2007'den Bugüne 88,181 Tavsiye, 27,321 Uzman ve 19,457 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Okul Öncesi Dönemde Çocuğumuzun Gelişimi
MAKALE #12184 © Yazan Psk.Begüm AKMANİŞ | Yayın Şubat 2014 | 4,466 Okuyucu
“Okul Öncesi Dönem”, “İlk Çocukluk Dönemi’’ veya “Erken Çocukluk Dönemi” olarak da adlandırdığımız, çocuğun yaşamındaki 2 -6 yaşları kapsayan dönemdir. Bu yaşlar, çocuğun büyüme ve gelişiminde büyük önem taşır. Çünkü bu dönem büyümenin ve gelişmenin en hızlı olduğu ve çocukların çevrelerinden en çok etkilendiği dönemdir. Büyüme ve gelişimdeki bu hızın bir fırsata dönüşmesi, çocuğun yakın çevresinin, başta ailesinin daha sonra da öğretmenin elindedir.
Bir insan sadece çocukluk yıllarında değil, ömür boyu gelişim gösterir. Bir diğer deyişle, gelişim süreklidir. Ancak, bazı dönemlerde yaşananlar, özellikle okul öncesi dönemde, daha sonraki dönemlerdeki gelişimi etkiler. 2-6 yaşlar arasında çocuğun gelişimi desteklendiğinde, çocuğun çok yönlü gelişimi sağlanır. Bu da ileriki yaşlarda onun başarılı olmasında etkilidir. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken nokta, çocuğun gelişimini destekleyen ortamları yaratmaktır. Doğru bir anaokulu da bu ortamlardan biridir. Bu dönemde yeterince gelişemeyen, desteklenemeyen çocuklar sonraki dönemlerde açığı kapamada zorlanabilmektedir.
Okul öncesi dönemde çocuğumuzun sağlıklı psikososyal gelişim göstermesi, olumlu davranış kazanımı ve gelişimsel beceriler edinmesinde ailenin doğru yaklaşımları da oldukça önemlidir. Bu nedenle anne-babaların, çocuğunun bu dönem özelliklerini bilmesi ve bu yönde doğru yaklaşımlar geliştirmesi gerekmektedir.
Gelişim tek bir alanda değil, dört alanda eş zamanlı gelişmeye başlar ve birbirini etkiler. Bu dört gelişim alanı; psikomotor (fiziksel), sosyal ve duygusal, bilişsel ve dil alanındaki gelişimlerdir. Psikomotor alandaki gelişim, hem büyük kasların hem de el ve parmaklar gibi küçük kasların gelişimini içerir. Sosyal ve duygusal gelişim, çocukların değerleri, toplum tarafından kabul edilebilir davranışları öğrendiği bir süreçtir. Bilişsel gelişim alanı, çocukların düşünme, mantık yürütme ve öğrendiklerini uygulama gibi konuları içerir. Dil gelişimi, konuşarak ve yazarak iletişim kurmayı ve anlamayı içerir.
Bu dört gelişim alanı eş zamanlı gelişmeye başlar ve birbirini etkiler. Örneğin, fiziksel olarak el becerisi iyi gelişmemiş olan bir çocuk makas kullanmakta ya da ipliği boncukların içinden geçirmekte zorlanacak, öğretmenden sürekli yardım isteyecektir. Başkasına bağlı olduğu için kendine güveni tam gelişemeyecek ve bu da onun arkadaşlık ilişkilerinde çekingen davranmasına, içine kapanık bir kişilik geliştirmesine yol açabilecektir. Kısaca, fiziksel alanda olan bir aksaklık, çocuğun sosyal-duygusal gelişimini de etkileyebilmektedir.
Çocuklar aynı yönde gelişseler de bireysel farklılıklar gösterirler.
Gelişimi normal olan tüm çocuklar yürümeyi ve konuşmayı öğrenir; ancak her çocuk farklı zamanlarda bu becerileri edinir. Dolayısıyla hiçbir çocuğun gelişimi tıpatıp birbirine benzemez. Kimisi daha uzun boyludur, kimisi kısa, kiminin el becerileri gelişmiştir, kiminin ise kelime hazinesi zengindir. Bu farklılıklar aynı yaşta ama farklı cinsiyetlerde olan çocuklarda da görülebilir. Örneğin, okul öncesi dönemde fiziksel gelişim alanında, kız çocuklarının el becerileri daha iyiyken erkek çocuklarının koşması, top oynaması daha iyi olabilir. Çocukların fiziksel ve cinsiyete göre farklılıklarının yanı sıra ilgi alanları, öğrenme biçimleri, kültürleri de farklı olabilir. Bireysel tüm farklılıkları dikkate alan ve bu doğrultuda gerçekleştirilen uygulamaları içeren bir öğretim programına sahip olmak önemlidir.

Çocuk çevresiyle girdiği etkileşim sonucunda gelişir.
Gelişim tek başına mümkün olmaz. Çocuğun çevresindeki insanlar (ailesi, akrabaları, öğretmenleri vb.) kendi davranışlarıyla, kullandıkları yetiştirme veya öğretim yöntemleriyle, sundukları ortamla çocuğun gelişimine birçok yönden etki ederler. Örneğin; sorularına yanıtlar alan bir çocuk, birçok yeni kelime ve kavram öğrenebilecek, bu sayede dil gelişimi desteklenecektir.
Unutulmamalıdır ki çocuğumuzun kişilik temellerinin atıldığı ve gelişimsel becerilerin kazanıldığı okul öncesi dönem, doğru anne-baba yaklaşımlarıyla desteklenmelidir. Bu süreçte çocuğunuzun gelişimsel takibini yapmak ve çocuğunuz ile yaşadığınız davranışsal problemler karşısında doğru anne-baba tutumları geliştirebilmek için bir uzmandan destek almanız da bu gelişim sürecinde oldukça yararlı olacaktır.

Uzman Klinik Psikolog
Begüm Akmaniş
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okul Öncesi Dönemde Çocuğumuzun Gelişimi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Begüm AKMANİŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Begüm AKMANİŞ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Begüm AKMANİŞ'in Makaleleri
► Okul Öncesi Dönemde Din Eğitimi Psk.Dnş.Cenk AĞ
► Okul Öncesi Dönemde Sanat Eğitimi Psk.İdil Cemre ÖZTEP
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,457 uzman makalesi arasında 'Okul Öncesi Dönemde Çocuğumuzun Gelişimi' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuğun Dili “oyun” Mayıs 2014
► Çocuğum ve Televizyon Mayıs 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:52
Top