2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Sınav Kaygısının Bilişsel (Kognitif) – Davranışçı Terapisi (Y)
MAKALE #12027 © Yazan Psk.Dnş.Deniz DEPBOYLU | Yayın Ocak 2014 | 3,311 Okuyucu
SINAV KAYGISININ BİLİŞSEL (KOGNİTİF) – DAVRANIŞÇI TERAPİSİ
Deniz Depboylu

Kaygı, tehlike durumunda hissedilen ve organizmanın bütünlüğünün korunmasına ilişkin oluşan normal bir tepkidir. Ancak bu duygu kaygılanılmaması gereken durumlarda yani tehlikenin olmadığı durumlarda ortaya çıkar ya da olması gerekenden daha çok hissedilirse, müdahale edilmesi gereken bir sorun haline dönüşebilir.
Aslında kaygı yaşamın normal bir parçasıdır. Hepimiz günlük yaşantımızda, değişik sebeplerden ötürü kaygı duyabiliriz. Trafikte geçirdiğimiz süre; yetiştirmemiz gereken iş, ödev veya projeler; ailevi sorunlar, karar vermek zorunda kaldığımız farklı durumlar vb. pek çok etken bizim kaygılanmamıza neden olabilir. Çünkü bu tür durumlar, bizim süregelen, olağan yaşantımızın akışını değiştirir ya da engeller. Bu tür değişiklikleri yaşamımızda alışageldiğimiz süreci bozan tehditler olarak algılayabiliriz.
Sınav kaygısı, kişinin performansının değerlendirilmesine yönelik gelişen olumsuz düşünceler; kaygıyla birlikte seyreden heyecan, korku gibi duyguların da eşlik ettiği; aynı zamanda titreme, ateş basması, terleme, karın ağrısı gibi bedensel yakınmaların da oluştuğu bir tür kaygı bozukluğudur.
Sınav kaygısı normalde her bireyde karşılaşabileceğimiz bir kaygı türüdür. Sınava giren bir kişinin doğal olarak sınav sonucuna ilişkin bir beklentisi vardır. Bu beklenti için duyulan kaygı, kişinin ilgili sonucu ne kadar istediğini gösterir. Belirli bir noktaya kadar duyulan kaygı kişinin motivasyonunu yükseltir. Ancak normal düzeyin üstüne çıktığı durumlarda tam tersi etki ederek konsantrasyon bozuklukları ve performans kaybına neden olur. Böyle bir durumda profesyonel yardım alınması gerekebilir.
BİLİŞSEL (KOGNİTİF) VE DAVRANIŞÇI YAKLAŞIM NEDİR?
Bilişsel – Davranışçı Terapiler (BDT) teriminin bilimsel literatürde ilk kullanımı 1970’li yılların ortasında olmuş, ilk kontrollü tedavi çalışmalarının sonuçlarının yayınlanması ise aynı dekadın sonlarında ve 1980’li yılların başında gerçekleştirilmiştir. Aradan geçen kısa zaman dilimi içinde BDT bir çok batılı ülkede en yaygın kullanılan terapiler olmuşlardır. (Prof. Dr. Mehmet Z. Sungur-2003)
Bilişsel (Kognitif) Terapi, hedef yönelimli, problem odaklı, yapılandırılmış, şimdiye odaklı, kısa süren, sınırlı-süreli tedavi yaklaşımıdır. Eğitime dayalı olarak danışan – terapist işbirliği esas alınarak bir ekip çalışması gibi yürütülür. Terapinin amacı danışana işlevsel olmayan düşünce ve inançlarını belirlemeyi, değerlendirmeyi ve değiştirmeyi öğretmektir.
Davranış Tedavileri oldukça genel bir tanımla, öğrenme ilkelerinin, davranış bozukluklarının analiz ve tedavilerine sistematik bir biçimde uygulanışı olarak düşünülebilir. (Prof. Dr. Mehmet Z. Sungur)
Danışanın yaşamını olumsuz yönde etkileyen uyumsuz davranışlar hedef olarak belirlenir ve bu davranışlar çeşitli yöntem ve tekniklerle sağlıklı hale getirilir.


SINAV KAYGISININ BİLİŞSEL DEĞERLENDİRMESİ
Öğrencilerin sınava yükledikleri anlam içsel ve dışsal bir çok etmenle desteklenir. Zira sınav, öğrencinin sadece kendi yaşamında değil, değer verdiği insanların yaşamında ve onlarla ilişkilerinde de etki yaratmaktadır. Kişisel beklentilerinin yanı sıra çevresel beklentiler de arttığında, öğrenci kendini daha fazla baskı altında hisseder. Sınanma durumuyla karşılaşan öğrencinin küçük yaşlardan bu yana geliştirdiği, derinde yatan şemaları aktive olur ve bu inançlar bilişsel çarpıtmalarla desteklenerek otomatik düşüncelerin oluşmasını sağlar. “Yetersizim”, “Başarısız insanlar değersizdir” gibi inançları olan bir öğrencide, özellikle sınav öncesi “Ya başaramazsam!”, “Yeterince hazır değilim.”, “Sınav süresini iyi kullanamazsam!”, “Sınıfta herkes benden daha zeki.”, “Sınav sırasında bildiğim her şeyi unutabilirim.”, “Herkes benim başarılı olmamı bekliyor.”, “Ailemi hayal kırıklığına uğratacağım.” vb. düşünceler yoğunlaşmaya başlar. Böylece sınav normalde taşıması gereken anlamdan çok daha fazla anlamla yüklenerek, kaygı odağı haline gelir.
