2007'den Bugüne 87,625 Tavsiye, 27,127 Uzman ve 19,373 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Cinsel Kimlik Nedir ve Nasıl Şekillenir
MAKALE #10532 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Mart 2013 | 4,679 Okuyucu
CİNSEL KİMLİK NEDİR VE NASIL ŞEKİLLENİR

Biyolojik Cinsiyet; Bir insanın erkek ya da dişi olmasıdır. Doğduğumuz andaki ilk belirlenen biyolojik cinsiyetimizdir. Cinsel Kimlik; Bireyin kendi bedenini ve benliğini belli bir eşeylik içinde algılayışı, kabullenişi, duygu ve davranışlarında buna uygun biçimde yönelişidir. Erkeğin kendini erkek olarak algılaması, kabullenmesi, güdü, duygu ve davranışlarında dişiye doğru yönelişi, normal denebilecek bir cinsel benlik duygusunun kişiye yerleşmiş olduğunu ve erkek cinsel kimliğinin varlığını gösterir. Cinsel kimlik, bir kişinin kendini erkeklik ya da dişilikle özdeşleştirmesidir. Money ve çalışma arkadaşlarına göre cinsel kimlik, özellikle kendinin farkında olma ve davranışlarda betimlenecek şekilde az veya çok kişiliğin erkek veya kadın olarak algılanması, özdeşleşmesi ve süreklilik göstermesidir. Cinsel Rol; Kişinin kendine veya diğer kişilere erkek veya dişi olduğunu belirtmek için söylediği veya yaptığı her şeydir. Bu “her şey” kavramı cinsel uyarılma ve yanıtını da içerir, ancak sadece bununla sınırlı değildir. Cinsel kimlik, cinsel rolün kişinin özünde vurgulanması ve cinsel rol de cinsel kimliğin toplumsal vurgulanmasıdır. Aslında %100 erkek veya %100 kadın bulunmamaktadır. Ancak bir kadındaki erkekliğin veya bir erkekteki kadınlığın yüzdesi çok düşük olduğunda o kişi erkek veya kadın olarak kabul edilmektedir. Cinsel kimlik ve toplum tarafından biçilmiş olan cinsel rol arasında bir uyuşmazlık olduğunda, kişi bu rolü benimseyemediğinde ortaya farklılıklar çıkmaya başlamaktadır. Bu farklılıklar toplum tarafından ne kadar çok dışlanır ve anlaşılmaya çalışılmazsa o kadar çok kişinin kendi içinde ve toplumda çatışmalar yaşanmaktadır.

Cinsel Kimliğin Gelişimi: Her kültürel yapı içinde, cinsiyete göre bir rol algısı vardır. Ancak bu konuda bütün kültürlerde, genel olarak erkek çocukların atak zorluklara karşı direnen, korkusuz ve kararlı bir kişilik yapısına sahip olması beklenir. Öte yandan kızların daha edilgen, barışçı ve uysal olmaları istenir. Cinsiyete bağlı rol algısına ilişkin örneklere roman, hikaye vb. yazın ürünlerinin yanı sıra televizyon, sinema vb. kitle iletişim araçlarında da sıkça rastlanmaktadır. Burada ortak tema, erkeklerin daha cesur ve kahraman, kızların ise, çoğunlukla erkekler tarafından korunma gereksinimi içinde bulunan bireyler olarak yansıtılmasıdır. Ancak özellikle geleneksel kültürlerin, cinsiyete bağlı rol algısını yansıtan bu katı kategorik bakış açısının günümüzde bir ölçüde esnediği gözlenmektedir. Örneğin günümüzde kadının sosyal yaşamda giderek daha çok yer alması, bu konuda önemli bir düşünsel dönüşümün yaşanmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda bir çok mesleğin, hobilerin ve davranışların her iki cinsiyete de ait olabileceği görüşü giderek güçlenmektedir. Esasen cinsiyete bağlı rol öğrenme, bu konuda anne- babanın