2007'den Bugüne 83,116 Tavsiye, 26,204 Uzman ve 18,432 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Depresyonla İlgili Bilmek İstediğiniz Her Şey
MAKALE #11914 © Yazan Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI | Yayın Aralık 2013 | 3,321 Okuyucu
DEPRESYONLA İLGİLİ BİLMEK İSTEDİĞİNİZ HER ŞEY

Depresyon, genel bir çökkünlük durumu. Belirtileri, kendini suçlu hissetme, karamsar düşünme, devamlı üzüntülü olma, ağlama isteği, daha önceden hoşlandığı etkinliklerden eskisi gibi zevk alamama, dikkatini toplayamama, aşırı uyuma isteği ya da uykusuzluk çekme, aşırı yemek yeme isteği ya da iştahsızlık, hareketlerinde ve enerjisinde azalma. Zaman zaman bizlerde de bu belirtilerden bir veya birkaçı olabilir, bu durum önemli değildir. Ancak belirtilerin çoğu sizde mevcutsa ve bu belirtiler uzun zamandan beri devam ediyorsa o zaman, bir uzmana danışmanızda yarar var. Günümüzdeki endüstrileşme ve şehirleşmenin getirdiği aşırı rekabet, duygusal bağ ve ilişkilerin azalması, çok yoğun çalışma temposu, iman zayıflığı gibi nedenler daha çok insanın depresyona girmesinde bir etken.....

Depresyonun oluşmasına yol açan diğer etkenler;

