2007'den Bugüne 87,094 Tavsiye, 27,005 Uzman ve 19,261 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Beyin Böyle İşliyor: Bilinçaltı ve Bilinçdışı
MAKALE #11054 © Yazan Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ | Yayın Haziran 2013 | 21,513 Okuyucu
Bilincin bizi koruma taktiklerinden biri de, “Bastırma” denilen savunma mekanizmasıdır. Bilinç, hatırlamak istemediğimiz, hoşlanmadığımız, yüzleşmek istemediğimiz bazı şeyleri bilinçaltına gönderir ve orada kalmaları içinde ciddi bir efor sarf eder. Bastırma savunma mekanizması da diğer savunma mekanizmaları gibi bilinci korumak için, bilinç tarafından, bilinçli bir şekilde, bize haber verilmeden yapılan işlemlerden biridir. Mesela, ölümü bazen hatırlar, çoğunlukla unuturuz.

Eğer kişinin doğuştan getirdiği özü inkar edilir ya da bastırılırsa kişi hastalanır, bazen açık bir şekilde bazen de gizli yollarla yapar bunu. Bu içteki öz, çok narin ve incedir. Bu öz, alışkanlık ve kültürel baskının etkisi altında kalabilir kolayca. İnkar edilse bile, yeraltında var olmaya devam eder, gerçekleşmek için sonsuza kadar baskı yapar. Özümüzden her ayrılış, doğamıza aykırı olarak işlenen her suç, kendini bilinçdışımıza kaydeder ve kendimizi küçük görmemize neden olur.

Bastırma savunma mekanizması, herkes tarafından ara sıra kullanılır, aşırısı çeşitli psikolojik rahatsızlıklarının habercisidir. Kişi eğer isterse, iç görüsü gelişmişse, bilinçaltına bastırma yoluyla ittiklerinin farkına varabilir. Dil sürçmeleri, el sürçmeleri, ayak tökezlemeleri gibi sakar eylemlerin, unutkanlıkların, korkuların ve rüyaların analizi kişiyi bilinçaltı malzemeleriyle yüzleştirebilir. Her yüzleşme kişiye yeni farkındalıklar kazandırarak, kendini tanımasına katkıda bulunur. Böylece kişi, daha özgürleşerek, ruhsal ve zihinsel yönden güçlenmeye başlar.

Ünivesite ikinci sınıftan itibaren Cerrahpaşa ve Çapa Tıp Fakültelerinden alanımızla ilgili dersler almıştık. Bazı psikiyatr hocalarımız, sene başında ilginç konuşmalar yapmıştı. Konuşmaların tam sözlerini anımsamasam da içerik şuydu: Psikoloji Bölümü öğrencilerinin psikiyatri dersleri alması gereksiz, tıp öğrencilerinin bile kavramak da güçlük çektiği dersleri nihayetinde Edebiyat Fakültesinde okuyan öğrencilerin ne yapacağı, psikologların ilaç bile yazamadığı, hatta psikolog diye birilerinin olmasa da olacağı… Kısacası ilk zamanlar bazı hocalarımız tarafından oldukça aşağılanmıştık, hakarete varan sözler işitmiştik. Gelelim asıl meseleye. Benim o zamanlar bir ajandam vardı ve tüm derslere, aynı ajandayla girerdim. Önce dersin adını yazar, altına tarihi düşer ve ders notlarını tutardım. İki vize atlatıp fark etmediğim şeyi, final zamanı fark ettiğimde gerçekten şok olmuştum. O gerçek, bilinçaltımı öyle de güzel göz önüne sermiş ki. Derslerimizden birinin adı “Adli Psikaytri” idi. Ben o dersin adını sene boyunca girdiğim tüm derslerde şu şekilde yazmışım: “Adi Psikiyatri”:)

Bilincimize çıkaramadığımız şey, hayatta karşımıza yazgı olarak çıkar. C.G.Jung

Bu, sadece basit bir yazım hatası değildi. Bir sakar eylem, bir el sürçmesi bilinçaltımı ele vermişti. Basit unutkanlıklar bile, bizi bilinçaltımıza götürür. Yeter ki ona eğilmeyi ve ona kulak vermeyi bilelim. Neden eşinizin doğum gününü unuttunuz ya da evlilik yıl dönümünüzü? Dişçiyle randevunuz geçmiş hay Allah nasıl oldu da unuttunuz? Eğer önemsiz sayılan bu malzemeler üzerinde durmaya başlarsanız, kendiniz hakkında öyle bilgiler edinirsiniz ki, kendi kendinize inanamazsınız.

Bilinçdışı

Son olarak, bilinçdışı dediğimiz alanı tanıyalım. Bilince gelen tüm bilgiler; yani gördüğümüz, duyduğumuz, yaşadığımız her olay, o an hissedilen duyguyla beraber, doğrudan bilinçdışına da aktarılır. En altta kalan bu bölüm, bence beynimizin en en en önemli kısmıdır. Burası karanlık, çocuksu, ilkel, zaman ve mekan tanımayan, sadık bir bölgedir.