sahip olduğu tutumun, sosyal etkileşim yoluyla çocuğa aktarılması şeklinde gerçekleşmektedir. Anne babanın çocuğa oyuncak seçerken cinsiyete göre farklı tercihlerde bulunmasından, belli oyunların sadece kızlara ve erkeklere özgü sayılmasına dek, birçok tutumu, çocuğun cinsel kimlik gelişimini etkiler. Genel olarak çocukların üç yaşından itibaren, cinsel kimliklerine uygun davranışlar gösterdikleri kabul edilmektedir. Üç yaş dolaylarındaki çocuklardan başlayarak, oyunlarda roller, cinsiyete göre dağıtılır. Bu oyunlarda erkekler daha çok baba, asker, savaşçı gibi rolleri benimserken, kızlar anne olmaya eğilimlidirler. Farklı kültürler üzerinde yapılan araştırmalar, anne babaların genellikle erkek çocukların “büyük”, “güçlü”, “uyanık”, “akıllı”, “cesur” kızların ise “duygusal”, “güvenilir”, “yumuşak”, “sevecen”, “küçük” gibi sıfatlarla tanımlandığını göstermektedir. Ayrıca çoğunlukla anne-babalar erkek çocuktan başarı, rekabet gücü ve bağımsız hareket etme yetisi, kızlardan ise evcimen ve duygusal davranışlar beklemektedir. Bu konuda çocuklar üzerinde yapılan araştırma sonuçları ise, aşağıdaki gibi özetlenebilir. Her iki cinsiyete ait çocuklarca, kızlara uygun davranışlar şöyle sıralanmıştır; Oyuncak bebeklerle oynarlar, Çok konuşurlar, Çok ağlarlar, Asla başkalarına vurmazlar,Annelerine yardım etmeyi severler, Sık sık “yardıma ihtiyacım var” derler, Büyüyünce hemşire, öğretmen olmak isterler.Her iki cinsiyete ait çocuklarca erkeklere uygun davranışlar şöyle sıralanmıştır; Oyuncak arabalar ve silahlarla oynarlar, Sinirlenince “seni dövebilirim” derler, Büyüyünce patron, asker veya polis olmak isterler, Babaya yardım etmeyi severler, Yüksek sesle konuşur ve gürültü yaparlar, İnşa etmeyi ve yıkmayı severler. Cinsel kimlik aynı zamanda biyolojik olgunlaşma ve psikososyal gelişim düzeylerine göre aşamalı bir biçimde oluşmaktadır. Bu süreçte bireyler kendilerine örnek oluşturacak model arayışı içindedirler. Buna göre çocuklar ve gençler, cinsiyete özgü karakteristik rolleri uygun biçimde yansıtan bireylerle özdeşleşme gereksinimi duymaktadırlar. Çocukların bu amaçla yararlanacakları ilk cinsel kimlik modelleri anne babalarıdır. Bu bağlamda çocukların cinsiyetlerine uygun roller edinmesinde ailedeki ilişki yapısına karakterize eden iş bölümü önemli bir referans kaynağıdır. Okul döneminde ise öğretmenler, akranlar ve yakın çevrede yer alan yetişkinler ile kurulan sosyal ilişkiler, cinsel kimliğin gelişiminde önem kazanır. Bununla birlikte hangi cinsiyet modeli ile özdeşim kurulacağı, daha çok aile ve akran grupları gibi yakın sosyal çevre özelliklerine bağlıdır. Bireyin sağlıklı bir cinsel kimlik geliştirmesi için, cinsiyetinin doğası ve özellikleri ile barışık olması gerekir. Dolayısıyla anne baba ve öğretmenler, çocuğu cinsel gelişim konusunda bilgilendirmelidir. Cinsiyetine ilişkin, fiziksel ve psikolojik gelişim evreler hakkında bilgilendirilen bireylerin, cinsel kimlik geliştirmede daha başarılı olacakları açıktır. Buna göre gençlerin, karşıt cinsle uygar, ölçülü toplumsal ilişkiler içinde olmaları doğal ve insani bir durum olarak değerlendirilmelidir.

