2007'den Bugüne 87,036 Tavsiye, 26,996 Uzman ve 19,257 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Zihinsel Özürlüler ve Cinsel Gelişim
MAKALE #10119 © Yazan Uzm.Psk.Didem Turgut ÇÖNKÜ | Yayın Aralık 2012 | 3,873 Okuyucu
Zihinsel Özürlülerin Özellikleri

Zihinsel özürlüler; gelişim süreci içerisinde genel zihinsel işlevlerde normallere göre önemli derecede gerilik ve uyumsal davranışlarda yetersizlik göstermektedirler. Zihinsel işlevlerin önemli derecede ortalamanın altında olması; onların iletişim, öz bakım, ev hayatı, sosyal beceriler, toplumsal hayata katılım, inisiyatif kullanma, sağlık ve güvenlik, işlevsel akademik beceri, boş zamanı değerlendirme ve iş alanlarının iki ya da daha fazlasında sınırlılık göstermesine neden olmaktadır. (Çağlar&Özsoy,1981)

Zihinsel özürlülerin zeka yetenekleri, takvim yaşlarının altındadır. Zihinsel özürlülerde genellikle dikkat ve bellek sorunları, sosyal yetersizlik, olgunlaşmanın gecikmesi ve gelişim dönemlerinde duraklamalar görülmektedir. (Eripek,2006).

Zihinsel özürlüler, aynı özelliklere sahip bireyler değildir. Kendi içlerinde önemli bireysel farklılıklar gösterirler. Bu farklılık nedeniyle, sınıflandırılmasına ihtiyaç duyulmuştur.Zihinsel özürlüleri normal gelişim gösteren bireylerden ayıran en belirgin özellik öğrenme yeteneklerindeki geriliktir. Zihinsel özürlüler, genellikle konuları algılamada ve akılda tutmada güçlük yaşamaktadırlar.Öğrendikleri bir bilgiyi yaşamlarında karşılaştıkları her duruma aktarmada güçlük çektikleri için özel yardıma ihtiyaç duyarlar. Bir durumdan, diğerine kolayca genelleme yapamazlar. Bu nedenle her konunun ayrı ayrı öğretilmesi gereklidir. Zihinsel özrün derecesi arttıkça, öğrenmede bir başkasının yardımına daha da fazla gereksinim duyulmaktadır.

Dikkat ve ilgi süreleri kısa ve dağınık olduğu için, öğrenmeleri ağır ve uzun sürelidir. Zaman gibi soyut kavramları geç ve güç anlarlar öğrenirler. Genellemede, kazanılan bilgileri aktarmada, yeni durumlara uymada zorluk çekerler. Bu nedenle de, okuldaki normal eğitim programlarından yarar sağlayamazlar. Zihinsel özürlülerde dil ve konuşma özrü bozukluklarına sıklıkla rastlanmaktadır. (Eripek,2006).

Kaslarının gelişiminde belirli derecede gerilik görülmektedir. Büyük ve küçük kaslarını kullanma becerisinde yetersizlikleri, el-göz koordinasyonu sağlamada zorlukları olabilmektedir. (Eripek,2006).

Sosyal olgunluk ve beceride geri oldukları için bu alandaki gelişimin yavaş olduğu görülür. Genelde kendilerinden yaşça küçük olan çocuklarla arkadaşlık etmekten ve onlarla oynamaktan hoşlanırlar. Oyun ve toplum kurallarına uymakta zorlanmaktadırlar. Kuralları zor ve karmaşık olan oyunlara katılmak istemezler. İçinde yaşadıkları toplumun geleneklerine uymakta ve kendi ihtiyaçlarını bağımsız olarak karşılamakta güçlük çekerler. Bazı duygusal sorunlar ve kişilik bozuklukları görülür. Kendilerine güvenleri azdır. Bağımsız davranamazlar. Geç ve güç dostluk kurarlar ve dostluk süreleri kısa olabilir. Sorumluluk almaktan kaçınırlar. Birilerine bağımlı olmayı tercih ederler. Genelde kendilerinden yaşça küçük olan çocuklarla arkadaşlık etmekten ve onlarla oynamaktan hoşlanırlar. Oyun ve toplum kurallarına uymakta zorlanabilirler . Kuralları zor ve karmaşık olan oyunlara katılmak istemezler. Genellikle içinde yaşadıkları toplumun geleneklerine uymakta ve kendi ihtiyaçlarını bağımsız olarak karşılamakta güçlük çekerler. Bazı duygusal sorunlar ve kişilik bozuklukları görülebilir. (Çağlar&Özsoy,1981)
Eş davranış ve düşüncede bulunurlar. Her çocuğun bireysel farklılıkları olduğu gibi, zihinsel özürlü çocukların da bireysel farklılıkları vardır. Zihinsel özürlü birey doğum yaşının değil, zeka yaşının ihtiyaçlarını yaşar. Temel düşünce sistemini bu çerçevede olgunlaştırır. Ancak, en temel ihtiyaçlar onun için de her zaman vazgeçilmezdir. Toplum içinde, katılımcı bir birey olarak yaşamlarını sürdürmek için özel bakıma ve desteğe gereksinim duyarlar. (Eripek,2006).