Kalıtım: Ciddi bir depresyon geçirmiş bir kişinin çocukları, onun diğer akrabalarından daha çok risk altında.
Psikolojik faktörler: Kişi belli durumlara tepki olarak depresyona girebilir. Örneğin, ölüm ya da ayrılık sebebiyle sevdiğimiz birinin kaybı, iş kaybı, statü ve saygınlık kaybı gibi kayıplar sonucu kişi depresyona girebiliyor.
Psikolojik risk faktörleri: Yapılan araştırmalara göre, anne ya da babanın çocukluk döneminde kaybedilmesi kişiyi depresyona sürükleyebiliyor.
Orta yaş dönemindeki hanımlarda da depresif durum görülme sıklığı daha çok fazla. Bu dönemde yaşamını paylaştığı çocukları evi terk etmekte, annelik rollerinde değişmeler olmakta ve bu yeni durumlara yeni uyumlar göstermesi gerekmektedir. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatabilmek çok güçtür.
Beyindeki değişimler: Depresif rahatsızlığın başlangıcı sırasında, beyinde birçok biyolojik değişmeler olur. Bunlar hormon sistemindeki bazı değişmelerle, beynin kimyasal ve elektriksel etkinliğindeki bazı değişmelerdir.
Düşünce biçimimiz: Kişi, depresif duygu halindeyken olumsuz döşünür, yaşamında ters giden şeylerden kendini sorumlu tutar, başına gelen en küçük bir tersliği aşırı büyütür... vb.
Bir başka önemli etken de, bazı kişilik özelliklerine sahip olan kişilerin depresyona yakalanma olasılığı daha yüksek. Bu kişiler, genelde kimseyi incitmek istemezler, ilişkilerinde aşırı verici ve fedakâr davranırlar, aşırı duyarlı ve hassastırlar. Yakınlarından yüksek beklentileri vardır, öfkelerini dışa vuramazlar, daima mükemmel olmak isterler. Sevdikleri kişilere bağımlıdırlar, sevilen kişi tarafından reddedimeye dayanamazlar. Bu tür özellikleri olan kişi, sevgi yitimine uğradığında (bir yakının ölümü, ayrılığı, sevilen kişinin kaybı) depresif duygu durumuna girebilir.
Depresyondaki kişilerde; öfke ve nefret, çevresindeki kişilerin kaybına yol açacağı düşüncesiyle onlara yönlendirilmeyip kişi bunları kendine yöneltir. Bu yapıdaki kişilik, hayatının 1-2 yıllık döneminde düzenli ve yeterli bir anne-çocuk ilişkisi yaşamamıştır. Kişinin yaşadığı depresyon, gerçek ya da farz edilen kayıpla bağlantılıdır.
Kişinin kendisi, çevresi ve gelecekten beklentileri, idealleri ile kendi durumu o kadar farklı ve gerçek dışıdır ki, bu yüksek standartlara ulaşamamak kişide güçsüzlük ve yalnızlık düşünceleri ile depresyona yol açar. Veya kişinin süper egosu o kadar kuvvetli ve baskındır ki, sürekli kişiyi kısıtlayıp suçlar.
Bir başka neden de; kişinin çevresindekiler, ondan o kadar çok şey bekler ki, kişinin bu beklentileri karşılaması olanaksızdır. Bu da onu çaresizliğe iter.
Kişinin küçüklüğünden beri sevgi saygı duyacağı, ondan da destek ve sıcaklık göreceği, benzemek istediği düzeyde bir kişi yoktur. Bu da kişinin kendine güvenini kaybettirir.
Çocuklukta anne-baba ayrılığı ya da kaybı, stresli koşullar altında destek bulamama da depresyona neden olur
Ayla Hanım on yıllık evliydi ve iki çocuk annesiydi. İlk evlendiği yıllarda kocası kendini aşırı kıskanmıştı. Evden tek başına çıkması yasaktı. Kendi ailesiyle görüşmesi engelleniyordu. Kocası aşırı sevgi adına ona yaşam hakkı tanımıyordu. Ayla Hanım da ‘yuvam bozulmasın’ diye bunlara katlanmıştı. Bana geldiğinde kocasının artık kendini kısıtlamadığını anlattı. Ama geçmişte kendine yapılanları unutamıyordu. Kocası ne zaman kendisine yaklaşsa aklına hemen o kötü günler geliyordu. Şu an eşiyle gezmeye gitmiyor, öğleye doğru kalkıyor, evde yemek bile yapmıyordu. Kendini mutlu hissetmiyordu, hayattan zevk almıyordu. Yapılan psikoterapiler ve ilaç tedavisiyle kendini kısa sürede toparladı.
Depresyondan kurtulmanın en etkili yolu ilaç tedavisi ve bireysel terapilerin kişiye aynı anda uygulanmasıdır. Maalesef, bana terapiye gelenler genelde şöyle söylüyorlar: “Kıvanç Hanım, şimdiye kadar şu doktora gittim, şu ilaçları kullandım, şu doktorlara gittim ama tam olarak iyileşemedim.”
Ben de onlara terapilerin yararını anlatıyorum ve şöyle ekliyorum: “Çocuklar havale geçirir, bu bir semptomdur. Bu havalenin altında yatan sebepler kulak ağrısı, boğaz iltihabı v.s olabilir. İşte depresyon da havale gibi bir semptomdur. Bunun altında yatan sebeplerin ortaya çıkarılması gerekir ki iyileşme olsun. .
Bana depresyonla ilgili çeşitli sorular geliyor bu sorulardan örnekler eklemek isterim;
“ Depresyonun en önemli belirtisi nedir?”
Depresyonda en sık görülen belirti uyku bozukluklarıdır. Yani uykuya dalmakta zorlanma, geceleri sürekli olarak uyanma ya da sabahları çok erken uyanıp tekrar uyuyamama. Diğer belirtileri; haz ve iştah kaybı, mutsuzluk, huzursuzluk, yerinde duramama ya da hareketsizlik, yorgunluk, suçluluk duyguları, karamsarlık, kötümserlik, kararsızlık, hayattan zevk alamama, her şeye karşı ilginin kaybolmasıdır.
Bir başka sorulan soru, “depresyona girmeye neden olan risk faktörleri nelerdir?”
Soy ağacında depresyonu olanlar, sevilen birinin kaybı ya da terk edilmek, baskıcı veya aşırı ilgisiz ailede yetişen pasif ve içe dönük kişilik, ağır bir fiziksel rahatsızlık geçirmek, ağır ve zorlayıcı yaşam koşullarına maruz kalmak kişilerin depresyona daha çabuk girmesine neden olur.
“Birçok kişi bu tür olumsuz olaylar yaşıyorken niçin yalnızca bazı kişiler depresyona giriyor?”
Kişilik özelliği açısından baktığımızda kimseyi incitmemeye, herkesi memnun etmeye çalışan, öfke, kırgınlık gibi olumsuz duygularını ‘karşı taraf kırılır, benden uzaklaşır’ diye ifade edemeyen kişiler daha çok depresyona girmeye yatkındır. Ayrıca yakın akrabalarında depresyon olan kişilerin depresyona girme yüzdeleri daha çoktur. Yüksek tansiyon, migren, kalp sorunları olan insanlar daha çok depresyona girerler.
“Çocuklarda depresyonun belirtileri nelerdir?”
Sık sık ağlama, umutsuzluk, can sıkıntısı, enerji ve iletişim eksikliği, güvensizlik, alınganlık, öfke veya düşmanca davranışların artması, baş ve karın ağrısı gibi fiziksel şikâyetler, okul devamsızlığı, okul başarısında düşme, konsantrasyon eksikliği, evden kaçmakla ilgili sözler...
En sık sorulan soru şu:
“Depresyon tedavisinde ilaçları nasıl ve ne zaman kullanmalı?”
Doktorunuz size ilaç verdiğinde ne kadar kullanmanız gerektiğini söylemişse ilacı o sürede kullanmalısınız. Eğer ilaç kullanmaya başladıktan sonra iki ay içinde hiçbir olumlu değişiklik görülmüyorsa, o zaman doktorunuzun önerdiği ilaç size yaramamış demektir. Daha önce depresyon geçirmemişseniz tamamen iyileştikten sonraki altı ay boyunca ilacınızı kullanmalısınız. İlacınızı kendi kafanıza göre bırakmayın, kesmeyin. Yoksa hastalığınız tekrarlar, tüm çabalar boşa gider.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyonla İlgili Bilmek İstediğiniz Her Şey" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kıvanç TIĞLI Fotoğraf
Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI'nın Yazıları
► Depresyonla Savaşmak Uzm.Psk.Gonca RASLAYAN
► Depresyonla Yaşamak Zorunda Değiliz Psk.Sema KAHVECİ KAANOĞLU
► Kendini Bilmek Psk.Dnş.M. Burak OLGUN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,432 uzman makalesi arasında 'Depresyonla İlgili Bilmek İstediğiniz Her Şey' başlığıyla benzeşen toplam 66 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuklarda Çalma Ekim 2018
► Evlilikte Mutluluk Ekim 2018
► Mutlu Olmak Zor Değil Ekim 2018
◊ Sosyal Fobi Vaka Örnekleri ÇOK OKUNUYOR Aralık 2013
◊ Depresyon Vaka Örneği ve Emdr ÇOK OKUNUYOR Aralık 2013
◊ Sosyal Fobi ÇOK OKUNUYOR Kasım 2013
◊ Vitiligo Kasım 2013
◊ Yetişkinde Fibromiyalji Kasım 2013
◊ Baş Ağrıları Ekim 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:38
Top