Cinsel Kimliğin Belirleyicileri; İnsanoğlunun cinsel benlik duygusunun ve cinsel kimliğin gelişimi cinsiyet hormonlarının etkinliğine bağlıdır. Doğal gelişimde eşeylik kromozomlarının doğum öncesinde ve doğum sonrasında uygun cinsiyet hormonlarının yeri büyüktür. Erkeğin ve kızın birincil ve ikincil cinsiyet hormonlarının organlarının oluşması ve gelişmesi için cinsiyet hormonlarının uygun zamanda ve nicelikte etkinlik göstermeleri gerekir. Yetişkin insanın cinsel davranışı cinsiyet hormonlarının niceliğinden fazla etkilenmez. Örneğin erkekte cinsel güçsüzlük, kadında cinsel soğukluk, eşcinsellik, karşıt cinsellik (transseksüalizm) gibi durumları hormonlarla düzeltmek olanağı yoktur. Cinsel davranışın uyumlu yada uyumsuz oluşu yetişkin kişide hormonlara bağlanamaz. Çekirdek cinsel kimlik çocukluğun ilk bir buçuk, iki yılında genel olarak cinsel kimlik duygusu ilk dört yılında yerleşmektedir. Bu yaştan sonra cinsel kimlikte değişme çok güç, belki de olanaksızdır. Cinsel kimliğin gelişmesinde yaşamın ilk yıllarındaki deneyimlerin etkisi büyüktür. Çocukluk çağındaki öğrenmeler, ilk ilişkiler ve özdeşimler cinsel kimliğin gelişmesini etkiler, ona biçim verir. Örneğin, erkek çocuk kız gibi yetiştirilebilir, kız çocuk erkekleri ve erkeksi davranışları benimseyebilir, erkekle özdeşim yaparak tüm benliği ile erkek gibi gelişebilir. Bireyin ilk sevgi nesnesi annesidir. Cinsel yada cinsel olmayan ilk olumlu, doyurucu ilişkiler anne ve daha sonra baba ve kardeşle olan ilişkilerdir. Bu ilişkilerde sürekli ağır bozukluklar yoksa yetişen çocuğun ilerde olumlu sevgi ilişkileri kurma olasılığı yüksektir. Uygun özdeşim örneklerinin bulunuşu ya da bulunmayışı, cinsel kimliğin gelişmesinde en önemli etkenlerden biridir. Erkek çocuğun baba yada baba yerinde olan bir erkek, kız çocuğun anne yada anne yerine geçen bir kadın ile özdeşim yapma olanağı bulunması, erkek çocuğun babayı, kız çocuğun anneyi benimsemesi, onun özelliklerini benliğe sindirmesi sağlıklı cinsel kimlik gelişimi için zorunludur. Aile içinde ve toplumda cinsel konulara karşı aşırı katı tutumlar cinsel kimlik gelişimini etkileyebilir. İleri derecede suçlamalar, ağır günah duygusu, suçüstü yakalanma endişeleri, anne-babanın çocuğun gelişmekte olan cinsel organlarına fazla dikkat etmeleri, aşırı denetleme, ergenlik öncesi ve sonrası çağda bir miktar gizliliğin tanınmaması, yanlış bilgi vermeler, örneğin mastürbasyon (özdoyurum) ile akıl hastalığı, cinsel güçsüzlük olabilir korkusunun aşılanması, çocuğu çapkınlığa itici, kışkırtıcı tutumlar, cinsel korkular ve çekingenliklerle yüklü bir cinsel kimlik gelişimine yol açabilir.

