2007'den Bugüne 90,106 Tavsiye, 27,733 Uzman ve 19,719 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Tabularla Çok Eşlilik Arasında Savrulan Cinselliğimiz
MAKALE #12392 © Yazan Psk.Hatice ZENGEL | Yayın Mart 2014 | 3,237 Okuyucu
Bir yüzü Batı'ya bir yüzü Doğu'ya dönük olan toplumumuzda cinsellikle ilgili çalışmak, biz ruh sağlığı çalışanlarını oldukça zorlayabilmektedir. Neyin doğru, neyin yanlış olduğu, birçok konuda olduğu gibi, bu konuda da, en fazla kişinin kendisini ve varsa partnerini ilgilendirir. Ama ya bilgi hiç yoksa, insan baltayı taşa vurduğunu o zaman hissediyor!

Gencecik ve cinsel deneyimi olmayan bir erkek, kadınlara bakınca tahrik olduğunu ve son zamanlarda sapık olduğunu düşündüğünü söyleyebiliyor. Ona bunun doğası gereği olduğunu, asıl olmazsa sorun olduğunu istediğiniz kadar anlatın, toplum cinselliği öyle bir bastırmıştır ki, düşünmek ya da masturbasyon bile ayıp, günah, yasak! Sanırım biraz da o yüzden gitgide tecavüzün serbest olduğu bir toplum haline geliyoruz! Evet, isterse 30 kişi, 13 yaşında kıza tecavüz etsin, hepsi serbest kaldığına göre!

Evin içinde dedektifçilik oynayıp ergen kızının masturbasyon yapmasını engelleme çalışan anneye, yetişkinlerde cinsel sorunlarla (vajinismus, cinsel isteksizlik gibi) karşılaştığımızda, ergenlikte masturbasyon olup olmadığı sorduğumuzu ve çoğunluğun günah diye hiç yapmadığını, geçenlerde gelen 25 yıllık evli ve 45 yaşında kadının eşiyle birlikte olmaktan bir defa bile haz almadığını anlattığımda ''O zaman hiç yaşamamış ki!'' demesiyle sanırım konuyu bir yere bağladık. Ortalık yerde ve aşırı değilse, ergenlikte mastürbasyonun başlaması gerekiyor zaten. Bir de profesyonel yardım almış, ona öyle yapması söylenmiş; Okulun rehber öğretmenine danışmıştı, bana gelmeden önce. Zaten çok bilmiş profesyonellerden çektiğimizi, hiçbir şey bilmeyen insanlardan çekmiyoruz Allah'a şükür!

Kadının ayıp, yasak, günah ve kirli olarak algıladığı cinselliği, evlendiği ilk gece çok normalmiş gibi yaşamasını beklemek, çoğu zaman bir şekilde atlatılsa da, üstüne bir de ilk gece çok acı çekeceği, kan-revan içinde kalacağı, hastaneye bile yetiştirilemeyip yolda kan kaybından öleceği korkusu eklenince, bilin bakalım ne oluyor; nur topu gibi vajinismus vak’alarımız. İfade tamamen danışanlarımdan birine aittir, kesinlikle abartmadım! Bazen birkaç seans, bazen aylarca bu algıları yok etmek için çaba harcamak zorunda kalıyoruz, üç kişi, biz, kadın ve eşi, bayağı sabır gerektiren bir süreç sonuçta!

Madalyonun öteki yüzünde de hem kadın, hem erkek, evli ya da bekar fark etmeksizin, sadakatsiz ilişkiler var ve sanılanın yazık ki çok üstünde. Belki evlilik ilişkileri kötüyken, belki evlendiği fikrine bir türlü alışamamışken, başka insanlarla, onların da evli olup olmaması fark etmeksizin kurulan, çoğu zaman duygusallığın zerresini bile barındırmayan cinsellik üzerine kurulu ilişkiler, her ne kadar bilim insanı da olsanız, midenizin kaldıramayacağı durumlar olabiliyor ve yazık ki koşulsuz kabul kuralımızı unutmak durumunda kalabiliyoruz. Zaten evlilik ve cinsellikle ilgili kuramcıların çoğu aldatma durumunda, bu konularda terapi yapamayacağımızı belirtiyor, iyi ki!