Karanlıktır; çünkü biz hatırlamasak da, hayatımız boyunca edindiğimiz tüm bilgileri barındırır. Çocuksudur; çünkü denileni denildiği şekliyle algılar ve neyin iyi olduğunu neyin iyi olmadığını ayırt etmeksizin uygular. İlkeldir; çünkü gelişmemiştir, belki de gelişimi kişinin kendisine bırakmıştır. Zaman tanımaz; çünkü kast edilen zaman net değilse kavrayamaz. Mekan tanımaz; çünkü kast edilen yer net değilse anlayamaz. Sadıktır; çünkü her duyduğunu doğru mu yanlış mı, mantıklı mı mantıksız mı, gerçek mi hayal mi ayırt etmeden, herhangi bir muhakeme işlemine tabi tutmadan uygular.

Her bilginin, düşüncenin, inancın birer tohum olduklarını ve bu tohumların hepsinin bilinçdışı denilen bir bahçeye ekildiğini hayal edersek, bilinçdışını anlamamız kolaylaşacaktır. Şimdi bazı tohumları sevmediğimizi, onları önemsemediğimizi, unuttuğumuzu, büyütmek istemediğimizi; bazılarını ise daha fazla önemsediğimizi düşünelim. Gelişimine önem verdiğimiz tohumlar için neler yapardık? Belki onları daha çok sular, bakımlarının ne zaman yapılacağını sürekli aklımızda tutar, onları sürekli besler ve sonunda büyütürdük. Öyle değil mi?

Bilinçdışı bahçenize ektiğiniz tohumlardan, güzel olanları besleyip büyüttüyseniz gerçekten şahane bir iş yapmışsınız demektir. Zararlı ve olumsuz tohumları fark etmeyerek, onları beslemeyi ihmal etmediyseniz, kendiniz için iyi yapmamış olursunuz. Çünkü beslenen tohumlar; yani tekrarlanan düşünceler bilinçdışı bahçesine kök salar. Bahçeyi zararlı otlardan temizlemek sadece sizin elinizde.

Bilinçdışı, bilincin farkında olduğu şeylerin yanı sıra, farkında olmadıklarını da depolamayı sürdürdüğünden, o bahçede her tür ot, bitki ve ağaca rastlamanız mümkündür. Karanlık olduğundan belki onları göremeyebilirsiniz. Bu, orada olmadıkları anlamına gelmez. Bazen sizi kısıtlayan, size zor anlar yaşatan bir inancınızın (yaşanılan tüm deneyimler sonucu oluşan yerleşik kuvvetli düşünceler), bir düşüncenizin ya da bir tutumunuzun farkına varırsınız. O zaman bilinçdışı bahçeniz, biraz da olsa aydınlanır ve aydınlıkta çalışmak, karanlıkta çalışmaktan daha kolaydır. Bununla beraber, karanlıkta da çalışılabilir. Çünkü gözler bir süre sonra karanlığa uyum sağlamayı ve görmeyi başarabilir. Yetersiz ışıkta çalışmak, sadece daha fazla dikkat ve çaba gerektirir. Bahçenizi yeniden düzenlemek isterseniz, şartlar ne olursa olsun bunu başarabilirsiniz.

Çoğu kişi seçimlerini bilinçli yaptığını, bilinçli yaşadığını ve bilinç tarafından yönlendirildiğini zanneder; aslında bilinçdışıyla yaşadığının ve onun izin verdiği ölçüde davrandığının farkına varamaz. Oysa davranışlarımız tamamen bilinçdışı tarafından yönlendirilir, seçimler onun tarafından yapılır ve bilinç onun tarafından idare edilir.

Elinde çekiç olan, her şeyi çivi olarak görür. Maslow

Özgür irade denilince, sanki bilinç tarafından yönetilen mantıklı bir seçimden bahsedildiği düşünülebilir. Oysa bilinç, mantıkla çalıştığından kısıtlayıcıdır, hayallerden, uçarı düşüncelerden hoşlanmaz. Bilinçdışı ise, sanki kişiye özgür iradesini hatırlatmak istercesine oradadır. Sanki, tüm yapıp ettikleriyle anlatmaya çalıştığı bir şeyler, vermeye çalıştığı mesajlar vardır. O, sorgudan, yargıdan, mantıktan, eleştiriden uzaktır. “Sen neye inanırsan ben varım.” der. “Sen ne istersen, ben senin isteğini gerçekleştirmen için çalışırım.” der. “Sen ne olduğuna inanırsan, o olmana yardım ederim.” der. “Seçimlerinde özgürsün.” der. “Eğer başaracağına inanıyorsan, başarman için elimden gelen desteği veririm.” der. “Eğer başaracağına inancın zayıfsa, desteğim az olur, inancın güçlüyse ben de tüm gücümle destek olurum.” der. “Neye inanırsan osun, kendini fark et, uyan ve her gün kendine yeni donanımlar ekle; ancak sen istersen ben yardıma hazırım, sen istemezsen sana saygı duyarım.” der.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Beyin Böyle İşliyor: Bilinçaltı ve Bilinçdışı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     15 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tuğba DEMİRÖZ Fotoğraf
Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi244 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'ün Yazıları
► Beyin Böyle İşliyor- Bilinç Psk.Tuğba DEMİRÖZ
► Böyle Ruhsal Yardıma Böyle Cinnet Psk.İzzet GÜLLÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,261 uzman makalesi arasında 'Beyin Böyle İşliyor: Bilinçaltı ve Bilinçdışı' başlığıyla benzeşen toplam 52 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Manüplasyon Ocak 2017
► Empati Kasım 2016
◊ Kıyamet Senaryoları Temmuz 2013
◊ Ticari Zeka Haziran 2013
◊ Hey Tuğba Naber? Nisan 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:37
Top