLU
► Kendinize Karşı Olumlu Olma Dr.Sevilay ZORLU, Psikiyatrist
► Olumlu Davranış Geliştirme Psk.Dnş.Leyla DURSUN
► İnanç Gelişimi Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ
► Depresyon Psk.Aykut ÖZTÜRK
► Çocuğun Televizyon ve Bilgisayar ile İlişkisi Psk.Azade ALTINTAŞ DURMUŞ
► Sınav Kaygısını Nasıl Yenebilirim Uzm.Psk.Dnş.Sehir HİLOOĞLU
► Işık Göründü… Psk.Dnş.Metin KILIÇ
► Çocuklarda Olumluya Odaklanmak Psk.Bilge AYGÜN
► Olumlu Düşünmek Psk.Dnş.Metin KILIÇ
► İnsan Davranışının Nedenleri Psk.Dnş.İrem İNANOĞLU TUNAR
► Depresyon ve Başa Çıkma Yolları Uzm.Psk.Hemra MAMİYEV
► İnsan Neden Bunalır? Dr.Psk.Deniz ÇINARBAŞ
► Hangi Mesleği Seçmeliyim? Uzm.Psk.Halil ŞENELMİŞ
► Şimdiki Aklım Olsaydı Psk.Serap DUYGULU
► Rahim Ağzında Yara (Servikal Erozyon) Dr.Kutlugül YÜKSEL, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Mutluluk Nerededir? Psk.Serap DUYGULU
► Olumsuz Otomatik Düşünceler Uzm.Psk.Nilüfer ŞİŞMAN
► Stres ve Tedavisi Psk.Burçak DEMİRKAN
► Evrenin Hediyesi : Hayat! Psk.Serap DUYGULU
► Olumlu Düşünme Teknikleri Psk.Ceren AKBOYAR
► Olumlu Benlik Tasarımı Psk.Dnş.Hüseyin ÇETİNKAYA
► Surgical Techniques Lung Transplant And Lung Volume Reduction Yrd.Doç.Dr. Erkan YILDIRIM, Göğüs Cerrahisi Uzmanı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Olum Kavramı ile İlgili Uzmanlar
Vedat AKDEMİR Fotoğraf
Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR
İzmir
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi22 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (22) - Videolar - İletişim Bilgileri
Güldane KAVGACI, İstanbul
Dr.Psk.Sevil YAVUZ, İstanbul
Dr.Mehmet TEKNECİ, İstanbul
Psk.Dnş.Abdullah TOPAL, İçel (Mersin)
Psk.Selen CAN, Ankara
Dr.Sevilay ZORLU, Antalya , Psikiyatrist
Öznur SİMAV, İstanbul
Veli DERİN, İzmir
Gözde ERDOĞAN, İstanbul
Op.Dr.Kutlugül YÜKSEL, Ankara , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Psk.Serap DUYGULU, İstanbul
Op.Dr.Murat ÜSTÜN, İstanbul , Genel Cerrah
Psk.Seda GENÇ, İstanbul
Anıl TÜZÜN, İzmir
Psk.Dnş.Ayla KETRE, İçel (Mersin)
Psk.Aysu AVCI, İstanbul
Psk.Nurhan ÜNDER, İstanbul
Psk.Duygu AK, İstanbul
Psk.İlknur YILMAZ, İstanbul
Yrd.Doç.Op.Dr. Erkan YILDIRIM, İstanbul , Göğüs Cerrahisi Uzmanı
Psk.Sevim TARIMSAL, Tekirdağ
Psk.Sena ŞİRİN, İstanbul
Psk.İrem FIRAT, İstanbul
Psk.Bilge AYGÜN, İstanbul
Psk.Mehmet BAŞKAK, İstanbul
Berk OMAY, İstanbul
Psk.Fiona FARACI, İstanbul
Psk.Dnş.Fatma YÜCEL, Diyarbakır
Psk.Mehmet ARAS, İstanbul
olum KAVRAMI ile ilgili uzman ve kaynak isimleri sistemimiz tarafından üyemiz uzmanların paylaştığı içeriklerin (makale, yazı, video vs.) başlıkları, içlerinde geçen anahtar kelimeler vs. kriterlere göre OTOMATİK olarak derlenmektedir. Sistemin otomatik eşleştirmesi bazı durumlarda hatalı olabileceğinden burada listelenen uzmanların olum KAVRAMI ile ilgili olup olmadıklarının kendileri ile iletişime geçilerek teyid edilmesini rica ederiz.
İlgili Kavramlar
evlilik çatışması, boşanmada çocuk psikolojisi, boşanmanın çocuğa etkileri, elektronik spor, elektronik spor kariyeri, oyun bağımlılığı, elektronik sporcu, e-spor, e-spor kariyeri, competitive gaming, rekabetçi oyun, espor, league of legends, elektronik sporun tarihsel gelişimi, elektronik sporun gelişimi, elektronik spor nedir, daryl koh, danil ıshutin, e-sporun etkileri, e-sporun olumlu etkileri, e-sporun olumsuz etkileri, e-sporda sosyalleşme, aktarım, karşı aktarım, psikolojide aktarım, aktarım nedir, terapide aktarım, olumlu aktarım, olumsuz aktarım, erotik aktarım, erotikleştirilen aktarım, duygular, üzüntü, duygularla baş etme, duyguları yönetmek, olumsuz duyguları yönetmek, duyguların işlevleri, olumsuz duygu, olumsuz duygular, olumsuz duygunun nedenleri, olumsuz duygu nedir, olumsuz duyguların nedenleri, anksiyete, depresyon, olumsuz inançlar, yanlış düşünceler, otomatik düşünceler, kaygıdan kurtulmak, ceza, disiplin, çocuk eğitiminde ceza, çocuklarda ceza kavramı, olumlu davranış kazandırma, depresyon ve baş etme, çiftlerde depresyon, olumsuz yaşam stresörlerii depresyonla baş etme, çocuklarda teknolojik cihazlar, çocuklarda teknolojinin zararları, teknolojik cihazların zararları, tablet zararları, telefon zararları, çocuklarda tablet kullanımı, çocuklarda telefon kullanımı, teknolojinin olumsuz etkileri, ergenlikte depresyon, ergenlikte benlik saygısı, olumlu düşünme, olumlu düşünme ve depresyon, ergenlerde olumlu düşünme, iyimserliktir, pozitif psikoloji, ilkler, ilk okul deneyimi, düşünce, hissetmek, olumlu düşüneler, olumsuz düşünceler, depresyonda bilişsel terapi, depresyonun tedavisi, depresyon tedavisi, depresyonun tanı kriterleri, depresyonda otomatik düşünceler, olumsuz düşünmek, negatif düşünce, depresyonda yalnızlık, depresyonda terapi, tutum, tutumlar, olumlu tutum, olumlu tutumlar, medyada şiddet, şiddet, internet bağımlılığı, medya, ergen sağlığı, medya ve çocuk gelişimi, çocuk gelişimi, internet ve çocuk gelişimi, televizyon ve çocuk gelişimi, ikizler aktarımı, ikizlik aktarımı


20:34
Top