Cinsel Gelişim Ve Uyum: Cinsel Gelişim; Gelişim Kuramı-Psikoseksüel Gelişim Dönemleri: Psikoseksüel gelişim kuramı Freud tarafından 1915 yılında geliştirilmiştir. Freud, çocuk cinselliğinin ilk belirtilerinin, beslenme yada idrar kesesi ve barsak denetiminin kazanılması gibi aslında cinsel nitelikli olmayan bedensel işlevlerden kaynaklandığı görüşünü ortaya koymuştur. Bu görüşe göre, çocukta psikolojik ve cinsel gelişim her biri bir önceki dönemin üzerine kurulan ve önceki dönemlerde kazanılan davranışları da özümleyen beş dönemde tamamlanır. Freud’a göre birey dinamik olarak birbiriyle ilişkili olan gelişimin önceden belirlenmiş dönemleri içinden sırayla geçer. Bu süreç içinde seksüel içgüdüler değişime uğrar ve psişik enerji bedenin erogeneus alanında yoğunlaşır ( oral, anal ve genital) yani, doğuştan varolan genel içgüdüler gelişmeyle ayrışır. İçgüdülerin yaşamın ilk beş, altı yılına kadar gelişmesi söz konusu olduğundan psikanalitik görüş kişiliğin temelini çocuklukta yani üretken olmadan önceki çağda yattığını savunur. Çocuk dünyaya geldiği anda libidonun gücüyle davranışta bulunmaya başlar. Tüm bedeni libidoya uyum sağlayabilecek niteliktedir. Bu ilkel doyum, bir çok dönem geçirerek toplumsal bir nitelik kazanır .Libidonun gelişme dönemlerine “Psikoseksüel gelişme” denir. Her dönem bir öncekinden etkilenir ve bir sonraki dönemi etkiler. Freud gelişimin ilk beş yılını pregenital olarak adlandırmıştır. Temel kişiliğin yaşamın ilk beş yılı sonunda şekillendiğini ve gelişimin bu temel yapıya inşa edildiğini söylemiştir. Bu görüşe göre; çocukta psikolojik ve cinsel gelişim, her biri bir önceki dönemin üzerine kurulan ve önceki dönemlerde kazanılan davranışları da özümleyen beş dönemde tamamlanır (Oral Dönem,Anal Dönem,Fallik Dönem,Latent(Gizil) Dönem, Genital Dönem).Cinsel Uyum; Cinsel uyum yalnızca cinsel organların boşalma ve doyumunu sağlayan genital birleşme demek değildir. Aslında cinsel uyum genel uyumun bir parçasıdır ve birçok karmaşık ruhsal olayları içerir. Sevme, sevilme, bağlılık, dokunma, okşanma, konuşma, söyleşi, özleme vb. gibi birçok duygu ve gereksinimler cinsel uyumun içinde yer alır. Cinsel uyum yalnızca cinsel organların boşalma ve doyumunu sağlayan genital birleşme demek değildir. Aslında cinsel uyum genel uyumun bir parçasıdır ve bir çok karmaşık ruhsal olayları içerir. Sevme, sevilme, bağlılık, dokunma, okşanma, konuşma, söyleşi, özleme vb. gibi birçok duygu ve gereksinimler cinsel uyumun içinde yer alır. Yaşamda genellikle önemli üç uyum alanı belirleyebiliriz; İş alanı, Sevme, sevilme, cinsel uyum alanı, Toplumsal alan. Bu üç uyum alanı birbiri ile çok yakından bağlantılıdır. Bir alanda uyumsuzluk ve uyumsuzluk öbürünü etkileyebilir. Cinsel uyumu bozan başlıca etkenler şunlardır; Cinsel kimlik gelişimini bozan, saptıran, kısıtlayan biyo-psikososyal etkenler, Bireyin iş ve toplumsal yaşamını bozan etkenler (İş ve toplumsal yaşamdaki bozukluklar, başarısızlıklar ve uyumsuzluklar insan için en önemli sıkıntı, üzüntü ve mutsuzluk kaynaklarıdır. Sıkıntı, üzüntü, mutsuzluğun olduğu yerde uyumlu ve doyurucu bir cinsel yaşam olmaz.), Bireyin eşinin uygun ve uyumlu olmaması, Sevginin olmaması, Genetik bozukluklar, ruhsal, organik hastalıklar, ilaçlar, toksik etkenler Cinsiyet Farklılıkları Ve Cinsel Yönelim : Cinsiyet Farklılıkları;Heteroseksüeller üzerinde yapılan araştırmalar genç erkek ve kadınların cinsel ilişki konusundaki tutumlarında farklılaştıklarını göstermiştir. Kadınlar cinsel ilişkiyi sevgi ilişkisinin bir parçası olarak görmeye daha eğilimlidirler. Gene, kadınlarla erkekler arasında daha çok cinsek kıskançlık olarak görülebilecek olay- duygusal