2007'den Bugüne 88,770 Tavsiye, 27,435 Uzman ve 19,542 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Denetim Odağı Nedir?
MAKALE #11300 © Yazan Dr.Psk.Dnş.Ayşe Devrim BURÇAK | Yayın Ağustos 2013 | 19,620 Okuyucu
Denetim Odağı, kişinin, iyi ya da kötü, kendisini etkileyen olay*ları kendi yetenek, özellik ve davranışlarının sonuçları ya da şans, kader, talih ve başka güçler gibi kendisi dışındaki güçlerin işi olarak algılaması eğilimidir (Rotter, 1966). Kendi kaderleri üzerinde bir ölçüde kontrolleri olduğuna inanan kişiler içsel denetimli; olayların ve yaşantılarının sonuçlarını kendi dışındaki güçlere bağlayanlar, yani davranışlarının sonuçlarını şans, kader ve başka güçler tarafından denetlendiğine inananlar ise dışsal denetimli olarak tanımlanabilir.

Denetim odağı, bireyin yaşadıklarının sorumluluğunu kime ve neye yüklediği ile ilgilidir. Buna göre kişi, yaşamında kendisinin ne kadar rolü olduğunu belirler. İçten denetimli bireyler yaşantılarının sorumluluğunu alırlar ve verdikleri kararların sonuçlarına göre hareket ederler. Denetim odağı her ne kadar içsel ve dışsal denetim odağı olarak tanımlanmaktaysa da bireyler iki ucun arasında bir yerde bulunurlar ve hangi uca daha yakınlarsa ona göre nitelenirler.Buna göre denetim odağı dışsallıktan içselliğe doğru uzanan bir kişilik boyutu olarak değerlendirilebilir. Bireyler bu boyutun farklı noktalarında bulunabilir. Ancak insanları kesin olarak içten ya da dıştan denetimli olarak ayırmak doğru olmaz. Denetim odağının içten denetim ucuna yakın olan kişiler, yaşadığı olayların, çevresinde olup bitenlerin kendi denetimleri altında olduğuna ve yaşamlarını istedikleri yöne çevirebileceklerine inanmaktadırlar. Başarısızlıklarının nedenlerini dış etmenlerde değil, kendilerinde aramaktadırlar. Sorumluluklarını bilen, güvenilir ve uyumlu davranışlar gösteren kişilerdir (Dönmez 1983). Ödül ve cezanın kişinin kendi dışındaki güçlerce (Örneğin; Tanrı, kader, şans, otorite figürleri) yönetildiği ya da denetlendiğini düşünen, bu nedenle ödüle ulaşma veya cezadan kaçma konusunda kişisel çabaların etkisinin olamayacağı doğrultusundaki genel inanca eğilimli olan kişiler de dış denetimli olarak nitelendirilmektedir (Rotter, 1990).

İçsel ya da dışsal denetim odağına sahip olmak, öğrenme biçimi, bilişsel yapılar, güdülenme, kendine güven gibi pek çok kişisel özellikle ilişkilidir. Denetim odağı, bireyin başarı beklentisini, dolayısıyla performansı doğrudan etkilemektedir. Performansla ilgili yapılan değerlendirme bireyin bir sonraki performans düzeyini etkileyecek kadar önemlidir. İç denetimliler başarı ya da başarısızlığın nedenini kendilerinde ararlar. (Yeşilyaprak, 2006). Başarı, yeterli çabanın, yeteneğin ve yeteneği kullanabilmenin sonucu olarak ortaya çıkar. Başarısızlık ise bunların olmayışı ile ilişkilidir. Dış denetimliler başarının ya da başarısızlığının kendi denetimlerinde olmadıkları inancındadırlar. Buna göre başarılı ya da başarısız olmanın nedenleri içinde, çalışılan konunun zorluğu, şans faktörü, tesadüfler, başkalarının yardım edip etmemesi vardır. Bu çerçevede bakıldığında okulun denetim odağının gelişimi üzerinde etkisi olduğu, aynı zamanda bireyin denetim odağı eğiliminin dışsal ya da içsel olmasının da okuldaki başarıyı etkilediği söylenebilir. Başarının şansa ya da öğretmen kanaatine bağlı olduğuna inanmak, çaba ve beklenti düzeyini düşürür. Bu düşüş kişinin dış denetim düzeyine yakın olduğu anlamına gelir. Başarının kişinin kendi çabası ve çalışması ile kazanılacağının inancının arttırılarak, bireyleri kaderci yaklaşımdan uzaklaştırmak gerekmektedir (Selcen, 2009).

