2007'den Bugüne 88,146 Tavsiye, 27,305 Uzman ve 19,452 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Tükenmişlik Sendromu
MAKALE #11154 © Yazan Psk.Yücel SÖZER | Yayın Temmuz 2013 | 4,452 Okuyucu
Son günlerde sıkça karşımıza çıkan bir kavram; “tükenmişlik sendromu”.

Peki nedir tükenmişlik sendromu;

Yaşamında doyumsuzluk yaşayan tükenmiş birey, negatif düşünce ve duygular taşımaya başlıyor.

Olumsuz düşünce ve duygu yaşayan kişilerin bedensel ve ruhsal sağlığı bozulduğu gibi sosyal ilişkileri de sarsılmakta.

Bunun sonucunda da, kronik yorgunluk, çaresizlik, ümitsizlik gibi negatif süreçler yaşanmakta.

Aynı zamanda bu süreçlere olumsuz fizyolojik tepkilerde eşlik etmekte.

Böylelikle tükenmişlik sendromu, yorgunluk, uykusuzluk gibi psikosomatik semptomlara neden olmakta.

Tüm bunlar, iş performansının düşmesi, ikili ve sosyal ilişkilerin bozulması, alkol ve sigara kullanımında artış gibi sorunları karşımıza çıkarmakta.

Mükemmeliyetçi kişiler tükenmişlik sendromuna daha yatkındır diyebiliriz. Her şeyin en iyisini olmasını isterler. Yaptıkları işlere sıfır hata ile yaklaşırlar. Yaşanan en ufak aksilikte büyük sıkıntı duyarlar.

Aynı şekilde sorumluluk duygusu yoğun olan bireylerinde daha sık tükenmişlik yaşadıklarını söyleyebiliriz.

Özellikle özel hayatında ve profesyonel yaşamında hayır diyemeyenlerinde tükenmişlik anlamında ciddi sorunlar yaşadığını gözlemlemekteyiz.

Kendisinden ve çevresindekilerden yüksek beklentisi olan kişilerinde yoğun tükenmişlik yaşadıklarını ifade edebiliriz. Tükenmişliğin nedenleri ile kişilerin beklentileri de birbiriyle ilişkilidir. Gerçek dışı beklentilerin artması kişilerde zorluklar meydana getirmekte. Zorlukların artmasıyla da bireylerin tükenmişlik düzeyleri artmakta.

Yalnızlık da tükenmişlik üzerinde belirleyici olabilmektedir. Yalnız yaşayan, sosyal ve duygusal paylaşımları kısıtlı olan bireylerde de tükenmişlik sendromuna yakalanma olasılığı maalesef daha yüksek oluyor.

Bu sendrom daha çok yoğun çalışma temposu içindekilerin karşılaştığı bir durum gibi görülüyor. Ancak bazı travmalar da bu sendroma yol açabiliyor.

Ani ve beklenmedik bir şekilde gelişen olumsuz olaylar bireylerde travma etkisi göstermekte, üst üste beklenmedik halde ortaya çıkan durumlarda bir süre sonra tükenmişlik sendromu etkileri görülebilmekte. Örneğin üst üste yaşanan ailevi kayıplarda bu belirtilere rastlayabiliriz.

Birbirini tekrarlayan yaşam olayları tükenmişliği tetiklemekte. Yoğun iş temposu ve ağır çalışma koşulları da aynı şekilde tükenmişlik sendromuna kapı aralamakta. Kişi kendisine yeterince vakit ayıramadığında, dinlenebilmek için kendisine zaman bırakmadığında bu sendromun etkilerini görebilmekteyiz.

Kişinin kendi isteği yerine mecburiyet den dolayı yaptığı işlerinde tükenmişliği artırdığını söyleyebiliriz. İsteksiz yapılan meslekler ve mesleki zorunluluklar iş yaşamında kişiyi oldukça olumsuz etkilemekte.

Rekabet ortamında olmak ve rekabet ortamına karşı aşırı hırs sergilemek bir süre sonra kişiyi zorlamaya başlar. Bundan ötürü rekabetin tükenmişlik konusunda olumsuz bir etkisi mutlak surette olacaktır.

Tükenmişlik kavramı ilk olarak 1970’li yıllarda ortaya atılmış ve çoğunluklada iş hayatı ile ilgili kullanılmıştır. İnsanların aşırı çalışmaları sonucunda işlerini gerektiği şekilde yerine getiremedikleri düşünülmektedir.

Bundan dolayı tükenmişlik daha çok profesyonel iş yaşamı için kullanılmaktadır. Oysa tükenmişlik sadece belirli bir işte çalışanların sorunu değildir.

Mesela, ev kadınları bu anlamda ciddi tükenmişlik sendromuna maruz kalabilmekte. Çünkü sürekli olarak birbirini tekrarlayan ev işlerini yapmaktalar. Monoton bir şekilde aynı döngülerin tekrarlanması kişide gerginlik ve yorgunluk meydana getirir.

Tükenmişlik hayatımızda bu denli olabiliyor iken ondan kurtulmamızda çok zor değil;

Öncelikle kendimize bir takım hedefler belirlemeliyiz, ama bu hedefler ulaşılabilir ve kısa vadeli hedefler olmalı.