sadakatsizlik yada cinsel sadakatsizlik tipinin doğası bakımından da farlılık görülmektedir. İster kişilerin kendi anlatımlarıyla ister kalp atış hızı gibi otonom tepkilerle ölçülmüş olsun, kadınlar duygusal sadakatsizliğe (eşlerinin bir başkasıyla romantik bir ilişki kurması) daha güçlü tepki gösterirler. Burada eşin gösterdiği sadakatsizliğin cinsel bir eylemi kapsayıp kapsamaması önemli değildir. Öte yandan erkekler, cinsel sadakatsizliğe daha güçlü tepki gösterirler. Burada da eşin cinsel ilgisinin duygusal bir bağlılık içerip içermediği önem taşımaz. Cinsiyetler arasındaki farklılıklar, tutumların yanı sıra davranışlar içinde geçerlidir. Kadınlar evlilik öncesi cinsel ilişkiye girseler de erkeklerde daha az cinsel eş edinme eğilimindedirler. Erkek ve kadın cinsel davranış örüntüleri arasındaki farklılıklar, cinsel yönelimlerle ilişkili olmaksızın sürer. arttıracak yönde değiştirmek gerekmektedir. Cinsel Yönelim;Bir bireyin cinsel yönelimi, o kişinin karşı cinsten ve/veya aynı cinsten kişilere cinsel olarak bağlanma derecesidir. 1940’larda cinsiyet araştırmalarının öncüsü olan Alfred Kinsey’e göre davranış bilimcilerin çoğu, cinsel yönelimi yalnızca heteroseksüel ilişkilerden homoseksüel ilişkilere kadar değişen bir süreklilik olarak kavramsallaştırdılar. Örneğin, Kinsey’in 7 noktadan oluşan ölçeğinde sadece karşı cinsi çekici bulan ve sadece onlara cinsel davranış gösteren kişiler ölçeğin heteroseksüel ucunda yer alır (kategori 0), sadece aynı cinsten olanları çekici bulan ve sadece onlara cinsel davranış gösteren kişiler ise sürekliliğin homoseksüel ucunda yer alır (kategori 6). 2-4 kategorilerindeki kişiler ise biseksüel olarak tanımlanır. Ne var ki bu şema, durumu aşırı basitleştirmektedir, çünkü cinsel yönelim, erotik cazibe yada cinsel arzu, cinsel davranış, romantik cazibe ve kişinin kendisini heteroseksüel, homoseksüel yada biseksüel bir kişi olarak tanımlamasını kapsayacak şekilde, birbirinden ayrı çeşitli bileşenleri bir araya getirir. Bir kişinin farklı bileşenler için ölçeğin farklı noktalarında olması görülmemiş bir durum değildir. Örneğin, cinsel olarak aynı cinsten olan kişileri cazip bulan pek çok insan herhangi bir eşcinsel davranışa asla girmemiş olabilir. Sık sık eşcinsel ilişki yaşayan pek çok kişi kendisini homoseksüel ya da biseksüel olarak tanımlamaz. Durum çok daha karmaşık olabilir. Öyle ki, kişiler zaman içinde bileşenlerden birine yada birden fazlasına geçiş yapabilirler. ABD’de cinsellik üzerine yakın zamanlarda yapılan bir araştırmada, bir ulusal dağılım örneği içinde yetişkin erkeklerin %10.2’inin, yetişkin kadınların ise %8.6’sının cinsel yönelimlerinin zaman içinde değiştiği saptanmıştır. Cinsel yönelimin belirleyicileri olarak; Çocukluk dönemiyle ilgili bağlantılar, Hormonlar ve Genler sayılabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Cinsel Kimlik Nedir ve Nasıl Şekillenir" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlkten ÇETİN Fotoğraf
Psk.İlkten ÇETİN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi252 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Cinsel Kimlik Bozukluğu Psk.Nihan DİKME
► Cinsel Kimlik Bozukluğu Psk.Nihan DİKME
► Cinsel Kimlik Bozuklukları Psk.Dnş.Çiğdem SESLİ
► Cinsel Kimlik Gelişimi Psk.Füsun BUDAK
► Çocuklarda Cinsel Kimlik Gelişimi ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.İlayda ATICI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,373 uzman makalesi arasında 'Cinsel Kimlik Nedir ve Nasıl Şekillenir' başlığıyla benzeşen toplam 31 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşkın Psikolojisi Aralık 2011
► Kendini Açma Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:05
Top