Zihinsel özürlüler, de, normal gelişim gösteren çocukların geçtiği gelişim süreçlerinden aynı sırayla geçerler. Örneğin tüm çocuklar önce oturur, sonra emekler, daha sonra yürürler. Zihinsel özürlülerin ise bu süreçlerden geçiş hızları, yaşıtlarına göre daha yavaştır. Bu nedenle yaşıtlarının yaptığı her şeyi yapamayabilirler. Ancak, zeka yaşı kendileri ile aynı olanlarla gelişimsel olarak benzer özellikler gösterirler. Anne- baba normal bireylerin gelişim dönemlerini ve özelliklerini bilirlerse; zihinsel özürlü çocuğunun gelişim düzeyini belirleyebilir. (Çağlar&Özsoy,1981)

Zihinsel özürlüler, her gelişim dönemine ait başarılması gereken gelişim görevlerini ya yerine getiremezler ya da geç getirirler. Anne babalar normal gelişim dönemlerini ve özelliklerini bilirlerse; zihinsel özürlülerin gelişim düzeyini belirleyebilirler.

1.4.3. Zeka Düzeyine Göre Yapılan Sınıflama

Bu sınıflamada, zihinsel özürlüler zeka bölümlerine göre dört grupta ele alınmaktadır. (Eripek,2005).
Hafif Derecede Zihinsel Özürlüler (Zeka Bölümü 75-55 ya da 70-50)
Orta Derecede Zihinsel Özürlüler (Zeka Bölümü 55-40 ya da 50-35)
Ağır Derecede Zihinsel Özürlüler (Zeka Bölümü 40-25 ya da 35-25)
Çok Ağır Derecede Zihinsel Özürlüler ( Zeka Bölümü 25-5 ya da 25-0)

1.4.4. Eğitsel Sınıflama

Bu sınıflamada, zihinsel özürlüler zeka bölümleri dikkate alınarak genellikle üç grupta ele alınmaktadır.

Eğitilebilir Zihinsel Özürlüler : Zeka bölümü, çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 45 ile 75 arasında olup temel okuma, yazma, ve sayma becerilerini öğrenebilecek olan zihinsel özürlüleri kapsamaktadır. Bu çocukların dikkat süreleri sınırlı, motor gelişimleri normal gelişim gösteren yaşıtlarına yakındır. Sözel yönlendirmeleri anlarlar ve sosyal uyumda fazla güçlük yaşamazlar. (Eripek,2006).

Öğretilebilir Zihinsel Özürlüler : Zeka bölümü çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 25 ile 45 arasında olup temel okuma, yazma, ve sayma becerilerini öğrenmede sorun yaşayan zihinsel özürlüleri kapsamaktadır. Özel eğitime ve rehabilitasyona ihtiyaçları vardır. Eğer eğitim alırlarsa, günlük yaşam aktivitelerini, öz bakım becerilerini ve sosyal davranışları öğrenebilirler. Motor gelişimlerinde gerilikler görülebilir. (Eripek,2006).

Ağır ve Çok Ağır Zihinsel Özürlüler (Klinik Bakıma Muhtaç) (Zeka Bölümü 25-5) : Zeka bölümü çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 0 ile 25 arasında olup sosyal yaşama kesinlikle uyum sağlayamayan, başkalarına tamamen bağımlı olan ve sürekli bakıma muhtaç zihinsel özürlüleri kapsamaktadır (Eripek,2006).