Sınav kaygısında en çok kullanılan bilişsel çarpıtmalar;
Mükemmelliyetçilik : Her zaman mükemmel olmak gerektiğine inanmak. “Sınavda en yüksek notu almalıyım” Ya hep ya hiççilik: Herhangi bir durumu, bir süreç üzerinde değerlendirmek yerine sadece iki kategoride ele almak. “Tıp fakültesini kazanamayacaksam hiç bir fakülte olmasın daha iyi.” Tünel bakışı: Bir durumun sadece olumsuz tarafını görmek. “Matematik öğretmeni çok kötü. Sürekli beni eleştiriyor. Kasıtlı olarak hep zor soruyor.” Olumluyu yok sayma: Kendi kendinize olumlu işlerin, yaşantıların ya da özelliklerin geçerli olmadığını söylemek. “Fizikten şansım yaver gittiği için iyi not aldım. Ben başarılı değilim, hiçbir şeyden anlamıyorum. “ Seçici algılama: Resmin tümünü algılamak yerine gereksiz yere bir ayrıntıya odaklanmak. “Deneme sınavında tarihten çok yanlışım var, sınavım berbat geçti.” Etiketleme: Eldeki kanıtları ele aldığımızda, ihtimal dışı olduğu halde, tüm kanıtları göz ardı ederek bir tek veriye odaklanıp kendimize veya başkalarına yargılayıcı sıfatlar yakıştırmak. “Sınav notum çok kötü, ben başarısız, geri zekâlı biriyim.” Felaketleştirme: Daha gerçekçi sonuçları dikkate almadan geleceği olumsuz olarak tahmin etmek. “Sınav sonucu berbat gelecek.”
Bilişsel süreçle birlikte gelişen duygular genellikle heyecan, kaygı ve korku olup; bu duygular bedensel sorunlara (titreme, kalp çarpıntısı, nefes problemleri vb.), zihinsel süreçte ise performans problemleri ve odaklanma sorunlarına neden olurlar.
TERAPİ SÜRECİ
Sınav kaygısı yaşayan öğrenciye bilişsel terapiyle başlanan terapi sürecinde olay, duygu, düşünce ilişkilerini göstererek, otomatik düşüncelerin yakalanması ve bu düşüncelere alternatif düşünceler geliştirilmesi öğretilir. Bilişsel süreçte; danışanın standartlarını değerlendirme, çifte standart, bedel-kazanç analizi, günlük kayıt tutmak, kesin düşünceye karşı çıkma, olasılık ve gerçekleşme olasılığının ayrılması, kabullenmeye çalışmak, kendini destekleyen cümleler ve kendi kendini ödüllendirme cümleleri gibi kavram ve teknikler uygulanır.
Kaygının artmasına neden olan sorunlardan birisi de günlük yaşamını planlamadaki hatalar ve eksikliklerdir. Bu sorunun ortadan kalkması için pasta dilimi, haftalık etkinlik kayıt formları gibi teknikler kullanılır. Bu teknikler öğrencilerin zamanını etkin biçimde kullanma becerisiyle ilgili farkındalığını arttıracak ve bu becerilerin gelişmesine yardımcı olacaktır.
Nefes ve gevşeme egzersizleri ile bedensel duyumlarını kontrol altına alabilme becerileri geliştirilir. Meditasyon çalışmaları özellikle düşünceyi durdurma, zihinsel karmaşayı sonlandırma ve de odaklanma yeteneklerini güçlendirecektir.
Uygulanan terapi yöntemlerinin tam anlamıyla başarıya ulaşması, ancak terapinin evde sürdürülmesiyle sağlanacaktır. Verilen ödevlerin birey tarafından gerçekleştirilirken, ev yaşamında ihtiyaç duyulan desteğin de güçlendirilmesi terapi sürecinin hedefine ulaşmasını kolaylaştıracaktır. Aileyle yapılacak iki ya da üç seanslık terapi seansı, ailenin çocuklarını daha iyi anlamasını ve desteklemesini sağlayacaktır. Bu seanslar aynı zamanda aile üyelerinin yaşadığı kaygıyı da azaltacaktır.
Sınav kaygısının giderilmesinde bilişsel-davranışçı terapiler dışında farklı terapi yöntemleri de kullanılmaktadır. Bilişsel-davranışçı terapinin çoğu yönteme göre daha etkili olmasının en önemli sebebi, uygulanan yöntem ve tekniklerin, kaygının giderilmesinin yanı sıra danışana kendi kendisinin terapisti olmayı öğretmesidir. Bireyin sorun çözme becerilerini de geliştirmekte, danışan öğrendiklerini farklı sorunlar ve duygu durumlarında da kullanabilmekte, böylece yaşam kalitesini yükseltebilmektedir.
Kaynak:
1) “Bilişsel-davranışçı terapilerin temel ilke ve özellikleri ve entegre yaklaşımın yararları”, Mehmet Z. Sungur, 3P Dergisi II: (Ek.2) Haziran 2003
2) “Davranış Tedavileri”, Dar. Mehmet Z. Sungur, Psikiyatri Bülteni, 2 (3): 109-115
3) “Bilişsel Terapi Temel İlkeler ve Ötesi” Judith S. Beck, Türk Psikologlar Derneği Yayınları
4) “Depresyon ve Anksiyete Bozukluklarında Tedavi Planları ve Girişimleri”, Robert L. Leahy – Stephen J. Holland, HYB Yayıncılık
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınav Kaygısının Bilişsel (Kognitif) – Davranışçı Terapisi (Y)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Deniz DEPBOYLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Deniz DEPBOYLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Deniz DEPBOYLU Fotoğraf
Psk.Dnş.Deniz DEPBOYLU
Aydın
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi11 kez tavsiye edildi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Deniz DEPBOYLU'nun Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'Sınav Kaygısının Bilişsel (Kognitif) – Davranışçı Terapisi (Y)' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sınav Kaygısı Şubat 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:51
Top