İçsel ve dışsal denetim davranışlarının sosyal-psikolojik kökenlerinin tarihsel çerçeve içerisinde açıklanması gerekir. O zaman görülecektir ki, bu davranışlar sadece kişiler arası etkileşimleri ve bireysel başarıları değil, toplumsal yapıyı ve bilimsel gelişmeleri de önemli ölçüde etkilemektedir. İnsanoğlunun atası olan ilk primatlar, doğayla etkileşime girdiği ve alet yapma ve kullanma yoluyla onu dönüştürmeye başladığı an insanlaşmaya başlamıştır. Dört ayak üzerinde duran primatların aksine dik olarak iki ayağının üzerinde duran insan, ellerini alet yapmak için kullanma fırsatını yakalamıştır. Ayakta dik pozisyonda durabilme, alet yapma ve kullanma yetisi dışında insana bir farklılık daha kazandırmıştır; bu da sonsuzluk duygusudur. Sonsuzluk duygusu, mekanın, insan bedeninin etrafında, öne, arkaya, sağa, sola, yukarı ve aşağı doğru uzanıyormuşçasına düzenlenmesine izin verir (Eliade, 2003). İlk insan, kendini görünürde sınırsız, meçhul, tehditkar bir boşluğun içinde hisseder. Bu boşluğun içinde isimlendiremediği ve baş edemediği büyük doğa olayları ve hastalıklar gibi kaotik ve tehlikeli unsurların bulunuşu, onu bir “kutsal”ın varlığına inanmaya zorlamıştır. İnanılan bu kutsal varlık, onu hem bu tehlikelerden koruyacak; hem de daha iyi av, daha güzel meyve, daha uzun ömür gibi isteklerini yönelteceği bir “makam” olacaktır. Ölüm, her ne kadar ilk insan için açıklanamayan bir olgu olsa da, ölen canlının diğerlerinin aksine hareketsiz kalması ve çürümesi, onun bir “son” ve kaçınılması gereken bir şey olduğu gerçeğini ilk insanın zihnine kazımıştır. Ölüm stresine tahammül edebilmenin en önemli yolu da, insanı tehlikelerden koruyan ve onun dileklerine karşılık veren kutsala sığınmaktır. İşte bu sığınış, insanoğlunun belki de ilk dış denetim davranışıdır. Eğer av kötü geçmişse bunun sebebi avcılık becerilerinin yetersizliği, kullandığı silahların zayıflığı değil, kaderdir. Bu inançtan, dolayısıyla dış denetimlilikten sıyrıldığı ölçüde doğayı ve avladığı hayvanları anlamaya, yeni silahlar ve av stratejileri geliştirmeye başlamıştır.
Tarihsel süreç içerisinde günümüze doğru yaklaştıkça, yaşamdaki pozisyonlarını talih, kader veya başka insanlara, diğer bir ifadeyle dış etkenlere bağlayan bireylerin oluşturduğu toplumların bilimsel gelişim, ekonomik refah ve siyasal yapıdaki özgürleşme kıstaslarına göre oldukça alt düzeylerde kaldıkları görülmektedir. Hem içsel, hem de dışsal denetimliliğin toplumsal kültür olarak sonraki kuşaklara aktarıldığı göz önüne alındığında, dünya üzerindeki bu ayrışmanın artarak devam edeceğini öngörmek oldukça kolaydır. Zira bireysel bir özellik gibi görülen içsel ve dışsal denetimlilik, bu bireylerin toplu halde yaşamaları dolayısıyla toplumsal bir karakter kazanmakta; bu karakter de aile ve okulda verilen eğitimle sonraki kuşaklara devredilmektedir.

Bu şekilde toplumsal bir karakter kazanan denetim odağının biçimlenmesi aile içinde başlamaktadır. Aile üyelerinin problemlerle başa çıkma şekli, yaşama bakış açısı çocuğun içsel ya da dışsal denetimli olma eğilimini doğrudan etkileyebilecektir. İçsel denetimli ebeveynler olumsuzlukların ya da başarısızlıkların altında kendileri dışında etkenler aramayacaklardır. Yaşamlarını değiştirme ve geliştirme gücünün kendilerinde olduğu inancını çocuklarına da aktaracaklardır. Bu inancın aktarımının devam ettiği en önemli kurumlar okullardır. Okullarda yapılan çalışmalar denetim odağını şekillendirmede ve değiştirmede ailenin önemi kadar büyüktür. Bu bağlamda okullarda yapılacak olan çalışmalar, yaşantılarının sorumluluğunu alan, özgüveni yüksek, analitik düşünme becerileri gelişmiş, sebep-sonuç ilişkilerini doğru kurabilen ve insan ilişkilerini sağlıklı temellere oturtabilen kuşakların yetişmesini sağlayacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Denetim Odağı Nedir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Dnş.Ayşe Devrim BURÇAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Dnş.Ayşe Devrim BURÇAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     10 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ayşe Devrim BURÇAK Fotoğraf
Dr.Psk.Dnş.Ayşe Devrim BURÇAK
İzmir
Doktor Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi9 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Dnş.Ayşe Devrim BURÇAK'ın Makaleleri
► Okul Yönetiminde İletişim ve Denetim Psk.Süleyman ÇOKAY
► Psikolog Nedir,psikiyatrist Nedir ve Ne İş Yaparlar? ÇOK OKUNUYOR Psk.İlhan BOZKURT
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,542 uzman makalesi arasında 'Denetim Odağı Nedir?' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Evlilik Sorunları Eylül 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:17
Top