2007'den Bugüne 88,406 Tavsiye, 27,369 Uzman ve 19,484 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Depresyon ve Okula Yansımaları
MAKALE #10725 © Yazan Psk.Begüm AKINCI | Yayın Nisan 2013 | 3,061 Okuyucu
"Küçücük çocukta da depresyon mu olurmuş” demeyin. Depresyon çocukların yaşamında hayati etkilere neden olmaktadır. Bu durum ise; okul ve ev yaşamında kendini açıkça göstermektedir. Çocukta depresyon; düşünce yapısında, duygularda ve en önemlisi davranışlarda ifade bulur. Kararsızlık, ölüm içerikli düşünceler, konsantrasyon güçlükleri ve ayrılık düşünceleri düşünce yapısındaki sıkıntılara birer örnek olarak verilebilir. Duygulara baktığımızda; genellikle değersizlik ve yoğun suçluluk duyguları ile karşılaşılır. Önemli bir diğer duygu ise; çocuğun, daha önce yapılan etkinliklerden artık zevk alamıyor oluşudur. Bu düşünce yapısı ve sonucunda ortaya çıkan duyguların davranışsal yansımaları; tedirginlik, yorgunluk, aşırı halsizlik, uykusuzluk ya da aşırı uyku ve yeme düzeninde değişikliklerle ortaya çıkabilmektedir.

Depresif çocuğun sosyal yaşamına baktığımızda, genellikle göze çarpan ilk şey grup oyunlarına katılmaktan kaçınması ve neredeyse hiç arkadaşının olmayışıdır. Diğer çocukların bu durumu fark edip genellikle alay etmeye başlamalarıyla birlikte ise; çocuk, herkesin kendisini izlediği düşüncesi ve her an alay edilebileceği kaygısıyla sıkıntı çekebilir. Bu tip durumlarda yapılabilecek en önemli şey, çocuğun sosyal beceri kazanımının desteklenmesi ve grupla birlikte hareket edebilmesinin sağlanmasıdır. Depresif durumlarda, çocuğun hayata bakışı umutsuz bir pencereden olacağı için, çocuğun düşünceleri gerçekle örtüşmeyebilir. Çocuk kendini, iyi olduğu konularda bile başarısız algılayıp, suçlu olmadığı bir konuda bile suçlama eğilimi gösterebilir. Fiziksel görünümünden rahatsızlık duyduğu da görülebilir. Bunun dışında; konsantrasyon yeteneklerinde ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Bu sıkıntılar; ödev yapamama, kendi başına karar verememe, sorumluluk alamama, büyüklere yapışma şeklinde ortaya çıkabilir.

Kimi zaman çocuklarda, deprasyonun yanı sıra değişen oranlarda gelişen başka sıkıntılar da bulunabilir. Çocuklarda, depresyonla aynı anda en sık görülen sıkıntı ayrılma endişesidir. Ayrılma endişesi (Ayrılık anksiyetesi) yaşayan çocuk; ebeveyninden ayrılmak istemez, ebeveyninin başına bir şey geleceğine ilişkin düşünceler geliştirebilir ve bu nedenlerle birlikte genellikle okula gitmek istemez. Çocuk ebeveyninde uzakta olduğu durumlarda fiziksel yakınmalar görülebilir, çocuğun rüyaları ayrılık düşüncelerini içeren çatışmalar içerebilir ve genellikle anne-baba olmadan uykuya dalmakta sıkıntılar görülebilir. Bu çocuklarda sıklıkla; baş ağrısı, karın ağrıları ve kusma gibi şikayetler görülebileceği gibi; fobiler; obsesif-kompulsif bozukluk; yaygın endişe bozuklukları ve pek çok davranış bozuklukları da depresyonla birlikte görülebilmektedir. Bu noktada, problem teşhis edilirken çocuk açısından her özelliğin incelenmesinde büyük fayda vardır.

Çocuklar çoğu zaman, depresyon yaşadıklarının farkında bile olmayabilirler. Kıyaslamada yaşayabilecekleri sıkıntıların da etkisiyle, tüm çocukları kendileri gibi zannedebilirler. Bu noktada yetişkinlerin, çocuklarındaki değişikliklere karşı duyarlı olmalarında büyük fayda vardır. Yaşadığı sıkıntılarla nasıl başa çıkabileceğinden bir haber olan depresif çocuğun ruh hali sık sık değişebilmektedir. Oyun etkinliğini sürdürdüğü bir anda, herhangi bir sebeple öfkelenebilir ya da üzülebilir. Çoğu zaman da, neden üzgün olduğu hakkında pek de bir fikri yoktur. Bu nedenlerle yetişkinlerin gözlemleri ve profesyonellerden yardım almak yarar sağlayacaktır. Düzelme yaşanmaya başlandığında; çocuk, kendisini üzen şeylerin artık o kadar da onu üzmediğini ifade edebilir.