Çok eşlilik tarih boyunca olagelmiş, sanırım günümüzde de iyice çığırından çıkmış bir durum. Evrime inanmadığım için, erkeğin spermini olabildiğince kadına aktarıp, yapabileceği kadar çok çocuk yapma güdüsünde olduğunu savunan meslektaşlarıma katılamayacağım. Onlara bakarsanız, para karşılığı seks yapan zavallı seks köleleri de, tarihin en eski mesleğinin mensupları ki, bunun kadını aşağılamaktan başka bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Kimse bir evliliği yalan ve aldatmaya rağmen sürdürmek zorunda hissetmemelidir kendini, boşanma da çoğu zaman bir gereklilik haline gelebilmektedir. Bütün yollar denendi ve çareler tükendiyse eğer, kağıt üzerinde evli kalıp, başka insanlarla birlikte olup, eşi aldatmak insanın önce özsaygısını zedeler kanımca. Ama çoğu zaman, çocukların varlığı, belki eşe hala duyulan az da olsa sevgi, saygı, şefkat, bu durumun toplum tarafından kötü algılanacağı düşüncesi, kişinin hem kendine, hem de eşine yalan söylediği bu ilişkileri devam ettirebilmektedir.

Yazık ki, bir kadın olarak içimi acıtan bir durum da, kadının aldatıldığından haberi olsa bile, yokmuş gibi hayatını sürdürmek zorunda hissetmesidir. Ekonomik bağımsızlığı, kendine güveni, gidecek yeri olmayan kadın, bazen da toplumdaki dul kadın imajıyla başa çıkamayacağı korkusuyla, her şeyi sineye çekip oturabilmektedir. Ne de olsa baba evinden gelinlikle çıkacak, koca evinden de başka beyazla, kefenle çıkacaktır. Evlenince kütükten silinen kız çocuğu, çoğu zaman sanki evlatlıktan da silinmiş gibi sahipsiz bırakılmaktadır. Sokakta kalmaktansa, aldatılmak ve ses çıkarmamak daha katlanılabilir bir durum olarak görülmektedir. Devletin Batı toplumlarındaki gibi, onlara sahip çıkması, şu an en azından, insan gibi hayat sürecek bir gelire kavuşması ya da eşin doğru düzgün nafaka vermesi söz konusu olmadığına göre!

İşin bir de aldatılan eşe cinsel yolla bulaşan hastalık (AİDS, bel soğukluğu, HPV, mantarlar) taşıma ya da çok eş değiştirmiş erkeğin eşinin, diğerlerine göre çok daha fazla oranda HPV (Human Papiloma Virus) sonucu rahim ağzı kanseri olabilme boyutu var ki, çoğu zaman aldatanın aklına bile gelmez. Aldatma sadece erkeğin tekelinde değil! Hatta son zamanlarda, çok sık rastladığımız bir aldatan kadın repliği, ki psikologlar olarak ezberledik: “Eşimi de seviyorum aslında, kaç yıllık kocam, çocuklarımın babası, çok iyi biri, beni üzmez, her istediğimi yapmaya çalışır. Ama sevgilimi de çok seviyorum, ne yapmam lazım şimdi?” “Birinden vazgeçeceksiniz ya da ben size yardımcı olamayacağım!” cümlesini kurarken, içimden bir Adanalı olarak bildiğim pek de hoş olmayan sözleri art arda sıralıyorum da, meslek etiği gereği, dışımdan söyleyemiyorum!