Kendimize zaman ayırmak en önemli düsturumuz olmalı. Günde en az bir saat, haftada en az bir gün, ayda en az bir hafta sonu, yılda en az bir hafta, kendimiz için bir şeyler yapmalıyız.

Sevdiğimiz insanlarla bir araya gelmek ve onlarla daha sık vakit geçirmek tükenmişliğe iyi gelecektir.

İş hayatımızı planlamalı ve öncelik sırasına göre işlerimizi düzenlemeliyiz.

Mutlaka hobi ve bize keyif veren uğraşlarımız olmalı. Mesela bir enstruman çalmak, resim yapmak ya da fotoğraf çekmek gibi.

Bir sanat alanına ilgi duymalı ve ilgi duyacağımız bu alanın takipçisi olmalıyız. Örneğin; edebiyat, sinema, tiyatro gibi.

Az özde olsa düzenli olarak spor yapılmalı. Bu konu da rekabet gerektirmeyen spor dalları tercih edilmeli.

Hayırda hayır vardır. Özellikle çevremizdekilere hayır diyemiyorsak, hayır deme becerimizi geliştirmeliyiz.

Dengeli beslenmeli ve sağlıklı bir uyku düzenimiz olmalı.

Hayatımızı sadeleştirmeliyiz. Her gün işimize özel aracımızla gidiyorsak zaman zaman aracımız olmadan farklı alternatiflerle ulaşım sağlamak gibi.

İletişim araçlarını daha kontrollü kullanmak da tükenmişlik sendromuna iyi gelecektir.

Tüm bunlara karşın hala kendimizi yorgun, bitkin ve çaresiz hissediyor isek mutlaka bir ruh sağlığı uzmanından yardım almalıyız.

Tükenmişlik sendromu maalesef ki çağımızın önemli bir sorunudur.

Bu açıdan baktığımızda günümüz koşulları ile yaşanan problemler arasında bir paralellik görebiliriz.

Tükenmişlik sendromu hızlı yaşamın bize bıraktığı kötü bir hediyedir.

Fast food kültürünün yaygınlaşması, her şeyi bir anda yapmaya çalışmak ve kısa zamana çok iş sığdırma çabası bir süre sonra kişiyi tükenmişlik döngüsüne sokmakta.

Çağımız bir anlamda paradokslar çağına dönüşmüş durumda.
Mesela, iletişim çağında iletişimsizlik yaşıyoruz.

Günümüzde bunca iletişim araçlarına karşın insanların daha da yalnızlaştığını, paylaşımların azaldığını ve birbirlerinden uzaklaştığını görüyoruz.

Özellikle internet erişimiyle sosyal medya araçları üzerinden insanların iletişim kurması bireylerin arasına teknoloji aletlerinin ve makinaların girmesine neden olmakta.

Böylelikle teknoloji insanları daha da yalnızlığa itmekte.

Yalnızlaşan çağımız insanının sosyal paylaşımlarının azalmasıyla birlikte tükenmişlik oranı artmakta.

Çağımızın bir diğer paradoksu da, bireyler bireyselleşme çabası içindeyken bireyselliklerini kaybetmeleri.

Özgür olmak ve kendi olmak isterken diğer taraftan başkalarının kendisinden bekledikleri rollere girerek kendisi olmaktan uzaklaşmakta.

Başkaları da görsün ya da diğerleri ne der algısı bu paradoksun en önemli kilit noktası. Böylelikle kendisinden uzaklaşan birey tükenmişliğe itilmekte.

Günümüzün en önemli özelliklerinden biri de tüketimin artması ve bir çılgınlığa dönüşmesi.

Ne kadar tüketirsen o kadar varsın paradigmasıyla var olmaya çalışan modern yaşamın bireyleri farkında olmadan kendilerini tüketmekte.

Daha çok tüketmek için daha çok çalışan, daha çok çalışmak için daha da hırslanan insanlar büyük bir gerilim yaşamakta.

Çağımız insanının içinde bulunduğu bu gerilim tükenmişlik sendromunun en önemli etkenlerinden biri.

Şöyle bir paradokstan da bahsetmek mümkün; maddi kazanımlar arttıkça manevi tükenmişlikler de artmakta.


Yücel SÖZER
Uzman Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tükenmişlik Sendromu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Yücel SÖZER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Yücel SÖZER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Yücel SÖZER Fotoğraf
Psk.Yücel SÖZER
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi18 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Yücel SÖZER'in Makaleleri
► Tükenmişlik Sendromu ÇOK OKUNUYOR Psk.Ayda DALİ
► Tükenmişlik Sendromu Psk.M.Enes İMERT
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Ümit KARABULUT
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Semra EVRİM
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Damla KANKAYA
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Namık ACAR
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Dnş.Ferhan BIÇAKCILAR
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Çağlar KARAMAN
► Tükenmişlik Sendromu ve Covid – 19 Psk.Elif Tuğçe ÇOLAKOĞLU
► Tükenmişlik Sendromu (Burnout) Psk.Dnş.Havva BAYAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,452 uzman makalesi arasında 'Tükenmişlik Sendromu' başlığıyla benzeşen toplam 39 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:18
Top