Çocukluk depresyonunun tedavisinde; profesyonel yardıma ihtiyaç olduğu gibi, aileye, okuldaki öğretmenlere ve çocuğun bakımından sorumlu olan ebeveynlere önemli görevler düşmektedir. Çocuğun küçük başarılarını bile sözel olarak ödüllendirmek ve ona olayların olumlu taraflarını göstermek son derece faydalı olacaktır. Bu noktada; “Okulda yakın bir arkadaşın var mı?” demek yerine “ Okulda en çok hangi arkadaşınla güzel zaman geçiriyorsun? ya da “Okulun neyini sevmiyorsun” demek yerine “Okul nasıl bir yer olsa daha mutlu olurdun? gibi sorular yöneltilmeye çalışılabilir.

Depresif çocuklar; çaba sarf etmekteki ve konsantre olmaktaki sıkıntıları nedeniyle genellikle okulda birtakım başarısızlıklar yaşarlar. Ancak, çocuğun başarısızlığı “zaten ne yaparsam yapayım başarılı olamayacağım” düşüncesinden, yani “öğrenilmiş çaresizlik”(learned helplessness) kavramından da kaynaklanıyor olabilir. Bu kavram; bireyin yardım alabileceğinin farkında olamamasını ve bir alanda yaşanan problemin diğer pek çok alana genellenmesini içermektedir. Örneğin, sadece fen bilgisi dersinden başarısız olan bir çocuk, “Ben başarısız bir öğrenciyim” şeklinde bir inanç geliştirebilir. Bu noktada, çocuğun ilgi alanlarını doğru tespit etmek, çocuğun bu alanlardaki başarısını desteklemek ve böylece çocuğun okula bağlılığına sağlamak, depresyonun önlenmesinden büyük önem taşımaktadır.

Daha önce belirtildiği gibi, çocuklar çoğu zaman depresyon yaşadıklarının farkında bile olmayabilirler. Bu nedenle zaman zaman onlara duygularını tanımlamakta da yarar vardır. “Bugün biraz mutsuz görünüyorsun” gibi tanımlamalardan faydalanarak çocuğun duygularını sözel olarak ifade etmesi sağlanabilir. Bu da çocuğun kendisine ne olduğu konusunda farkındalık geliştirmesinde yararlı olacaktır. Bunun dışında çocuğa, problemlerini çözebilmesi açısından yöntemler sunmak ve olumlu bir model oluşturmak gerekmektedir. Çocuk en çok model alarak öğrenmekte ve ebeveynlerinden gördüklerini tekrar etmektedir. Bu durumda ebeveynlerin; sıkıntılarını nasıl ve hangi yollardan çözdükleri, stresle nasıl başa çıktıkları, üzüntülü ya da mutlu anlarında düşüncelerini ve hislerini ne şekilde ifade ettikleri de son derece önemlidir. Çocuk, öfkelendiğinde etrafındaki eşyalara zarar veren bir ebeveyn tutumuna maruz kalıp, kendini öfkeli hissettiği zamanlarda aynı tavırla (eşyalara zarar vermek) rahatlama yoluna gidebilir. Tıpkı önceki örnekteki gibi; çocuk, sıkıntılı zamanlarında içe kapanıp duygularını ifade edemeyen ve stresle başa çıkmak konusunda zorluk çeken bir ebeveyn tutumuna maruz kaldığında ise, problemleriyle mücadelede aynı yolu kullanmak eğiliminde olması olasıdır. Bu nedenle çocuğa problemlerini çözebileceği hissini veren, çocuğun destek alabileceği güvenli bir ortam yaratmak son derece önemlidir.

Sonuç olarak, ebeveyn bebeklikten itibaren çocuğun ihtiyaçlarını kavramış ve etkin şekilde karşılamışsa, çocuğa problemlerini çözmek konusunda iyi bir model teşkil edebiliyor ve destek alabileceği güvenli ortamı yaratabiliyorsa; çocuğun duygularını ifade edebilmesi konusunda onu destekliyor ve etkin şekilde dinliyorsa; çocuğun yaş dönemine göre ihtiyacı olan başarılar belirlenip o yönde sorumluluklar verilerek bu ihtiyaç doyurulabiliyorsa; çocuğa kendine güven geliştirebilmesi adına hata yapma şansı verilip, aşırı kontrol ve denetlemeye maruz bırakılmadan elde ettiği başarılar sonucu çocuk gerektiği şekilde ödüllendiriliyorsa; başarısızlıkla karşılaşıldığında yapılan eleştiriler çocuğun benliğine değil de sadece davranış ve çabalarına yönelik yapılıyor ve hata yapılmadan öğrenilemeyeceği bilinci verilerek çocuğa yeniden deneme imkanı veriliyorsa; çocuğa ev içinde eşit haklar tanınıyor ve çocuğun biricikliği kabul görüyorsa; çocuğun okul içi aktivitelere katılım, arkadaşlarıyla ilişkileri içindeki paylaşım çabaları destekleniyorsa ve en önemlisi çocuğa hayattan zevk almak öğretilebiliyorsa, çocuğun olumsuz duygularını kontrol edebilmesi ve karşılaştığı sıkıntıları çabuk atlatması da o derece kolaylaşacaktır.

Uzm. Kl. Psk. Begüm Akıncı
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Depresyon ve Okula Yansımaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Begüm AKINCI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Begüm AKINCI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Begüm AKINCI'nın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,484 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Depresyon ve Okula Yansımaları' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:33
Top