Kadınların en çok şikayetçi olduğu konulardan biri de, evlenmeden önce profesyonellerle ilişkisinden ya da porno filmlerden gördüklerini eşi üzerinde uygulamaya çalışan eşleri oluyor ki, onlara da bir çift sözüm var; film o film! Birçok şeyin abartıldığı koca bir sektör sonuçta ve eşiniz de o sektörde çalışan bir artist değil! Hocalarımız eşler eğer isterlerse, birlikte porno film izleyebileceklerini belirtmişti, cinsel hayatlarındaki monotonluğu yenmek için. Benim inancıma ters! Tabii ki, gene herkes bildiğini okuyacak. Ama erkeklerden ricam, eşiniz ne porno artisti, ne jimnastikçi değilse, bırakın oradaki şeyleri uygulamaya çalışmayı da, önce doğru-düzgün bir cinsel yaşamınız olsun. Sonra zamanla, birlikte karar verip, farklı şeyler deneyebilirsiniz.

Özellikle erkeklerde olduğu zaman, daha çok sorun olarak görülen ve hatta cinayetlere sebep olabilen bir durum; eşcinsellik. Bana çok “Bu çocuk, erkeklerden hoşlanıyor, erkek sevgilisi var, ne olur bir şey söyleyin, bizi bu dertten kurtarın! Biz el-alemin yüzüne nasıl bakarız! Yarın nasıl evlenecek?” diye gelen aile oldu, yanlarında da, genelde ergen oğullarıyla birlikte. Hastalık, sapıklık vs. olarak adlandırılan bu durum, hastalık kategorisinden çıkarıldı bir! İkincisi, eğer kişi kendisi bu durumdan rahatsız değilse, hayatından memnunsa, kimsenin bir şey yapamayacağı! Zaten gönüllü gelmiyorlar ki, aile kolundan tutup getiriyor ve terapide, genel olarak, kişinin kendisinin yardım araması ve istemesi esastır! Bu seçimler ya da içgüdüler, ergenlikte kendini belli ediyor en geç. Ama daha küçük yaşlarda da belirti verebiliyor. Annenin ya da ablaların kıyafetlerini giyme, makyaj yapma, sürekli kadınlarla birlikte oturma gibi. Kadın eşcinselliği daha bir görmezden gelinen ve genelde de gizli yaşanan, çoğunun evlenip, çoluk-çocuğa karışıp kamufle ettiği ya da sonraki yıllarda bastırdığı bir durum olduğundan, erkek eşcinselliği gibi görülmüyor. Erkek eşcinsellerin evlenip çocuk yapıp, tıpkı kadınlarda olduğu gibi biseksüel bir hayat yaşayıp mutsuz olduklarına da şahit oluyoruz. Bizim toplumumuzda herkes evlenmek zorunda!

Sonuçta herkesin cinselliği yaşayıp yaşamayacağı, yaşayacaksa kiminle ve nasıl yaşayacağı kendisini bağlamakla kalmıyor, çoğu zaman etkilenen başka insanlar da oluyor. Ama en azından, özellikle de kız çocuklarına cinselliği hiç anlatmasanız sanki bizim işimiz daha kolay olacak, vajinismus şampiyonu ülkemizde! O yanlış bilgileri düzeltmek o kadar zor ki! Her çocuğun yaşına uygun bilgileri vermek, sorularına abartısız ve üstü örtük gerçek cevaplar vermek, hem kadın, hem erkek olarak, cinselliği öcü ya da övünme meselesi gibi göstermemek yetişkinler olarak yapabileceğiniz ve yaparsanız da minnettar kalacağımız bir durumdur.

