2007'den Bugüne 87,359 Tavsiye, 27,074 Uzman ve 19,320 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Koku ve Tad Alma
MAKALE #10661 © Yazan Prof.Dr.Selçuk ONART | Yayın Mart 2013 | 3,916 Okuyucu
Koku ve tat alma duyularımız yaşam keyfimize, iştahımıza, sosyal yaşamımıza, önemli katkıları vardır.

Bu duyularımızın yokluğu, önemli patolojilerin belirtisi olabilir. Kayboldukları zaman, yaşam tadını kaybeder, daha az yeriz, daha az sosyal oluruz ve sonuçta kendimizi daha kötü hissederiz. Birçok yaşlı insan bu sorunla karşı karşıyadır. Koku ve tat aynı zamanda bizleri yangın, zehirli gazlar, bozulmuş yemekler gibi tehlikelere karşı uyarırlar. Aşçılar ve itfaiyeciler gibi bazı meslekten olanlar için bu duyuların keskin olması çok önemlidir. Koku duyusunun kaybı sinüs hastalığının, burun pasajında bir kitlenin ya da nadir durumlarda beyin tümörlerinin bir belirtisi olabilir.

Koku ve tat kimyasal duyu alma sistemimize aittir. Koku ve tat almanın karmaşık süreci etrafımızdaki maddelerden salınan moleküllerin burun, ağız ve boğazdaki özel sinirleri uyarmasıyla başlar. Bu hücreler mesajları özgül koku ve tatların tanımlanmış olduğu beyne iletirler. Koku siniri hücreleri, bir gülün güzel kokusu ya da fırındaki ekmeğin kokusu gibi çevremizdeki kokularla uyarılırlar. Bu sinir hücreleri, burundan yukarı çıkan incecik bir yolda bulunurlar ve doğrudan beyinle bağlantılıdırlar. Tat siniri hücreler, tükürükle karışmış yiyecek ve içecekle etkileşirler. Bu sinir hücreleri ağız ve boğazın tat koncalarında kümeleşmişlerdir. Dilde görülebilen küçük yumruların çoğu tat koncaları içerir. Bu yüzey hücreleri tat bilgisini beyine sinir lifleri ile iletirler.

Genel olarak dört temel tat duyusunu algılayabiliriz.I)Tatlı, II) Ekşi, III.) Acı, IV) Tuzlu.
Bu tatların bazı kombinasyonları – yalnız başına dokunuş, sıcaklık, koku ve genel kimyasal duyudan gelen duyu ile – bir tat üretirler. Bu bize fıstık mı? Peynir mi? yediğimizi gösteren tattır. Birçok tat, temel olarak koku duyusu aracılığı ile tanınır. Örneğin çikolata yerken burnunuzu tutarsanız yediğinizin tatlı mı, acı mı, olduğunu ayırabilseniz bile, çikolatanın tadını almakta zorlanacaksınız. Bunun sebebi, çikolatanın tanıdık tadının büyük ölçüde kokuyla algılanmasıdır. Kahvenin iyi bilinen tadı da böyledir. Bu, kendi yaptığı yemeği deneyen bir aşçıbaşı örneğinde olduğu gibi, lezzetli bir tadı bütünüyle almak isteyen birinin, her lokmadan sonra niçin burnundan nefesini dışarı verdiğini açıklamaktadır. Tat ve koku hücreleri sinir sisteminde eskiyince ya da zarar görünce, yenilenen yegane hücrelerdir.

Koku duyusu, 30-60 yaşları arası keskindir. 60 yaşından sonra azalmaya başlar ve yaşlı insanların büyük bir kısmı koku alma yeteneklerini kaybederler. Her yaşta kadınların koku algılaması genel olarak erkeklerden daha iyidir. Bazı insanlar zayıf bir koku ve tat duyusuyla doğarlar.

Üst havayolu infeksiyonları (soğuk algınlıkları, viral enfeksiyonlar) koku ve tat kayıpları için suçlanmıştır.

Kafa yaralanmaları da koku ya da tat problemleri yaratabilir.

Burun bölmesi eğriliği ve burunda yer kaplayan kitleler. Özellikle polip ve benzeri oluşumlarda burun tıkanıklığından dolayı, koku partikülleri, algılandıkları bölgelere ulaşamazlar ayrıca;

Kimyasal maddeler: Böcek ilaçları gibi bazı kimyasal ilaçlar gibi.

Tütün: Kokuları tanıma yeteneğini bozar ve tat duyusunu azaltır. Sigarayı bırakmak koku işlevini arttırır.

Işın tedavisi: Baş ve boyun kanserli radyoterapi almış kişiler, daha sonra koku ve tat alma kaybından şikayet ederler. Bu duyular bazı sinir sistemi hastalıkları sırasında da kaybolabilir.

Gırtlak kanseri nedeni ile ameliyat olanlar (Larenjektomi), genellikle koku ve tat almada güçlükten yakınırlar. Bu olgulara, yeniden burundan nefes alabilmek için özel bir “by-pass” tüpü kullanılabilir. Burundan hava alımının artması koku ve tat duyularının yeniden kazanılmasına yardım eder.

Bazen bir ilaç da, koku ve tat alma bozukluğu sebebi olabilir ve bu ilaç kesilir ya da değiştirilirse koku duyusu düzelebilir. Çoğu vakada, polip gibi burun tıkanıklığı yapan sebepler ortadan kaldırılabilir. Hava akımının sağlanması koku ve tat kaybını düzeltebilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Koku ve Tad Alma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Selçuk ONART'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Selçuk ONART'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Selçuk ONART Fotoğraf
Prof.Dr.Selçuk ONART
Bursa
Doktor "Kulak, Burun, Boğaz - KBB"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi17 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Selçuk ONART'ın Makaleleri
► Koku Alamama Nedenleri ÇOK OKUNUYOR Dr.Cem ALTINDAĞ
► Liposuction (Yağ Alma) Prof.Dr.Aylin BİLGİN KARABULUT
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,320 uzman makalesi arasında 'Koku ve Tad Alma' başlığıyla benzeşen toplam 31 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Buırun Fonksiyonları Mart 2019
► Deri ( Cilt ) Tümörleri Eylül 2013
► Hıçkırık Eylül 2013
► Lenfatik Sistem Eylül 2013
► Denge ve Araç Tutması Eylül 2013
► Otoskleroz Mayıs 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:27
Top