Zihinsel Özürlüler ve Cinsel Gelişim


Çocuğun cinsel gelişimi ve eğitimi konusu, özellikle ülkemizde yeterince ele alınmamış ve aydınlığa kavuşmamış bir konudur. Bu konuya günümüze değin adeta tabu gözüyle bakılmış ve gerek eğitimciler, gerekse anne ve babalar, çocuklarına nasıl bir yaklaşım içinde olacaklarını bilememişlerdir. (Türkiye Özürlüler Araştırması,2002)


Erişkin cinselliği hakkında pek çok temelin çocuklukta atıldığını biliyoruz. Dişi ve erkek cinsel kimliğimiz, cinsel yönelimlerimiz, cinsiyetimize güvenmemiz, cinsel korkularımız-saplantılarımız çocukluktan itibaren oluşur. Son derece önemli olan bu konuda ana-baba ya da eğitimci tarafından yapılabilecek bir hatanın gelecekte bazı duygusal yara ve davranış bozukluklarına yol açacağı gerçeği akıldan çıkarılmamalıdır.(Seyyar,2004)
Genelde insanlar kimliklerinin önemli bir bölümünü oluşturan cinsellik konusunda bilgi vermekten, bilgi almaktan kaçınmakta ve ifade etmekte zorlanmaktadırlar. Oysa bireylerin cinsel bilgilere de ihtiyaçları vardır. İlk cinsel ilgiler, sadece cinsel içerikli değil tüm çevreyi kapsayan geniş bir merakın bir kısmıdır. Çocuğun cinsel konulardaki merakı dünyayı tanıma ihtiyacından doğmaktadır. Bu merak duygusu, çocuğun diğer merakları gibi yerinde ve sağlıklı olarak değerlendirilmelidir.Çocuklara cinsellikle ilgili bilgiler verilmediğinde gerçekleri kendileri bulmaya çalışırlar. Bu durumda, anne babanın istemediği kişilerden bilgi edinebilirler. Gözetleme, takip etme gibi yollara başvurabilirler. Yaşıtlarından bilgi alabilirler veya kendi başlarına denemeler yapabilirler. Tüm bu durumlarda yanlış sonuçlara bilgilere ulaşma olasılıkları çok yüksektir. Bu da, ileride geliştirecekleri cinsel davranışlarda çekingenlik, suçluluk, korku, utanç, kızgınlık ve tutukluğa yol açabilmektedir.

Genellikle toplumdan soyutlanan, sosyal ortamların dışında kalan ve yaşamları birine bağımlı olan zihinsel özürlü bireylerin, cinsel bilgi ve deneyimlerini diğer bireyler gibi aileleri, yaşıtları ve okulun yardımı ile paylaşma ve sosyalleşme içinde bilgilerini geliştirme şansları bulunmamaktadır. Bu nedenle, zihinsel gelişim düzeyine uygun olarak verilen cinsel bilgilere daha çok ihtiyaçları gereksinimleri vardır.(T.C. Başbakanlık Araştırma Kurumu,1995)

Anne-baba, zihinsel özürlü olsun olmasın tüm çocukları için en uygun danışma kaynağıdır. Her çocuğun kendi cinselliğiyle ilgili bir takım soruları ve sorunları olacaktır. Değişik kaynaklardan çelişkili değişik çeşitli mesajların verildiği bu konuda, en doğru bilgilendirmenin öncelikle aileler tarafından yapılması gerekmektedir. (Türkiye Özürlüler Araştırması,2002)

Aileleri zorlayan durumlardan biri de büyüyen ve gelişen çocuğunun kendi cinselliğiyle ilgili merakları ya da yaşadığı sıkıntılardır. Cinsellikle ilgili sorular karşısında kimi zaman hazırlıksız yakalanan aileler; kaygıya kapılabilir, neyi, nereye kadar ve nasıl aktarabileceğini şaşırabilirler. Ancak, hazırlıklı olmak, çocuk ve aile açısından zor olan bu dönemin daha rahat atlatılmasına yardımcı olacaktır (Eyre&Eyre,1999).
Büyüme ve gelişme genellikle bir bütün olarak değerlendirilse de, aslında organ sistemlerinin bu süreçteki ritim ve işlevleri değişkendir. Pek çok kişi, cinsel gelişimin sadece cinsel organların gelişimi ve üreme yeteneğinin kazanılması anlamına geldiğini düşünmektedir. Bu nedenle de, cinsel gelişimin ergenlik çağında başladığına ve yetişkinlikten yaşlılığa geçişle birlikte, yani üreme yeteneğinin yitirilmesiyle sona erdiğine inanmaktadır. Ancak, daha ilk oluşum anında biyolojik cinsiyetimizin belirlenmesiyle başlayan bu süreç yaşamımızın sonuna kadar devam etmektedir (Eyre&Eyre,1999).

Didem Turgut Çönkü

Uzm.Psikolog&Aile Danışmanı
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Zihinsel Özürlüler ve Cinsel Gelişim" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Didem Turgut ÇÖNKÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Didem Turgut ÇÖNKÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Didem Turgut ÇÖNKÜ'nün Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,257 uzman makalesi arasında 'Zihinsel Özürlüler ve Cinsel Gelişim' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Boşanma ve Çocuklar Mart 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:15
Top