Yani kızınıza ta ilkokul çağından itibaren “Erkeklere bakma, erkeklerle oynama, günah! Sevgilin olursa Allah yakar! Baban duyarsa bacaklarını kırar, seni de okuldan alır! Evlenmeden önce, sevgili falan istemiyoruz, kısmetin çıkınca evlen, istediğini o zaman yaparsın!” oğlunuza da “Sevgilisi varmış aslan oğlumun, olacak tabii! Evlenmeden biriyle birlikte olmakta ne varmış ki, erkeğin elinin kiri! Ben ilerde evleneceğin zaman, sana helal süt emmiş, temiz bir kız bulurum, sen şimdi, gez, toz, eğlen, hiç kafana takma, erkek adamsın, olacak tabii!” der ve çifte standart uygularsanız, ben bu helal süt emmişlerle haram süt emmişlerin bir araya gelmesine de Kur’an’dan bir ayetle cevap veririm: Nur Suresi 3. Ayet der ki: “ Zina eden erkek, zina eden kadından veya müşrik olan kadından başkasını nikâhlayamaz. Ve zina eden kadını da, zina eden veya müşrik olan erkekten başkası nikâhlayamaz. Ve bu, mü'minlere haram kılınmıştır.” Kadın ve erkeğin, neredeyse hiçbir konuda eşit sayılmadığı toplumumuzda, maalesef ki, günahlar da erkeğin tekelinde ve mübah! Herkes günah işlesin demiyorum da, günahsa ikisine de günah, onu anlatmaya çalışıyorum!

Çocuğa cinsellikle ilgili bilgi verme konusuna gelince, asla yalan söylemeyin, ama her şeyi de açık açık anlatmayın tabii! 3-4 yaşlarında çocuk, cinsiyeti keşfeder. Hele de, karşı cinsten bebek kardeşi varsa. Altı değiştirilirken, kendisinden farklı olduğunu görür. Ona soruları karşısında söyleyebileceğiniz, yaşının kaldırabildiği kadarı her neyse, örneğin “Evet, sen erkeksin, senin pipin var, kız kardeşinin de kukusu var.” “Anne-baba birbirini severse, çocuk olur.” “Çocuk annenin karnında büyür, sonra hastanede doktorlar annenin karnından çıkarır.” gibi cevaplar çoğu zaman merakını tatmin edecek, çok fazla soru sormasını da engelleyecektir. Kimseyi leylekler getirmedi, çocuğu havada leylek aramak zorunda bırakmayın! Çünkü küçük çocuklar, soyut kavramları gelişmediği için, söylediğiniz her şeye inanır ve yalan da sonradan öğrenilen bir davranıştır. Örnek görmediyse, çocuk yalan söylemeyi de bilmez. Benim tavsiyem, öğretmeyin!

Bir de, bazılarına göre olması gereken, benim gördüğüm, yetişkinlikte bile atlatılamayan bir travma olarak kalan, küçük çocuklarınızın yanında giyinip soyunmak, birlikte banyo yapmak, hiç de uygun bir davranış değil! Mahremin mahrem kalması gerekir. Kendi çocuğunuz olabilir, ama, o sizden ayrılalı, doğalı yıllar oldu. Bu davranışlarınız, ileride çocuğunuzun cinsellikten korkmasına, tiksinmesine sebep olabilir.

Benim temennim, ne cinselliği bastırmış ve takıntı haline getirmiş, ne de hiçbir bağlılığa, nikah akdine bile aldırmadan rastgele çok eşli bir hayat sürdüren, cinselliği eşleri ya da evli olmasalar da, sevgilileriyle yaşayacak, daha sadık ilişkilerin olduğu bir toplum ve dünyada yaşamak.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tabularla Çok Eşlilik Arasında Savrulan Cinselliğimiz" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Hatice ZENGEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Hatice ZENGEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hatice ZENGEL Fotoğraf
Psk.Hatice ZENGEL
Adana (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi36 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Hatice ZENGEL'in Yazıları
► Kardeşler Arasında Kıskançlık Psk.Sinem MALKOÇ
► Çiftler Arasında İletişim Psk.Dnş.Kadir Burak SALİMOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,719 uzman makalesi arasında 'Tabularla Çok Eşlilik Arasında Savrulan Cinselliğimiz' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:56
Top